Stardew Valley
Deneyimli
Bilmiyorum.
Açıklaması nedir bunun?
Ben bazı kişilerle aynı cennete mi gideceğim? Ya da sadece Müslüman olduğu için eninde sonunda cennete gidecek kişiler, tüm hayatını iyi yaşayıp dini olmayan biri sadece dini olmadığı için mi ateşler içinde ızgara olacak?
Hiç bir zaman çalışmadığın bir dersten nasıl 100 almayi beklersin ki? İslam dininde hoşgörü bu dünyada var gayet Allah inanmayana hic bir ceza vermiyor bu dunyada, diğer dunya hakkinda da bilgilendiriyor eger buna inanmazsan diğer dunyada cezasini cekeceksin diyor. Hoşgörülü bir hakimin suçluya ceza vermemesi mümkün olmadigi gibi, Allah'ın da inanmayanlari cezalandirmamasi mümkün degildir. Diger sekilde haklarda eşitsizlik olur.Arkadaşlar, İslam dini hoşgörü dini değil mi? Tanrı da merhametli değil mi? O zaman neden cezalandırılıyor?
Arkadaşlar, İslam dini hoşgörü dini değil mi? Tanrı da merhametli değil mi? O zaman neden cezalandırılıyor?
İrade sahibi olmayan bu meleklerin Allah'a sürekli olarak ibadet ediyor oluşunun arkasındaki mantık ne? Amaç ne? Zaten en yüce olan bir varlığa sürekli en yüce olduğunu söylemenin sebebi ne?
İsterse herkesi Müslüman yapar, isterse herkesi müslümanlıktan çıkarır, isterse cennete koyar, isterse cehenneme atar, dilediğini yapar diyorsun. Böyle deyince oyuncaklarıyla oynayan birisi gibi geliyor kulağa. Canı ne isterse onu yapıyor. İnsanın sonsuza kadar ateşlerde yanması ile sonsuza kadar bahçelerde eğlenmesi arasındaki fark onun dileğine, keyfine kalmış gibi. İrademiz var ama gözlerimize perde indirdikten sonra irademizin olmasının ne anlamı kalıyor ki?
Açıklaması nedir bunun?
Ben bazı kişilerle aynı cennete mi gideceğim? Ya da sadece Müslüman olduğu için eninde sonunda cennete gidecek kişiler, tüm hayatını iyi yaşayıp dini olmayan biri sadece dini olmadığı için mi ateşler içinde ızgara olacak?
İrade sahibi olmayan bu meleklerin Allah'a sürekli olarak ibadet ediyor oluşunun arkasındaki mantık ne? Amaç ne? Zaten en yüce olan bir varlığa sürekli en yüce olduğunu söylemenin sebebi ne?
İsterse herkesi Müslüman yapar, isterse herkesi müslümanlıktan çıkarır, isterse cennete koyar, isterse cehenneme atar, dilediğini yapar diyorsun. Böyle deyince oyuncaklarıyla oynayan birisi gibi geliyor kulağa. Canı ne isterse onu yapıyor. İnsanın sonsuza kadar ateşlerde yanması ile sonsuza kadar bahçelerde eğlenmesi arasındaki fark onun dileğine, keyfine kalmış gibi. İrademiz var ama gözlerimize perde indirdikten sonra irademizin olmasının ne anlamı kalıyor ki?
