emre259
Uzman
- Katılım
- 17 Aralık 2024
- Mesajlar
- 770
- Çözümler
- 5
- Beğeniler
- 649
Kulaklığa ayıracak pek fazla bütçem yoktu, bu yüzden iki seçenek arasında kaldım. Ya sıfır giriş seviyesi bir kulaklık ya da 2. el nispeten daha iyi bir marka kulaklık alabilirdim. Ben yine her zamanki gibi zor olanı seçtim ve 350 TL'ye kırık bir SteelSeries Artics 5 kulaklık aldım. Bugün hem tamir konusunu hemde orijinal kablosu olmadan verim alınabilir mi konusunu tartışacağız.
Kulaklığın durumu böyle, sünger kullanılamaz halde ki ikinci elde tavsiye edilmez zaten. Kafa bandı iyi durumdaydı ancak ben yine de attım. Kulaklık en hassas noktalardan birinden kırılmış. Az çok tahmin ediyordum ancak tek hayalim demir somonlarının içerisinde olmasıydı. Sökmeden önce hijyen diyerek kolonya ıslak mendil ikilisi ile aklayıp pakladım.
Sevindirici haber, evet kulaklık hassas noktasından kırılmış ve klipsleri içine düşmüş. Bizi büyük yükten kurtardı. Bu kırığı yapmak için iki yolumuz var; ya tüm lehimleri söküp detaylı bir plastik parça yaması yapacağız ya da yüzeysel kırık yeri kapatacağız. Lehimleri sökmek kolay ancak geri takması işkence, çünkü kablolar saç teli kalınlığında desem yeridir. Ben ikinci yolu seçiyorum.
Çok kasmaya gerek yok, ben kafa yordum ancak basit düşünmek en iyisi. Nalburlarda 1 TL olan bu parça bizi kurtaracak. Çok sert ve kesilebilir. Yarısından itibaren kesip çakmakla ısıtıp daha da daraltıyoruz.
Yerini belirledik, oynamaması için sigara külü (siz karbonat kullansanız daha iyi olur
) ve 502 ile yerini tutturduk. Devamını bununla tutturamayız çünkü bölge sürekli yükte ve basınç altında. Japon yapıştırıcısı çıtkırıldım olabilir, bize daha iyi bir şey lazım. Danilo şef ile iletişime geçiyorum.
İtalyano çelik yapıştırıcısı, dalga geçmiyorum gerçekten italyano diye geçiyor
Bu kuruduğu zaman sert plastikten farksız bir madde. Kırık yer için biçilmiş kaftan.
İki tüpü karıştırıp beklemeden yamalı yerimizin etrafına sürüyoruz. Zift gibi yapıştırıcı zaten. Abartmış olmak istemem ama orijinalinden daha sağlam oldu çünkü çok daha kalın katmanda bir plastik tutacak artık kafa demirini. Bunu da yaptıktan sonra en zorlandığım kısım geldi. Klipsi oturtmak. Normalde buna özel penseler var açıp oturtuyorsunuz ancak elimde olmadığım için ikincil bir kişiden yardım aldım. İki taraftan esneterek zar zor geçirebildim. Hatalı denemelerimle beraber 20 dakikamı aldı sanırım.
Buraya kadar yaptıklarım arasında yine en zor kısım kabloların kopmamasını sağlamaktı. Çünkü tamir kısmında hiçbir kabloyu sökmek istemedim. Kulaklığın sürücüsünü çocuk gibi yanımda gezdirdim. Soketli yapsalarmış keşke.
Kulaklığımızın kalbi ped ve kafa bandı da geldi. Bunları Pazaramadan İş Bankasının Maxipuanları ile aldım. Banka kampanyalarının bazen işe yaramasını seviyorum. Siz sadece pedlerini ortalama 350 TL gibi nakit bir fiyata alabilirsiniz. Kulaklığı kapatıp bunları yerleştirip son aşamaya geliyoruz. Görüntü ve deneyim.
Son hali gerçekten içime sindi. Kozmetik olarak temiz ve sade. Bu kulaklığın tasarımı ayrı bir seviyorum. Gelelim deneyime, biliyorsunuz kulaklığın orijinal kablosu sadece SteelSeries tarafından üretilen adı sanı olmayan ilginç bir kablo. Bu edilen masraf kadar fiyatı var. Bunu es geçiyoruz ve AUX seçeneğine yöneliyoruz. Alırken içimde hep bir kuşku vardı, AUX'tan istediğim verimi alamazsam diye. Kabloları taktım, iki bilgisayardan laptop ve masaüstü ile test ettim. Ses gerçekten yetersizdi. Hemen üzülmeden masamdaki Logitech hoparlörün kulaklık girişini gördüm ve bir de oraya takayım dedim. Bir de ne göreyim, ses 3-4 katına çıktı. Kalitede hissedilir fark oluştu. Bahsi geçen hoparlör 2.2W eski tip masa hoparlörü.
