Konu Başlıkları Gizle
- 1 Bölüm 1: Teşhis Etmeden Çözüm Aramak Neden Yanlıştır?
- 2 Bölüm 2: FPS Yüksek ama Oyun Takılıyor ve Bunun Sebebi Frametime Olabilir
- 3 Bölüm 3: Ekran Kartı Kullanımı (%GPU Usage) Nasıl Yorumlanmalı?
- 4 Bölüm 4: İşlemci Kullanımı Neden Tek Başına Bir Şey İfade Etmez?
- 5 Bölüm 5: RAM ve VRAM Kullanımı Nasıl Yorumlanmalı?
- 6 Bölüm 6: Sıcaklıklar, Thermal Throttling ve Güç Limitleri
- 7 Bölüm 7: Depolama Birimi Performansı Etkiler mi? SSD ve Disk Kullanımını Doğru Yorumlama
- 8 Bölüm 8: Windows'un Kendi Araçlarıyla Performans Sorunlarını Nasıl Tespit Edebilirsiniz?
- 9 Bölüm 9: Performans Takibi İçin Hangi Program Ne İşe Yarar?
- 10 FİNAL: Ne Yapmanız Gerekecek?
- 11 DEĞERLENDİRME
- 12 SONUÇ
Giriş
Herkese merhaba. Bu konuda bilgisayarınızın neden kastığını, bu kasmalara neyin sebebiyet verdiğini ve hataları nasıl anlayabileceğinizi konuşacağız. Bu hususta kapsamlı bir yazı yazmaya çalıştım. Aslında belki de bu başlıkların her birini ayrı ayrı yazmış bile olabilirim fakat yazdıysam da tek bir çatı altında toplamak istedim. Umarım fayda sağlar. Teşekkür ederim.
Bilgisayarda yaşanan performans sorunları söz konusu olduğunda birçok kullanıcının ilk yaptığı şey sürücü güncellemek, format atmak veya internette gördüğü her ayarı uygulamak değil mi? Bazen ben bile kendimi bu tarz eylemleri uygularken buluyorum. Kimi zaman bunlar sorunu çözebilir ancak çoğu durumda asıl problem ortada durmaya devam eder. Çünkü ortada bir teşhis yoktur.
Yazılarımı okuyanlar bilir, sağdan soldan örnekler vermeyi severim.
Şimdiyse haydi gelin bunu bir araba örneğiyle düşünelim:
Aracınız çalışmıyorsa, motoru söküp rastgele parça değiştirmeye başlamazsınız değil mi? Önce bir durup bakmak lazım. Önce arızanın neden kaynaklandığını anlamaya çalışmak lazım. Bilgisayarlarda da durum aynı diyebiliriz. FPS düşüşü, takılma veya aniden kapanma gibi belirtiler tek bir nedenden kaynaklanmaz çoğu zaman. Aynı belirtiyi onlarca farklı sorun da oluşturabilir. Bunu öngörebilmeliyiz.
Örneğin oyunda anlık takılmalar yaşıyorsunuz diye her zaman ekran kartını suçlamak doğru değildir. Sorun, mesela işlemcinin sıcaklıktan dolayı frekans düşürmesi olabilir. RAM'in dolması, SSD'nin yoğun çalışması, ekran kartının güç limitine takılması ya da oyunun shader derleme işlemi yapması da aynı hissi oluşturabilir bizlerde. İşte bu yüzden performans sorunlarında ilk hedef çözüm bulmak değil, sorunu doğru teşhis etmek olmalı.
Bu rehberde de tam olarak bunu yapacağız. Herhangi bir parçayı suçlamadan önce hangi değerleri kontrol etmeniz gerektiğini, hangi araçları kullanacağınızı ve gördüğünüz verileri nasıl yorumlayacağınızı adım adım inceleyeceğiz. Böylece yalnızca bu makaledeki örnekler için değil, gelecekte karşılaşabileceğiniz birçok performans sorununda da kendi teşhisinizi yapabilecek bilgiye sahip olacaksınız, umarım.
Birçok oyuncu performansı değerlendirirken yalnızca FPS değerine odaklanmakta. Oysa FPS tek başına oyunun ne kadar akıcı olduğunu göstermez bizlere. Aynı FPS değerine sahip iki sistemden biri oldukça akıcı hissettirirken diğeri sürekli takılıyormuş gibi hissettirebilir. Bunun arkasındaki en önemli etken ise frametime değeridir. En basit anlatımla frametime, ekran kartının bir kareyi ne kadar sürede oluşturduğunu ifade eder. FPS ise bir saniyede kaç kare üretildiğini söyler. Bu iki değer birbiriyle bağlantılı olsa da aynı şeyi ifade etmiyorlar.
Örneğin 100 FPS aldığınız bir oyunda her kare yaklaşık 10 milisaniyede (ms) oluşturulur. Eğer sistem bu süreyi sürekli koruyabiliyorsa oyun son derece akıcı görünür. Ancak bazı kareler 10 ms yerine 40-50 ms'de oluşturulmaya başlarsa, FPS sayacı hala yüksek görünse bile siz ekranda takılmalar hissedersiniz ki bu durumda bu çok normal. İşte oyuncuların sıkça stutter, mikro takılma veya anlık donma dediği durum da tam olarak bu işte.
Frametime değerini tek başına okumak yerine grafik olarak izlemek çok daha faydalı oluyor. İdeal bir frametime grafiği, mümkün olduğunca düz ilerleyen bir çizgiye benzer. Küçük dalgalanmalar normaldir. Ancak grafikte yukarı doğru ani sivri çıkışlar oluşuyorsa, bu çıkışlar oyun sırasında hissettiğiniz takılmalarla birebir örtüşür.
Örneğin:
Frametime dalgalanmalarının tek bir nedeni yok.
En sık karşılaşılan sebepler şunlar olur genellikle:
Frametime değerini izlemek için en yaygın yöntem MSI Afterburner ile birlikte gelen RivaTuner Statistics Server (RTSS) yazılımını kullanmak bana kalırsa. Bu yazılımlar sayesinde oyun sırasında FPS'in yanı sıra frametime grafiğini de ekranın köşesinde görüntüleyebilirsiniz. Eğer oyunda takılma hissettiğiniz anda frametime grafiğinde ani yükselişler görüyorsanız, sisteminizde araştırılması gereken bir performans sorunu olduğu söylenebilir.
Sistem performansınızı takip etmek için belirli uygulamalar var, bu rehberimde detaylı görebilirsiniz:
Bölüm 3: Ekran Kartı Kullanımı (%GPU Usage) Nasıl Yorumlanmalı?
Oyun sırasında performans takibi yapan kullanıcıların ilk baktığı değerlerden biri ekran kartı kullanım oranı oluyor, haklı olarak. Ancak bu değeri doğru yorumlamak sanıldığı kadar kolay değil belki de. "%99 kullanıyor.", "%60 çalışıyor." veya "%30'da takılmış." gibi ifadeler tek başına bir şey söylemez. Asıl önemli olan, bu değerin neden o seviyede olduğudur.
Genel olarak ekran kartının görevi, işlemciden gelen komutları mümkün olduğunca hızlı işleyerek görüntüyü oluşturmaktır. Eğer işlemciden sürekli yeni iş alabiliyorsa ve herhangi bir kısıtlamaya takılmıyorsa, GPU kullanımının %95-99 aralığında olması beklenir. Bu, ekran kartının tam kapasiteye yakın çalıştığını gösterir bizlere. Ancak bazı durumlarda GPU kullanımı %50-70 seviyelerinde kalabiliyor. Çoğu kullanıcı bunu ekran kartının arızalı olduğu şeklinde yorumlasa da, gerçekte sebep çoğu zaman bambaşka çıkabiliyor.
Madde madde bakalım:
İşlemci darboğazı (CPU Bottleneck)
İşlemci, ekran kartına yeterince hızlı veri gönderemiyorsa GPU beklemeye başlar. Bu durumda ekran kartı tam yükte çalışamaz çünkü yapacak işi yoktur. Bunun en belirgin özellikleri ne diye soracak olursanız, GPU kullanımı düşük kalır, işlemci çekirdeklerinden biri veya birkaçı %100'e yaklaşır, FPS artmaz, grafik ayarlarını düşürseniz bile performans belirgin şekilde yükselmez, gibi gibi sayabiliriz.
FPS sınırı veya V-Sync
Oyunu 60 FPS'e sabitlediyseniz, sisteminiz aslında 140 FPS üretebilecek güçte olsa bile ekran kartı tam kapasite çalışmaz. Çünkü ihtiyaç duyulan performans zaten sağlanmış aslına bakarsanız. Bu durumda da düşük GPU kullanımı tamamen normaldir. Çok kafaya takmayın.
Güç limiti (Power Limit)
Özellikle dizüstü bilgisayarlarda sık görülen durumlardan biri. Örneğin ekran kartı normalde 115 W güç tüketmesi gerekirken BIOS, sürücü veya güç profili nedeniyle 55-60 W seviyesinde çalışıyorsa GPU kullanımı da beklenen seviyeye ulaşamayabilir. Bu durumda yalnızca kullanım yüzdesine değil, gerçek güç tüketimine de bakmak gerekir.