Gözlere perde işlenen günahlarla iniyor. Misal kendimden örnek vereyim.1.5 yıldır namaz kılmıyorum. Cuma namazına gittiğimde de hiçbir huşu duymuyorum zevk almıyorum. Allah'tan uzak bir yaşayışım vardı ve giderek daha da uzaklaşıyordum. Geçen ay zekatımı verdim ve ardından içimde namaz kılma isteği uyandı. Verdiğim zekat Allah'ın hoşuna gitti ve benim içime namaz kılma isteği verdi. İstekliyken gittim namazı camide kılmaya başladım. Hazır içimde coşku varken tüm namazları cemaatle kılayım dedim. 3 haftadır her namazı camide kılıyorum ve zevk alıyorum ibadetten. Peki bu işi başlatan ne oldu? Benim içimde henüz sönmemiş olan Allah sevgisi dolayısıyla zekat vermem. Ben zekat verince Allah da bana hediye olarak namaza sevgi ilgi verdi. Namaz kılınca da kıldığım namazdan zevk verdi. Ben 1.5 yıl namaz kılmazken cuma namazlarını kılıyordum ancak Allah halimden memnun olmadığı için ibadet zevkini tattırmıyordu. Ben her şeyin benim elimde olduğunu biliyorum. Ben kötüysem bu benim kabahatimdir. Ben iyiysem bu rabbimin bana sevgisi hediyesidir. Sorumlu olan benim sınavda olan benim. Alah bizden iyi ve kötü arasında seçim yapmamızı istiyor. İyi seçersen işini kolaylaştırıyor. Kötüyü seçersen yaptığın işleri güzel gibi gösteriyor ve daha çok batağa saplanıyorsun. Aklını kullanıp kötü işten vazgeçersen tövbe edersen seni affediyor.
Elon Musk'ın neyi niçin yaptığını yüzde 100 anlayabiliyor muyuz? Falanca kişinin tüm servetini falanca derneğe bağışlamasının sebebini biliyor muyuz? Dünyadaki pek çok kişinin yaptıklarına akıl sır erdiremiyoruz. Çünkü biz o kişi değiliz. Onun neyi niçin yaptığını en iyi o bilir. Mutlaka kendince sebepleri amaçları vardır. Küçükken babamızın bizi terbiye etmesi kızması bize saçma gelirken büyüyünce bunun doğru olduğunu kabul ederiz. Bizden fersah fersah farklı sonsuz güç hayat sahibi Allah'ın neyi niçin yaptığını bu küçücük aklımızla biz nasıl bilelim. Biz kendi türümüz olan insanları bile bazen anlayamazken evrenin yaratıcısını nasıl anlayalım. Biz tanrı olmadık ki tanrı neyi sever neyi sevmez bilemeyiz. Tanrı olarak yaşadığında anlarsın melekler niye böyle yapıyor ama bir insan olarak buna aklımız yetmez.
Kendisine beşeri durumlar atfetmen yanlış. Hoşuna gitti diyorsun mesela. Bu bir duygudur. Duygular insana has özelliklerdir. Duygular insanları güçlü de yapabilir zayıf da. Tamamen insani özellikler olduğu için yaratıcıya atfetmek çok çocukça bir yaklaşım gibi geliyor bana. Bu yolun bir ilerisi onu, çocuklarını gözeten anne veya baba olarak görmektir ve bu görüş dinlerin kökeni aslında. Olaya böyle bakınca hepsinin ne kadar benzer olduğunu anlıyorsun. Hemen hemen aynı mental ile üretilmiş gibiler.
Sonsuz merhamet sahibi ise ne kadar günah işlenirse işlensin gözlere perde indirilmemesi gerekir. Çünkü bu durumda geri dönmen zorlaşıyor. Merhametli ise zorluk vermemesi gerekir. Zorlaştırmak, merhamet ile çelişkiye düşüyor.
Beşeri örnekler vermek hata olur. Orantısal fark sonsuza eşit olunca bu karşılaştırma anlamsızlaşıyor. Çünkü insanın aklıyla yaratıcının aklı karşılaştırılamaz bir boyutta ise, onun önemli konuları kapsayan her şeyi insan zekasının algılayabileceği boyuta indirgemesi gerekir. Yoksa insana yapılan bu yaklaşım tarzı eşyanın tabiatına aykırı olur. Zira insan, sorgulaması ve meraklı olması sayesinde bugün olduğu teknolojik seviyeye gelebildi. Eğer her insan her olaya tanrının vardır bir bildiği diyerek yaklaşsaydı asla gelişemez ve sürekli yerinde sayardı.
Kendisine beşeri durumlar atfetmen yanlış. Hoşuna gitti diyorsun mesela. Bu bir duygudur. Duygular insana has özelliklerdir. Duygular insanları güçlü de yapabilir zayıf da. Tamamen insani özellikler olduğu için yaratıcıya atfetmek çok çocukça bir yaklaşım gibi geliyor bana. Bu yolun bir ilerisi onu, çocuklarını gözeten anne veya baba olarak görmektir ve bu görüş dinlerin kökeni aslında. Olaya böyle bakınca hepsinin ne kadar benzer olduğunu anlıyorsun. Hemen hemen aynı mental ile üretilmiş gibiler.
Sonsuz merhamet sahibi ise ne kadar günah işlenirse işlensin gözlere perde indirilmemesi gerekir. Çünkü bu durumda geri dönmen zorlaşıyor. Merhametli ise zorluk vermemesi gerekir. Zorlaştırmak, merhamet ile çelişkiye düşüyor.
Beşeri örnekler vermek hata olur. Orantısal fark sonsuza eşit olunca bu karşılaştırma anlamsızlaşıyor. Çünkü insanın aklıyla yaratıcının aklı karşılaştırılamaz bir boyutta ise, onun önemli konuları kapsayan her şeyi insan zekasının algılayabileceği boyuta indirgemesi gerekir. Yoksa insana yapılan bu yaklaşım tarzı eşyanın tabiatına aykırı olur. Zira insan, sorgulaması ve meraklı olması sayesinde bugün olduğu teknolojik seviyeye gelebildi. Eğer her insan her olaya tanrının vardır bir bildiği diyerek yaklaşsaydı asla gelişemez ve sürekli yerinde sayardı.
Allah, kulunun tövbe etmesinden, ıssız çölde kaybedilen deveyi bulmaktan daha büyük bir sevinç duyar.
Hadislerde de Allah'ın sevincini gazabını anlatan ifadeler var. Bu Allah'ı küçültmez insanların onu daha iyi tanımasını anlamasını sağlar.
Allah'ın hikmetinden sual olunmaz derler. Allah perde indiriyorsa bunu muhakkak binbir hesap ile ve kulunun yararına şekilde yapıyordur. Allah kulunun ileride ne yapacağından tövbe edip etmeyeceğinden de haberdar olduğu için onun yaptığı hiçbir işte yanlışlık olamaz. Misal ben namazlara başladım ancak Allah bana hediyeleri önceden gönderdi pek çok güzellik yaşadım. Çünkü Allah benim namaza başlayacağımı biliyordu ve daha başlamadan beni mutlu edecek olaylar arka arkaya yaşandı. Şu an bir beklentim yok daha mahcup bile oldum.
Beşeri duygular göstererek anlamanı bu şekilde sağlabiliyorsa o zaman neden bir önceki mesajında onun neyi neden yaptığını biz anlayamayız, akıl erdiremeyiz diyordun? Duygu göstermesi mükemmel yaratıcı sıfatıyla çekilişiyor. Hadiste ya da başka yerde ne yazarsa yazsın önemli değil çünkü duygular insanlara has özellikler. Dediğim gibi, yerine göre zayıflatıyor da güçlendiriyor da. Bunları yaratıcıya yüklemek onu anlamamızı sağlamıyor. Tam aksine mükemmellik sıfatından uzaklaştırıyor.
Kim diyor sual olunmayacağını? Söylediğim gibi sorgulamayan bir zihin ilerleyemez. Her şeyi yaratıcıya bağlamak yanlıştır. Kendi iradenin ne önemi kalıyor o zaman? Allah senin 24 saat boyunca aklından çıkmıyor ise o zaman neyi tartışıyoruz? Sen bu kadar tutkuluysan senin tartışacak neyin var? Sadece eleştirel zihinlerden çıkan düşünceler tartışmaya açık olabilir. Yaşadığın her saniyeyi yaratıcıya bağlıyorsan neyi nasıl eleştireceksin ve tartışacağız?