Burada anlamamız gereken şey, bu kulaklığı yine ses veren bir cihaza bağladığınız zaman tam performans alabileceğiniz. Eğer orijinal kablosu bir gün elime dülşerse alacağım, RGB'leri de yanar böylece, ancak şimdilik bu marka pedlerden ve ses kalitesinden memnunum. Mikrofon AUX ile çalışmıyor, ancak ihtiyacım yok çünkü masa mikrofonum var. Toplam reel masraf benim harcadığımdan fazla çıksa da siz yine böyle şeyler yapar mıydınız, yoksa iyisi mi sıfır alıp yoluma bakarım mı diyorsunuz?
Kulaklığın durumu böyle, sünger kullanılamaz halde ki ikinci elde tavsiye edilmez zaten. Kafa bandı iyi durumdaydı ancak ben yine de attım. Kulaklık en hassas noktalardan birinden kırılmış. Az çok tahmin ediyordum ancak tek hayalim demir somonlarının içerisinde olmasıydı. Sökmeden önce hijyen diyerek kolonya ıslak mendil ikilisi ile aklayıp pakladım.
Sevindirici haber, evet kulaklık hassas noktasından kırılmış ve klipsleri içine düşmüş. Bizi büyük yükten kurtardı. Bu kırığı yapmak için iki yolumuz var; ya tüm lehimleri söküp detaylı bir plastik parça yaması yapacağız ya da yüzeysel kırık yeri kapatacağız. Lehimleri sökmek kolay ancak geri takması işkence, çünkü kablolar saç teli kalınlığında desem yeridir. Ben ikinci yolu seçiyorum.
Çok kasmaya gerek yok, ben kafa yordum ancak basit düşünmek en iyisi. Nalburlarda 1 TL olan bu parça bizi kurtaracak. Çok sert ve kesilebilir. Yarısından itibaren kesip çakmakla ısıtıp daha da daraltıyoruz.
Yerini belirledik, oynamaması için sigara külü (siz karbonat kullansanız daha iyi olur
İtalyano çelik yapıştırıcısı, dalga geçmiyorum gerçekten italyano diye geçiyor
İki tüpü karıştırıp beklemeden yamalı yerimizin etrafına sürüyoruz. Zift gibi yapıştırıcı zaten. Abartmış olmak istemem ama orijinalinden daha sağlam oldu çünkü çok daha kalın katmanda bir plastik tutacak artık kafa demirini. Bunu da yaptıktan sonra en zorlandığım kısım geldi. Klipsi oturtmak. Normalde buna özel penseler var açıp oturtuyorsunuz ancak elimde olmadığım için ikincil bir kişiden yardım aldım. İki taraftan esneterek zar zor geçirebildim. Hatalı denemelerimle beraber 20 dakikamı aldı sanırım.
Buraya kadar yaptıklarım arasında yine en zor kısım kabloların kopmamasını sağlamaktı. Çünkü tamir kısmında hiçbir kabloyu sökmek istemedim. Kulaklığın sürücüsünü çocuk gibi yanımda gezdirdim. Soketli yapsalarmış keşke.
Kulaklığımızın kalbi ped ve kafa bandı da geldi. Bunları Pazaramadan İş Bankasının Maxipuanları ile aldım. Banka kampanyalarının bazen işe yaramasını seviyorum. Siz sadece pedlerini ortalama 350 TL gibi nakit bir fiyata alabilirsiniz. Kulaklığı kapatıp bunları yerleştirip son aşamaya geliyoruz. Görüntü ve deneyim.
Son hali gerçekten içime sindi. Kozmetik olarak temiz ve sade. Bu kulaklığın tasarımı ayrı bir seviyorum. Gelelim deneyime, biliyorsunuz kulaklığın orijinal kablosu sadece SteelSeries tarafından üretilen adı sanı olmayan ilginç bir kablo. Bu edilen masraf kadar fiyatı var. Bunu es geçiyoruz ve AUX seçeneğine yöneliyoruz. Alırken içimde hep bir kuşku vardı, AUX'tan istediğim verimi alamazsam diye. Kabloları taktım, iki bilgisayardan laptop ve masaüstü ile test ettim. Ses gerçekten yetersizdi. Hemen üzülmeden masamdaki Logitech hoparlörün kulaklık girişini gördüm ve bir de oraya takayım dedim. Bir de ne göreyim, ses 3-4 katına çıktı. Kalitede hissedilir fark oluştu. Bahsi geçen hoparlör 2.2W eski tip masa hoparlörü.
Burada anlamamız gereken şey, bu kulaklığı yine ses veren bir cihaza bağladığınız zaman tam performans alabileceğiniz. Eğer orijinal kablosu bir gün elime dülşerse alacağım, RGB'leri de yanar böylece, ancak şimdilik bu marka pedlerden ve ses kalitesinden memnunum. Mikrofon AUX ile çalışmıyor, ancak ihtiyacım yok çünkü masa mikrofonum var. Toplam reel masraf benim harcadığımdan fazla çıksa da siz yine böyle şeyler yapar mıydınız, yoksa iyisi mi sıfır alıp yoluma bakarım mı diyorsunuz?
Dosya Ekleri
Son düzenleyen: Moderatör: