Merhaba, son 10 yıldır yavaş yavaş dibe vurmuş durumdayım. Ailemden kaynaklanan (yasal sorunlar nedeniyle detaylandıramadığım) travmalar yüzünden hiperseksüalite, yaş regresyonu, ergofobi, kan kusma ve halüsinasyon gibi hem fiziksel hem de psikolojik birçok sorunla mücadele ediyorum. Bu süreçte ailemle bağlarım tamamen koptu; artık onlardan bir umudum kalmadı. Manevi desteği kestiler, 18-19 yaşıma geldiğimde maddi desteği de kesecekler gibi görünüyor. Eskiden eğitim fakültesini bitirip rehber öğretmen olmayı hayal ederdim ancak son 4 yıldır bu tür hedeflerimden vazgeçtim. 4 yıldır intihar düşüncelerinden kurtulamıyorum. 2 yıldır bir sanal ilişkim var; ona karşı kendimi çok çaresiz hissediyorum. Benden hiçbir zaman maddi bir beklentisi olmadı, ne kadar hediye almak istesem de kabul etmedi. Tüm psikolojik ve fiziksel sorunlarıma rağmen beni asla bırakmadı. Şu an 17 yaşındayım ve 18, 19, 20 yaşlarıma şunun şurasında ne kaldı ki; geleceğim hakkında oldukça endişeliyim. Sevgilimle evlenip bir aile kurduğumda eşime ve çocuklarıma bakabilir miyim, yoksa yanlış yollara sapıp daha da kötü bir duruma mı düşerim bilmiyorum. Kendi hayatımı nasıl düzeltmem gerektiği konusunda da hiçbir fikrim yok. Liseden mezun olduktan sonra Ortaöğretim KPSS’ye girip kazanırsam zabıt katipliği, düz memurluk ya da hizmetli olarak atanmayı düşünüyorum ama bu ruh halindeyken bunu nasıl başarırım bilmiyorum. İntihar düşünceleri beni gerçekten çok yordu. 4 yıldır bu illetten kurtulmaya çalışıyorum ama bir türlü başaramadım. Kendime zarar vermeyi sevgilim sayesinde zor da olsa bıraktım. Umarım bana yardım edebilirsin.
Detaylar
Kim cevapladı?- Katılım
- 13 Haziran 2024
- Mesajlar
- 13.499
- Makaleler
- 23
- Çözümler
- 45
- Beğeniler
- 15.713
Oncelikle gecmis olsun. Yasadigin travmalar icin uzgunum. Bunlari hak ettigini dusunmuyorum. Bir uzmana danismalisin. Bu tur intihar dusuncelerini uyusturan ilaclar ve tedaviler mevcut. Psikoterapi almani kesinlikle oneriyorum. Kotu hissettigin zamanlar bir dus al. Ardindan yataginda istirahat et. Panik haliyle verecegin yanlis kararlar butun omrunun kotu gecmesini tetikleyebilir. Bu yuzden bir uzmana kendini anlatmalisin. Buradaki tavsiyeler genel-gecer olacaktir.
SunseTTime
Uzman
Geçmiş olsun. Forumlar bu tarz konular için yanlış yönlendirmeye çok müsait. Sürecinizi daha da sancılı bir hale getirmeden uzman desteği almanızı öneririm.
