Mütercim-tercümanlık dediğin şey daha çok işin pratik tarafıyla ilgili. Yani sen çeviri yapacaksın; ya yazılı çeviri (mütercim) ya da sözlü çeviri (tercüman). Gerçek hayatta bire bir çeviriye giriyorsun. Dizi çevirirsin, simultane çeviri yaparsın, mahkeme çevirmeni olursun… Baya sahadasın, elin taşın altında.
Ama çeviri bilimi biraz daha akademik takılıyor. Hani oturup “Çeviri nedir? Kültürel aktarım nasıl olur? Hangi yöntem daha etkili?” diye soru soranlar var ya işte onlar çeviri bilimci. Pratik de yapabilirler ama asıl işleri o değil. Daha çok araştırma, teori, analiz, makale yazma falan. Yani daha çok akademik yönde kariyer izlemek istersen seçebilirsin.
İkisi birbirini tamamlıyor aslında ama sen “Ben hemen sahaya atlayayım, çeviri yapayım, ekmek paramı kazanayım,” diyorsan mütercim-tercümanlık sana daha uygun. “Yok ben çevirinin felsefesine inerim, akademiye girerim,” diyorsan çeviri bilimi seni bekliyor.