Yazdığım şiirler nasıl?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Jack İşte
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
  • Mesaj Mesaj 4
  • Görüntüleme Görüntüleme 252
  • Etiketler Etiketler
    nasıl
Katılım
15 Aralık 2023
Mesajlar
2.762
Makaleler
3
Çözümler
27
Beğeniler
2.658
Yer
Avcılar/İstanbul
Merhaba arkadaşlar,

Don birkaç gündür canım acayip sıkkınken ve depresifken birkaç şiir yazdım. Bazen kafiye tutturmaya çalıştım, bazen de içimden ne geliyorsa. Sizin fikirlerinizi merak ettim birden, eleştirilerinizi bekliyorum. Çünkü çok büyük bir ilham kaynağım veya bilgim yok şiirler hakkında, bilgisi olan insanların beni eleştirmesinden memnun kalırım. Bu arada şiirlerin hepsi genel olarak bir şeye, bir kişiye veya bir duyguya ithafen yazıldı. Tabii burada bu kişileri veya duyguları araç olarak kullandım.







 
Son düzenleyen: Moderatör:
Başlangıç için fena değil, en azından duyguyu okuyucuya aktarabiliyorlar ama genel olarak hata denilecek çok fazla şey var. Kendin de belirttiğin gibi serbest düzende yazmış olduğun için şiirlerin matematiğine hiç girmeden değerlendireceğim.

Bir Şahsiyetin Ruhu:

Şiirin ismi bence güzel seçilmiş. Alelade bir insanın belli bir dönemine veya anına tanık olacağımız fikri bu isim ile birlikte direkt olarak bize aşılanıyor. Şair bu şiirde kendini veya bir başkasını artık kimi ele alacaksa, o kişinin aslında pek de mühim olmadığını düşündüğü hayatına dair büyük sayılabilecek belli duygusal durumlarından bahsedeceği anlaşılıyor. Tabii sen bu ismi belirlerken böyle düşünerek mi belirledin bilmiyorum ama benim anlamlandırmam bu şekilde.

İlk dizelerde Attila İlhan'ın şiirine çok direkt atıflarla başlıyor olması şiirin özgünlüğü açısından çok doğru değil. Tek bir dizenin 2 veya 3 kelimesiyle bu gibi göndermeleri yapmak hem incelik hem de özgünlük açısından daha doğru olur. 3. dize aslında çok güçlü fakat 4. dize ile bütün numarası bozuluyor. ''Üzüntümü içime sakladım, duygularımda sallandırdım.'' diyorsun ve biz şöyle anlıyoruz: Sallandırmak fiilini cümle sonunda kullanarak, dış dünyaya yansıtmadığın üzüntünü bir noktadan sonra kendine de daha fazla acı çektirmemek adına duyguların aracılığı ile ortadan kaldırıyorsun. Sonra bir bakıyoruz ki hasret sebebi ile bitap düşüyor ve dayanamıyorsun. Oysa daha bir önceki dizede hüzünlerine son verdiğini anlatıyordun. Bu sebepten okurken anlam karmaşası oluşuyor.

İkinci kıtada yine Attila İlhan'ın şiirini çok direkt almaya devam ediyorsun. Dizelerdeki cümlelerinde özellikle 3. dizede çok anlam karmaşası var.

Üçüncü kıta özgünlük ve anlam bütünlüğü açısından en güzel yazılmış kısım diye düşünüyorum. Sadece çekim eklerinin bazen kullanılıp bazen kullanılmamış olması biraz okumayı zorlaştırıyor. Onun dışında gayet güzel.

Dördüncü kıtada güzel sezdirimler var. Biraz fazlaca özellikle ayazın açması vs. ama yine de zenginliktir diye düşünüyorum. Derdini de anlatabiliyor ve anlamı bozacak kadar etkilemiyor bu sebepten olumlu buluyorum.

Son kıtada yine solan çiçeklerden bahsediliyor. Sürekli aynı fiilleri arka arkaya kullanmak yerine farklı kelimeler seçerek şiiri zenginleştirmek okurken bırakacağı etkiyi de güçlendirir. Bunu diğer şiirlerin için de söyleyebilirim hepsine tek tek yazmayayım. Çok fazla aynı kelimelerin tekrar kullanımı var. Aynı kelimeler farklı anlamlarla tekrar tekrar kullanılmış olsa sorun teşkil etmez fakat aynı kelimeler aynı anlamlarla tekrar tekrar kullanıldığında şiirler çok tekrara düşüyor.

Bu şiir için söylediklerim genel olarak diğer şiirler için de geçerli o yüzden diğer şiirleri tek tek değerlendirmeyeceğim. Başta da dediğim gibi başlangıç için güzel olduklarını düşünüyorum. Şiir yazmayı istemek bile çok büyük bir olayken sen eyleme de geçmişsin. Naçizane tavsiyem, tek seferde birden çok şiir yazmak yerine duygu ve düşüncelerini sadece bir şiir üzerine aktarmaya çalışman daha iyi olur. Serbest düzen yerine de hece ölçüsü ile şiirler yazmaya çalışabilirsin. Çok daha zor ve çok daha kafa yormayı gerektiren bir süreç olacak ama sana da pek çok şey katacaktır. Heceleri tutturmak için aynı anlamlardaki farklı kelimelerin arayışına girerken pek çok yeni kelime de öğreneceksin. Şiiri yazdıktan sonra günlerce şiir üzerinde çalışabilirsin. Eğip bükebilir, sağını solunu değiştirebilirsin. Hiçbir şiir ham haliyle kalmayı hak etmiyor diye düşünüyorum. Misal benim ilk kıtasını bu yılın başında yazmaya başladığım, 1 haftada 4 kıtaya tamamlayabildiğim ve aylar boyunca sürekli üstünde oynamalar yaptığım bir şiirim bile var. Her okuduğumda bir yerinden rahatsız olup daha güçlü hale getirmeye çalışıyorum.
 
Oysa daha bir önceki dizede hüzünlerine son verdiğini anlatıyordun. Bu sebepten okurken anlam karmaşası oluşuyor.
Burada çok haklısınız hocam, normalde amacım okuyan kişiye karmayı hissettirmekti. Okuyan kişi şairin kendi sözleriyle çeliştiği ve ikilem içinde kaldığını yansıtması için var ancak ne desem de benim de içime sinmedi
Çok haklısınız hocam. Bu şiirleri duygusalken yazmıştım yani aralarında zaman aralıkları vardı. Şiirlerin ham kalmaması konusunda da haklısınız, benim de her seferinde baktıkça içime sinmiyor şiirler. Yorumlarınız için teşekkür ederim hocam, kendimi o zamanlarda hiç okuyucu gözüne koyamadığımdan hatalarımı anlayamıyordum ama eleştiriniz daha yardımcı olacak bakış açıma.

@Ali De Niro, hocam merhaba, kusura bakmayın rahatsız ediyorum. Şiirlerden birini seçseniz hangisini seçerdiniz acaba? Bir yerde kullanmak istiyorum da. Yeni birkaç tane yazmıştım ancak içime sinmediğinden buradakileri kullanacağım.
 
Son düzenleme:
Merhaba; içlerinden birini seçecek olsam, Hasretin Sonu isimli şiiri seçerdim hocam.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…