Sıcaklık nedeniyle frekans düşmesi
GPU belirli sıcaklıklara ulaştığında kendini korumak amacıyla çalışma frekansını azaltabilir. Sonuç olarak da GPU Clock düşer, FPS azalır, GPU kullanımı beklenenden farklı davranabilir. Bu yüzden kullanım oranını yorumlarken sıcaklık ve frekans değerleri de mutlaka birlikte değerlendirilmelidir.
Hayır
Aslında bu, tamamen oynadığınız oyuna ve senaryoya bağlı.
Örneğin:
Zaten önemli olan, ekran kartının gerçekten ihtiyaç duyulduğunda tam performans gösterebilmesi.
Sağlıklı bir teşhis için şu değerleri birlikte incelemek gerekir:
Yine GPU kullanımlarını ve güç limitlerini anlattığım rehberlerim burada, detaylı bilgi edinebilirsiniz:
Oyun sırasında işlemci kullanımına bakıp performans hakkında kesin bir yorum yapmak oldukça yanıltıcı çıkarımlar doğurabilir. Bunun temel sebebi, modern işlemcilerin birden fazla çekirdek ve iş parçacığına sahip olmasıdır.
Örneğin 8 çekirdekli ve 16 iş parçacıklı bir işlemci düşünelim. Oyun, iş yükünü tüm çekirdeklere eşit şekilde dağıtmayabilir. Hatta birçok oyunda yükün büyük kısmı yalnızca birkaç çekirdekte toplanır. Bu durumda da Görev Yöneticisi'nde işlemci kullanımı yalnızca %35-40 olarak görünse bile, aslında bir veya iki çekirdek tam kapasite çalışıyor olabilir. İşte bu noktada işlemci, ekran kartını beslemekte zorlanmaya başlar ve performansı sınırlayan bileşen haline gelir. Yani işlemcinin toplam kullanım yüzdesi düşük görünmesi, darboğaz olmadığı anlamına gelmez her zaman.
Toplam kullanım yerine çekirdeklerin ayrı ayrı nasıl çalıştığına bakmak çok daha doğru sonuç verecektir.
Örneğin şöyle bir senaryo düşünelim:
İşlemci toplanım kullanımı %42 olsun. GPU kullanımı: %68 olsun. FPS doğal olarak beklenenden düşük. İlk bakışta işlemci boşta gibi görünebilir. Ancak çekirdek kullanım grafiğini açtığınızda bir çekirdeğin sürekli %100, diğerlerinin ise %20-30 seviyelerinde çalıştığını görebilirsiniz. Bu durumda darboğazın sebebi ekran kartı değil, işlemcinin tek çekirdek performansı oluyor. Bu yüzden HWiNFO veya MSI Afterburner gibi yazılımlarda mümkünse çekirdek bazında kullanım da takip edilmelidir. Bu önemlidir.
Kullanım oranı kadar önemli bir diğer değer de işlemci frekansıdır (Clock Speed). İşlemci yük altındayken beklenen turbo frekanslarında çalışmalı. Eğer oyun sırasında frekansın sürekli düşüp yükseldiğini veya normalden çok daha düşük kaldığını görüyorsanız, bunun birkaç nedeni olabilir. Örneğin işlemcinin sıcaklıktan dolayı kendini yavaşlatması (Thermal Throttling) olabilir. Güç limitine takılması olabilir. Dizüstü bilgisayarda yanlış güç profili seçilmiş olması olabilir. BIOS veya üretici yazılımı tarafından uygulanan sınırlamalar olabilir.
Örneğin işlemcinin normalde 4.8 GHz'e çıkması beklenirken oyun boyunca 2.5-3.0 GHz civarında çalışması, performans kaybının önemli bir işareti olabilir.
Bazı oyunlar ekran kartına, bazıları ise işlemciye daha fazla yük bindirir, bu barizdir.
Örneğin rekabetçi FPS oyunları ve büyük strateji oyunları işlemciyi daha yoğun kullanırken, görsel açıdan ağır AAA yapımlar genellikle ekran kartını daha fazla zorlar. Bu nedenle farklı oyunlarda işlemci kullanımının değişmesi doğaldır. Önemli olan, işlemcinin ihtiyaç duyulduğunda yeterli performansı sunabilmesidir.
İşlemciyi değerlendirirken yalnızca kullanım yüzdesine odaklanmak yerine şu değerleri birlikte incelemek daha doğru sonuç verir:
Bazı durumlarda asıl sorun bellek tarafında olabilir. Sistem belleği (RAM) veya ekran kartı belleği (VRAM) yetersiz kaldığında, bilgisayar bunu telafi etmeye çalışır. Ancak bu telafi süreci çoğu zaman performans kaybı, mikro takılmalar ve yükleme gecikmeleri olarak kullanıcıya geri döner. Bu nedenle yalnızca "kaç GB RAM'im var?" sorusuna değil, oyun sırasında bu belleğin nasıl kullanıldığına da dikkat etmek gerekli.
RAM, işlemci ile depolama birimi arasında çalışan yüksek hızlı geçici bellektir. Oyun çalışırken haritalar, karakterler, fizik hesaplamaları ve arka planda ihtiyaç duyulan birçok veri burada tutuluyor.
RAM kapasitesi yeterli olduğu sürece sistem bu verilere çok hızlı erişebilir. Ancak kapasite sınırına yaklaşıldığında Windows, ihtiyaç duyduğu alanı depolama birimindeki sanal bellek (page file) üzerinden karşılamaya başlar.
Sorun da tam burada başlar.
En hızlı NVMe SSD bile, RAM'in erişim hızına ve gecikme değerine yaklaşamaz. Bu nedenle sistem sürekli RAM ile depolama birimi arasında veri taşımaya başladığında performans olumsuz etkilenebilir. Bunun sonucunda da mikro takılmalar yaşanabilir.
VRAM, ekran kartının kendi belleğidir ve grafik verilerini depolamak için kullanılır. Dokular, gölgeler, ışıklandırma verileri ve çeşitli grafik efektleri burada tutulur. Oyun sırasında kullanılan VRAM miktarı ekran çözünürlüğüne, doku kalitesine ve grafik ayarlarına göre değişebilir elbette. VRAM kapasitesi yeterli olduğunda ekran kartı ihtiyaç duyduğu verilere doğrudan erişebilir. Ancak kapasite dolduğunda kullanılmayan veriler sistem RAM'ine aktarılır ve gerektiğinde tekrar geri alınır. Bu işlem, PCI Express veri yolu üzerinden gerçekleştiği için VRAM kadar hızlı olmaz. Sonuç olarak yine mikro takılmalar yaşanabilir. Özellikle açık dünya oyunlarında veya yüksek çözünürlüklü doku paketleri kullanıldığında VRAM tüketimi hızla artabiliyor.
Birçok kullanıcı yalnızca "RAM %90 kullanılıyor." veya "VRAM tamamen dolmuş." gibi değerlere odaklanır. Ancak bu sayılar tek başına yeterli değil. Önemli olan, bu kullanımın performansı etkileyip etkilemediği.
Örneğin bir oyun 15 GB RAM kullanıyor olabilir ve sisteminizde 16 GB RAM bulunabilir. Eğer arka planda çalışan uygulamalar nedeniyle Windows sürekli sanal belleğe başvuruyorsa, performans sorunları yaşanması mümkün hale geliyor.
Benzer şekilde VRAM'in tamamının kullanılıyor olması da her zaman sorun anlamına gelmez. Ancak bu kullanımla birlikte frametime grafiğinde ani sıçramalar veya doku yükleme problemleri görülüyorsa, bellek kapasitesi artık sınırına ulaşmış olabilir.
Bu yüzden RAM ve VRAM değerlerini frametime, disk kullanımı ve genel sistem davranışı ile birlikte değerlendirmek en doğru yaklaşım olacak bizler için.
VRAM için şu konuya da bakabilirsiniz, fikir verebilir:
Bilgisayarın sıcak çalışması, çoğu kullanıcı için doğrudan bir arıza belirtisi gibi algılanıyor. Oysa modern işlemciler ve ekran kartları, belirli sıcaklıklarda uzun süre çalışabilecek şekilde tasarlanıyorlar. Bu nedenle yüksek sıcaklık görmek tek başına endişe edilmesi gereken bir durum olmaz. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, sıcaklığın performansı etkileyip etkilemediğidir.
Bir sistem 90 derecede veya üstünde çalışırken tam performansını sunabiliyorsa ortada bir sorun olmayabilir. Buna karşılık 80 derecede çalışan başka bir sistem, güç veya sıcaklık sınırlarına takıldığı için ciddi performans kaybı yaşayabilir. Bu yüzden sıcaklığı değerlendirirken yalnızca dereceye değil, sistemin o sıcaklıkta nasıl davrandığına bakmak gerekir.
Thermal Throttling, işlemci veya ekran kartının aşırı ısınmasını önlemek amacıyla çalışma hızını otomatik olarak düşürmesidir diyelim. Bu bir sorun değil, onu da diyelim. Bu mekanizma tamamen koruma amaçlı. Donanım, belirlenen sıcaklık sınırına ulaştığında frekansını azaltarak daha az güç tüketir ve daha az ısı üretir. Böylece kendisini olası hasarlara karşı korur.
