Okulların altına bomba yerleştiren İsrail ordusu değil Hamas. Hamas okulları, camileri, hastaneleri kalkan olarak kullanıyor. İsrail kendi sivillerini korumak için o hedefleri vuruyor.
Sumud Filosu dediğin şey 2025'te Gazze ablukasını delmeye çalışan provokatif bir girişim. Amacı yardım değil, kaos çıkarmak.
İspanya sol koalisyon hükümeti zaten baştan beri İsrail karşıtı.Başbakan Pedro Sanchez Gazzede yaşananları soykırım olarak değerlendiriyor.Bu onların siyasi tercihi uluslararası hukukta bir karşılığı yok. Bir ülkenin yanlı tutumu İsrail'i suçlu yapmaz.
Vatandaşlık almak istemiyorlar demişsin. Çoğu mülteci Türk vatandaşlığı almak istiyor ama alamayınca Avrupa'ya kaçıyor. Bu da Türkiye'nin mülteci politikasının başarısız olduğunu gösterir.
Ottawa Antlaşması demişsin. Ottawa Antlaşması kara mayınlarıyla ilgilidir, mültecilerle değil. Senin bahsettiğin şey muhtemelen 1951 Cenevre Sözleşmesi veya 1967 Protokolü. Türkiye bu sözleşmelere taraf olduğu için mültecileri geri gönderemiyor. Bu da Türkiye'yi zor durumda bırakıyor. Ama bu İsrail'in suçu değil.
İsrail düşmanlığı seni gerçekleri görmekten alıkoyuyor. Biraz objektif ol.
Provokatif girişim dediği insani yardım taşıyan filoyu esir alıp uluslararası hukuku yok saymak.
İ*rail ordusunun Gazze'de işgal ettiği yerlerdeki sağlam bina ve okullara yerleştirdiği bombaları herkes gördü kardeşim.
İspanya solu doğrudan karşıt. Yukarda da Başbakan'ın neden suçladığını belirttiği kısmı da anlatmışım, okuyamamışsın. Okumamışsın demiyorum farkındaysan. Hoşuna pek gitmemiş olsa gerek.
Vatandaşlık almamalarının sebebi vergi vermeleri. Bununla alakalı tonla demeçleri de mevcut, Bayrampaşa'da Vatan Mahallesi'nde 1 gün gezip kendilerine sorarsan kendin cevabını alırsın. Bizati şahit benim. Türkiye'den kaçak yollarla kaçan mültecilerin AB raporlarında sabitlendiği belirtildi.
Senin bahsettiğin protokolleri ben de biliyorum kardeşim, senin o bahsettiğin protokollerle alakalı Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki hocalarımla debate yapıyorum. 51 Cenevre Sözleşmesi'nde 'tehlikeli' olan ülkelere gönderim yapılmaz ama 'Sığınma Ülkeleri' dediğimiz ülkelere gönderebilirsin. Ayrıca o sözleşmeye 'Coğrafi Çekince' ile girdik, yani sadece Avrupa'da olan olaylara tam mülteci hakkı verilir, diğerlerine şartlı mülteci hakları uygulanır.
67 Protokolü ise 51 Sözleşmesi'ni küresel ve süresiz hâle getiren protokoldür. Sen bu protokolde Ortadoğu ülkelerine şartlı mülteci hakları sunmaya devam ediyorsun.
Ayrıca Ottawa Antlaşması kara mayınlarının kaldırılmasıdır, mülteciler uçamadığına göre karadan girecek. Kara mayınları ve kara mayınlarından bağımsız Anti-Personel mayınlarını da kapsar. İkisini birleştirecek kapasiten olduğunu düşünüyorum.
Ottawa Antlaşması'na girme sebeplerinden birisi AB uyum süreci, ikincisi 98 senesindeki Kriz+99 Depremi'nin getirdiği mali yüklerin üstüne Kara Çarşamba'yı yaşaman. Üçüncüsü Aksa İntifadası'nın Suriye-Irak-Ürdün gibi ülkeleri etkilemesiydi, üstüne bir de Arap Baharı eklendi ki onda da Tunus'un Arap Baharı dönemini başlamasında sebebi olan Zeynel Abidin bin Ali ile sıkı ilişkileri olan bir İ*rail vardı. 93 Oslo Antlaşması sonrasında da bu ilişkiler daha da güçlendi.
Hâlen daha söylüyorum, siyasetle ve geçmişte olan olaylar-protokoller ve sözleşmelerle ilgili bilginiz 0. Bilmediğiniz konulara konuşmayın.
Duymamak gibi bir durumum yok. Üstüne yeterli araştırmayı yapmadığım konuda tartışmaya girmek istemedim sadece.
Gidip araştırırsın o zaman Avrupa veya Asya kaynaklarından o zaman. Soykırım dediğiniz şeyin 'din-dil-etnik kökenlerini kısmî veya tamamen yok etmek' anlamına geldiğini bile bilmiyorsunuz.
Kullandığınız kavramları bilmiyorsunuz, gelmişsiniz burada İ*rail savunuculuğu yapıyorsunuz. Bilmediğiniz konulara yorum yapmayın. Gülünç oluyorsunuz.
 
