DeadlyMania7 118

Seçkin
Katılım
16 Ocak 2024
Mesajlar
5.507
Çözümler
40
Beğeniler
6.597
Yer
Cehennemin dibi
YKS 2025'e girip mezuna bırakmıştım, bu sene 2 senelik elektrik okuyacağım umarım. İlk senenin başından itibaren derslerle paralel DGS çalışmayı ve DGS ile 4 senelik elektrik Elektronik Mühendisliği'ne tamamlamayı hedefliyorum. DGS sistemi nasıl işler, neler vardır, ne sorulur, ne yapmam daha mantıklı? Giren, gören bilen varsa aydınlatırsa sevinirim.

Ayrıca 4 seneye tamamlamak gerekli mi? Şu an 19 yaşındayım mezun senemden dolayı mühendisliğe tamamlarsam yaşım çok geçecekmiş gibi geliyor.
 
Puan tutsa zaten gideceğim sıralama olarak 300 bin barajına takılıyorum.
DGS ile gectiginde 1.siniftan baslama olayi vardi galiba her dersi kabul etmiyorlarmis. Ondan dolwyi diyorum. Bence 2 yillik bitir memur ol sonra muhendislikten devam edersin bence. Sahsen atanirsam muhendisligi bitirecem icimde kalmasin. xD
 
Hakkında hayırlısı olsun. Direkt olarak 4 yıllık istediğin bir bölüme yerleşemiyorsan bence DGS mantıklı bir seçenek. Şahsen ben de mezuna bırakmış ve takip eden senede de istediğim bölümü tekrar tutturamamıştım. Bu yüzden DGS'ye yöneldim ve mantıklı bir seçenek olduğunu düşünüyorum. Bahsettiğim yıllar 2014-2015, o zamandan şimdiye sistem değişti mi bilmiyorum fakat şunu rahatlıkla söyleyebilirim:

Tercih edeceğin 2 yıllık okulda veya bölümde gerçekten hedeflerini başarmak istiyorsan derslerde not tutmaktan ve sınavlarına çalışmaktan asla kendini alıkoymamalısın. 2 yıllık okumaya gelen çoğu öğrencinin sadece "Okudun mu?" sorusuna "Evet." demek için orada olduğunu fark edebilirsin. Bu ortamda sen kendi hedeflerinden şaşmayıp derslerine odaklanmalısın çünkü öyle bir ortam olabiliyor ki "Amaaaan, herkes aynı kafada." deyip salıp gidenleri de gördüm.

Eğer gerçekten 2 yıllık okulda dersi derste dinleyip vize/final haftalarında kendini 2 hafta eve kapatıp hayvan gibi sınavlarına asılırsan muhakkak okul birinciliğine oynayabilirsin. Eskiden okul birinciliği DGS sınav sonucuna ek bir puan katkısı yapıyordu diye hatırlıyorum. Şimdilerde bu olmayabilir, bunu araştırman gerekiyor.

2 yıllığı bitirirken gerçekten hiç zorlanacağını düşünmüyorum. Dersi derste dinle, notlarının hepsini eksiksiz defterine tut, sınav zamanlarında 2 hafta eve kapan. KURAL BU! Kalan zamanlarda ise sen de herkese katılıp istediğin goygoy muhabbetlerine katıl, takıl, hayatı yaşa!

DGS konusuna gelirsek, bizim zamanımızda sınav 60 Türkçe ve 60 Matematik sorusundan oluşuyordu. Türkçe ağırlıklı olarak tabii ki paragrafta, cümlede ve kelimede anlam, anlatım bozukluğu gibi konulardan oluşuyordu. Paragrafta anlam gerçekten çok zorlayıcı olabiliyor çünkü 60 Türkçe sorusu o kadar uzun ki kimi sorular neredeyse tek bir sayfadan oluşuyor. Bu yüzden Türkçe sınavına değil de kitap okumaya gelmişsin gibi bir sınav. Zaten önüne DGS kitapçığı konduğunda kitapçığın kalınlığından neyle karşılaşacağını anlıyorsun.

Bu zamana kadar kitap okumadıysan veya yeterli Türkçe denemesi çözmediysen bu konunun da üzerinde durman gerekiyor çünkü muhtemelen 35. sorudan sonra beyninin başka diyarlara uçup gittiğini, yeni sorulara odaklanamamaya başladığını fark edeceksin. Bu an çok korkutucu olacak çünkü geride kalan 25 soru babaçko bir şekilde seni beklemeye devam ediyor olacak.

