Aslında lise tarih dersinde anlatılan bilgiler bunlar:
Türklerde devletin “baba” gibi algılanmasının nedeni, tarihsel ve sosyal yapılardan (göçebe yaşam ve töre kültürü, kut anlayışı), dinî ve meşruiyet kaynaklarından (hükümdarın ilahi gücü), Osmanlı dönemi patrimonyal (babadan kalan devlet mirası) siyasetinden ve dönemde devletin koruyucu/sağlayıcı rollerinin (refah, güvenlik, düzen) güçlü tutulmasından kaynaklanır. Bu yüzden devlet hem otorite hem de koruyucu-refah sağlayan bir figür olarak “baba” metaforuyla özdeşleşir.

Türk toplumsal ve siyasal tarihindeki aile-merkezli hiyerarşi, töre ve meşruiyet anlayışları ile "baba" figürü olarak görülmüştür. Tamamen metafor değildir bu kut anlayışı ve babadan oğula geçen sistem yüzünden böyle görülmüştür ve Türkler de devlet halkla iç içedir (Osmanlı pek halkla iç içe olamamıştır.)

Babadan oğula geçen devlet yönetimlerinde devlet "baba" olarak görülmüştür metaforik olarak. Devlet ve Hükümet figürü aynı şeyler değildir.
 
Son düzenleme:
Cumhurbaskanligi forsunda 16 bayrak var. Bunlarin cogu da yine Turkler tarafindan yikilmis devletler. Devlet geçmişte asla baba olmadi. Simdi insanlar haksizliklara ses cikaramasin diye baba rolune soyundurulmaya calisiliyor. Ne zaman devlet vatandastan cok ele geciren zumrenin gibi davrandiysa Turkler onu yikip yenisini kurmustur. Bakkal Ahmet nasil verdiğin para karsiligi sana mal veriyorsa devlette verginin karsiliginda sana hizmet saglamalidir. Baska anlam yüklemek sacma.
 
Tamamen gereksiz kutsallaştırmadır. Osmanlı döneminden kalma çağ dışı bir deyimdir "devlet baba" söylemi. Devlet dediğimiz şey; biz vatandaşlar sayesinde var olan, kendi ülkesinin vatandaşlarını için faaliyet gösteren, bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır.

İslam öncesi ve sonrası dönemlerde geçmiş çağlarda gerekliydi, ancak bir kuruma baba sıfatını yükleyip kutsallaştırmak o görevin yozlaşması durumunda sonucunun halka patlayacağı bir şeydir.

Hani "kuru soğan yerim, yine de bırakmam." muhabbeti gibi.
 
Çünkü tüm dünyada böyledir. Türk'e ait bir özellik değil. Tarih derslerinde sadece biz anlatılıyoruz. Dünya tarihine bak her millet bağımsızlık savaşı vermiştir. Üstüne devlet ile hükümet algısı da siyasi gerçeklikte eğitime birlikteymiş gibi aktarılır. Yani bu sorunun cevabı sosyal becerisi gelişen insaevladının temel ihtiyacındandır. Bizim için de diğer toplumlar için de bağımsızlık önemlidir.
 
Hep arkasından gidilecek birini, bir kurtarıcı arama bence sebebi budur. Artık bu kurtarıcı bir kişi değil de komple bir paket olarak kurumsallaştırılmış. Bu arada bence bu zihniyet çok büyük de bir sorundur.