laucsbscrytesxd
Çalışkan
- Katılım
- 24 Kasım 2025
- Mesajlar
- 74
- Beğeniler
- 25
Şu an sevgilinin sana verdiği destek altın değerinde seni hayata bağlayan en güçlü halat o, bunu sakın küçümseme. Ancak bir dost tavsiyesi bütün iyileşme sürecini ve yaşama tutunma sebebini sadece bir kişiye endekslemek riskli bir kumar. Yarın öbür gün en ufak bir tartışmada veya hayatın getireceği doğal bir mesafede, o halat gevşerse boşluğa düşme ihtimalin beni düşündürdü. O desteği bir "yakıt" olarak gör ama direksiyona o eski hayallerini kuran, rehber öğretmen olmak isteyen o çocuğu oturtman lazım o çocuk hala orada bir yerde ve senin ona borcun var
Özellikle şu kan kusma ve halüsinasyon meselesi şakaya gelmez. Bunlar vücudunun "artık imdat" diye bağırma şekli. Kendine biraz şefkat göster, en az sevgilinin sana gösterdiği kadar
Özellikle şu kan kusma ve halüsinasyon meselesi şakaya gelmez. Bunlar vücudunun "artık imdat" diye bağırma şekli. Kendine biraz şefkat göster, en az sevgilinin sana gösterdiği kadar
ALCYONEUS
Uzman
- Katılım
- 18 Ağustos 2024
- Mesajlar
- 488
- Çözümler
- 2
- Beğeniler
- 246
Merhaba, son 10 yıldır yavaş yavaş dibe vurmuş durumdayım. Ailemden kaynaklanan (yasal sorunlar nedeniyle detaylandıramadığım) travmalar yüzünden hiperseksüalite, yaş regresyonu, ergofobi, kan kusma ve halüsinasyon gibi hem fiziksel hem de psikolojik birçok sorunla mücadele ediyorum. Bu süreçte ailemle bağlarım tamamen koptu; artık onlardan bir umudum kalmadı. Manevi desteği kestiler, 18-19 yaşıma geldiğimde maddi desteği de kesecekler gibi görünüyor. Eskiden eğitim fakültesini bitirip rehber öğretmen olmayı hayal ederdim ancak son 4 yıldır bu tür hedeflerimden vazgeçtim. 4 yıldır intihar düşüncelerinden kurtulamıyorum. 2 yıldır bir sanal ilişkim var; ona karşı kendimi çok çaresiz hissediyorum. Benden hiçbir zaman maddi bir beklentisi olmadı, ne kadar hediye almak istesem de kabul etmedi. Tüm psikolojik ve fiziksel sorunlarıma rağmen beni asla bırakmadı. Şu an 17 yaşındayım ve 18, 19, 20 yaşlarıma şunun şurasında ne kaldı ki; geleceğim hakkında oldukça endişeliyim. Sevgilimle evlenip bir aile kurduğumda eşime ve çocuklarıma bakabilir miyim, yoksa yanlış yollara sapıp daha da kötü bir duruma mı düşerim bilmiyorum. Kendi hayatımı nasıl düzeltmem gerektiği konusunda da hiçbir fikrim yok. Liseden mezun olduktan sonra ortaöğretim KPSS'ye girip kazanırsam zabıt katipliği, düz memurluk ya da hizmetli olarak atanmayı düşünüyorum ama bu ruh halindeyken bunu nasıl başarırım bilmiyorum. İntihar düşünceleri beni gerçekten çok yordu. 4 yıldır bu illetten kurtulmaya çalışıyorum ama bir türlü başaramadım. Kendime zarar vermeyi sevgilim sayesinde zor da olsa bıraktım. Umarım bana yardım edebilirsin.
Psikolojik kısımları geçiyorum kendi ayaklarının üzerinde durursan ailesel olarak sorunun kalmaz, kendi ayakların üzerinde durduktan sonra da belli başlı psikolojik sorunların olmaz. Ben de bazı şeyleri düşünüyorum ve yolun sonunda anlıyorum ki canımı sıktığım şeylerin çoğunun çözümü para(gelecek kaygısı, aile içi sorunlar, özgürlük arayışı vb.).
Ergofobin olduğunu belirtmişsin bende teşhis konmadı ama 21 yaşında 7 şirket yüzü gördüm, günde 30'dan fazla şirketi de ziyaret ettiğimi bilirim (aklımda kalan 30 şirketin isimlerinin listesini tutmuştum oradan hatırlıyorum). Çalıştığın iş ve çalışma arkadaşların sana uygun olduktan sonra ergofobi falan kalmıyor. Ben stajımı yaparken bölüm amiri sanki askermişiz gibi sabah geldiğimiz ve akşam çıkacağımız zaman kendisini görmemi istemişti her gün 1 saat geç çıkıyordum ve sürekli faaliyet raporu yazıyordum, barınma olarak kalacak evim yoktu yıkık dökük bir yurtta kalıyordum kullanabileceğim bir tuvalet bile yoktu. Staja giderken ağlıyordum bırakmak istiyordum, patronların yüzünü dahi görmeyi istemiyordum( ergofobinin belirtilerinden biri olarak geçiyor bende de halen mevcut patron, amir, müdür vb. yetkilileri görmeyi çalışanlar genel olarak istemiyor çünkü başa belalar).
