DeadlyMania7 56

Bilgin
Katılım
16 Ocak 2024
Mesajlar
5.067
Çözümler
35
Beğeniler
6.386
Yer
Cehennemin dibi
YKS 2025'e girip mezuna bırakmıştım, bu sene 2 senelik elektrik okuyacağım umarım. İlk senenin başından itibaren derslerle paralel DGS çalışmayı ve DGS ile 4 senelik elektrik Elektronik Mühendisliği'ne tamamlamayı hedefliyorum. DGS sistemi nasıl işler, neler vardır, ne sorulur, ne yapmam daha mantıklı? Giren, gören bilen varsa aydınlatırsa sevinirim.

Ayrıca 4 seneye tamamlamak gerekli mi? Şu an 19 yaşındayım mezun senemden dolayı mühendisliğe tamamlarsam yaşım çok geçecekmiş gibi geliyor.
 
Puan tutsa zaten gideceğim sıralama olarak 300 bin barajına takılıyorum.
DGS ile gectiginde 1.siniftan baslama olayi vardi galiba her dersi kabul etmiyorlarmis. Ondan dolwyi diyorum. Bence 2 yillik bitir memur ol sonra muhendislikten devam edersin bence. Sahsen atanirsam muhendisligi bitirecem icimde kalmasin. xD
 
Hakkında hayırlısı olsun. Direkt olarak 4 yıllık istediğin bir bölüme yerleşemiyorsan eğer bence DGS mantıklı bir seçenek. Şahsen ben de mezuna bırakmış ve takip eden senede de istediğim bölümü tekrar tutturamamıştım. Bu yüzden DGS'ye yöneldim ve mantıklı bir şey olduğunu düşünüyorum. Bahsettiğim seneler 2014-15 yılları, o zamandan şimdiye sistem değişti mi bilmiyorum fakat şunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Tercih edeceğin 2 yıllık okulda veya bölümde gerçekten ama gerçekten hedeflerini başarmak istiyorsan okulda derslerini not tutmak ve sınavlarına çalışmaktan asla kendini alıkoymamalısın. 2 yıllık okumaya gelen çoğu öğrencinin sadece "okudun mu?" sorusuna "evet" demek için orada olacağını fark edebilirsin. Bu ortamda sen kendi hedeflerinden şaşmayıp derslerine odaklanmalısın çünkü öyle bir ortam olabiliyor ki "amaaaan herkes aynı kafada" deyip salıp gidenleri de gördüm. Eğer gerçekten 2 yıllık okulda dersi derste dinleyip vize/final haftalarında kendi 2 hafta eve kapatıp hayvan gibi sınavlarına asılırsan muhakkak ki okul birinciliğine oynayabilirsin. Eskiden okul birinciliği DGS sınav sonucuna ek bir puan katkısı yapıyordu diye hatırlıyorum, şimdilerde bu olmayabilir, bunu araştırman gerekiyor. 2 yıllığı bitirirken gerçekten hiç zorlanacağını düşünmüyorum, dersi derste dinle - notlarının hepsini eksiksiz defterine tut - sınav zamanlarında 2 hafta eve kapan - KURAL BU! Kalan zamanlarda ise sen de herkese katılıp istediğin goy goy muhabbetlerine katıl-takıl-hayatı yaşa!

DGS konusuna gelirsek bizim zamanımızda sınav 60 Türkçe - 60 Matematik sorusundan oluşuyordu. Türkçe ağırlıklı olarak tabii ki paragrafta, cümle, kelimede anlam - anlatım bozukluğu gibi konulardan oluşuyordu ki paragrafta anlam gerçekten çok zorlayıcı olabiliyor çünkü 60 Türkçe sorusu o kadar uzun ki kimi sorular tek bir sayfadan oluşuyor, bu yüzden Türkçe sınavına değil de kitap okumaya gelmişsin gibi bir sınav. Zaten önüne DGS kitapçığı konduğunda kitapçığın kalınlığından neyle karşılacağını anlıyorsun.
Bu zamana kadar kitap okumadıysan veya yeterli Türkçe denemesi çözmediysen bu konunun da üzerinde durman gerekiyor çünkü muhtemelen 35. sorudan sonra beyninin başka diyarlara uçup gittiğini, yeni sorulara odaklanamamaya başladığını fark edeceksin ki bu an çok korkutucu olacak, geride kalan 30 soru babaçko bir şekilde seni beklemeye devam ediyor olacak.
Matematik konusuna gelirse de yine benim dönemimde MAT-2 konuları yani türev-integral gibi konular yoktu, polinomlar falan yoktu diye hatırlıyorum. Bilinmeyenli denklemler falan en zorlayıcı sorular veya faktöriyel soruları falan zorlayıcı sorular olarak kabul edilir ki çünkü yine söz konusu matematikte mantığı dayalı, problem çözmeye odaklı sorular yer alıyor, tabii ki de matematiğin belli başlı kurallarını bilmen gerekiyor, türev-integral yok diye rahatlanmamalı. Matematik soruları da yine Türkçe gibi uzun uzun problem sorulardan oluşuyor.

Kısacası kendini bu tempoya tamamen hazırlamalısın!DGS asla ama asla son 3 ayda, 6 ayda veya 9 ayda hazırlanılacak bir sınav değildir. Sınav uzaktan bakınca kolay gözükür fakat o sıraya oturduğunuzda çok zorlaşır.
Okul ile beraber en başından beri DGS için ciddi bir hazırlık sürecinden geçmen gerekiyor; en azından kendini bu sınavın 120 sorusuna ve zaman yönetimine çok çok alıştırman ve ciddi pratik yapıp bolca kendini aynı türde test etmen gerekiyor.

Tüm bunlara dikkat edersen hem okulu birincilikle bitirirsin hem de 40 Türkçe net, 25 Matematik neti yaptıktan sonra muhtemelen giremediğin üniversitelere yerleştirilebilir olduğunu rahatlıkla göreceksin.
Bahsettiğim şeylerin üzerinden 10 sene geçti; bu konuyu yine de dikkatlice araştırmalısın. Neler değişti veya değişmedi bilemiyorum.
Hakkında hayırlısı olsun.
Gerçekten istediğin zaman İTÜ'ye bile girebilirsin! :D

Edit; DGS açıkladığında sen üniversite tercihlerini yaparken diğer arkadaşların üniversiteye başlamış olacak. Yani DGS'de tercihler geç bir zamana kalıyor ve yerleştirmede üniversiteler açıldığında başlıyordu. Ben üniversiteye yerleştiğimde okul başlayalı 1 ay olmuştu ve ben başladıktan 1 hafta sonra ilk vizelerime girmiştim. - Bu kısım açıkcası ilk aylarda zorlu geçiyor !

2 Yıl bitirdim, 4 seneliğe girdiğimde 2 yıl daha okuyacam ve bitecek şeklinde düşünmemelisin. Çünkü bu tamamen yerleştiğin 4 yıllık bölümün daha önceki 2 yıllıktan kaç ders sayıp saymayacağına bağlı. En azından garanti olarak Tarih, Edebiyat gibi gibi mecburi dersleri sayıyorlardı. Diğer derslerinde hem aynı ders tercih ettiğin bölümde aynı isimle, aynı müfredat ve aynı kredi ile yer alıyorsa muhtemelen sayacaklardır. Okulun denklik verip vermemesine bağlı olarak saymamazlıkta yapabilirler bu bölümden bölüme veya okuldan okula çok değişecek bir şey. Muhtemelen kesin olarak 4 yıl daha okuma süresi çıkmaz en kötü ihtimalle hiç bir şey doğru dürüst sayılmazsa 3.5 sene'lik bir yolculukta çıkabilir. Okuduğun bölüm ve yerleştiğin bölüm gerçekten alakalı olmalı zaten aksi türlü tercih edilemiyordu diye hatırlıyorum. Eğer İngilizce bölüme yerleşirsen muhtemelen hiç bir dersini saymayacaklar buna hazırlıklı ol (yine de Edebiyat, Tarih falan sayılabilir). Türkçe'den - Türkçe'ye geçersen en iyi ihtimal ve şansla 2.5 yıllık bir macera daha seni bekliyor olacak. Buralar gerçekten belirsiz.
 
Son düzenleme:
Hakkında hayırlısı olsun. Direkt olarak 4 yıllık istediğin bir bölüme yerleşemiyorsan eğer bence DGS mantıklı bir seçenek. Şahsen ben de mezuna bırakmış ve takip eden senede de istediğim bölümü tekrar tutturamamıştım. Bu yüzden DGS'ye yöneldim ve mantıklı bir şey olduğunu düşünüyorum. Bahsettiğim seneler 2014-15 yılları, o zamandan şimdiye sistem değişti mi bilmiyorum fakat şunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Tercih edeceğin 2 yıllık okulda veya bölümde gerçekten ama gerçekten hedeflerini başarmak istiyorsan okulda derslerini not tutmak ve sınavlarına çalışmaktan asla kendini alıkoymamalısın. 2 yıllık okumaya gelen çoğu öğrencinin sadece "okudun mu?" sorusuna "evet" demek için orada olacağını fark edebilirsin. Bu ortamda sen kendi hedeflerinden şaşmayıp derslerine odaklanmalısın çünkü öyle bir ortam olabiliyor ki "amaaaan herkes aynı kafada" deyip salıp gidenleri de gördüm. Eğer gerçekten 2 yıllık okulda dersi derste dinleyip vize/final haftalarında kendi 2 hafta eve kapatıp hayvan gibi sınavlarına asılırsan muhakkak ki okul birinciliğine oynayabilirsin. Eskiden okul birinciliği DGS sınav sonucuna ek bir puan katkısı yapıyordu diye hatırlıyorum, şimdilerde bu olmayabilir, bunu araştırman gerekiyor. 2 yıllığı bitirirken gerçekten hiç zorlanacağını düşünmüyorum, dersi derste dinle - notlarının hepsini eksiksiz defterine tut - sınav zamanlarında 2 hafta eve kapan - KURAL BU! Kalan zamanlarda ise sen de herkese katılıp istediğin goy goy muhabbetlerine katıl-takıl-hayatı yaşa!

DGS konusuna gelirsek bizim zamanımızda sınav 60 Türkçe - 60 Matematik sorusundan oluşuyordu. Türkçe ağırlıklı olarak tabii ki paragrafta, cümle, kelimede anlam - anlatım bozukluğu gibi konulardan oluşuyordu ki paragrafta anlam gerçekten çok zorlayıcı olabiliyor çünkü 60 Türkçe sorusu o kadar uzun ki kimi sorular tek bir sayfadan oluşuyor, bu yüzden Türkçe sınavına değil de kitap okumaya gelmişsin gibi bir sınav. Zaten önüne DGS kitapçığı konduğunda kitapçığın kalınlığından neyle karşılacağını anlıyorsun.
Bu zamana kadar kitap okumadıysan veya yeterli Türkçe denemesi çözmediysen bu konunun da üzerinde durman gerekiyor çünkü muhtemelen 35. sorudan sonra beyninin başka diyarlara uçup gittiğini, yeni sorulara odaklanamamaya başladığını fark edeceksin ki bu an çok korkutucu olacak, geride kalan 30 soru babaçko bir şekilde seni beklemeye devam ediyor olacak.
Matematik konusuna gelirse de yine benim dönemimde MAT-2 konuları yani türev-integral gibi konular yoktu, polinomlar falan yoktu diye hatırlıyorum. Bilinmeyenli denklemler falan en zorlayıcı sorular veya faktöriyel soruları falan zorlayıcı sorular olarak kabul edilir ki çünkü yine söz konusu matematikte mantığı dayalı, problem çözmeye odaklı sorular yer alıyor, tabii ki de matematiğin belli başlı kurallarını bilmen gerekiyor, türev-integral yok diye rahatlanmamalı. Matematik soruları da yine Türkçe gibi uzun uzun problem sorulardan oluşuyor.

Kısacası kendini bu tempoya tamamen hazırlamalısın! DGS asla ama asla son 3 ayda, 6 ayda veya 9 ayda hazırlanılacak bir sınav değildir. Sınav uzaktan bakınca kolay gözükür fakat o sıraya oturduğunuzda çok zorlaşır.
Okul ile beraber en başından beri DGS için ciddi bir hazırlık sürecinden geçmen gerekiyor; en azından kendini bu sınavın 120 sorusuna ve zaman yönetimine çok çok alıştırman ve ciddi pratik yapıp bolca kendini aynı türde test etmen gerekiyor.

Tüm bunlara dikkat edersen hem okulu birincilikle bitirirsin hem de 40 Türkçe net, 25 Matematik neti yaptıktan sonra muhtemelen giremediğin üniversitelere yerleştirilebilir olduğunu rahatlıkla göreceksin.
Bahsettiğim şeylerin üzerinden 10 sene geçti; bu konuyu yine de dikkatlice araştırmalısın. Neler değişti veya değişmedi bilemiyorum.
Hakkında hayırlısı olsun.
Gerçekten istediğin zaman İTÜ'ye bile girebilirsin! :D

Bayağı aydınlatıcı oldu hocam teşekkürler soru detaylarına bir daha bakayım. Dersi derste dinleyip sonradan tuttuğum notlarla çalışacağım o zaten kafada var bunun yanına okulun başından beri ysni 2 sene aralıksız DGS çalışırsam olur gibi. YKS de aile faktörüm mental sağlığımı yok ettiği için çalışamamıştım ama bu 2 senede aile evinden uzaklaşabilirsem DGS'ye YKS'den daha sıkı çalışabilirim.
Son olarak DGS kontenjanları çok sınırlı oluyor diyorlardı doğru mudur?
 
Bayağı aydınlatıcı oldu hocam teşekkürler soru detaylarına bir daha bakayım. Dersi derste dinleyip sonradan tuttuğum notlarla çalışacağım o zaten kafada var bunun yanına okulun başından beri ysni 2 sene aralıksız DGS çalışırsam olur gibi. YKS de aile faktörüm mental sağlığımı yok ettiği için çalışamamıştım ama bu 2 senede aile evinden uzaklaşabilirsem DGS'ye YKS'den daha sıkı çalışabilirim.
Son olarak DGS kontenjanları çok sınırlı oluyor diyorlardı doğru mudur?
Tabi kontenjan gerçekten çok kısıtlı hele ki iyi üniversitelerde kontenjan bazen sadece 1 kişi olabiliyordu. Buna da dikkat etmekte fayda var.
 
DGS ile ilgili başlık görünce DSG şanzıman zannediyorum hep. 😅

Muhakkak tamamlamanı öneriyorum bu arada. Bu şekilde mühendis olan arkadaşlarım var yıllar öncesinden, iki yıllık üniversitelerden sonra. Ama kolay olmadığını belirtirlerdi hep, çabalaman çok önemli. Pes etmemen lazım. Pes edip bırakan tanıdıklarım da var DGS ile geçiş yaptıktan sonra.
 
YKS 2025'e girip mezuna bırakmıştım, bu sene 2 senelik elektrik okuyacağım umarım. İlk senenin başından itibaren derslerle paralel DGS çalışmayı ve DGS ile 4 senelik elektrik Elektronik Mühendisliği'ne tamamlamayı hedefliyorum. DGS sistemi nasıl işler, neler vardır, ne sorulur, ne yapmam daha mantıklı? Giren, gören bilen varsa aydınlatırsa sevinirim.

Ayrıca 4 seneye tamamlamak gerekli mi? Şu an 19 yaşındayım mezun senemden dolayı mühendisliğe tamamlarsam yaşım çok geçecekmiş gibi geliyor.
Geçen senenin yerleştirme sonuçları var, bakabilirsiniz. 1-2 bazı üniversitede 3-5 kontenjan oluyor. Puanlara da dikkat ederseniz minimum bir 300 puan civarı almak lazım istediğiniz bölüm için. Puan olarak da kabaca önlisansta 3.00 ortalama yapıp DGS sayısal sözel kısımdan da 50'şer sorudan 30'ar net yapsanız 300 puan yapar. Türkçe ve matematik hariç bir şey sorulmadığı için bence gayet kolay sınav.
 
DGS ile ilgili başlık görünce DSG şanzıman zannediyorum hep. 😅

Muhakkak tamamlamanı öneriyorum bu arada. Bu şekilde mühendis olan arkadaşlarım var yıllar öncesinden, iki yıllık üniversitelerden sonra. Ama kolay olmadığını belirtirlerdi hep, çabalaman çok önemli. Pes etmemen lazım. Pes edip bırakan tanıdıklarım da var DGS ile geçiş yaptıktan sonra.

Hocam dediğim gibi aile faktörü azalırsa yaparım kesinlikle kendime güvenim tam. Sadece ne çalışmam gerek onları öğrenmem lazım. TYT gibi mi çıkıyor sorular AYT gibi mi hangi dersten ne var.

Geçen senenin yerleştirme sonuçları var, bakabilirsiniz. 1-2 bazı üniversitede 3-5 kontenjan oluyor. Puanlara da dikkat ederseniz minimum bir 300 puan civarı almak lazım istediğiniz bölüm için. Puan olarak da kabaca önlisansta 3.00 ortalama yapıp DGS sayısal sözel kısımdan da 50'şer sorudan 30'ar net yapsanız 300 puan yapar. Türkçe ve matematik hariç bir şey sorulmadığı için bence gayet kolay sınav.

2 sene boyunca bölüm dersleri ile paralel çalışılırsa yapılır o zaman.