Kullanıcı tarafında ise bu durum genellikle şu belirtilerle fark edilir:
Her performans düşüşünün sebebi sıcaklık da olmaz. Bazı durumlarda donanım, daha serin çalışmasına rağmen güç limiti (Power Limit) nedeniyle tam performansına ulaşamaz. Bu durum özellikle dizüstü bilgisayarlarda daha sık görülüyor. Üreticiler; adaptör kapasitesi, soğutma sistemi, pil ömrü veya fan gürültüsü gibi nedenlerle işlemci ve ekran kartına belirli güç sınırları koyabilirler ki koyuyorlar da.
Örneğin 115 W TGP değerine sahip bir ekran kartı, yanlış güç profili veya yazılımsal bir sorun nedeniyle yalnızca 60 W civarında çalışıyorsa, sıcaklıklar normal görünmesine rağmen beklenen performansı veremeyebilir. Benzer şekilde işlemci de sıcaklık sınırına ulaşmadan güç limitine takılarak turbo frekanslarını koruyamayabilir. Bu yüzden yalnızca sıcaklık değerlerine bakmak yeterli değildir; güç tüketimi ve çalışma frekansları da birlikte değerlendirilmelidir.
Sorunun sıcaklıktan mı yoksa güç limitinden mi kaynaklandığını anlamak için şu değerler birlikte incelerseniz daha faydalı olur:
* İşlemci sıcaklığı
Hayır
Örneğin bir işlemci oyun boyunca 92 derecede çalışıyor olabilir. Eğer bu sırada frekansını koruyor, performansında düşüş yaşanmıyor ve Thermal Throttling oluşmuyorsa sistem tasarımı gereği normal davranıyor olabilir. Diğer taraftan 75-80 derecelerde çalışan bir işlemci, agresif güç limitleri nedeniyle beklenen turbo frekansına çıkamıyorsa performans açısından daha dezavantajlı bir durumda da olabilir. Bu nedenle tek başına sıcaklık değeri üzerinden yorum yapmak doğru değildir. Sıcaklık, frekans ve güç tüketimi birlikte değerlendirildiğinde anlam kazanır.
Yani ısı, performansı etkileyen önemli faktörlerden biridir ancak tek başına belirleyici değildir. Performans sorunlarını doğru analiz edebilmek için sıcaklık değerlerinin yanında işlemci ve ekran kartının çalışma frekansları ile güç tüketimlerini de takip etmek gerekir. Unutulmamalıdır ki bazen sorun aşırı sıcaklık değil, donanımın kendisine uygulanan güç sınırlamalarıdır. Bu iki durum birbirine benzer belirtiler gösterse de çözüm yöntemleri tamamen farklıdır.
Bu konu da sizlere sıcaklıklar açısından fikir verebilir:
Performans sorunları konuşulurken işlemci, ekran kartı ve RAM sıkça gündeme gelir. Buna karşılık depolama birimi çoğu zaman göz ardı edilir. Bunun nedeni, SSD'nin yalnızca oyunların daha hızlı açılmasını sağladığının düşünülmesi oluyor sıklıkla.
Aslında durum bundan biraz daha karmaşık.
Bir SSD, doğrudan FPS'i artırmaz. Yani SATA SSD'den PCIe 5.0 NVMe SSD'ye geçtiğinizde kare hızınız 2-3 katına çıkmaz. Ancak depolama biriminin performansı, özellikle veri yükleme sırasında oyun deneyimini önemli ölçüde etkileyebilir.
Gelin daha yakından bakalım:
Hayır
Ama şöyle hayır: Bir oyunda saniyede kaç kare üretileceğini temel olarak işlemci ve ekran kartı belirler doğal olarak. Depolama birimi bu hesaplamalara doğrudan veya direkt olarak katılmaz. Ancak oyun, ihtiyaç duyduğu verilere depolama biriminden zamanında ulaşamazsa dolaylı olarak performans sorunları yaşanabilir, yaşatabilir. Bu nedenle SSD'nin görevi daha çok veriyi mümkün olduğunca hızlı şekilde sisteme ulaştırmak oluyor.
Modern oyunlar sürekli veri yükleyen yapılar haline geldi son dönemlerde. Özellikle açık dünya oyunları, büyük haritalara sahip oyunlar, yüksek çözünürlüklü doku paketleri kullanan yapımlar. Yani oyuncu hareket ettikçe yeni verileri arka planda depolama biriminden okumaya devam eder.
Eğer bu veri akışı aksarsa şu belirtiler görülebilir:
Görev Yöneticisi'nde disk kullanımının zaman zaman %100 görünmesi birçok kullanıcıyı endişelendiriyor değil mi? Oysa bu değer tek başına arıza belirtisi değil.
Örneğin:
Özellikle şu belirtiler birlikte görülüyorsa depolama tarafı incelenmeli:
Evet, belirli bir noktaya kadar etkileyebiliyor. SSD'ler, veri yazma işlemlerini daha verimli gerçekleştirebilmek için boş alana ihtiyaç duyarlar. Depolama birimi tamamen dolduğunda yazma performansı düşebilir ve bazı işlemler daha uzun sürebilir bu noktada. Bu nedenle SSD'nin tamamen doldurulması önerilmez. Genel olarak depolama biriminde bir miktar boş alan bırakmak, hem performans hem de uzun vadeli kullanım açısından daha sağlıklı olacak.
Yoğun veri aktarımı sırasında bazı NVMe SSD'ler yüksek sıcaklıklara ulaşabilir. Belirli sıcaklık seviyelerinden sonra bazı modeller çalışma hızını düşürerek kendini korumaya alır. Buna da Thermal Throttling denir. Söylemiştik zaten. Sonuç olarak da dosya kopyalama hızları düşebilir. Büyük oyun yüklemeleri uzayabilir. Uzun süreli veri aktarımında performans azalabilir. Bu durum oyunlarda FPS düşüşüne doğrudan neden olmasa da, veri akışını etkileyebileceği için dolaylı olarak oyun deneyimini değiştirebilir.
Yani özetle depolama birimi, oyun performansının temel belirleyicisi değil, doğrudan değil yani. Ancak modern oyunların büyük veri miktarlarıyla çalıştığı düşünüldüğünde, SSD'nin sağlıklı çalışması akıcı bir deneyim için önemli hale gelmiş durumda.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Buraya kadar her şey tamamdı. Şimdi kilit noktaya geçelim. İşe yarayacak araçları konuşalım.
Belirtmekte fayda var ki, elbette bu araçlar her sorunun kesin cevabını vermez. Ancak doğru yorumlandıklarında, problemin hangi bileşenden kaynaklanabileceğini anlamak için güçlü ipuçları sağlarlar. Çoğumuz zaten bu araçları belki biliyoruz fakat önemli olan burada yanlış yorumlamaktan kaçınabilmek.
Çok basic. Çünkü performans kontrolüne başlanacak ilk yer burası.
Buradan şu değerler anlık olarak izlenebilir:
Örneğin oyun sırasında işlemci kullanımı %30 görünüyorsa bu tek başına işlemcinin rahat çalıştığı anlamına gelmez. Aynı şekilde GPU kullanımının %60 olması da ekran kartının arızalı olduğunu göstermez. Görev Yöneticisi, yalnızca genel durumu görmek için kullanılmalıdır. Ayrıntılı analiz için diğer araçlardan da yararlanmak gerekir, gerekebilir.
Oldukça faydalı. Başlat menüsüne Kaynak İzleyicisi yazarak veya Görev Yöneticisi'nin Performans sekmesinden ulaşabilirsiniz.
Bu araç sayesinde:
Örneğin oyunda takılmalar yaşarken arka planda çalışan bir antivirüs yazılımının sürekli depolama birimine eriştiğini fark edebilirsiniz. Bu tür durumlar, yalnızca Görev Yöneticisi'ne bakılarak her zaman anlaşılmaz.
Bilgisayar beklenmedik şekilde yeniden başladıysa, sürücü çöktüyse veya sistem hata verdiyse ilk kontrol edilmesi gereken yerlerden biri Olay Görüntüleyicidir. Burada Windows tarafından kaydedilen binlerce olay bulunur. İlk bakışta karmaşık görünse de bazı kayıtlar performans sorunlarının kaynağını anlamada oldukça önemlidir.
Mesela sık karşılaşılan kayıtlar arasında şunlar yer alabilir, görürsünüz:
Windows'un faydalı ancak en az kullanılan araçlarından biri de Güvenilirlik Geçmişi sanırım. Başlat menüsüne Güvenilirlik Geçmişini Görüntüle yazarak ulaşabilirsiniz. Bu araç, sistemde meydana gelen önemli olayları gün gün bir zaman çizelgesi üzerinde gösterir.
Burada:
Örneğin performans sorununuz belirli bir ekran kartı sürücüsünü yükledikten sonra başladıysa, bunu Güvenilirlik Geçmişi üzerinden fark etmek oldukça kolay oluyor.
Windows'ta yer alan bazı araçlar sistem hakkında ayrıntılı bilgi almak için de kullanılabilir.