Matematik konusuna gelirsek, yine benim dönemimde MAT-2 konuları, yani türev-integral gibi konular yoktu. Polinomlar falan da yoktu diye hatırlıyorum. Bilinmeyenli denklemler veya faktöriyel soruları zorlayıcı sorular olarak kabul edilirdi çünkü matematikte de mantığa dayalı, problem çözmeye odaklı sorular yer alıyordu. Tabii ki matematiğin belli başlı kurallarını bilmen gerekiyor. Türev-integral yok diye rahatlanmamalı. Matematik soruları da yine Türkçe gibi uzun uzun problem sorularından oluşuyor.

Kısacası kendini bu tempoya tamamen hazırlamalısın! DGS asla ama asla son 3 ayda, 6 ayda veya 9 ayda hazırlanılacak bir sınav değildir. Sınav uzaktan bakınca kolay gözükür fakat o sıraya oturduğunda çok zorlaşır.

Okulla beraber en başından beri DGS için ciddi bir hazırlık sürecinden geçmen gerekiyor. En azından kendini bu sınavın 120 sorusuna ve zaman yönetimine çok alıştırman, ciddi pratik yapıp bolca kendini aynı türde test etmen gerekiyor.

Tüm bunlara dikkat edersen hem okulu birincilikle bitirirsin hem de 40 Türkçe net, 25 Matematik neti yaptıktan sonra muhtemelen giremediğin üniversitelere yerleşebildiğini rahatlıkla göreceksin.

Bahsettiğim şeylerin üzerinden 10 yıl geçti. Bu konuyu yine de dikkatlice araştırmalısın. Neler değişti veya değişmedi, bilemiyorum.

Hakkında hayırlısı olsun. Gerçekten istediğin zaman İTÜ'ye bile girebilirsin! :D

Edit: DGS açıklandığında sen üniversite tercihlerini yaparken diğer arkadaşların üniversiteye başlamış olacak. Yani DGS'de tercihler geç bir zamana kalıyor ve yerleştirmeler üniversiteler açıldığında başlıyordu. Ben üniversiteye yerleştiğimde okul başlayalı 1 ay olmuştu ve ben başladıktan 1 hafta sonra ilk vizelerime girmiştim. Bu kısım açıkçası ilk aylarda zorlu geçiyor!

2 yılı bitirdim, 4 seneliğe girdiğimde 2 yıl daha okuyacağım ve bitecek şeklinde düşünmemelisin. Çünkü bu tamamen yerleştiğin 4 yıllık bölümün daha önceki 2 yıllıktan kaç dersi sayıp saymayacağına bağlı.

En azından garanti olarak Tarih, Edebiyat gibi mecburi dersleri sayıyorlardı. Diğer derslerin de tercih ettiğin bölümde aynı isimle, aynı müfredatla ve aynı krediyle yer alıyorsa muhtemelen sayacaklardır. Okulun denklik verip vermemesine bağlı olarak saymama ihtimalleri de olabilir. Bu, bölümden bölüme veya okuldan okula çok değişecek bir şey.

Muhtemelen kesin olarak 4 yıl daha okuma süresi çıkmaz. En kötü ihtimalle hiçbir şey doğru dürüst sayılmazsa 3,5 senelik bir yolculuk da çıkabilir. Okuduğun bölüm ile yerleştiğin bölüm gerçekten alakalı olmalı zaten, aksi türlü tercih edilemiyordu diye hatırlıyorum.

Eğer İngilizce bir bölüme yerleşirsen muhtemelen hiçbir dersini saymayacaklar, buna hazırlıklı ol. Yine de Edebiyat, Tarih falan sayılabilir. Türkçeden Türkçeye geçersen en iyi ihtimal ve şansla 2,5 yıllık bir macera daha seni bekliyor olacak. Buralar gerçekten belirsiz.
 
