Erol mütercimlerin yazdığı satılık ada Kıbrıs ilk olarak 1999 yılında yazılmış. Sonrasında tekrar basılmış ve 2006 basımında yeni bir önsöze de kavuşmuş. Ben uzun yazı yazan birisi değilim yine de olabildiğince güzel bir şekilde düşüncelerimi aktarmaya çalışacağım.
Kitap arka kapağındaki soruları iddia ettiği gibi cevaplıyor. Erol mütercimler'in yazdığı ilk kitap oldu benim okuduğum. Rauf denktaş ile Türkiye'nin her dönem nasıl ilişkisi olduğunu güzel bir şekilde anlatmış. Ben zaten Z kuşağındanım rauf denktaş kimdir falan bilmem ve rauf denktaş'ı da bu kitaptan öğrendim. Deniz hava kara oprrasyonunun ne kadar zor olduğunu güzel bir biçimde açıklamış. General sabri evren hakkında açılan dava eklerde verilmiş. Enosis'in doğuşu açıklanmış önemli olduğu için bu yazıda özetleyeceğim. Çetecilerin ve ordunun farkını bir kez daha anlıyorsunuz okurken. Eokacıların ve Yunan ordusunun farkını tekrar anladım. Ordunun 3 kez operasyons çıkıp dönmesinin nedenini güzel anladım. 50 yıldır cereyan etmeyen ordunun yaşadığı zorlukları güzel anlatıyor. TCG kocatepenin uçaklarımız tarafından nasıl batırıldığını çok güzel açıklıyor. Buraya yazamam çünkü genelkurmaylıktaki konuşmalar önemli ve uzun. Kıbrıs türklerinin direnişi güzel anlatılıyor. Beni etkileyen bir olay hangi komutan olduğunu hatırlamıyorum günlerdir uyku uyuyamamış ve bir gün uyuduğu sırada iki asker kendisini rüzgara karşı siper ederek onu korumuş. Bir ordunun birbirine olan içtenliğini açıklayan olay. Bir mürettebatım nasıl aile gibi olduğunu sık sık vurguluyor.
Önemli olan noktayı buraya yazmak istedim Türkiye'de benim bildiğim kadarıyla birçok kişi Kıbrıs rumlarının Yunan olmadığını bilmiyor. Bunu onlar da bilmiyor. Ada 3000 yıldır farklı yönetimler altında gelip gidiyor. Bizans döneminde ortodoks patriğine bağlanıyor ve Osmanlı döneminde de dinlere verilen özgürlüklerden yararlanan din adamları etkinliğini sürdürüyor. Bu süreçte ada Yunanca konuşuyor ve kendisini Yunan zannediyor. Eski İngiltere başbakanı Churchill adanın Yunanistan'ın idaresine girmek istediği belirtilince adanın tarihte bir ırka mensup olmadığını vurguluyor Churchill'in çıkarlarını düşündüğünü düşünebiliriz ancak bu bir gerçek. Adanın rum kesimi mısır ve Yunan melezidir Anadolu halklarıyla da akrabalıkları vardır anlayacağınız enosis tamamen siyasi çıkardır. Adanın kuzeyi ile güneyi arasındaki fark bugün oldukça artmış durumda kuzey tarsfı ekonomik zorluklar yaşıyor ana vatan gibi. Türkiye'nin adaya gönderdiği ödemeyi az buluyorum ve adanın nasıl canlandırılabileceğini bilmiyorum bilen yazabilir.
Ekleri okumamazlık yapmayın ben yalnızca general evren davasını tamamını okumadım.
 
Bu ekonomik zorluklar, siyasi çıkmazlar ve yapılamayan yardımlar ülkenin kuzeyi ile güneyi arasında farkı çok büyük oranlara çıkardı, yavru vatan diyoruz ama geleceği belirsizleşmeye başladı resmen...
 
Bu ekonomik zorluklar, siyasi çıkmazlar ve yapılamayan yardımlar ülkenin kuzeyi ile güneyi arasında farkı çok büyük oranlara çıkardı, yavru vatan diyoruz ama geleceği belirsizleşmeye başladı resmen...

Güney evet deseydi bu da olmayacaktı kuzeyliler nasıl evet dedi anlayamıyorum.
 
Güney evet deseydi bu da olmayacaktı kuzeyliler nasıl evet dedi anlayamıyorum.

İnan benim de anlamlandıramadığım bir şey bu ve hâlâ bu bu fark mevzusunu nasıl çözecekler onu düşünüyorum.

Ekstra olarak Kıbrıs'ta ki halkımızın tepkilerini de merak ediyorum, var mı sosyalde Kıbrıs'ta ikamet eden?
 
Kuzey Kıbrıs Türkiye'nin daha laik hali gibi. Ezanın cami hoparlöründen okunması yasak imam kendisi okuyor diye biliyorum.

Bunu laiklik diye değerlendiremem ezan da okunabilir çan da çalabilir ne olacak günde 5 kere insanlar duysa? Eğitim sistemi falan önemli diyanet var mı orada gibi. Sistemlerini bilmiyorum.