Açıklaması nedir bunun?
Ben bazı kişilerle aynı cennete mi gideceğim? Ya da sadece Müslüman olduğu için eninde sonunda cennete gidecek kişiler, tüm hayatını iyi yaşayıp dini olmayan biri sadece dini olmadığı için mi ateşler içinde ızgara olacak?
 
Hristiyanlıkta İsa kim neye inanırsa inansın bir gün cennetin yüzünü göreceğini söyler. Yani herkes eşittir ama inananlar için cennete veya diğer bir değişle huzura ermek daha kısa bir şekilde olacaktır. Zaten herkesin cehennemin nasıl bir yer olduğuna şahit olacağından da bahsediyor İsa çünkü hiç kimse sütten çıkma kaşık gibi değildir ve herkes günah işlemiştir. Herkes işlediği günahın acısını çekecek ama kimse sonsuza kadar cehennemde kalmayacak.

Açıklaması nedir bunun?
Ben bazı kişilerle aynı cennete mi gideceğim? Ya da sadece Müslüman olduğu için eninde sonunda cennete gidecek kişiler, tüm hayatını iyi yaşayıp dini olmayan biri sadece dini olmadığı için mi ateşler içinde ızgara olacak?
İslam'ın patladığı kısımda o zaten. Merhametli bir üstün varlık neden bizim gibi bir organizmanın tapmasına gerek duyar ki? Hristiyanlıkta gene cennet ve cehennem var ama yukarıda yazdığım gibi durum. İsa seni inanmazsan sonsuz cehennem diye tehdit etmiyor, sadece yol gösteriyor ve temel ahlak hakkında bilgi veriyor.
 
Elbette dünya da da cezalandırır ve cezalandırdığı da Kur'an-ı kerimde bildiriliyor. Azap âyetleri, rahmet âyetlerinden daha çoktur. Kâfirler, Hazret-i Nuh'a (Madem Allah cezalandırıyor, haydi bizi cezalandırsın) demişlerdir. (HUD 32) Daha sonraki âyetlerde ise, inananların gemiye alındığı, inanmayanları ise Allah'ü teâlânın suda boğduğu bildiriliyor.

Allah'ü teâlâ ibret olsun diye birçok milletleri cezalandırıp helak ettiğini bildirmiştir. Bu konudaki bazı âyet-i kerime mealleri:
(O kâfirleri dünya da da, ahirette de en şiddetli azap ile cezalandıracağım.) [Al-i İmran 56]

Gözleri kapamaya dewamm... Uyanmak istedğinde "uyanamayacaksınız" ve 13.8 milyar evrenin yaşı olduğu söylenir 1388888 milyar geçse dahi bir daha dünya ya gelemiyeceksiniz. Yeryüzünde başka bir canlıya "zarar" ancak "bilinç dışı" kabul edilebilecek duruma gelebilir. "o canlıyı yaratan sen değilsin."
 
Bu konuyu sorgulamaya bence gerek yok. Eğer müslüman isen sorgusuz sualsiz inanman gerekiyor, zaten sorgularsan işin ne kadar "masal" olduğunu fark edip teizm'den çıkarsınız. Tanrının cezalandırma durumu da bence ego kaynaklı oluyor, neden hiçbir değer ifade etmeyen bir kulunu sırf sana tapmadığı için sonsuz acıya mahkum edesin ki? Ayrıca "Tanrı'yı kim yarattı?" paradoksu da apayrı bir problem. O da aynı şekilde müslüman isen inanman gereken ancak düşünürsen işin "masal" olacağı bir durumdur. Benim önerim doğru kaynaklardan araştırma yapmak ve size mantıklı gelen neyse onu benimsemek. Ancak dinlerde bir mantık aramayın lütfen, dinler kalben inanmanız gereken inançlar, akıl ile değil.
 
Gözleri kapamaya dewamm... Uyanmak istedğinde "uyanamayacaksınız" ve 13.8 milyar evrenin yaşı olduğu söylenir 1388888 milyar geçse dahi bir daha dünya ya gelemiyeceksiniz. Yeryüzünde başka bir canlıya "zarar" ancak "bilinç dışı" kabul edilebilecek duruma gelebilir. "o canlıyı yaratan sen değilsin."

Bu fosil gibi mi?
 
Tanrı'nın yarattığı düzende yaşıyor, onun nimetlerinden faydalanıyorsun. Sana hayatında güzel bir yaşamı Tanrı sunuyor. Fakat sen onu her koşulda inkar edip kul olmayı reddediyorsun. Cezalandırmak için gayet haklı bir sebep. Tanrı'nın dünyasında, onun mülkünde yaşıyorsunuz. İnkar ediyorsanız sonuçlarına da katlanmalısınız Tanrı katında.
Dünya her zaman kendi etrafında dönüyor, her zaman. Her sabah güneş doğuyor, hava karardığında güneş batıyor ve gece oluyor. Her zaman bir nizam ve işleyiş etrafında dönüyor her şey. Sen Tanrı'yı inkar ederken bile dilin beyninle etkileşime geçiyor. Basit bir şey değil.
 
Bizi yaratma gücüne zaten sahip. İsterse çok daha iyilerini yaratabilir. Her an önünde secde ederler. Hatta belki vardır bilemiyorum. Bence tanrının ne egosu var ne de ego yapmaya ihtiyacı var. Her şeyi yaratma gücüne sahip sonuçta.