Eğer bir veya iki şirketi ve çalışma ortamını gördüysen ergofobinin olup olmadığına tam anlamıyla karar veremezsin. Kimisi yağlı işleri sevmez, kimisi sıcakta çalışmayı sevmez, kimisi sahacı olmayı istemez, kimisi ofis boy olmayı istemez ve belli bir süreden sonra bu zoraki çalışma kişide psikolojik etkiler bırakabilir( işi bırakmak için ailemle kavga ettiğim zamanlar olmuştu). Senin ergofobiden kastettiğin şeyi biraz daha açman gerekiyor ki seni anlayabilelim. Ergofobim var dediğin zaman bizim tarafımızda düşünce doğru şekilde oturmuyor tam olarak neden şikayetçisin? Personellerin tavrı mı seni bozuyor, patronlar mı rahatsız ediyor, çalışma şartlarından mı mutsuzsun yoksa verilen paradan mı?
En başta sana tavsiyem evden çık ve etrafına biraz bak, İstanbul'da yaşıyorsan; taksim, istiklal, Beyoğlu, eminönü taraflarını bir gez, boğazı gör. Bunu söylemem çoğu kişiye saçma geliyordur ama kişiyi intihara sürükleyen en büyük etken yalnızlığın kendisi, insan bir evde dört duvar arasında kaldığı zaman istemese bile kendi canına kıymak ister. Biz sosyal varlıklarız sadece aile ile muhatap olup dışa kapalı olamayız.
Kendine zarar vermeyi sevgilin sayesinde bıraktığını söylemişsin demek oluyor ki halen sorunlarının çoğunu çözebilmek için şansın var ama bu yolda ailen ile çok fazla görüşmemen gerekiyor.
Ergofobiyi bize biraz anlatırsan; küçük çaplı para kazandıracak ve dışarıda vakit geçirmeni sağlayacak senin sevdiğin ve çalışmayı isteyebileceğin alanda iş ---> işten sonra akşam vakti kütüphanede sınava hazırlanma -------> akşam evde temel ihtiyaçlar ve uyku.
Bu döngüyü sağlayabilirsen senin sorunun çözülür, bana ailem yeri geldi bu çocuk evden gitsin istemiyorum dedi, babamla iki gün küs kaldığımız zamanlar oldu, miras davaları gündeme getirildi. YKS'den çıktığım gibi yazın işe girdim ve para biriktirdim ardından tercihlerimi şehir dışına yaptım ve şehir dışında iki sene üniversite okudum. İyi ki de şehir dışında okudum kafamı toplamak ve kendi benliğimi bulmak konusunda çok faydası oldu.
Ama sana şunu söyleyebilirim kesin çözüm sağlayabilmemiz için önce bize ergofobiyi biraz daha kendi açından detaylı şekilde anlatman ve kendince yaşayıp gördüğün şeyleri belirtmen gerek çünkü 17 yaşında birinin psikolojik olarak iş hayatında sorunlar yaşaması olağan bir durum değil senin o yaşta işe girip de çalışma ortamından ve iş hayatından psikolojik olarak olumsuz etkilenme olasılığın çok düşük.
Sana şu desteği al bu desteği al falan demeyeceğim bu yazdıklarım zaten öneri niteliğinde değil sadece sana olanak sağlayabilmemiz açısından yukarıda merak ettiğim soruyu sorma gereği duydum eğer bitik durumda olsaydın psikolojin bozulduğu andan itibaren bir yıl bir yaşamazdın senin intihar haberlerini haberlerde küçük bir alt yazıda geçerlerdi ama sen bitik değilsin bir kızı sevdiğin için kendi canına zarar vermeyi bırakabiliyorsun, dışarıdaki bir kişi için bunu yapabiliyorsan gelecekteki ailen ve çocukların için de bazı şeyleri başarabilirsin.
Ek olarak söyleyeyim: Arkadaşın psikolojik rahatsızlıklarına çözüm oluşturma amacı ile yazmadım, sadece var olan ve ülke genelinde yaşanan bazı şeyleri özetledim ve küçük sorular sordum hiçbirimiz psikolog değiliz %100 doğrulukta öneri ve tavsiye veremeyiz.
Şu anki durumda da ergofobinin kişide ne derecede etki yarattığı ve ne gibi kişisel çözümler uygulanabileceğine karar verilmeden hiçbir sonuca ulaşılamaz çünkü aile desteği yok.
