Tungsten, aşırı ısıya dayanımı ve sertliğiyle savunma, havacılık ve gelişmiş üretimde kilit rol oynuyor. Zırh delici mühimmat, jet motorları, kesici takımlar ve yarı iletken ekipmanlarında vazgeçilmez. Sorun şu: Küresel arzın büyük kısmı hâlâ Çin’den geliyor. Bu yüzden ABD ve müttefikleri, kaynağı çeşitlendirmek için alternatiflere yüklenmiş durumda.
Sangdong neden kritik?
Güney Kore’nin Gangwon bölgesindeki Sangdong Madeni, 1994’te ucuz Çin ithalatı yüzünden kapanmıştı. Şimdi Almonty Industries’in yatırımıyla yeniden ayağa kalkıyor ve ABD ile müttefikler için stratejik bir çıkış olarak görülüyor. Çin’in tungsten üretimindeki payı yüzde 80’i aşıyor; Sangdong’un dönüşü bu dengesizliği kısmen kırabilir.
Projenin takvimi son iki yılda birkaç kez güncellendi. Almonty, 2024 sonbaharında “konsantre üretimine 2025’te istikrarlı geçiş” hedefini duyurmuştu. Ancak Aralık 2025’te yapılan bir güncellemeye göre konsantre tesisinin devreye alınması 2026’ya ötelenmiş, ticari üretim için de 2026’nın ilk yarısı hedeflenmiş durumda. Yerel basın, Yeongwol’deki tungsten oksit tesisinin 2027’de tamamlanıp bir yıl sonra devreye alınmasını bekliyor. Yani maden adım adım ilerliyor ama sahadaki koşullar takvimi esnetiyor.
ABD pazarına bağlayacak zincir de kuruluyor. Almonty, Sangdong’un uzun vadeli potansiyel üretiminin yaklaşık yüzde 45’ini Pennsylvania merkezli Global Tungsten & Powders ile anlaşma kapsamında ABD’ye yönlendirecek. Şirket, üretimi “friendshoring” yaklaşımıyla ittifak ülkelerde güvence altına almayı hedefliyor.
Jeopolitik baskı da artıyor. Çin’in stratejik metallere yönelik ihracat kontrolleri ve ABD’nin savunma tedarikinde Çin/Rusya menşeli tungsten kullanımını 2027’den itibaren kısıtlama planı, alternatif kaynaklara geçişi hızlandırıyor. Bu bağlamda Washington, Kanada’daki Mactung gibi projelerin yanı sıra Sangdong’un yeniden devreye alınmasını da desteklenen seçenekler arasında görüyor.
Daha geniş resimde Güney Kore–ABD hattı kritik minerallerde yakınlaşıyor. Örneğin Korea Zinc’in ABD’de kurmayı planladığı büyük izabe tesisi, çinko ve antimon gibi metallerde Çin’e bağımlılığı azaltmayı amaçlıyor. Mahkeme süreçleri ve yönetim çekişmeleri eşliğinde ilerlese de proje, tedarik zincirini ABD’de güçlendirme stratejisinin parçası.
Özetle: Sangdong Madeni sahaya indiğinde, ABD ve müttefikler için güvenilir bir tungsten hattı oluşacak. Takvimde kaymalar olsa da (2026–2027 bandı), imzalanan satış anlaşmaları ve planlanan oksit tesisi, projenin sadece konsantre ihraç eden bir maden değil, katma değeri daha yüksek bir ekosistem olacağını gösteriyor. Bu da fiyat dalgalanmalarına karşı dayanıklılığı ve tedarik güvenliğini artırabilir.
Kaynak: www.techspot.com