ABD’deki federal güvenlik sorumluları, Cuma günü yaptıkları bir açıklamada, Tesla’dan, araçların önceki versiyonlara kıyasla çok daha yüksek hızlarda çalışmasına olanak tanıyan yeni ve tartışmalı Mad Max sürüş modu hakkında detaylı bilgi talep ettiklerini duyurdu. Bu gelişme, elektrikli araç devinin otonom sürüş teknolojisine yönelik süregelen resmi incelemelerin en son ve en dikkat çekici halkasını oluşturuyor. Tesla’nın Autopilot ve Tam Otonom Sürüş (FSD) gibi sistemleri, hem sundukları ileri teknolojiyle hem de güvenlik konusundaki soru işaretleri ve yaşanan kazalarla sürekli olarak kamuoyunun ve düzenleyici kurumların radarında kalmayı başardı.
Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), sosyal medyadaki raporların ve videoların, bu yeni modu kullanan Tesla araçlarının bulundukları yollardaki yasal olarak belirlenen hız sınırlarını bariz bir şekilde aşabildiğini göstermesinin ardından, bu oldukça agresif sürüş özelliği hakkında üreticiyle doğrudan temas halinde ek bilgi topladığını resmi olarak belirtti. Ajans, yaptığı açıklamada, her ne kadar otonom sürüş teknolojisi giderek gelişiyor olsa da, mevcut yasalara göre “direksiyon başındaki insanın, aracı tam olarak sürmekten ve yürürlükteki tüm trafik güvenliği yasalarına eksiksiz uymaktan tamamen sorumlu olduğunu” bir kez daha vurguladı. Bu önemli hatırlatma, otonom sürüş sistemlerinin yasal sorumluluğunun hala sürücüde olduğunun altını çiziyor.

Mad Max Modu Nedir? Daha Yüksek Hız, Daha Agresif Manevralar
Tesla’nın Tam Otonom Sürüş (FSD) beta yazılımının 14.1.2 güncellemesiyle kullanıcılara sunulan “Mad Max” modu, sistemin sürüş profili ayarları içinde yer alıyor. Bu mod, bir önceki en agresif ve dinamik ayar olan “Aceleci” (Hurry) moduna kıyasla kullanıcılara “daha yüksek hızlara ulaşma ve daha sık şerit değiştirme” imkanı sağlıyor. Bu mod, adını post-apokaliptik bir dünyada geçen ve yüksek hızlı, tehlikeli araç kovalamacalarıyla ünlü kült film serisinden alıyor. İsmiyle müsemma bir şekilde, sürüş karakterini çok daha dinamik, iddialı ve hatta bazılarına göre tehlikeli hale getirmeyi amaçlıyor. Ancak bu iddialı ve agresif sürüş tarzının, özellikle yoğun trafikte ve karmaşık yol koşullarında güvenlik sınırlarını fazlasıyla zorladığına dair ciddi endişeler de beraberinde geliyor. Sosyal medya kullanıcıları, araçlarının bu mod aktifken otoyollarda saatte 85 mile (yaklaşık 137 km/s) gibi yüksek hızlara ulaştığını ve bulundukları yoldaki hız sınırlarının saatte 15 milden (yaklaşık 24 km/s) daha fazla üzerine çıktığını gösteren çok sayıda video paylaştı. Bu durum, modun sadece potansiyel olarak tehlikeli olmakla kalmayıp, aynı zamanda sürücüleri açıkça yasa dışı davranışlara teşvik ettiğini de gösteriyor.
Bir Tesla meraklısı ve kullanıcısı, aracının Mad Max modunda yüksek hızlara ulaştığı anların görüntülerini paylaşarak sosyal medyada, “Mad Max modu gerçekten çılgınca” şeklinde bir yorum yaptı. “Aracınızı adeta bir spor araba gibi, çok daha atak ve agresif kullanıyor. Eğer bir yere yetişmek isterken geç kalıyorsanız, bu mod tam size göre.” Bu tür kullanıcı yorumları ve paylaşımlar, modun potansiyel tehlikelerini ve sürücüleri trafik kurallarını hiçe sayan davranışlara teşvik etme riskini daha da belirgin bir şekilde gözler önüne seriyor. Tesla şirketi, basın tarafından özellikle Mad Max modu hakkındaki yorum taleplerine henüz doğrudan ve detaylı bir yanıt vermedi. Ancak şirket, yakın zamanda bu özelliği “inanılmaz bir hızda trafik içinde adeta slalom yaparak hızlanıp ilerlerken aynı zamanda süper akıcı kalıyor” şeklinde öven ve tanımlayan bazı sosyal medya içeriklerini kendi resmi hesaplarından yeniden paylaştı. Bu durum, şirketin modun bu agresif doğasını kabul ettiğini ancak bunu olumsuz bir risk faktörü olarak değil, tam tersine arzu edilen ve olumlu bir performans özelliği olarak sunduğunu gösteriyor.