Oncelikle gecmis olsun. Yasadigin travmalar icin uzgunum. Bunlari hak ettigini dusunmuyorum. Bir uzmana danismalisin. Bu tur intihar dusuncelerini uyusturan ilaclar ve tedaviler mevcut. Psikoterapi almanı kesinlikle oneriyorum. Kotu hissettigin zamanlar bir dus al. Ardindan yataginda istirahat et. Panik haliyle verecegin yanlış kararlar butun omrunun kotu gecmesini tetikleyebilir. Bu yuzden bir uzmana kendini anlatmalisin. Buradaki tavsiyeler genel-gecer olacaktir.
Şu an sevgilinin sana verdiği destek altın değerinde seni hayata bağlayan en güçlü halat O, bunu sakın küçümseme. Ancak bir dost tavsiyesi bütün iyileşme sürecini ve yaşama tutunma sebebini sadece bir kişiye endekslemek riskli bir kumar. Yarın öbür gün en ufak bir tartışmada veya hayatın getireceği doğal bir mesafede, o halat gevşerse boşluğa düşme ihtimalin beni düşündürdü. O desteği bir "yakıt" olarak gör ama direksiyona o eski hayallerini kuran, rehber öğretmen olmak isteyen o çocuğu oturtman lazım o çocuk hala orada bir yerde ve senin ona borcun var.
Özellikle şu kan kusma ve halüsinasyon meselesi şakaya gelmez. Bunlar vücudunun "artık imdat" diye bağırma şekli. Kendine biraz şefkat göster, en az sevgilinin sana gösterdiği kadar.
Anladım hocam teşekkür ederim ayrıca ailemden gizli psikoloğa gitsem sorun yaşar mıyım acaba galiba bir uzmandan destek almadıkca muhtemelen bir 10 yıl daha böyle yaşıyacağım galiba.
Psikolojik kısımları geçiyorum kendi ayaklarının üzerinde durursan ailesel olarak sorunun kalmaz, kendi ayakların üzerinde durduktan sonra da belli başlı psikolojik sorunların olmaz. Ben de bazı şeyleri düşünüyorum ve yolun sonunda anlıyorum ki canımı sıktığım şeylerin çoğunun çözümü para(gelecek kaygısı, aile içi sorunlar, özgürlük arayışı vb.).
Ergofobin olduğunu belirtmişsin bende teşhis konmadı ama 21 yaşında 7 şirket yüzü gördüm, günde 30'dan fazla şirketi de ziyaret ettiğimi bilirim (aklımda kalan 30 şirketin isimlerinin listesini tutmuştum oradan hatırlıyorum). Çalıştığın iş ve çalışma arkadaşların sana uygun olduktan sonra ergofobi falan kalmıyor. Ben stajımı yaparken bölüm amiri sanki askermişiz gibi sabah geldiğimiz ve akşam çıkacağımız zaman kendisini görmemi istemişti her gün 1 saat geç çıkıyordum ve sürekli faaliyet raporu yazıyordum, barınma olarak kalacak evim yoktu yıkık dökük bir yurtta kalıyordum kullanabileceğim bir tuvalet bile yoktu. Staja giderken ağlıyordum bırakmak istiyordum, patronların yüzünü dahi görmeyi istemiyordum( ergofobinin belirtilerinden biri olarak geçiyor bende de halen mevcut patron, amir, müdür vb. yetkilileri görmeyi çalışanlar genel olarak istemiyor çünkü başa belalar).
Eğer bir veya iki şirketi ve çalışma ortamını gördüysen ergofobinin olup olmadığına tam anlamıyla karar veremezsin. Kimisi yağlı işleri sevmez, kimisi sıcakta çalışmayı sevmez, kimisi sahacı olmayı istemez, kimisi ofis boy olmayı istemez ve belli bir süreden sonra bu zoraki çalışma kişide psikolojik etkiler bırakabilir( işi bırakmak için ailemle kavga ettiğim zamanlar olmuştu). Senin ergofobiden kastettiğin şeyi biraz daha açman gerekiyor ki seni anlayabilelim. Ergofobim var dediğin zaman bizim tarafımızda düşünce doğru şekilde oturmuyor tam olarak neden şikayetçisin? Personellerin tavrı mı seni bozuyor, patronlar mı rahatsız ediyor, çalışma şartlarından mı mutsuzsun yoksa verilen paradan mı?