Son düzenleme:
Hakkında hayırlısı olsun. Direkt olarak 4 yıllık istediğin bir bölüme yerleşemiyorsan eğer bence DGS mantıklı bir seçenek. Şahsen ben de mezuna bırakmış ve takip eden senede de istediğim bölümü tekrar tutturamamıştım. Bu yüzden DGS'ye yöneldim ve mantıklı bir şey olduğunu düşünüyorum. Bahsettiğim seneler 2014-15 yılları, o zamandan şimdiye sistem değişti mi bilmiyorum fakat şunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Tercih edeceğin 2 yıllık okulda veya bölümde gerçekten ama gerçekten hedeflerini başarmak istiyorsan okulda derslerini not tutmak ve sınavlarına çalışmaktan asla kendini alıkoymamalısın. 2 yıllık okumaya gelen çoğu öğrencinin sadece "okudun mu?" sorusuna "evet" demek için orada olacağını fark edebilirsin. Bu ortamda sen kendi hedeflerinden şaşmayıp derslerine odaklanmalısın çünkü öyle bir ortam olabiliyor ki "amaaaan herkes aynı kafada" deyip salıp gidenleri de gördüm. Eğer gerçekten 2 yıllık okulda dersi derste dinleyip vize/final haftalarında kendi 2 hafta eve kapatıp hayvan gibi sınavlarına asılırsan muhakkak ki okul birinciliğine oynayabilirsin. Eskiden okul birinciliği DGS sınav sonucuna ek bir puan katkısı yapıyordu diye hatırlıyorum, şimdilerde bu olmayabilir, bunu araştırman gerekiyor. 2 yıllığı bitirirken gerçekten hiç zorlanacağını düşünmüyorum, dersi derste dinle - notlarının hepsini eksiksiz defterine tut - sınav zamanlarında 2 hafta eve kapan - KURAL BU! Kalan zamanlarda ise sen de herkese katılıp istediğin goy goy muhabbetlerine katıl-takıl-hayatı yaşa!

DGS konusuna gelirsek bizim zamanımızda sınav 60 Türkçe - 60 Matematik sorusundan oluşuyordu. Türkçe ağırlıklı olarak tabii ki paragrafta, cümle, kelimede anlam - anlatım bozukluğu gibi konulardan oluşuyordu ki paragrafta anlam gerçekten çok zorlayıcı olabiliyor çünkü 60 Türkçe sorusu o kadar uzun ki kimi sorular tek bir sayfadan oluşuyor, bu yüzden Türkçe sınavına değil de kitap okumaya gelmişsin gibi bir sınav. Zaten önüne DGS kitapçığı konduğunda kitapçığın kalınlığından neyle karşılacağını anlıyorsun.
Bu zamana kadar kitap okumadıysan veya yeterli Türkçe denemesi çözmediysen bu konunun da üzerinde durman gerekiyor çünkü muhtemelen 35. sorudan sonra beyninin başka diyarlara uçup gittiğini, yeni sorulara odaklanamamaya başladığını fark edeceksin ki bu an çok korkutucu olacak, geride kalan 30 soru babaçko bir şekilde seni beklemeye devam ediyor olacak.
Matematik konusuna gelirse de yine benim dönemimde MAT-2 konuları yani türev-integral gibi konular yoktu, polinomlar falan yoktu diye hatırlıyorum. Bilinmeyenli denklemler falan en zorlayıcı sorular veya faktöriyel soruları falan zorlayıcı sorular olarak kabul edilir ki çünkü yine söz konusu matematikte mantığı dayalı, problem çözmeye odaklı sorular yer alıyor, tabii ki de matematiğin belli başlı kurallarını bilmen gerekiyor, türev-integral yok diye rahatlanmamalı. Matematik soruları da yine Türkçe gibi uzun uzun problem sorulardan oluşuyor.

Kısacası kendini bu tempoya tamamen hazırlamalısın! DGS asla ama asla son 3 ayda, 6 ayda veya 9 ayda hazırlanılacak bir sınav değildir. Sınav uzaktan bakınca kolay gözükür fakat o sıraya oturduğunuzda çok zorlaşır.
Okul ile beraber en başından beri DGS için ciddi bir hazırlık sürecinden geçmen gerekiyor; en azından kendini bu sınavın 120 sorusuna ve zaman yönetimine çok çok alıştırman ve ciddi pratik yapıp bolca kendini aynı türde test etmen gerekiyor.

Tüm bunlara dikkat edersen hem okulu birincilikle bitirirsin hem de 40 Türkçe net, 25 Matematik neti yaptıktan sonra muhtemelen giremediğin üniversitelere yerleştirilebilir olduğunu rahatlıkla göreceksin.
Bahsettiğim şeylerin üzerinden 10 sene geçti; bu konuyu yine de dikkatlice araştırmalısın. Neler değişti veya değişmedi bilemiyorum.
Hakkında hayırlısı olsun.
Gerçekten istediğin zaman İTÜ'ye bile girebilirsin! :D

Bayağı aydınlatıcı oldu hocam teşekkürler soru detaylarına bir daha bakayım. Dersi derste dinleyip sonradan tuttuğum notlarla çalışacağım o zaten kafada var bunun yanına okulun başından beri ysni 2 sene aralıksız DGS çalışırsam olur gibi. YKS de aile faktörüm mental sağlığımı yok ettiği için çalışamamıştım ama bu 2 senede aile evinden uzaklaşabilirsem DGS'ye YKS'den daha sıkı çalışabilirim.
Son olarak DGS kontenjanları çok sınırlı oluyor diyorlardı doğru mudur?
 
