Türkiye, ABD ve Şili'den ceviz ithal ediyor

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan XEfe.Bey
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
  • Mesaj Mesaj 30
  • Görüntüleme Görüntüleme 2B
Yakın zamanda mutasyona uğrayıp İnsanazor olacağız bu kimyası değiştirilmiş yemekler yüzünden.

Eki Görüntüle 27831
En azından yabancıların hangi tohumlarını nasıl ve ne koşullarda yetiştirdikleri bariz.

Bir fransızlara bak bir de bize bak, herifler pizza ve makarnayı götürüyor ama şişko olan biziz ne hikmetse.
 
En azından yabancıların hangi tohumlarını nasıl ve ne koşullarda yetiştirdikleri bariz.

Bir fransızlara bak bir de bize bak, herifler pizza ve makarnayı götürüyor ama şişko olan biziz ne hikmetse.
Hocam çünkü makarnanın bütün vitaminlerini alıp sadece karbonhidratı bırakıyorlar. Nuh'un Ankara'nın kullandığı buğday ile 3 harfli market makarnalarının buğday kalitesi çok farklı
 
En azından yabancıların hangi tohumlarını nasıl ve ne koşullarda yetiştirdikleri bariz.

Bir fransızlara bak bir de bize bak, herifler pizza ve makarnayı götürüyor ama şişko olan biziz ne hikmetse.

Hocam obezite meselesi tamamen alım gücüyle ilgili bir durum. Yani bir ülkenin alım gücü düştükçe beslenmek değil doymak amaçlanıyor. Yani aslında bizim vatandaşın çok umurunda değil ceviz ithal ediliyormuş falan filan.

Fakirlik bu kadar tabana yayılınca daha yoğun karbonhidrat ve daha fazla yemek sarmalına giriliyor. Alım gücü yüksek ülkelerde karbonhidrat ağırlıklı bir mutfak olsa da bizdeki gibi bir tencere lök makarna yemiyorlar. Orada amaç doymak değil beslenmek, yani versitalite daha fazla. Pizza yiyor ama ayrıca meyvesini de etini de sebzesini de yiyebiliyor o fransız vatandaş.

Bizdeyse her gün ekmek veya makarna yiyen çocukların oranı %60 iken; her gün et, tavuk veya balık yiyebilen çocukların oranı %12.

Biraz depresif görünüyor bu istatistik ama asıl depresif olanı, Türkiye yüzyılına yaraşan bu veri TÜİK'ten. Yani ete erişen çocuk oranı %12 bile olmayabilir.
 
Cevizden bağımsız kendi çiftçimize verdiğimiz değer sıfırın üzerinde sıfır. Fakat çiftçi insanlarımız buna tepki göstermezse düzelmez. Avrupa ülkelerinde yaşayan çiftçiler ithal eden ülkelerine nasıl protesto ediyor, görüyoruz. Maalesef bizimkiler ancak kendi kendine şikayet ediyor.
 
Biraz depresif görünüyor bu istatistik ama asıl depresif olanı, Türkiye yüzyılına yaraşan bu veri TÜİK'ten. Yani ete erişen çocuk oranı %12 bile olmayabilir.
O kısım ekonomik kısmı, eleştirimde ona değinmedim.

Gıda değil kimyasal b*k yiyoruz, 3 ayda 3 kilo olan tavuktan da içerisinde kakao çekirdeği olmayan çikolatan da hayır gelmez.

20 seneye kalmaz fakirlik yüzünden kalp krizleri ve obezite tavan yapar, tek çare göç.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…