- Sanırım siz de bir çok genç gibi maalesef bir yer tutmuşken gideyim deyip ne olduğunu anlamadan mezun olanlardansınız. İstihdam olarak bakarsanız finansal piyasalar fazla serttir hem çok donanım ister (İngilizce zaten sizin bölümde olduğu gibi elzemdir) hem girişte zorluk çıkarırlar ki bu kısmı çoğu sektörde öyle olsa da ilerleyen yıllarda portföyünüzü oluşturmanızı beklerler.
Bunların yanı sıra satış-pazarlama düşünmezseniz İstanbul - Ankara ağırlıklı işler bulursunuz ki onların da çoğu İstanbul yoğunlukta olur. Tasarruf-finansman şirketleri kabaca konut, çatılı iş yerleri yani gayrimenkul ağırlıklı iş yapan sektör ve bu sektöre bağlı ortaya çıkan firmaların yanlış hatırlamıyorsam 2021 civarı bu kapsama alınmasıyla kanunda müstakil alan bulmuş bir 'sektör' ya da alan diyebiliriz.
- Öğrenim görürken derslerle alanınızı şekillendirmediyseniz daha çok uluslararası pazarlama, diplomasi, uluslararası lojistik operasyonlar ve kurumsal ilişkiler üzerine bir bölüm ama tabi bu bölümü İİBF'den bitirip fakülte çatısından farklı alanlara yönelen bir sürü kimseler de olduğu için daha çok sizin yönelmek istediğiniz alana bağlı.
- Tabi siz şimdiye kadar bir alanda uzmanlaşmak için kendinizi geliştirmediyseniz de elinizi çabuk tutsanız iyi olur zira yaş 28'i geçince de pek sıcak karşılamıyorlar. Maalesef sosyal bilimler herkesin tabiri caizse "salça olabildiği" alan olduğu yani profesyonel alan (mühendislik, hukuk, tıp vs. gibi yapmak için diploma gerektiren) olmadığı için rekabet çok yüksek ve o rekabette averajın değil, en iyilerin içinde ayrışmanız bekleniyor ama bunu özellikle kurumsal firmalar özgeçmiş adı altında firma üstünden yaptıkları için ATS'de belirlenen ölçütlerce sizi öne çıkaran bir şey olmazsa zaten yazılım tarafından otomatik elenirsiniz.