Bayağı aydınlatıcı oldu hocam teşekkürler soru detaylarına bir daha bakayım. Dersi derste dinleyip sonradan tuttuğum notlarla çalışacağım o zaten kafada var bunun yanına okulun başından beri ysni 2 sene aralıksız DGS çalışırsam olur gibi. YKS de aile faktörüm mental sağlığımı yok ettiği için çalışamamıştım ama bu 2 senede aile evinden uzaklaşabilirsem DGS'ye YKS'den daha sıkı çalışabilirim.
Son olarak DGS kontenjanları çok sınırlı oluyor diyorlardı doğru mudur?
Tabi kontenjan gerçekten çok kısıtlı hele ki iyi üniversitelerde kontenjan bazen sadece 1 kişi olabiliyordu. Buna da dikkat etmekte fayda var.
 
DGS ile ilgili başlık görünce DSG şanzıman zannediyorum hep. 😅

Muhakkak tamamlamanı öneriyorum bu arada. Bu şekilde mühendis olan arkadaşlarım var yıllar öncesinden, iki yıllık üniversitelerden sonra. Ama kolay olmadığını belirtirlerdi hep, çabalaman çok önemli. Pes etmemen lazım. Pes edip bırakan tanıdıklarım da var DGS ile geçiş yaptıktan sonra.
 
YKS 2025'e girip mezuna bırakmıştım, bu sene 2 senelik elektrik okuyacağım umarım. İlk senenin başından itibaren derslerle paralel DGS çalışmayı ve DGS ile 4 senelik elektrik Elektronik Mühendisliği'ne tamamlamayı hedefliyorum. DGS sistemi nasıl işler, neler vardır, ne sorulur, ne yapmam daha mantıklı? Giren, gören bilen varsa aydınlatırsa sevinirim.

Ayrıca 4 seneye tamamlamak gerekli mi? Şu an 19 yaşındayım mezun senemden dolayı mühendisliğe tamamlarsam yaşım çok geçecekmiş gibi geliyor.
Geçen senenin yerleştirme sonuçları var, bakabilirsiniz. 1-2 bazı üniversitede 3-5 kontenjan oluyor. Puanlara da dikkat ederseniz minimum bir 300 puan civarı almak lazım istediğiniz bölüm için. Puan olarak da kabaca önlisansta 3.00 ortalama yapıp DGS sayısal sözel kısımdan da 50'şer sorudan 30'ar net yapsanız 300 puan yapar. Türkçe ve matematik hariç bir şey sorulmadığı için bence gayet kolay sınav.
 
DGS ile ilgili başlık görünce DSG şanzıman zannediyorum hep. 😅

Muhakkak tamamlamanı öneriyorum bu arada. Bu şekilde mühendis olan arkadaşlarım var yıllar öncesinden, iki yıllık üniversitelerden sonra. Ama kolay olmadığını belirtirlerdi hep, çabalaman çok önemli. Pes etmemen lazım. Pes edip bırakan tanıdıklarım da var DGS ile geçiş yaptıktan sonra.

Hocam dediğim gibi aile faktörü azalırsa yaparım kesinlikle kendime güvenim tam. Sadece ne çalışmam gerek onları öğrenmem lazım. TYT gibi mi çıkıyor sorular AYT gibi mi hangi dersten ne var.

Geçen senenin yerleştirme sonuçları var, bakabilirsiniz. 1-2 bazı üniversitede 3-5 kontenjan oluyor. Puanlara da dikkat ederseniz minimum bir 300 puan civarı almak lazım istediğiniz bölüm için. Puan olarak da kabaca önlisansta 3.00 ortalama yapıp DGS sayısal sözel kısımdan da 50'şer sorudan 30'ar net yapsanız 300 puan yapar. Türkçe ve matematik hariç bir şey sorulmadığı için bence gayet kolay sınav.

2 sene boyunca bölüm dersleri ile paralel çalışılırsa yapılır o zaman.