Hocam çünkü makarnanın bütün vitaminlerini alıp sadece karbonhidratı bırakıyorlar. Nuh'un Ankara'nın kullandığı buğday ile 3 harfli market makarnalarının buğday kalitesi çok farklı
Hocam obezite meselesi tamamen alım gücüyle ilgili bir durum. Yani bir ülkenin alım gücü düştükçe beslenmek değil doymak amaçlanıyor. Yani aslında bizim vatandaşın çok umurunda değil ceviz ithal ediliyormuş falan filan.
Fakirlik bu kadar tabana yayılınca daha yoğun karbonhidrat ve daha fazla yemek sarmalına giriliyor. Alım gücü yüksek ülkelerde karbonhidrat ağırlıklı bir mutfak olsa da bizdeki gibi bir tencere lök makarna yemiyorlar. Orada amaç doymak değil beslenmek, yani versitalite daha fazla. Pizza yiyor ama ayrıca meyvesini de etini de sebzesini de yiyebiliyor o fransız vatandaş.
Bizdeyse her gün ekmek veya makarna yiyen çocukların oranı %60 iken; her gün et, tavuk veya balık yiyebilen çocukların oranı %12.
Biraz depresif görünüyor bu istatistik ama asıl depresif olanı, Türkiye yüzyılına yaraşan bu veri TÜİK'ten. Yani ete erişen çocuk oranı %12 bile olmayabilir.
Bu tür konulardan anlamıyorum ama tek bir şey söyleyeceğim ülkede bir şey fazla üretiliyorsa yabancılara daha ucuz kendi milletine daha faxla fiyattan satılıyor ( kakalanıyor ) umarım yanılıyorumdur.
Cevizden bağımsız kendi çiftçimize verdiğimiz değer sıfırın üzerinde sıfır. Fakat çiftçi insanlarımız buna tepki göstermezse düzelmez. Avrupa ülkelerinde yaşayan çiftçiler ithal eden ülkelerine nasıl protesto ediyor, görüyoruz. Maalesef bizimkiler ancak kendi kendine şikayet ediyor.
Biraz depresif görünüyor bu istatistik ama asıl depresif olanı, Türkiye yüzyılına yaraşan bu veri TÜİK'ten. Yani ete erişen çocuk oranı %12 bile olmayabilir.