Gidip araştırırsın o zaman Avrupa veya Asya kaynaklarından o zaman. Soykırım dediğiniz şeyin 'din-dil-etnik kökenlerini kısmî veya tamamen yok etmek' anlamına geldiğini bile bilmiyorsunuz.
Kullandığınız kavramları bilmiyorsunuz, gelmişsiniz burada İ*rail savunuculuğu yapıyorsunuz. Bilmediğiniz konulara yorum yapmayın. Gülünç oluyorsunuz.
Saldırgan bir dil kullanıp tartışmayı başka yerlere çekiyorsunuz. "Bilgim yok" dediğim konu soykırım da değildi. Soykırım teriminin belirli sınırları vardır, bu sınırlar dini, etnik , ulusal bir grubu kısmen ve ya tamamen yok etmeyi kapsar.
 
Saldırgan bir dil kullanıp tartışmayı başka yerlere çekiyorsunuz. "Bilgim yok" dediğim konu soykırım da değildi. Soykırım teriminin belirli sınırları vardır, bu sınırlar dini, etnik , ulusal bir grubu kısmen ve ya tamamen yok etmeyi kapsar.
Saldırgan bir dil kullanmış olsam cevap bile veremezdiniz, forumda tanıdığınız bütün hocalarıma sorun saldırgan bir dile geçtiğimde neler olduğunu. Recep hocama saygımdan bu forumda kullanmamaya gayret ediyorum bu dili ama emin olun kullanmak istediğim anlar da oluyor şu an size kullanmak istediğim gibi.
Soykırım kavramıının sınırlarında şu an Filistin zaten, şu an İ*rail'in soykırım yaptığını kabul ediyorsunuz ama farkında da değilsiniz. Hatta bence şu an neyi konuştuğunuzun bile farkında değilsiniz.
 
Saldırgan bir dil kullanmış olsam cevap bile veremezdiniz, forumda tanıdığınız bütün hocalarıma sorun saldırgan bir dile geçtiğimde neler olduğunu. Recep hocama saygımdan bu forumda kullanmamaya gayret ediyorum bu dili ama emin olun kullanmak istediğim anlar da oluyor şu an size kullanmak istediğim gibi.
Soykırım kavramıının sınırlarında şu an Filistin zaten, şu an İ*rail'in soykırım yaptığını kabul ediyorsunuz ama farkında da değilsiniz. Hatta bence şu an neyi konuştuğunuzun bile farkında değilsiniz.
13 yaşında, sırf Recep baltaşa yalakalık yapmak için İsrail savunuculuğu yapan velede uzun uzun açıklamalar yapman çok komik.😀