10-12 yıl önce çalıştığım iş yerinin karşısında kasap vardı. Daha doğrusu tavuk üzerine satış yapan bir kasap. Ofiste bilgisayarımı dışarıyı izleyecek şekilde kurmuştum; kasap manzaralı ortamım vardı. Kasap dediğin çarşıya, merkeze yakın olur ama bu sokak arasında evlerin olduğu sıradan bir sokaktaydı, göz önünde değildi yani. Kasapın girişinin yanında alt kata açılan bir kapak vardı. İstanbul'un varoş semtlerinde yaşayanlar bilir; kömürlük kapağı derler, odun falan atarlardı, kömür atılırdı zemin kata. Öyle bir kapaktan içeriye kamyola tavuk gelir, kürekle fırlatılırdı. Bazen o tavuklar kaldırıma, yola falan saçılırdı; elleriyle geri atarlardı kapaktan içeriye. Günde ağzına kadar dolu 3-5 kamyon tavuk gelirdi. Onlar da piyasadaki dönercilere, kebapçılara toptan olarak satarlardı. Sabah kamyon, ardından akşama kadar toptancılar. O günden beri dışarıda tavuk döner, kebapçıda tavuk şiş vs. yemem. Bölge Sultangazi / Cebeci acar marketin yakınlarında diyeyim ve hala faal sanırım şu an öyleler mi bilmiyorum.