En başta sana tavsiyem evden çık ve etrafına biraz bak, İstanbul'da yaşıyorsan; taksim, istiklal, Beyoğlu, eminönü taraflarını bir gez, boğazı gör. Bunu söylemem çoğu kişiye saçma geliyordur ama kişiyi intihara sürükleyen en büyük etken yalnızlığın kendisi, insan bir evde dört duvar arasında kaldığı zaman istemese bile kendi canına kıymak ister. Biz sosyal varlıklarız sadece aile ile muhatap olup dışa kapalı olamayız.
Kendine zarar vermeyi sevgilin sayesinde bıraktığını söylemişsin demek oluyor ki halen sorunlarının çoğunu çözebilmek için şansın var ama bu yolda ailen ile çok fazla görüşmemen gerekiyor.
Ergofobiyi bize biraz anlatırsan; küçük çaplı para kazandıracak ve dışarıda vakit geçirmeni sağlayacak senin sevdiğin ve çalışmayı isteyebileceğin alanda iş ---> işten sonra akşam vakti kütüphanede sınava hazırlanma -------> akşam evde temel ihtiyaçlar ve uyku.
Bu döngüyü sağlayabilirsen senin sorunun çözülür, bana ailem yeri geldi bu çocuk evden gitsin istemiyorum dedi, babamla iki gün küs kaldığımız zamanlar oldu, miras davaları gündeme getirildi. YKS'den çıktığım gibi yazın işe girdim ve para biriktirdim ardından tercihlerimi şehir dışına yaptım ve şehir dışında iki sene üniversite okudum. İyi ki de şehir dışında okudum kafamı toplamak ve kendi benliğimi bulmak konusunda çok faydası oldu.
Ama sana şunu söyleyebilirim kesin çözüm sağlayabilmemiz için önce bize ergofobiyi biraz daha kendi açından detaylı şekilde anlatman ve kendince yaşayıp gördüğün şeyleri belirtmen gerek çünkü 17 yaşında birinin psikolojik olarak iş hayatında sorunlar yaşaması olağan bir durum değil senin o yaşta işe girip de çalışma ortamından ve iş hayatından psikolojik olarak olumsuz etkilenme olasılığın çok düşük.
Sana şu desteği al bu desteği al falan demeyeceğim bu yazdıklarım zaten öneri niteliğinde değil sadece sana olanak sağlayabilmemiz açısından yukarıda merak ettiğim soruyu sorma gereği duydum eğer bitik durumda olsaydın psikolojin bozulduğu andan itibaren bir yıl bir yaşamazdın senin intihar haberlerini haberlerde küçük bir alt yazıda geçerlerdi ama sen bitik değilsin bir kızı sevdiğin için kendi canına zarar vermeyi bırakabiliyorsun, dışarıdaki bir kişi için bunu yapabiliyorsan gelecekteki ailen ve çocukların için de bazı şeyleri başarabilirsin.
Ek olarak söyleyeyim: Arkadaşın psikolojik rahatsızlıklarına çözüm oluşturma amacı ile yazmadım, sadece var olan ve ülke genelinde yaşanan bazı şeyleri özetledim ve küçük sorular sordum hiçbirimiz psikolog değiliz %100 doğrulukta öneri ve tavsiye veremeyiz.
Şu anki durumda da ergofobinin kişide ne derecede etki yarattığı ve ne gibi kişisel çözümler uygulanabileceğine karar verilmeden hiçbir sonuca ulaşılamaz çünkü aile desteği yok.
Anladım hocam teşekkür ederim ergofobi konusunda daha cok dehb tanım olduğu icin ya yapamazsam korkusu var ve 9.sınıfın tamamında 10.sınıfın birinci döneminin bir kısmında meslek lisesinde makine bölümündeydim hem makine derslerinde hem teknik cizim derslerinde cok zorlanıyordum ve yapamiyordum o yüzden icimde böyle bir korku var iş konusunda internetten biraz araştırdım ama pek iş bulamadım açıkçası başvursam dahi işe gireceğim mechul aileden manevi desteği gectim maddi destek alamiyinca eğitim kariyerim gelecek hayallerim yatmış oluyor o yüzden okulla ile saatleri cakışmayacak part time işe bir de psikologdan destek almam gerektiği fark ettim ayrıca forumda DM acma varsa isterseniz yaşadığım şeyleri daha detaylı anlatabilirim.
