Depresyon Nedir ve Neden Tedavi Edilmelidir?

Depresyon, kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyen, yaşam kalitesini düşüren, günlük işlevselliğini bozan, uzun süreli ve tekrarlayıcı bir ruh hali bozukluğudur. Depresyon, sadece üzüntü veya mutsuzluk değil, aynı zamanda ilgi kaybı, umutsuzluk, suçluluk, değersizlik, yorgunluk, uyku ve iştah sorunları, konsantrasyon güçlüğü, intihar düşüncesi gibi belirtilerle kendini gösterir. Depresyon, her yaşta ve her cinsiyette görülebilir, ancak kadınlarda, gençlerde ve yaşlılarda daha sık rastlanır.

Depresyonun nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik, biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Depresyonun biyolojik mekanizması, beyindeki bazı kimyasal maddelerin (nörotransmitterler) dengesizliği ile ilişkilendirilir. Nörotransmitterler, sinir hücreleri arasında iletişimi sağlayan maddelerdir. Depresyonda, özellikle serotonin, noradrenalin ve dopamin gibi nörotransmitterlerin seviyeleri azalır veya artar. Bu da beyindeki duygu, düşünce ve davranışları kontrol eden bölgelerin işlevlerini bozar.

Depresyon, biyolojik bir hastalık olarak kabul edilmelidir. Depresyon, sadece kişinin iradesine veya karakterine bağlı bir durum değildir. Depresyon, tıpkı diyabet, hipertansiyon veya astım gibi tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Depresyon tedavi edilmezse, kişinin yaşam kalitesi ve işlevselliği giderek azalır, fiziksel sağlığı bozulur, sosyal ilişkileri zayıflar, iş veya okul başarısı düşer, alkol veya madde kullanımı artar, intihar riski yükselir. Depresyon, aynı zamanda kalp hastalığı, diyabet, kanser, Alzheimer gibi diğer hastalıkların gelişimine veya kötüleşmesine de katkıda bulunabilir.

Depresyonun tedavisi, ilaç tedavisi ve psikoterapi olarak iki ana başlıkta incelenebilir. İlaç tedavisi, depresyonun biyolojik nedenlerine yönelik olarak, beyindeki nörotransmitter dengesini düzenleyen ilaçlardan (antidepresanlar) oluşur. Antidepresanlar, depresyon belirtilerini azaltmakta ve kişinin yaşam kalitesini artırmakta etkilidir. Ancak antidepresanların etkisi, kullanmaya başladıktan 2-4 hafta sonra görülmeye başlar. Bu nedenle, ilaç tedavisine sabırla devam etmek ve doktorun önerdiği süre ve dozda kullanmak önemlidir. Antidepresanlar, bağımlılık yapmaz, ancak ani bırakıldığında yan etkiler oluşabilir. Bu nedenle, ilaç tedavisini doktorun bilgisi ve onayı olmadan kesmemek gerekir.

Psikoterapi, depresyonun psikolojik ve sosyal nedenlerine yönelik olarak, kişiyle bire bir veya grup halinde yapılan konuşma terapileridir. Psikoterapi, kişinin depresyona neden olan düşünce ve inançlarını değiştirmeyi, olumlu duygu ve davranışları pekiştirmeyi, stresle başa çıkma becerilerini geliştirmeyi, sosyal destek ağını güçlendirmeyi amaçlar. Psikoterapi, depresyonun tedavisinde ilaç tedavisine eşit veya daha etkili olabilir. Psikoterapi, farklı yaklaşımlar ve teknikler kullanarak uygulanabilir. En yaygın kullanılan psikoterapi türleri, bilişsel davranışçı terapi, psikodinamik terapi, insan-merkezli terapi, aile terapisi, grup terapisidir.

Depresyon, ciddi ve yaygın bir ruh sağlığı sorunudur. Depresyon, biyolojik bir hastalık olarak görülmeli ve tedavi edilmelidir. Depresyonun tedavisi, ilaç tedavisi ve psikoterapi ile başarılı bir şekilde yapılabilir. Depresyonu olan kişiler, utanç veya suçluluk duymadan, profesyonel yardım almalı ve tedaviye uyumlu olmalıdır. Depresyonu olan kişilere yakın olanlar, onlara destek olmalı, anlayışlı ve sabırlı olmalı, tedavi sürecine katılmalarını teşvik etmelidir. Depresyon, tedavi edilebilir bir hastalıktır ve depresyondan kurtulmak mümkündür.

Unutmayın! Depresyon bir hastalıktır!
 
Elinize sağlık hocam, uzun zamandır pasif-depresif bir halde olduğumu düşünüyorum. Bunun yanı sıra çoğu duyguyu hissetme yetim (aşk-hüzün-acıma-mutluluk vs.) diğer insanlara göre çok azalmış durumda. Fazlaca, tedavi için bir psikiyatr ile görüşmek istedim ancak sebebini tam bilmemekle gitmeye çekiniyorum. Sizce, gitmek bir yarar sağlayabilir mi?
 
Elinize sağlık hocam, uzun zamandır pasif-depresif bir halde olduğumu düşünüyorum. Bunun yanı sıra çoğu duyguyu hissetme yetim (aşk-hüzün-acıma-mutluluk vs.) diğer insanlara göre çok azalmış durumda. Fazlaca, tedavi için bir psikiyatr ile görüşmek istedim ancak sebebini tam bilmemekle gitmeye çekiniyorum. Sizce, gitmek bir yarar sağlayabilir mi?
Tabii ki sağlar. Çekinmeniz gayet normal her insanda olan bir his bu ancak depresyon denilen kavram da bir hastalıktır diğer hastalıklar için nasıl doktora gidiyorsanız bu hastalığı tedavi etmek için de doktora gitmeniz gerekebilir elbette. Psikolojik olması sizi utanmaya itebilir fakat bunu normalleştirmek sizin elinizde.
 
Tabii ki sağlar. Çekinmeniz gayet normal her insanda olan bir his bu ancak depresyon denilen kavram da bir hastalıktır diğer hastalıklar için nasıl doktora gidiyorsanız bu hastalığı tedavi etmek için de doktora gitmeniz gerekebilir elbette. Psikolojik olması sizi utanmaya itebilir fakat bunu normalleştirmek sizin elinizde.

Cevabınız için teşekkür ederim hocam. Bu önerinizi dikkate alıp en kısa sürede çekingenliğimi yenip randevu alacağım. Hastanedeki psikiyatr bölümü yardımcı olur diye düşünüyorum.
 
Cevabınız için teşekkür ederim hocam. Bu önerinizi dikkate alıp en kısa sürede çekingenliğimi yenip randevu alacağım. Hastanedeki psikiyatr bölümü yardımcı olur diye düşünüyorum.
Psikiyatri bölümüne gidin. Görüşme sonucu teşhis koyar ve gerekirse ilaç tedavisi gerekirse bir psikolog ile görüşmenizi isteyebilir.
 
Elinize sağlık hocam, uzun zamandır pasif-depresif bir halde olduğumu düşünüyorum. Bunun yanı sıra çoğu duyguyu hissetme yetim (aşk-hüzün-acıma-mutluluk vs.) diğer insanlara göre çok azalmış durumda. Fazlaca, tedavi için bir psikiyatr ile görüşmek istedim ancak sebebini tam bilmemekle gitmeye çekiniyorum. Sizce, gitmek bir yarar sağlayabilir mi?
Eğer çoğu duyguyu hissetmiyorsanız veya az hissediyorsanız bir psikiyatriste görünün. Çünkü duyguları bastırmak beynin savunma mekanizmasıdır. Eğer uzun süreli kronik halde depresif bir modda iseniz psikiyatriste gitmeniz lazım. Gitmeye neden çekindiğinizi siz bilebilirsiniz. Eğer toplum ne der diye düşünüyor iseniz pek takmayın, çünkü toplumun kendisi psikiyatriste gidiyor.
Ve evet gitmek yarar sağlar.
 
Ellerinize sağlık hocam. Bu arada ben de çoğu zaman depresif olan bir insanım çünkü yalnızım. Bu tarz zamanlarda insanlar "Depresyona girdim" diyor ama tabir yanlış aslında. "Depresifim" demiyor da, "Depresyondayım" diyor. Aradaki farkı insanların anlaması gerek.
Depresyon, başlıkta da yazıldığı gibi sanki nezleymişçesine dilden dile geziyor. Çok hafife alındığı için normalleştiriliyor ve göz ardı ediliyor.
Evet, bizim milletimizde de böyle bir şey var. Yoksa depresyon ciddi bir hastalıktır.