Sistem ne olursa olsun o sistemin gereği ve eksikleri törpülenerek yamanarak sonuca ulaşılır. Bizde zırt pırt eğitim sistemi değişiyor. Her ülkenin eğitim sistemi birbirinden farklı. Kendi tarihsel ve kültürel gelişim gibi unsurlarla şekillenmiş. Onlar da ilk önceleri başka sistemlerden esinlenip zamanla ayrışmışlar. Ülkeler yıkılıp aynı topraklarda yeni yönetim biçimleri yükselmiş ama ülkenin harf ve dil öğretimi vs. gibi temelleri hep aynı kalmış.
Mühim olan kendini iyi teşhis edebilmek. Maalesef ülkemiz bürokrasisi ve büyük çoğunlukla ilgili bakanlıkların müfettişlik sistemi veya geri dönüt sistemleri çok kötü. Geri bildirimle adam olur her kurum veya sistem.
Popülerlik veya oy uğruna yapılıyor her şey. Bu popülerlikte muhalefet de aynı hata içindeydi bence.
Halk içindeki değişik meslek gruplarının simge olmuş mağduriyetlerini dillerine dolayıp sorunu sistemsel olarak çözme konusunda fikirleri yoktu.
Konuya dönersek dönem dönem idarecilik yapmış bir öğretmen olarak en büyük sıkıntı pilot okullarda yıllarca denenip pratikte gerçekten fayda sağlayacak kıvama gelmeyen değişiklikler biz öğretmenler, idareciler, veliler ve öğrencileri gereksiz yormaktan öteye gitmiyor.
Ben okulda derse girerken dünya'nın katmanlarını nasıl dahe renkli ve güzel öğretirim motivasyonuyla girmeliyim. Değişen sistem ve müfredata nasıl uyarım, yeni sistemde istenen evrakları nasıl hazırlarım gibi boş işlerle uğraşmamalıyım. Sistem değişmese bile sürekli istenilen evraklar değişiyor. Derste ne işlediğini belgeleyen evrakların şablonu vs. değişiyor ama günün sonunda anlatacsğım konunun özü aynı. Sanki derste içeriğe yoğunlaşmayalım da yalap şap iş olsun diye.
Sistem değişikliğinden ziyade verimlilik esas olmalı.