- Katılım
- 13 Haziran 2024
- Mesajlar
- 13.499
- Makaleler
- 23
- Çözümler
- 45
- Beğeniler
- 15.713
Rica ederim. Kendine iyi bak.Anladım hocam teşekkür ederim ayrıca ailemden gizli psikoloğa gitsem sorun yaşar mıyım acaba galiba bir uzmandan destek almadıkca muhtemelen bir 10 yıl daha böyle yaşıyacağım galiba.
Anladım hocam teşekkür ederim ergofobi konusunda daha cok dehb tanım olduğu icin ya yapamazsam korkusu var ve 9.sınıfın tamamında 10.sınıfın birinci döneminin bir kısmında meslek lisesinde makine bölümündeydim hem makine derslerinde hem teknik cizim derslerinde cok zorlanıyordum ve yapamiyordum o yüzden icimde böyle bir korku var iş konusunda internetten biraz araştırdım ama pek iş bulamadım açıkçası başvursam dahi işe gireceğim mechul aileden manevi desteği gectim maddi destek alamiyinca eğitim kariyerim gelecek hayallerim yatmış oluyor o yüzden okulla ile saatleri cakışmayacak part time işe bir de psikologdan destek almam gerektiği fark ettim ayrıca forumda DM acma varsa isterseniz yaşadığım şeyleri daha detaylı anlatabilirim.
ALCYONEUS
Uzman
- Katılım
- 18 Ağustos 2024
- Mesajlar
- 488
- Çözümler
- 2
- Beğeniler
- 246
Anladım hocam teşekkür ederim ayrıca ailemden gizli psikoloğa gitsem sorun yaşar mıyım acaba galiba bir uzmandan destek almadıkca muhtemelen bir 10 yıl daha böyle yaşıyacağım galiba.
Anladım hocam teşekkür ederim ergofobi konusunda daha cok dehb tanım olduğu icin ya yapamazsam korkusu var ve 9.sınıfın tamamında 10.sınıfın birinci döneminin bir kısmında meslek lisesinde makine bölümündeydim hem makine derslerinde hem teknik cizim derslerinde cok zorlanıyordum ve yapamiyordum o yüzden icimde böyle bir korku var iş konusunda internetten biraz araştırdım ama pek iş bulamadım açıkçası başvursam dahi işe gireceğim mechul aileden manevi desteği gectim maddi destek alamiyinca eğitim kariyerim gelecek hayallerim yatmış oluyor o yüzden okulla ile saatleri cakışmayacak part time işe bir de psikologdan destek almam gerektiği fark ettim ayrıca forumda DM acma varsa isterseniz yaşadığım şeyleri daha detaylı anlatabilirim.
Çok detaya gerek yok, zaten senin neden ergofobi sorununu yaşadığını düşündüğünü anlamaya başladım. Babam da senin gibi makine okuyordu mecburiyetten liseyi bitirdi ama hiçbir zaman o mesleği yapmadı. Çünkü insan her işi yapmayı isteyemez.
Ben meslek lisesi elektrik elektronik çıkışlıyım liseyi diğerlerine göre geç bitirdim benim dönem ortalamam lisede 38'e kadar düşmüştü sınıfta kalacaksın demişlerdi, babam özel dil eğitimi veren liseye göndermeyi düşünmeye başlamıştı. Elektronik sınavlarına girip ortalamamı 38'den 50'ye çekiyordum.
Elektrik dersi oluyordu tesisat çekiyorum kablo bir yerden beyaz giriyor orta tarafta yeşil oluyor çıkışı da kırmızıyla tamamlıyordu bomba gibi proje yapıyordum ve aldığım notlar da 50'nin üzerinde değildi. Liseyi 57 diploma puanı ile bitirdim öyle düşün.
Baktığımız zaman ben elektrik-elektronik alanında çalışamayacak, beceriksiz, hiçbir bilgisi olmayan, okumuş ama boş boş gidip gelmiş biriyim. Öte yandan itülü/yıldız teknikli hocaların ders verdiği üniversitede/yüksekokulda elektronik teknolojisini 3.08 ile bitirdim. Teorik bir proje hazırladım hoca projeyi beğendi o zamanlar TÜBİTAK staj için CV topluyordu sorumlu hoca benden CV'mi gönderebileceğimi, değerlendirilebilir bir aday olduğumu düşündü. Savunma sanayi stajımı ülkenin en ender fabrikasında yaptım " böyle stajyer bir daha buraya gelmez" dendi, çalışanlar kalmamı istedi, çeşitli sebeplerden dolayı devam edemedim. Bir Amerikan markasının Türkiye distribütöründe 3 ay çalıştım adamlar bana şirketin anahtarını ilk ay teslim ettiler sonrasında ben işi beğenemedim işten ayrıldım orası ayrı mesele ama şirket sahibi kalmaya ikna etmek için babamla bile görüştü öyle düşün.
