Şu an düzgün bir meslekte olduğunuz sürece, halkın içinde düzgün hareket ettiğiniz sürece, giyiminize, sakalınıza, saçınıza dikkat ettiğiniz sürece kolay kolay gelip birisi size kötü muamele göstermez. En fazla içinden Türk der fakat siz iyi birisi olduğunuzda kafasındaki çelişkiler silinir.
Çok haklısın Almanya’daki Türkler beyefendi tipler giyimlerine kuşamlarına çok dikkat ederler çok klas insanlar.

Almanya’daki Türklerin Suriyelilerle benzeyecek kadar esmer olması ve kaos yaratıp Alman düşmanı şeriatçılar olması dışında sorun yok (büyük bir çoğunluktan bahsediyorum istisnalar kaideyi bozmaz)

IMG_0391.webp
 
Çok haklısın Almanya'daki türkler beyefendi tipler giyimlerine kuşamlarına çok dikkat ederler çok klas insanlar.

Almanya'daki türklerin suriyelilerle benzeyecek kadar esmer olması ve kaos yaratıp alman düşmanı şeriatçılar olması dışında sorun yok (büyük birçoğunluktan bahsediyorum istisnalar kaideyi bozmaz)

Eki Görüntüle 54954

Irkçılığa uğrayanlar da bu tipler oluyor, sonra ırkçılığa uğradım diye etrafta basbas bağırıyorlar. Ülkeye yasal yolla girip ülkeye ve vatandaşlarına saygı çerçevesinde davrandığınız sürece hiçbir yerde dışlanmazsınız. Biz şimdi nasıl suriyelileri istemiyorsak ve çoğunluğu da sizin dediğiniz gibi böyle tipler, Almanlar da haklı olarak bunu istemiyor. Yoksa Almanya Türkiye'den işçi kabul etmezdi.
 
Avrupa siyaseti, ekonomik anlamda gelişmeyi hedeflediği için sosyal liberalizme kaymış olsa da içten içe aşırı sağ yönelimler gösteriyordu zaten.
Özellikle İspanya'da özerklik isteyen Katalanlar ve Kuzey Afrika'dan gelen göçmenler nedeniyle inanılmaz derecede aşırı sağ yönelimleri vardı. Üstelik, orada bu yönelimler diğer ülkelere nazaran daha hızlı tetiklendi çünkü İspanyollar, etnik kökenlerinden ve coğrafi konumundan dolayı şu an Avrupa uluslarının yaşadığı sorunları daha önce yaşadı.
Kısacası görünen köy kılavuz istemez...

Almanya Türkiye'den işçi kabul etmezdi.

Konudaki yazılarına katılmıyorum. Özellikle alıntıladığım bu işçi konusunda. Almanya'da 1960'lı yıllarda vasıfsız işgücüne olan ihtiyaç artmıştı. Özellikle montaj, otomobil endüstrisi, maden, şehir, bina ve atık temizliği alanlarındaki işgücü açığının giderek büyümesi ülkeye yabancı işçi göçünün kaçılmazlığını beraberinde getiriyordu.

O yıllarda da Türkiye'de vasıfsız işgücü çok fazlaydı. Bu yüzden, Türkiye'de işsizlik krizi vardı yani esas Türkiye kendi istedi göndermeyi; Türkler, o yıllardaki ekonomik buhrana böyle çözüm buldular...

Sonuç olarak, Almanya hayrına Türkiye'den almadı. Japonya'dan, Çin'den de alabilirdi ancak oralarda işsizlik yoktu.
Affedersiniz de alıntıladığım bu cümleniz "Hitler, Türkleri severdi" demek kadar saçma. :D
Hiç "Gastarbeiter" yoluyla giden akrabalarınız ya da tanıdıklarınız var mı? Benim bir düzine denecek kadar fazla ve hepsi ırkçılığa uğradı. Örtülü olarak ırkçılığa uğrayanlar bile oluyor yani o konuk işçi sözleşmeleriyle gelen ailelerin fertlerinin de "vasıfsız" işçi olmasını bekliyorlar. Mühendis, doktor, ekonomist hep Almanlar olsun derdindeler.

Norveç de olsan ekonomi her şeydir, işgücü açığını kapatmak için Afgan da alırsın, Suri de, Türk de. Bunları ülkene alman onları yani o ırkları sevdiğin anlamına ya da ırkçı olmadığın alamına gelmiyor. Ekonomik istikrarı sağlamak için mecburiyetten almışsındır ki dediğim gibi Norveç bile yapıyor bunu.

İşin özeti, Almanlar, bizim çocuklarımız patron olsun, vasıflı işçi olsun; diğer ırklar Almanların altında çalışan vasıfsız işçi olsun derdinde.
Yahudilere yaptıkları zulümleri unutmayın. Almanya ne kadar Nazileri kınasa da kendisi Neo-Nazi düşünceler besleyen bir devlet aklına sahip.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Avrupa siyaseti, ekonomik anlamda gelişmeyi hedeflediği için sosyal liberalizme kaymış olsa da içten içe aşırı sağ yönelimler gösteriyordu zaten.
'Avrupa solu' olarak nitelendirilen siyasi oluşumun, sosyalist değerlerden uzaklaşarak küreselleşmeci söylemlere bel bağlamasının kaçınılmaz neticesi bu.