Her gün saatlerce bıkıp usanmadan milyarlarca melek ibadet ediyor zaten hatta ibadet edenlerin en üstünü azazil yani şeytandı. İrade sahibi insanlardan da ibadet edenler var. İstese tüm insanları doğuştan Müslüman yapar tüm ömürleri boyunca ibadet edecek şekilde ve bundan zevk alacak şekilde de yaratırdı. Allah'ın eksiklikten münezzehtir. O bir şeyi eksiklik hissettiği için yapmaz. Dilediği için yapar.

Tanrı'nın yarattığı düzende yaşıyor, onun nimetlerinden faydalanıyorsun. Sana hayatında güzel bir yaşamı tanrı sunuyor. Fakat sen onu her koşulda inkar edip kul olmayı reddediyorsun. Cezalandırmak için gayet haklı bir sebep. Tanrı'nın dünyasında, onun mülkünde yaşıyorsunuz. İnkar ediyorsanız sonuçlarına da katlanmalısınız tanrı katında.
Dünya her zaman kendi etrafında dönüyor, her zaman. Her sabah güneş doğuyor, hava karardığında güneş batıyor ve gece oluyor. Her zaman bir nizam ve işleyiş etrafında dönüyor her şey. Sen tanrı'yı inkar ederken bile dilin beyninle etkileşime geçiyor. Basit bir şey değil.

Üniversitede öğrencisiniz hocaya sövüyorsunuz sırada oturmam diyorsunuz kantinde kurala uymuyorsunuz otobüste para vermiyorsunuz yurrta arıza çıkarıyorsunuz yurt müdürüne sövüp saldırıyorsunuz rektöre posta koyuyorsunuz. Üniversite yönetimi de hala size diploma vermek için çabalıyor siz sınavlara girmiyorsunuz üniversiteye de gitmiyorsunuz artık ve üniversite sizi hala kayıttan düşürmüyor ve 4 yıl sonra diploma verecek öyle mi? Var mı böyle bir dünya.
Bu dünyada nasıl ki kuralları düzeni otoriteyi tanımayana ödül yoksa Allahı tanımayana da ahirette mükafat yok.

Hayat boyu birine fiili bir kötülüğü olmayan bir insanı, secde etmedi, oruç tutmadı, beni anmadı diye sonsuz ateşte cezalandıran bir varlığın merhametinden bahsedilemez.

Çocukken farklı düşünür büyüyünce farklı düşünürüz ya ya da yalşanınca düşüncelerimiz değişir ya. Peki ahirette uyandın ayağa kalktın mahşeri gördün melekleri gördün cenneti cehennemi gördün ve tamamen özgür bir şekilde fikrin değişti.
"Lan secde etmedim oruç tutmadım onu anmadım vallahi billahi tallahi de ben sonsuz ateşte yanmayı hakettim hatta ben hesaba çekilmeyi dahi beklemeyeceğim çok utanıyorum kendimden gidip kendim atlayacağım cehenneme. Allah'ın karşısına çıkacak zerre miktar yüzüm yok bomboş geldim buraya ben hesaba çekilmeye dahi değmeyecek bomboş bir hayat yaşadım." Allah hiçbir müdahalede bulunmadı uyandın ve gördüğün manzaradan etkilendin ve düşüncen değişti. Yaşayacağın çaresizliği bir düşünür müsün?
Dünyada milyonlarca Müslüman var milyonlarca kişi ibadet ediyor bir ben mi akıllıyım tam inanmıyorum ama ucundan kıyısından tutayım belki ibadet ettikçe içim ısınır ve zevk alarak ibadet ederim belki fikirlerim değişir deyip temkinli olmak adına bir şeyler yapmak daha güvenli bir yol değil mi?
Bir yol var hafif sisli sonu tam görünmüyor ya biraz gazı keseyim ya uçurum varsa ya yol çöktüyse demez misiniz tam görmediğiniz yere doğru giderken. Öldükten sonrası muallak bir peygamber var kitap var milyonlarca inanan var ya ben de bir çabalayayım neymiş ne değilmiş bu temkinli olmak lazım sonumuz felaket olmasın demez mi insan.
 
Son düzenleme:
Her gün saatlerce bıkıp usanmadan milyarlarca melek ibadet ediyor zaten hatta ibadet edenlerin en üstünü azazil yani şeytandı. İrade sahibi insanlardan da ibadet edenler var. İstese tüm insanları doğuştan Müslüman yapar tüm ömürleri boyunca ibadet edecek şekilde ve bundan zevk alacak şekilde de yaratırdı. Allah'ın eksiklikten münezzehtir. O bir şeyi eksiklik hissettiği için yapmaz. Dilediği için yapar.

İrade sahibi olmayan bu meleklerin Allaha sürekli olarak ibadet ediyor oluşunun arkasındaki mantık ne? Amaç ne? Zaten en yüce olan bir varlığa sürekli en yüce olduğunu söylemenin sebebi ne?
İsterse herkesi müslüman yapar, isterse herkesi müslümanlıktan çıkarır, isterse cennete koyar, isterse cehenneme atar, dilediğini yapar diyorsun. Böyle diyince oyuncaklarıyla oynayan birisi gibi geliyor kulağa. Canı ne isterse onu yapıyor. İnsanın sonsuza kadar ateşlerde yanması ile sonsuza kadar bahçelerde eğlenmesi arasındaki fark onun dileğine, keyfine kalmış gibi. İrademiz var, ama gözlerimize perde indirdikten sonra irademizin olmasının ne anlamı kalıyor ki?