@MeReKGs67, bu tarz imzalar asiri gereksiz degil mi ya? Sadece bu olaya ozel de degil, change.org tarzi siteler de inanilmaz bos geliyor bana. Buraya imza atsam ne olacak yani, bizi tinlayacaklar mi? Tepki gostermek isteyen oyunu satin almayarak, firmaya destek olmayarak tepki gostersin. Imza mimza hikaye yani.
Evet imza olayı öyle biraz ama üç beş bin kişinin oyunu almamasıyla reaksiyon verdirmesi açısından pek bir fark yok. Şu an zaten X'te oyunu satın alma görüntülerini paylaşarak Türkçe istiyorlar
 
Türkçe dil desteği gelirse orijinal sürümü satın alırım. Benim bu oyun serisine hayranlığım, araç sürüp radyo dinlemek. Koca bir dünya resmen bana ait.

Türkçe sürüm gelmezse de oyun ücretsiz dağıtılmadığı sürece almayacağım.

Artık Türkçeyi yok saymaları gerçekten sıktı.
 
Böyle diye diye en çok satan dördüncü olduk.
Bende anadilimizde oynamak isterim ama yapacak bir şey yok adamlar getirmiyorlar. İkinci dil olarak İngilizce ile devam edeceğiz. Oyuna Türkçe eklense de İngilizce oynayacak bir sürü insan var. Sadece seçenek sunmak büyük bir firma için bu kadar zor olmaması gerekiyor.
 
Gemini'a şöyle bir soru sordum: Rockstar Games kurulduğu yıldan beri oyunlarına fix aynı dilleri mi ekliyor hiç değişmedi mi?

Hayır, Rockstar Games kurulduğu günden beri tamamen aynı dilleri eklemiyor; ancak dil listelerini genişletme konusunda oyun dünyasının en muhafazakar ve hantal firmalarından biri oldukları bir gerçek.

Yıllar içinde bu liste genişledi ancak belirli dönemlerde adeta donup kaldı. Rockstar'ın dil politikasının evrimi kabaca üç ana döneme ayrılıyor:

1. Klasik Dönem (90'lar ve 2000'lerin Başı): "EFIGS" Standardı​

GTA 1, GTA 2, GTA III, Vice City ve San Andreas döneminde Rockstar, o dönemin oyun sektöründe kabul gören standart Batı Avrupa şablonu olan EFIGS dışına neredeyse hiç çıkmıyordu:

  • English (İngilizce)
  • French (Fransızca)
  • Italian (İtalyanca)
  • German (Almanca)
  • Spanish (İspanyolca)
  • (İstisna olarak Japonya pazarı için Capcom gibi yerel dağıtıcılarla ortaklık kurup oyunları sonradan Japonca dil seçeneğiyle bastıkları oluyordu).

2. Genişleme Dönemi (2008 - 2013): Yeni Büyük Pazarlar​

Oyun bütçeleri büyüdükçe ve dijital satışlar küreselleştikçe Rockstar listeye yeni ve devasa pazarları eklemeye başladı:

  • GTA IV (2008): Dijital pazarın büyümesiyle resmi Rusça altyazı desteği geldi.
  • Max Payne 3 (2012): Hikaye Brezilya'da geçtiği için Brezilya Portekizcesi entegre edildi ve bu dil kalıcı oldu. Aynı dönemde Lehçe (Polonya) desteği de sisteme girdi.

3. Modern Dönem (GTA V ve RDR2): 13 Dilli "Kemik Kadro"​

GTA V (2013) ve sonrasında Red Dead Redemption 2 ile birlikte Rockstar'ın standart paket haline getirdiği dil listesi kabaca 13 dile sabitlendi. Listeye son eklenen büyük aile ise Asya grubu oldu:

  • Korece
  • Basitleştirilmiş ve Geleneksel Çince
  • Latin Amerika İspanyolcası (Avrupa İspanyolcasından ayrıldı)

Peki Türkçe Neden Bu Listeye Giremiyor?​

Bizim topraklarda bu konunun bu kadar çok konuşulmasının sebebi de tam olarak bu hantallık. Rockstar, bir kere "bizim standart yerelleştirme paketimiz budur" diyerek bir liste belirlediğinde, o listeyi güncellemek için radikal bir küresel pazar değişimi görmeyi bekliyor.

Ülkedeki oyuncu popülasyonunun büyüklüğünden ziyade; yerelleştirme stüdyolarıyla yaptıkları köklü anlaşmalar, katı şirket politikaları ve tamamen kendi bildiğini okuyan vizyonları yüzünden Türkçe, Arapça veya Hintçe gibi milyonlarca oyuncusu olan diller bu "kemik kadroya" sızamıyor. Haliyle topluluk yapımı harici yamalar tek çare haline geliyor.