Bunlardan en sık kullanılanları:
Windows'un sunduğu araçlar, temel teşhis için çoğu zaman yeterlidir. Ancak sıcaklıklar, frekanslar, güç tüketimi ve frametime gibi daha teknik verileri takip etmek için ek yazılımlara ihtiyaç duyulur.
Bu bölümü tek tek anlatıp konuyu boğmak istemem. Direkt olarak şu konuyu okuyabilirsiniz. Yazdıklarım, bu başlık için aynen geçerlidir:
1 - Sorunun Tam Olarak Ne Olduğunu Belirlemeye Çalışın
Öncelikle kendinize şu soruyu sorun: ''Gerçek problem nedir?''
Çünkü kasma kelimesi herkes için farklı bir anlam taşır.
Örneğin:
Doğru teşhis, doğru belirtiyi tanımlamakla başlar.
2 - Oyun Sırasında Sistemi İzleyin
Sorunu anlamanın en iyi yolu, oyun çalışırken sistem verilerini takip etmektir. Sorun yaşandığı anda değerlerde olağan dışı bir değişiklik olup olmadığına dikkat edin. Çoğu zaman problem tam da o anda kendini belli eder.
3 - 3. Darboğaz Olup Olmadığını Kontrol Edin
Şu sorular size önemli ipuçları verebilir:
Darboğaz ile ilgili rehberim burada, detaylı:
4 - Bellek Kullanımını İnceleyin
RAM veya VRAM kapasitesinin sınırına ulaşıp ulaşmadığını kontrol edin.
Şu belirtiler bellek tarafına işaret edebilir:
5 - Sıcaklık ve Güç Tüketimini Değerlendirin
Yüksek sıcaklık gördüğünüz anda paniğe kapılmayın, relax.
Önce şu soruların cevabını arayın:
6 - Windows Kayıtlarını Kontrol Edin
Eğer ki sorun yalnızca performansla sınırlı değilse, oyun kapanıyorsa, bilgisayar yeniden başlıyorsa, mavi ekran oluşuyorsa, Olay Görüntüleyici ve Güvenilirlik Geçmişi mutlaka incelenmeli. Bu kayıtlar çoğu zaman sürücü veya donanım kaynaklı problemlerin izini sürmeyi kolaylaştırır.
7 - Stres Testi Uygulayın
Sorunun hangi bileşenden kaynaklandığını belirleyemediyseniz, kontrollü stres testleri faydalı olabilir. İşlemci, ekran kartı veya belleği ayrı ayrı test ederek sistemin kararlı çalışıp çalışmadığı gözlemlenebilir. Ancak stres testlerinin amacı performans artırmak değil, mevcut bir sorunu ortaya çıkarmaktır.
Performans sorunlarını çözmenin en önemli kuralı:
Donanım arızalarının ve performans problemlerinin büyük kısmı belirli belirtiler verir. Önemli olan bu belirtileri doğru yorumlayabilmek, bunu uzun uzun konuştuk. Birçok kullanıcı çözümü, format atmakta veya yeni donanım satın almakta ararken; deneyimli kullanıcılar önce verileri inceler, ardından sorunun kaynağını belirler. İşte bu yaklaşım hem zamandan hem de gereksiz masraftan tasarruf sağlar.
Bilgisayar performansı; işlemci, ekran kartı, RAM, depolama birimi, sıcaklıklar, güç yönetimi ve yazılım tarafının birlikte çalışmasıyla oluşur. Bu bileşenlerden herhangi birinde yaşanan sorun, benzer belirtiler gösterebilir. Bu nedenle yalnızca tek bir değere bakarak kesin sonuca ulaşmak çoğu zaman mümkün değildir.
Doğru teşhis için sistemi bir bütün olarak değerlendirmek gerekir. FPS'in yanında frametime grafiğini incelemek, işlemci kullanımının yanı sıra çekirdek frekanslarını takip etmek, sıcaklıklarla birlikte güç tüketimini değerlendirmek ve gerektiğinde Windows'un sunduğu tanılama araçlarından yararlanmak, sorunun kaynağını büyük ölçüde ortaya çıkaracaktır.
Unutulmamalıdır ki iyi bir teknik destek süreci, çözümle değil teşhisle başlar. Sorunun nedenini doğru tespit ettiğinizde, doğru çözüme ulaşmanız da çok daha kolay olacaktır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Umarım katkı sağlamıştır. Teşekkür ederim. İyi forumlar dilerim.
Herkese merhaba. Bu konuda bilgisayarınızın neden kastığını, bu kasmalara neyin sebebiyet verdiğini ve hataları nasıl anlayabileceğinizi konuşacağız. Bu hususta kapsamlı bir yazı yazmaya çalıştım. Aslında belki de bu başlıkların her birini ayrı ayrı yazmış bile olabilirim fakat yazdıysam da tek bir çatı altında toplamak istedim. Umarım fayda sağlar. Teşekkür ederim.
Bölüm 1: Teşhis Etmeden Çözüm Aramak Neden Yanlıştır?
Bilgisayarda yaşanan performans sorunları söz konusu olduğunda birçok kullanıcının ilk yaptığı şey sürücü güncellemek, format atmak veya internette gördüğü her ayarı uygulamak değil mi? Bazen ben bile kendimi bu tarz eylemleri uygularken buluyorum. Kimi zaman bunlar sorunu çözebilir ancak çoğu durumda asıl problem ortada durmaya devam eder. Çünkü ortada bir teşhis yoktur.
Yazılarımı okuyanlar bilir, sağdan soldan örnekler vermeyi severim.
Şimdiyse haydi gelin bunu bir araba örneğiyle düşünelim:
Aracınız çalışmıyorsa, motoru söküp rastgele parça değiştirmeye başlamazsınız değil mi? Önce bir durup bakmak lazım. Önce arızanın neden kaynaklandığını anlamaya çalışmak lazım. Bilgisayarlarda da durum aynı diyebiliriz. FPS düşüşü, takılma veya aniden kapanma gibi belirtiler tek bir nedenden kaynaklanmaz çoğu zaman. Aynı belirtiyi onlarca farklı sorun da oluşturabilir. Bunu öngörebilmeliyiz.
Örneğin oyunda anlık takılmalar yaşıyorsunuz diye her zaman ekran kartını suçlamak doğru değildir. Sorun, mesela işlemcinin sıcaklıktan dolayı frekans düşürmesi olabilir. RAM'in dolması, SSD'nin yoğun çalışması, ekran kartının güç limitine takılması ya da oyunun shader derleme işlemi yapması da aynı hissi oluşturabilir bizlerde. İşte bu yüzden performans sorunlarında ilk hedef çözüm bulmak değil, sorunu doğru teşhis etmek olmalı.
Bu rehberde de tam olarak bunu yapacağız. Herhangi bir parçayı suçlamadan önce hangi değerleri kontrol etmeniz gerektiğini, hangi araçları kullanacağınızı ve gördüğünüz verileri nasıl yorumlayacağınızı adım adım inceleyeceğiz. Böylece yalnızca bu makaledeki örnekler için değil, gelecekte karşılaşabileceğiniz birçok performans sorununda da kendi teşhisinizi yapabilecek bilgiye sahip olacaksınız, umarım.
Bölüm 2: FPS Yüksek ama Oyun Takılıyor ve Bunun Sebebi Frametime Olabilir
Birçok oyuncu performansı değerlendirirken yalnızca FPS değerine odaklanmakta. Oysa FPS tek başına oyunun ne kadar akıcı olduğunu göstermez bizlere. Aynı FPS değerine sahip iki sistemden biri oldukça akıcı hissettirirken diğeri sürekli takılıyormuş gibi hissettirebilir. Bunun arkasındaki en önemli etken ise frametime değeridir. En basit anlatımla frametime, ekran kartının bir kareyi ne kadar sürede oluşturduğunu ifade eder. FPS ise bir saniyede kaç kare üretildiğini söyler. Bu iki değer birbiriyle bağlantılı olsa da aynı şeyi ifade etmiyorlar.
Örneğin 100 FPS aldığınız bir oyunda her kare yaklaşık 10 milisaniyede (ms) oluşturulur. Eğer sistem bu süreyi sürekli koruyabiliyorsa oyun son derece akıcı görünür. Ancak bazı kareler 10 ms yerine 40-50 ms'de oluşturulmaya başlarsa, FPS sayacı hala yüksek görünse bile siz ekranda takılmalar hissedersiniz ki bu durumda bu çok normal. İşte oyuncuların sıkça stutter, mikro takılma veya anlık donma dediği durum da tam olarak bu işte.
2.1 Frametime Grafiği Neden Önemlidir?
Frametime değerini tek başına okumak yerine grafik olarak izlemek çok daha faydalı oluyor. İdeal bir frametime grafiği, mümkün olduğunca düz ilerleyen bir çizgiye benzer. Küçük dalgalanmalar normaldir. Ancak grafikte yukarı doğru ani sivri çıkışlar oluşuyorsa, bu çıkışlar oyun sırasında hissettiğiniz takılmalarla birebir örtüşür.
Örneğin:
- Düz bir grafik → Akıcı oyun deneyimi
- Arada sırada büyük sıçramalar → Mikro takılmalar
- Sürekli iniş çıkışlar → Dengesiz performans
2.2 Frametime Neden Bozulur?
Frametime dalgalanmalarının tek bir nedeni yok.
En sık karşılaşılan sebepler şunlar olur genellikle:
- İşlemcinin anlık darboğaza girmesi
- VRAM'in dolması ve verilerin sistem RAM'ine taşınması
- RAM kapasitesinin yetersiz kalmas
- Shader derleme işlemleri
- Depolama biriminin yoğun çalışması
- Arka planda çalışan uygulamalar
- Isınmaya bağlı frekans düşüşleri (Thermal throttling)
- Sürücü kaynaklı problemler
2.3 Frametime Nasıl Takip Edilir?
Frametime değerini izlemek için en yaygın yöntem MSI Afterburner ile birlikte gelen RivaTuner Statistics Server (RTSS) yazılımını kullanmak bana kalırsa. Bu yazılımlar sayesinde oyun sırasında FPS'in yanı sıra frametime grafiğini de ekranın köşesinde görüntüleyebilirsiniz. Eğer oyunda takılma hissettiğiniz anda frametime grafiğinde ani yükselişler görüyorsanız, sisteminizde araştırılması gereken bir performans sorunu olduğu söylenebilir.
Sistem performansınızı takip etmek için belirli uygulamalar var, bu rehberimde detaylı görebilirsiniz:
Giriş:
Selamlar, esenlikler.
Bu konuda oyun oynarken sistem davranışlarımızı ve değerlerimizi incelemeye yarayan programları ve bu programların nasıl kullanıldığını konuşacağız. Bu kadar uzun bir yazı olmamasının gerektiğinin farkındayım fakat programlara ucundan değinmek istedim.
Bir oyunda yalnızca anlık FPS değerini görmek çoğumuz için yeterli olmuyor. Bazen oyunun neden takıldığını, ekran kartının tam kapasite çalışıp çalışmadığını, işlemcinin zorlanıp zorlanmadığını veya sıcaklıkların normal seviyelerde olup olmadığını anlamamız gerekiyor. Özellikle yeni bir...
Selamlar, esenlikler.
Bu konuda oyun oynarken sistem davranışlarımızı ve değerlerimizi incelemeye yarayan programları ve bu programların nasıl kullanıldığını konuşacağız. Bu kadar uzun bir yazı olmamasının gerektiğinin farkındayım fakat programlara ucundan değinmek istedim.
Bir oyunda yalnızca anlık FPS değerini görmek çoğumuz için yeterli olmuyor. Bazen oyunun neden takıldığını, ekran kartının tam kapasite çalışıp çalışmadığını, işlemcinin zorlanıp zorlanmadığını veya sıcaklıkların normal seviyelerde olup olmadığını anlamamız gerekiyor. Özellikle yeni bir...
Bölüm 3: Ekran Kartı Kullanımı (%GPU Usage) Nasıl Yorumlanmalı?
Oyun sırasında performans takibi yapan kullanıcıların ilk baktığı değerlerden biri ekran kartı kullanım oranı oluyor, haklı olarak. Ancak bu değeri doğru yorumlamak sanıldığı kadar kolay değil belki de. "%99 kullanıyor.", "%60 çalışıyor." veya "%30'da takılmış." gibi ifadeler tek başına bir şey söylemez. Asıl önemli olan, bu değerin neden o seviyede olduğudur.Genel olarak ekran kartının görevi, işlemciden gelen komutları mümkün olduğunca hızlı işleyerek görüntüyü oluşturmaktır. Eğer işlemciden sürekli yeni iş alabiliyorsa ve herhangi bir kısıtlamaya takılmıyorsa, GPU kullanımının %95-99 aralığında olması beklenir. Bu, ekran kartının tam kapasiteye yakın çalıştığını gösterir bizlere. Ancak bazı durumlarda GPU kullanımı %50-70 seviyelerinde kalabiliyor. Çoğu kullanıcı bunu ekran kartının arızalı olduğu şeklinde yorumlasa da, gerçekte sebep çoğu zaman bambaşka çıkabiliyor.
3.1 GPU Kullanımı Neden Düşük Olur?
Madde madde bakalım:
İşlemci darboğazı (CPU Bottleneck)
İşlemci, ekran kartına yeterince hızlı veri gönderemiyorsa GPU beklemeye başlar. Bu durumda ekran kartı tam yükte çalışamaz çünkü yapacak işi yoktur. Bunun en belirgin özellikleri ne diye soracak olursanız, GPU kullanımı düşük kalır, işlemci çekirdeklerinden biri veya birkaçı %100'e yaklaşır, FPS artmaz, grafik ayarlarını düşürseniz bile performans belirgin şekilde yükselmez, gibi gibi sayabiliriz.
FPS sınırı veya V-Sync
Oyunu 60 FPS'e sabitlediyseniz, sisteminiz aslında 140 FPS üretebilecek güçte olsa bile ekran kartı tam kapasite çalışmaz. Çünkü ihtiyaç duyulan performans zaten sağlanmış aslına bakarsanız. Bu durumda da düşük GPU kullanımı tamamen normaldir. Çok kafaya takmayın.
Güç limiti (Power Limit)
Özellikle dizüstü bilgisayarlarda sık görülen durumlardan biri. Örneğin ekran kartı normalde 115 W güç tüketmesi gerekirken BIOS, sürücü veya güç profili nedeniyle 55-60 W seviyesinde çalışıyorsa GPU kullanımı da beklenen seviyeye ulaşamayabilir. Bu durumda yalnızca kullanım yüzdesine değil, gerçek güç tüketimine de bakmak gerekir.
Sıcaklık nedeniyle frekans düşmesi
GPU belirli sıcaklıklara ulaştığında kendini korumak amacıyla çalışma frekansını azaltabilir. Sonuç olarak da GPU Clock düşer, FPS azalır, GPU kullanımı beklenenden farklı davranabilir. Bu yüzden kullanım oranını yorumlarken sıcaklık ve frekans değerleri de mutlaka birlikte değerlendirilmelidir.
3.2 GPU Kullanımı Her Zaman %99 Olmalı mı?
Hayır
Aslında bu, tamamen oynadığınız oyuna ve senaryoya bağlı.
Örneğin:
- Menü ekranlarında
- Yükleme ekranlarında
- Eski veya hafif oyunlarda
- FPS sınır açıkken
- İşlemci ağırlıklı oyunlarda
Zaten önemli olan, ekran kartının gerçekten ihtiyaç duyulduğunda tam performans gösterebilmesi.
3.3 GPU Kullanımını Değerlendirirken Tek Başına Karar Vermeyin
Sağlıklı bir teşhis için şu değerleri birlikte incelemek gerekir:
- GPU kullanım oranı (%)
- GPU saat hızı (Clock)
- GPU güç tüketimi (Power)
- GPU sıcaklığı
- VRAM kullanımı
- İşlemci kullanımı
- İşlemci frekansı
Yine GPU kullanımlarını ve güç limitlerini anlattığım rehberlerim burada, detaylı bilgi edinebilirsiniz:
1. Giriş:
Selamlar, esenlikler.
Bu konuda gaming odaklı laptoplarda güç limitlerini konuşacağız.
Ele alacağımız başlıklar:
Konuya girelim.
Bir oyuncu laptopu almak istediğinizde genelde ilk baktığımız şeyler belli. İşlemci ne? Ekran kartı ne? RAM kaç GB? SSD kaç TB? Ardından...
Selamlar, esenlikler.
Bu konuda gaming odaklı laptoplarda güç limitlerini konuşacağız.
Ele alacağımız başlıklar:
- Güç limitleri
- Ekran kartı tarafı: TGP ve Dynamic Boost
- İşlemci tarafı: PL1 ve PL2
- Adaptör ve toplam güç bütçesi
- Soğutma performansı ile güç limiti ilişkisi
- Üretici firmaların pazarlama oyunları
- Nelere dikkat etmeli
- Sonuç
Konuya girelim.
Bir oyuncu laptopu almak istediğinizde genelde ilk baktığımız şeyler belli. İşlemci ne? Ekran kartı ne? RAM kaç GB? SSD kaç TB? Ardından...
Giriş
Herkese selam. Bu konuda GPU kullanımının %99 olmasının iyi veya kötü yanlarını değerlendireceğiz. Kafalardaki soru işaretlerini giderelim çünkü bu mevzu ile alakalı çok fazla muhabbet dönüyor. Bir kesim bunun normal olduğunu, zaten böyle olması gerektiğini söylerken diğer kesim bunu darboğaz olarak değerlendirebiliyor. Bu işe bir açıklık getirelim.
Oyun oynarken MSI Afterburner, NVIDIA App veya benzeri programlarla donanım değerlerimizi takip ederken ilk baktığımız şeylerden biri GPU kullanım yüzdesi. Hatta yıllardır sıkça duyduğumuz bir cümle var: "GPU %99...
Herkese selam. Bu konuda GPU kullanımının %99 olmasının iyi veya kötü yanlarını değerlendireceğiz. Kafalardaki soru işaretlerini giderelim çünkü bu mevzu ile alakalı çok fazla muhabbet dönüyor. Bir kesim bunun normal olduğunu, zaten böyle olması gerektiğini söylerken diğer kesim bunu darboğaz olarak değerlendirebiliyor. Bu işe bir açıklık getirelim.
Oyun oynarken MSI Afterburner, NVIDIA App veya benzeri programlarla donanım değerlerimizi takip ederken ilk baktığımız şeylerden biri GPU kullanım yüzdesi. Hatta yıllardır sıkça duyduğumuz bir cümle var: "GPU %99...
Bölüm 4: İşlemci Kullanımı Neden Tek Başına Bir Şey İfade Etmez?
Oyun sırasında işlemci kullanımına bakıp performans hakkında kesin bir yorum yapmak oldukça yanıltıcı çıkarımlar doğurabilir. Bunun temel sebebi, modern işlemcilerin birden fazla çekirdek ve iş parçacığına sahip olmasıdır.
Örneğin 8 çekirdekli ve 16 iş parçacıklı bir işlemci düşünelim. Oyun, iş yükünü tüm çekirdeklere eşit şekilde dağıtmayabilir. Hatta birçok oyunda yükün büyük kısmı yalnızca birkaç çekirdekte toplanır. Bu durumda da Görev Yöneticisi'nde işlemci kullanımı yalnızca %35-40 olarak görünse bile, aslında bir veya iki çekirdek tam kapasite çalışıyor olabilir. İşte bu noktada işlemci, ekran kartını beslemekte zorlanmaya başlar ve performansı sınırlayan bileşen haline gelir. Yani işlemcinin toplam kullanım yüzdesi düşük görünmesi, darboğaz olmadığı anlamına gelmez her zaman.
4.1 Çekirdek Bazında Kullanım Neden Önemli?
Toplam kullanım yerine çekirdeklerin ayrı ayrı nasıl çalıştığına bakmak çok daha doğru sonuç verecektir.
Örneğin şöyle bir senaryo düşünelim:
İşlemci toplanım kullanımı %42 olsun. GPU kullanımı: %68 olsun. FPS doğal olarak beklenenden düşük. İlk bakışta işlemci boşta gibi görünebilir. Ancak çekirdek kullanım grafiğini açtığınızda bir çekirdeğin sürekli %100, diğerlerinin ise %20-30 seviyelerinde çalıştığını görebilirsiniz. Bu durumda darboğazın sebebi ekran kartı değil, işlemcinin tek çekirdek performansı oluyor. Bu yüzden HWiNFO veya MSI Afterburner gibi yazılımlarda mümkünse çekirdek bazında kullanım da takip edilmelidir. Bu önemlidir.
4.2 İşlemci Frekansı Neden Takip Edilmeli?
Kullanım oranı kadar önemli bir diğer değer de işlemci frekansıdır (Clock Speed). İşlemci yük altındayken beklenen turbo frekanslarında çalışmalı. Eğer oyun sırasında frekansın sürekli düşüp yükseldiğini veya normalden çok daha düşük kaldığını görüyorsanız, bunun birkaç nedeni olabilir. Örneğin işlemcinin sıcaklıktan dolayı kendini yavaşlatması (Thermal Throttling) olabilir. Güç limitine takılması olabilir. Dizüstü bilgisayarda yanlış güç profili seçilmiş olması olabilir. BIOS veya üretici yazılımı tarafından uygulanan sınırlamalar olabilir.
Örneğin işlemcinin normalde 4.8 GHz'e çıkması beklenirken oyun boyunca 2.5-3.0 GHz civarında çalışması, performans kaybının önemli bir işareti olabilir.
4.3 Her Oyunda Yüksek İşlemci Kullanımı Beklenmez
Bazı oyunlar ekran kartına, bazıları ise işlemciye daha fazla yük bindirir, bu barizdir.
Örneğin rekabetçi FPS oyunları ve büyük strateji oyunları işlemciyi daha yoğun kullanırken, görsel açıdan ağır AAA yapımlar genellikle ekran kartını daha fazla zorlar. Bu nedenle farklı oyunlarda işlemci kullanımının değişmesi doğaldır. Önemli olan, işlemcinin ihtiyaç duyulduğunda yeterli performansı sunabilmesidir.
4.4 Sağlıklı Bir Değerlendirme İçin Nelere Bakılmalı?
İşlemciyi değerlendirirken yalnızca kullanım yüzdesine odaklanmak yerine şu değerleri birlikte incelemek daha doğru sonuç verir:
- Toplam işlemci kullanımı
- Çekirdek bazında kullanım
- İşlemci frekansı
- İşlemci sıcaklığı
- Güç tüketimi
- GPU kullanım oranı
Bölüm 5: RAM ve VRAM Kullanımı Nasıl Yorumlanmalı?
Bazı durumlarda asıl sorun bellek tarafında olabilir. Sistem belleği (RAM) veya ekran kartı belleği (VRAM) yetersiz kaldığında, bilgisayar bunu telafi etmeye çalışır. Ancak bu telafi süreci çoğu zaman performans kaybı, mikro takılmalar ve yükleme gecikmeleri olarak kullanıcıya geri döner. Bu nedenle yalnızca "kaç GB RAM'im var?" sorusuna değil, oyun sırasında bu belleğin nasıl kullanıldığına da dikkat etmek gerekli.
5.1 RAM Ne Zaman Sorun Haline Gelir?
RAM, işlemci ile depolama birimi arasında çalışan yüksek hızlı geçici bellektir. Oyun çalışırken haritalar, karakterler, fizik hesaplamaları ve arka planda ihtiyaç duyulan birçok veri burada tutuluyor.
RAM kapasitesi yeterli olduğu sürece sistem bu verilere çok hızlı erişebilir. Ancak kapasite sınırına yaklaşıldığında Windows, ihtiyaç duyduğu alanı depolama birimindeki sanal bellek (page file) üzerinden karşılamaya başlar.
Sorun da tam burada başlar.
En hızlı NVMe SSD bile, RAM'in erişim hızına ve gecikme değerine yaklaşamaz. Bu nedenle sistem sürekli RAM ile depolama birimi arasında veri taşımaya başladığında performans olumsuz etkilenebilir. Bunun sonucunda da mikro takılmalar yaşanabilir.
5.2 Peki ya VRAM?
VRAM, ekran kartının kendi belleğidir ve grafik verilerini depolamak için kullanılır. Dokular, gölgeler, ışıklandırma verileri ve çeşitli grafik efektleri burada tutulur. Oyun sırasında kullanılan VRAM miktarı ekran çözünürlüğüne, doku kalitesine ve grafik ayarlarına göre değişebilir elbette. VRAM kapasitesi yeterli olduğunda ekran kartı ihtiyaç duyduğu verilere doğrudan erişebilir. Ancak kapasite dolduğunda kullanılmayan veriler sistem RAM'ine aktarılır ve gerektiğinde tekrar geri alınır. Bu işlem, PCI Express veri yolu üzerinden gerçekleştiği için VRAM kadar hızlı olmaz. Sonuç olarak yine mikro takılmalar yaşanabilir. Özellikle açık dünya oyunlarında veya yüksek çözünürlüklü doku paketleri kullanıldığında VRAM tüketimi hızla artabiliyor.
5.3 Bellek Kullanımı Nasıl Yorumlanmalı?
Birçok kullanıcı yalnızca "RAM %90 kullanılıyor." veya "VRAM tamamen dolmuş." gibi değerlere odaklanır. Ancak bu sayılar tek başına yeterli değil. Önemli olan, bu kullanımın performansı etkileyip etkilemediği.
Örneğin bir oyun 15 GB RAM kullanıyor olabilir ve sisteminizde 16 GB RAM bulunabilir. Eğer arka planda çalışan uygulamalar nedeniyle Windows sürekli sanal belleğe başvuruyorsa, performans sorunları yaşanması mümkün hale geliyor.
Benzer şekilde VRAM'in tamamının kullanılıyor olması da her zaman sorun anlamına gelmez. Ancak bu kullanımla birlikte frametime grafiğinde ani sıçramalar veya doku yükleme problemleri görülüyorsa, bellek kapasitesi artık sınırına ulaşmış olabilir.
Bu yüzden RAM ve VRAM değerlerini frametime, disk kullanımı ve genel sistem davranışı ile birlikte değerlendirmek en doğru yaklaşım olacak bizler için.
VRAM için şu konuya da bakabilirsiniz, fikir verebilir:
Selam, esenlikler.
Son zamanlarda oldukça sık karşılaştığım ve kullanıcılar tarafında da soru işaretleri, tartışmalar barındıran bu konuyu tarafımca değerlendirmek istedim. Özellikle forum üzerinde de bazı laptop önerileri konularında denk geldiğim ya da geldiğimiz çok oluyor. Kimileri için bu VRAM boyutu yeterli görülürken, kimileri de bu kartları yerden yere vuruyor. Özellikle NVIDIA'nın 50 serisindeki 5060 ve 5070 kartları için bu soru hala soruluyor: 8 GB VRAM yeterli mi?
Ufaktan konuya girelim. Ekran kartları konuşulurken VRAM mevzusu her zaman...
Son zamanlarda oldukça sık karşılaştığım ve kullanıcılar tarafında da soru işaretleri, tartışmalar barındıran bu konuyu tarafımca değerlendirmek istedim. Özellikle forum üzerinde de bazı laptop önerileri konularında denk geldiğim ya da geldiğimiz çok oluyor. Kimileri için bu VRAM boyutu yeterli görülürken, kimileri de bu kartları yerden yere vuruyor. Özellikle NVIDIA'nın 50 serisindeki 5060 ve 5070 kartları için bu soru hala soruluyor: 8 GB VRAM yeterli mi?
Ufaktan konuya girelim. Ekran kartları konuşulurken VRAM mevzusu her zaman...
Bölüm 6: Sıcaklıklar, Thermal Throttling ve Güç Limitleri
Bilgisayarın sıcak çalışması, çoğu kullanıcı için doğrudan bir arıza belirtisi gibi algılanıyor. Oysa modern işlemciler ve ekran kartları, belirli sıcaklıklarda uzun süre çalışabilecek şekilde tasarlanıyorlar. Bu nedenle yüksek sıcaklık görmek tek başına endişe edilmesi gereken bir durum olmaz. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, sıcaklığın performansı etkileyip etkilemediğidir.
Bir sistem 90 derecede veya üstünde çalışırken tam performansını sunabiliyorsa ortada bir sorun olmayabilir. Buna karşılık 80 derecede çalışan başka bir sistem, güç veya sıcaklık sınırlarına takıldığı için ciddi performans kaybı yaşayabilir. Bu yüzden sıcaklığı değerlendirirken yalnızca dereceye değil, sistemin o sıcaklıkta nasıl davrandığına bakmak gerekir.
6.1 Thermal Throttling Nedir?
Thermal Throttling, işlemci veya ekran kartının aşırı ısınmasını önlemek amacıyla çalışma hızını otomatik olarak düşürmesidir diyelim. Bu bir sorun değil, onu da diyelim. Bu mekanizma tamamen koruma amaçlı. Donanım, belirlenen sıcaklık sınırına ulaştığında frekansını azaltarak daha az güç tüketir ve daha az ısı üretir. Böylece kendisini olası hasarlara karşı korur.
Kullanıcı tarafında ise bu durum genellikle şu belirtilerle fark edilir:
- FPS'nin zamanla düşmesi
- İlk dakikalarda yüksek performans, ardından belirgin yavaşlama
- GPU veya CPU frekansında ani düşüşler
- Frametime değerlerinde bozulma
6.2 Peki Güç Limitlerinin Önemi Nedir?
Her performans düşüşünün sebebi sıcaklık da olmaz. Bazı durumlarda donanım, daha serin çalışmasına rağmen güç limiti (Power Limit) nedeniyle tam performansına ulaşamaz. Bu durum özellikle dizüstü bilgisayarlarda daha sık görülüyor. Üreticiler; adaptör kapasitesi, soğutma sistemi, pil ömrü veya fan gürültüsü gibi nedenlerle işlemci ve ekran kartına belirli güç sınırları koyabilirler ki koyuyorlar da.
Örneğin 115 W TGP değerine sahip bir ekran kartı, yanlış güç profili veya yazılımsal bir sorun nedeniyle yalnızca 60 W civarında çalışıyorsa, sıcaklıklar normal görünmesine rağmen beklenen performansı veremeyebilir. Benzer şekilde işlemci de sıcaklık sınırına ulaşmadan güç limitine takılarak turbo frekanslarını koruyamayabilir. Bu yüzden yalnızca sıcaklık değerlerine bakmak yeterli değildir; güç tüketimi ve çalışma frekansları da birlikte değerlendirilmelidir.
6.3 Hangi Değerleri Takip Etmelisiniz?
Sorunun sıcaklıktan mı yoksa güç limitinden mi kaynaklandığını anlamak için şu değerler birlikte incelerseniz daha faydalı olur:
* İşlemci sıcaklığı
- İşlemci frekansı
- İşlemci güç tüketimi (Package Power)
- Ekran kartı sıcaklığı
- GPU hotspot sıcaklığı
- GPU saat hızı (Clock)
- GPU güç tüketimi (Board Power)
6.4 Yüksek Sıcaklık Her Zaman Kötü müdür?
Hayır
Örneğin bir işlemci oyun boyunca 92 derecede çalışıyor olabilir. Eğer bu sırada frekansını koruyor, performansında düşüş yaşanmıyor ve Thermal Throttling oluşmuyorsa sistem tasarımı gereği normal davranıyor olabilir. Diğer taraftan 75-80 derecelerde çalışan bir işlemci, agresif güç limitleri nedeniyle beklenen turbo frekansına çıkamıyorsa performans açısından daha dezavantajlı bir durumda da olabilir. Bu nedenle tek başına sıcaklık değeri üzerinden yorum yapmak doğru değildir. Sıcaklık, frekans ve güç tüketimi birlikte değerlendirildiğinde anlam kazanır.
Yani ısı, performansı etkileyen önemli faktörlerden biridir ancak tek başına belirleyici değildir. Performans sorunlarını doğru analiz edebilmek için sıcaklık değerlerinin yanında işlemci ve ekran kartının çalışma frekansları ile güç tüketimlerini de takip etmek gerekir. Unutulmamalıdır ki bazen sorun aşırı sıcaklık değil, donanımın kendisine uygulanan güç sınırlamalarıdır. Bu iki durum birbirine benzer belirtiler gösterse de çözüm yöntemleri tamamen farklıdır.
Bu konu da sizlere sıcaklıklar açısından fikir verebilir:
Selamlar, esenlikler.
Bu yazıda, laptoplarda, özellikle gaming laptoplarda ısınma ve soğutma hakkında bilinmesi gerekenleri konuşacağız. Bu başlığın içinde ise 90 derece gibi sıcaklık değerlerinin normalliğini ve anormalliğini, termal macunların ne zaman değişmesi gerektiğini, PTM7950'nin gerçekten işe yarayıp yaramadığını ele alacağız.
Laptop kullanıcılarının en çok kafasını kurcalayan konulardan biri sıcaklık değerleri, üzerinde durulması gereken önemli bir nokta. Özellikle yeni bir oyuncu laptopu alan kullanıcılar, oyun sırasında işlemcinin veya ekran kartının 85-90...
Bu yazıda, laptoplarda, özellikle gaming laptoplarda ısınma ve soğutma hakkında bilinmesi gerekenleri konuşacağız. Bu başlığın içinde ise 90 derece gibi sıcaklık değerlerinin normalliğini ve anormalliğini, termal macunların ne zaman değişmesi gerektiğini, PTM7950'nin gerçekten işe yarayıp yaramadığını ele alacağız.
Laptop kullanıcılarının en çok kafasını kurcalayan konulardan biri sıcaklık değerleri, üzerinde durulması gereken önemli bir nokta. Özellikle yeni bir oyuncu laptopu alan kullanıcılar, oyun sırasında işlemcinin veya ekran kartının 85-90...
Bölüm 7: Depolama Birimi Performansı Etkiler mi? SSD ve Disk Kullanımını Doğru Yorumlama
Performans sorunları konuşulurken işlemci, ekran kartı ve RAM sıkça gündeme gelir. Buna karşılık depolama birimi çoğu zaman göz ardı edilir. Bunun nedeni, SSD'nin yalnızca oyunların daha hızlı açılmasını sağladığının düşünülmesi oluyor sıklıkla.
Aslında durum bundan biraz daha karmaşık.
Bir SSD, doğrudan FPS'i artırmaz. Yani SATA SSD'den PCIe 5.0 NVMe SSD'ye geçtiğinizde kare hızınız 2-3 katına çıkmaz. Ancak depolama biriminin performansı, özellikle veri yükleme sırasında oyun deneyimini önemli ölçüde etkileyebilir.
Gelin daha yakından bakalım:
7.1 SSD, FPS Artırır mı?
Hayır
Ama şöyle hayır: Bir oyunda saniyede kaç kare üretileceğini temel olarak işlemci ve ekran kartı belirler doğal olarak. Depolama birimi bu hesaplamalara doğrudan veya direkt olarak katılmaz. Ancak oyun, ihtiyaç duyduğu verilere depolama biriminden zamanında ulaşamazsa dolaylı olarak performans sorunları yaşanabilir, yaşatabilir. Bu nedenle SSD'nin görevi daha çok veriyi mümkün olduğunca hızlı şekilde sisteme ulaştırmak oluyor.
7.2 Hangi Durumlarda Depolama Performansı Önem Kazanır?
Modern oyunlar sürekli veri yükleyen yapılar haline geldi son dönemlerde. Özellikle açık dünya oyunları, büyük haritalara sahip oyunlar, yüksek çözünürlüklü doku paketleri kullanan yapımlar. Yani oyuncu hareket ettikçe yeni verileri arka planda depolama biriminden okumaya devam eder.