Genişleyen Soruşturma: FSD Teknolojisi ve Güvenlik İhlalleri Mercek Altında
Mad Max moduyla ilgili başlatılan bu yeni inceleme, aslında NHTSA’nın bu ayın başlarında Tesla’nın Tam Otonom Sürüş (FSD) teknolojisiyle donatılmış tam 2.9 milyon Tesla aracı hakkında başlattığı çok daha geniş kapsamlı ve ciddi soruşturmanın bir parçası olarak yürütülüyor. Ajans, FSD sistemi aktifken meydana geldiği iddia edilen ve kendisine raporlanan toplam 58 farklı trafik güvenliği ihlali vakasını detaylı bir şekilde inceliyor. Bu endişe verici raporlar arasında, maalesef 14 kaza ve bu kazalara bağlı 23 yaralanma vakası da bulunuyor. Soruşturma özellikle, Tesla araçlarının FSD modundayken kırmızı ışıkta geçtiği, şerit değiştirme manevraları sırasında aniden yanlış yöne saptığı ve demiryolu hemzemin geçitlerinde düzgün ve güvenli bir şekilde seyredemediği iddia edilen kritik olaylara odaklanıyor. NHTSA, yaptığı ön değerlendirmede, FSD sisteminin bazı durumlarda, trafik güvenliği yasalarını açıkça ihlal eden araç davranışlarına neden olduğunu resmi olarak belirtti. Bu ifade, ajansın FSD sisteminin mevcut haliyle ilgili ciddi güvenlik endişeleri taşıdığını ve sistemin henüz tam otonom olarak nitelendirilemeyeceğini düşündüğünü gösteriyor.
Artan Hukuki ve Düzenleyici Baskı: Tesla Zor Durumda
Bu soruşturma, Tesla’nın sürekli geliştirdiği ancak bir o kadar da tartışmalı olan otonom sürüş teknolojisine yönelik açılan en az altıncı resmi soruşturma olma özelliğini taşıyor. Şirket, özellikle son birkaç yıldır otonom sürüş sistemleriyle ilgili olarak giderek artan ve yoğunlaşan hukuki ve düzenleyici baskıyla karşı karşıya kalıyor. Tesla, yakın zamanda daha eski bir sürücü destek sistemi olan Autopilot sistemiyle ilgili olarak 2019 yılında Kaliforniya’da meydana gelen ve iki kişinin ölümüyle sonuçlanan iki ayrı kazaya ilişkin açılan davalarda mağdur aileleriyle uzlaşmaya varmıştı. Bu uzlaşmalar, şirketin potansiyel bir jüri yargılamasından ve olası daha büyük cezalardan kaçınma stratejisi olarak yorumlanmıştı. Ayrıca şirket, bu yılın Ağustos ayında Florida’da görülen yüksek profilli bir Autopilot davasını kaybetmiş ve mahkeme tarafından tam 240 milyon dolarlık rekor bir tazminata mahkum edilmişti.

Bu davaların olumsuz sonuçları ve halen devam eden çok sayıda soruşturma, Tesla’nın otonom sürüş konusundaki iddialarını, pazarlama stratejilerini ve en önemlisi bu sistemlerin gerçek dünyadaki performansını ve güvenliğini ciddi şekilde sorgulatan önemli gelişmeler olarak öne çıkıyor. Mad Max modu gibi agresif özellikleri içeren yazılım güncellemelerine yönelik bu son inceleme de, şirketin teknolojik sınırları zorlarken güvenlik standartlarını, etik sorumlulukları ve yasal düzenlemeleri ne ölçüde dikkate aldığı konusundaki hararetli tartışmaları daha da alevlendirecek gibi görünüyor. Hem düzenleyici kurumların hem de kamuoyunun, bu tür agresif ve potansiyel olarak tehlikeli sürüş modlarının halka açık yollarda ne kadar güvenli olduğu konusunda ciddi soruları var ve Tesla’nın bu endişelere tatmin edici, şeffaf ve güven veren yanıtlar vermesi bekleniyor. Aksi takdirde, şirketin büyük umutlar bağladığı otonom sürüş vizyonu, ciddi yasal engellerle ve onarılması zor itibar kayıplarıyla karşılaşabilir. Bu durum, sadece Tesla için değil, tüm otonom sürüş teknolojisi geliştiren şirketler için de önem arz ediyor.
Kaynak: perplexity.ai