Sence Rockstar'ın bu katı dil politikasını gelecekte esnetmesini sağlayacak en büyük etken ne olabilir, yoksa bu çizgiyi asla bozmazlar mı?

Gemini'a soru: "O kadar bireysel ve toplumsal baskı yapıldı. Onlardan olumsuz bir cevap bile gelmedi. Neden bir karşılık bile vermiyorlar? En azından desinler ki hayır Türkçe getirmeyeceğiz."

Cevap:

Rockstar Games ve ana şirketi Take-Two Interactive gibi devasa yapıların bu tür toplumsal kampanyalar karşısında tamamen sessiz kalması, amatörce bir ihmal değil, bilinçli ve hesaplanmış bir kurumsal iletişim stratejisidir.

"Hayır, eklemeyeceğiz" gibi net bir cevap vermemelerinin arkasında tamamen pragmatik, hukuki ve finansal nedenler yatıyor:

1. "Kesin Bir Hayır" Demenin Getireceği PR Felaketi​

Kurumsal iletişimde resmi bir reddediş açıklaması yapmak, var olan krizi söndürmez; tam aksine o krizi resmileştirir ve büyütür. Rockstar "Türkçe dil desteği getirmeyeceğiz" dediği an, bu durum küresel oyun medyasında "Rockstar belirli bir pazarı dışlıyor" şeklinde manşetlere taşınır. Sessiz kalındığında ise tepki sadece yerel topluluk içinde kalır ve küresel yatırımcıların ya da ana akım medyanın dikkatini çekmez.

2. Apple Modeli: Tek Yönlü İletişim Kültürü​

Rockstar Games, oyun dünyasının Apple'ıdır. Toplulukla asla diyalog kurmazlar, soru-cevap yapmazlar, sızıntılara veya taleplere yanıt vermezler. İletişim mekanizmaları tamamen tek yönlüdür (Unilateral). Onlar sadece ürünü duyururlar, satarlar ve kenara çekilirler. CD Projekt RED veya Larian Studios gibi oyuncu dostu imaj çizmeye çalışan topluluk odaklı bir yapıları hiçbir zaman olmadı. Bir talebe cevap vermek, onların gözünde bu katı kurumsal gizlilik ve "ulaşılamazlık" imajını delmek anlamına gelir.

3. Hukuki ve Finansal Açık Kapı Bırakma İsteği​

Büyük şirketler geleceğe yönelik asla kesin ve bağlayıcı olumsuz açıklamalar yapmazlar. Bugün "Hayır" derlerse, 3 yıl sonra Türkiye pazarındaki dinamikler veya harcama alışkanlıkları değiştiğinde (örneğin yerel fiyatlandırmanın kalkıp tamamen dolarizasyona geçilmesiyle karlılık oranlarının değişmesi gibi) karar değiştirip Türkçe eklemeye kalktıklarında tüketicinin gözünde tutarsız duruma düşmek istemezler. Sessizlik, onlara her zaman manevra alanı bırakır.

4. Metrik ve Eşik Meselesi​

Bizim toplumsal olarak gördüğümüz büyük baskı (imza kampanyaları, Twitter hashtag'leri vb.), Take-Two'nun yönetim kurulunun önüne giden raporlarda sadece küçük birer "veri dalgalanması" olarak görünür. Şirket reaksiyon göstermek için topluluğun ses tonuna değil, şu verilere bakar:

  • O bölgedeki aktif konsol/PC sahipliği oranı.
  • Kişi başına düşen oyun içi satın alım (mikro ödeme) potansiyeli.
  • Yerelleştirme maliyetinin (RDR2 gibi milyonlarca kelimelik devasa bir senaryoda bu maliyet çok yüksektir) o pazardan elde edilecek net kârla amorti edilme süresi.
Özetle; Rockstar için sessizlik en ucuz, en güvenli ve kurumsal kimliklerine en uygun seçenektir. Cevap vermemek, kurumsal dilde zaten en net "Hayır" demektir.

Bu kurumsal duvarın yıkılması için sence oyuncuların tepki biçimini sosyal medya baskısından çıkarıp doğrudan satın alma boykotu gibi finansal bir boyuta taşıması gerçekten bir fark yaratır mı, yoksa Rockstar'ın küresel cirosunda Türkiye'nin payı bunu da etkisiz kılmaya mahkum mu?
 
Son düzenleme: