İslam Kafirlere kendi hukuklarına göre yargılanmalarına, kendi mahallelerinde yaşamasına izin veriyor. Özgürlüğün dik alası bu. Halife Ömer Kudüsü geri aldığında, Hristiyanlarla bir söyleşme imzalıyor. Koca devlet başkanı, avamı yani halkı ciddiye alarak onlarla sözleşme imzalıyor, biz sizin kilisenize dokunmayacağız, canınızı malınızı koruyacağız diyerek. Bunun örneğini nerede gördün? Anayasa dediğin şey toplumsal sözleşmedir, bunun ciddiyeti de daha 18-19.yüzyılda yeni yeni ortaya çıkıyor. Toplumsal Sözleşmeyi adamlar 636'da uygulamışlar. Arada bin iki yüz sene fark var.
Şeriat ile yönetilen bir ülke yok. Şeriat = İslam Hukuku. Bütün ülkelerin kendilerine ait demokratik bir anayasası var. Zaten Avrupa İnsan Haklarına göre böyle bir hukuk uygulayamazlar, anında dışlanırlar.
Böyle bir kaynak yok, ne yazdığını merak ettim. Bir mesajda bu kadar hata yapmışsın, bir de insanlara araştırın da öyle gelin diye caka satıyorsun. Biraz absürt değil mi sence de?
Bayramların kutlanması yasaklanması yerine sadece Müslüman'lara özel ekstradan 8 gün izin verilebilir. Onun dışında ülke çapında bence de bayram ilan edilmemeli.
Abili mabili konuşma dostum benimle.
190'da ne yazıyor oku sonra aç 191'i oku. Sağına soluna bak öyle oku kitabı, tek cümlede anlam arandığı nerede görülmüş?
Onları yakaladığınız yerde öldürün. Onlar sizi nereden çıkardılarsa siz de onları oradan çıkarın. Bilin ki fitne, adam öldürmekten daha beterdir. Onlar sizinle Mescid-i Harâm civarında savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat sizinle orada savaşmaya kalkışırlarsa onları öldürün...
Meallerin hepsinde farklı tefsir edilmiş. Mesela diyanetin mealinde direkt savaştan bağımsız olarak bunu söylüyor. Savaş meselesine takıldıysanız, Nisa 88-89'da ona benziyor ve savaştan falan bahsetmiyor. Sadece müslüman olan ve olmayanların arasındaki ilişkiyi ele alıyor ve 191'deki gibi cezasını kesmeyi emrediyor. Tevbe 1-6'da aynı şekilde. Bu ayetler bir iki tane değil ki. Yüzlerce benzer ayet var. O yüzden okuyun diye isyan ediyorum. Keşke anlaşabilsek ama boşa konuşuyormuş gibi hissediyorum. Herkes en iyi ben bilirim tribine girdiği için karşıdan gelen bilgiye kendisini kapatıyor. Bin tane ayet sunsam da aynı konuşmalara devam edeceğinizi düşünüyorum.
Meallerin hepsinde farklı tefsir edilmiş. Mesela diyanetin mealinde direkt savaştan bağımsız olarak bunu söylüyor. Savaş meselesine takıldıysanız, Nisa 88-89'da ona benziyor ve savaştan falan bahsetmiyor. Sadece müslüman olan ve olmayanların arasındaki ilişkiyi ele alıyor ve 191'deki gibi cezasını kesmeyi emrediyor. Tevbe 1-6'da aynı şekilde. Bu ayetler bir iki tane değil ki. Yüzlerce benzer ayet var. O yüzden okuyun diye isyan ediyorum. Keşke anlaşabilsek ama boşa konuşuyormuş gibi hissediyorum. Herkes en iyi ben bilirim tribine girdiği için karşıdan gelen bilgiye kendisini kapatıyor. Bin tane ayet sunsam da aynı konuşmalara devam edeceğinizi düşünüyorum.
Bak Nisa 140'ta da ta'ki diye de belirtiyor. Dininizle alay eden olursa o ortamdan uzaklaşın, tâ'ki konu değişene kadar diye.
Niye öldürün dememiş şimdi de
Zaten gayrimüslimleri öldürecek olsa İslam gayrimüslimlere kurban etini helal kılar mı? Akıl var mantık var. Sadece zorluyorsun şu an.
Tevbe 4'te kocaman sizin aleyhinize kimseye arka çıkmayanlar müstesna yazıyor.
Tacikistan'ı örnek almamız gerekeceğini hiç düşünmezdim. Ama bu şekilde bir hareket pekte uygun olmaz. Daha yavaşça kaldırmak daha iyi olur. Kademeli olarak.