Bunları anlattım ama kendimi övmek için anlatmadım yanlış anlaşılmak istemem birçoğu da zaten olumlu yönde ilerlemeyen ama çoğu insan için iyi denebilecek iş ve pozisyonlar, distribütörde kalsaydım uzun vadede müdürlüğe kadar ilerleyecektim ikinci aydan adam bana muhasebe, fuar vb. işleri de yaptırmaya başlamıştı. Lafın özü ne olduğun değil ne olmak istediğin önemlidir o makine bölümüne sen kendin mi gitmek istedin ailen mi göndermek istedi bilmiyorum ama beni o bölüme gönderseydiler muhtemelen 10.sınıfa gelmeden okuldan atılırdım. Kendim lisede elektrik elektronik okudum geç bitirdim, bazı dersler vardı o dersleri iki yıl alttan aldım lise bitmişti halen sınavlara giriyordum.
Senin anlattıklarından da anladım ki ergofobiye sahip olan sen değilsin benim, ben istemediği hayatı yaşamadığı zaman etrafa nefret kusan insanların istediği işte çalışmadığı zaman durumun psikolojisine vurmuş haliyim. Sendeki iş sorunu bendekinin 1/3'ü bile değil emin ol.
Sana tavsiyem hayatta en çok neye ilgiliysen ona yönel, bilgisayarları seviyorsan bilgisayar ile ilgili ürünlerin satışını yapan bir mağazada ya da bilgisayar servisinde çalışabilirsin, telefonlara ilgin varsa ona yönelebilirsin, haberleşme sistemlerine ilgin varsa haberleşmeci olabilirsin, zor bir ihtimal ama elektrik işlerini seviyorsan tesisat, pano işine girebilirsin.
Girersin de girersin iş bol millet zaten genç çalışan arıyor çalışacağın sektöre karşı ilgin olsun yeter çalışmaya karşı isteksizliğin kalmaz, yaşına göre şirketin vereceği para da iyiyse zaten tadından yenmez. Varsın 18'den sonra aile maddi desteği kessin şirket sana bakar, var öyle çalışanı beğenip yanında tutmaya çalışanlar.
Part-time dediğin garsonluk falansa denenebilir ama part-time işlerin de genelde çalışanları sıkıntılı oluyor yapabilirsen devam ettirirsin faydası olur.
Aileden maddi desteği öyle çok almana gerek yok part-time iş bulabilirsen bir ya da iki gün çalışsan bile zaten test kitabı almaya paran yeter elinde de telefon vardır abi git kütüphaneye kimse sana " niye geldin, ne için geldin?" demiyor internet zaten sınırsız git çalış dayı kimsenin düşünceleri, kimsenin fikirleri senden önemli değil.
Ailemle düne kadar memuriyet için tartışıyordum onlar olacaksın ben olmayacağım diyordum benim tek sözümle tartışma kesildi istedikleri kadar seninle tartışsın, küssün, paranı vermesin ya hadi bunları geçtim en kötü senaryoyu düşünelim şiddet uygulasınlar sen istemedikten sonra kendilerinin dediği olmayacak ki.
Hayat senin hayatın tercihlerini sen kendin yapacaksın sonuçta her koyun kendi bacağından asılır, sana tavsiyem rollo May'in kendini arayan insan adlı kitabı var kişinin kendi benliğini bulabilmesi ile ilgili bilgileri içeriyor.
İrade ve alışkanlıklar ile ilgili james clear atomik alışkanlıklar kitabı var bunu da tavsiye ederim eğer satın alamıyorsan internetten kaçak pdflerini bul indir senin durumunda çıkıp da kimse "niye kaçak kitap okuyorsun diyemez seni düzeltecek ve faydası olacaksa oku gitsin ".
Benzer konular
- Mesaj
- 20
- Görüntüleme
- 485