Eğer bu veri akışı aksarsa şu belirtiler görülebilir:
- Dokuların geç yüklenmesi
- Haritanın sonradan oluşması
- Kamera çevrilirken kısa süreli takılmalar
- Yükleme ekranlarının uzaması
7.3 Disk Kullanımının %100 Olması Ne Anlama Geliyor?
Görev Yöneticisi'nde disk kullanımının zaman zaman %100 görünmesi birçok kullanıcıyı endişelendiriyor değil mi? Oysa bu değer tek başına arıza belirtisi değil.
Örneğin:
- Oyun ilk kez açılırken
- Büyük bir dosya kopyalanırken
- Windows güncelleme yaparken
- Antivirüs taraması sırasında
Özellikle şu belirtiler birlikte görülüyorsa depolama tarafı incelenmeli:
- Programların geç açılması
- Fare hareketlerinde gecikme
- Oyun yüklemelerinde belirgin uzama
- Disk kullanımı yüksek olmasına rağmen veri aktarım hızının düşük kalması
7.4 SSD Doluluk Oranı Performansı Etkiler mi?
Evet, belirli bir noktaya kadar etkileyebiliyor. SSD'ler, veri yazma işlemlerini daha verimli gerçekleştirebilmek için boş alana ihtiyaç duyarlar. Depolama birimi tamamen dolduğunda yazma performansı düşebilir ve bazı işlemler daha uzun sürebilir bu noktada. Bu nedenle SSD'nin tamamen doldurulması önerilmez. Genel olarak depolama biriminde bir miktar boş alan bırakmak, hem performans hem de uzun vadeli kullanım açısından daha sağlıklı olacak.
7.5 SSD Sıcaklığı Önemli midir?
Yoğun veri aktarımı sırasında bazı NVMe SSD'ler yüksek sıcaklıklara ulaşabilir. Belirli sıcaklık seviyelerinden sonra bazı modeller çalışma hızını düşürerek kendini korumaya alır. Buna da Thermal Throttling denir. Söylemiştik zaten. Sonuç olarak da dosya kopyalama hızları düşebilir. Büyük oyun yüklemeleri uzayabilir. Uzun süreli veri aktarımında performans azalabilir. Bu durum oyunlarda FPS düşüşüne doğrudan neden olmasa da, veri akışını etkileyebileceği için dolaylı olarak oyun deneyimini değiştirebilir.
Yani özetle depolama birimi, oyun performansının temel belirleyicisi değil, doğrudan değil yani. Ancak modern oyunların büyük veri miktarlarıyla çalıştığı düşünüldüğünde, SSD'nin sağlıklı çalışması akıcı bir deneyim için önemli hale gelmiş durumda.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Buraya kadar her şey tamamdı. Şimdi kilit noktaya geçelim. İşe yarayacak araçları konuşalım.
Bölüm 8: Windows'un Kendi Araçlarıyla Performans Sorunlarını Nasıl Tespit Edebilirsiniz?
Belirtmekte fayda var ki, elbette bu araçlar her sorunun kesin cevabını vermez. Ancak doğru yorumlandıklarında, problemin hangi bileşenden kaynaklanabileceğini anlamak için güçlü ipuçları sağlarlar. Çoğumuz zaten bu araçları belki biliyoruz fakat önemli olan burada yanlış yorumlamaktan kaçınabilmek.
8.1 Görev Yöneticisi (Task Manager)
Çok basic. Çünkü performans kontrolüne başlanacak ilk yer burası.
Buradan şu değerler anlık olarak izlenebilir:
- İşlemci kullanımı
- RAM kullanımı
- Disk kullanımı
- GPU kullanımı
- Ağ trafiği
Örneğin oyun sırasında işlemci kullanımı %30 görünüyorsa bu tek başına işlemcinin rahat çalıştığı anlamına gelmez. Aynı şekilde GPU kullanımının %60 olması da ekran kartının arızalı olduğunu göstermez. Görev Yöneticisi, yalnızca genel durumu görmek için kullanılmalıdır. Ayrıntılı analiz için diğer araçlardan da yararlanmak gerekir, gerekebilir.
8.2 Kaynak İzleyicisi (Resource Monitor)
Oldukça faydalı. Başlat menüsüne Kaynak İzleyicisi yazarak veya Görev Yöneticisi'nin Performans sekmesinden ulaşabilirsiniz.
Bu araç sayesinde:
- Hangi programın diski kullandığını
- RAM'i hangi işlemlerin tükettiğini
- İşlemciyi hangi uygulamaların meşgul ettiğini
- Diskten hangi dosyaların okunduğunu
Örneğin oyunda takılmalar yaşarken arka planda çalışan bir antivirüs yazılımının sürekli depolama birimine eriştiğini fark edebilirsiniz. Bu tür durumlar, yalnızca Görev Yöneticisi'ne bakılarak her zaman anlaşılmaz.
8.3 Olay Görüntüleyici (Event Viewer)
Bilgisayar beklenmedik şekilde yeniden başladıysa, sürücü çöktüyse veya sistem hata verdiyse ilk kontrol edilmesi gereken yerlerden biri Olay Görüntüleyicidir. Burada Windows tarafından kaydedilen binlerce olay bulunur. İlk bakışta karmaşık görünse de bazı kayıtlar performans sorunlarının kaynağını anlamada oldukça önemlidir.
Mesela sık karşılaşılan kayıtlar arasında şunlar yer alabilir, görürsünüz:
- Kernel-Power 41: Bilgisayarın düzgün şekilde kapatılmadan yeniden başladığını gösterir. Bu kayıt tek başına arızanın nedenini söylemez; yalnızca sistemin beklenmedik şekilde kapandığını belirtir.
- Display Driver hataları: Ekran kartı sürücüsünün yanıt vermeyi bıraktığını gösterebilir.
- WHEA Logger kayıtları: İşlemci, RAM, ekran kartı veya diğer donanımlarla ilgili donanımsal hata bildirimleri içerebilir.
- Disk hataları: Depolama biriminde erişim sorunlarına işaret edebilir.
8.4 Güvenilirlik Geçmişi (Reliability Monitor)
Windows'un faydalı ancak en az kullanılan araçlarından biri de Güvenilirlik Geçmişi sanırım. Başlat menüsüne Güvenilirlik Geçmişini Görüntüle yazarak ulaşabilirsiniz. Bu araç, sistemde meydana gelen önemli olayları gün gün bir zaman çizelgesi üzerinde gösterir.
Burada:
- Çöken uygulamalar
- Windows güncellemeleri
- Sürücü yüklemeleri
- Donanım hataları
- Beklenmeyen yeniden başlatmalar
Örneğin performans sorununuz belirli bir ekran kartı sürücüsünü yükledikten sonra başladıysa, bunu Güvenilirlik Geçmişi üzerinden fark etmek oldukça kolay oluyor.
8.5 Sistem Yapılandırması ve Tanılama Bilgileri
Windows'ta yer alan bazı araçlar sistem hakkında ayrıntılı bilgi almak için de kullanılabilir.
Bunlardan en sık kullanılanları:
- msinfo32 (Sistem Bilgisi): BIOS sürümü, donanım bileşenleri ve sistem yapılandırmasını gösterir.
- dxdiag (DirectX Tanı Aracı): Ekran kartı, ses aygıtları ve DirectX bileşenleri hakkında bilgi verir.
8.6 Windows Araçları Ne Kadar Yeterli?
Windows'un sunduğu araçlar, temel teşhis için çoğu zaman yeterlidir. Ancak sıcaklıklar, frekanslar, güç tüketimi ve frametime gibi daha teknik verileri takip etmek için ek yazılımlara ihtiyaç duyulur.
Bölüm 9: Performans Takibi İçin Hangi Program Ne İşe Yarar?
Bu bölümü tek tek anlatıp konuyu boğmak istemem. Direkt olarak şu konuyu okuyabilirsiniz. Yazdıklarım, bu başlık için aynen geçerlidir:
Giriş:
Selamlar, esenlikler.
Bu konuda oyun oynarken sistem davranışlarımızı ve değerlerimizi incelemeye yarayan programları ve bu programların nasıl kullanıldığını konuşacağız. Bu kadar uzun bir yazı olmamasının gerektiğinin farkındayım fakat programlara ucundan değinmek istedim.
Bir oyunda yalnızca anlık FPS değerini görmek çoğumuz için yeterli olmuyor. Bazen oyunun neden takıldığını, ekran kartının tam kapasite çalışıp çalışmadığını, işlemcinin zorlanıp zorlanmadığını veya sıcaklıkların normal seviyelerde olup olmadığını anlamamız gerekiyor. Özellikle yeni bir...
Selamlar, esenlikler.
Bu konuda oyun oynarken sistem davranışlarımızı ve değerlerimizi incelemeye yarayan programları ve bu programların nasıl kullanıldığını konuşacağız. Bu kadar uzun bir yazı olmamasının gerektiğinin farkındayım fakat programlara ucundan değinmek istedim.
Bir oyunda yalnızca anlık FPS değerini görmek çoğumuz için yeterli olmuyor. Bazen oyunun neden takıldığını, ekran kartının tam kapasite çalışıp çalışmadığını, işlemcinin zorlanıp zorlanmadığını veya sıcaklıkların normal seviyelerde olup olmadığını anlamamız gerekiyor. Özellikle yeni bir...
FİNAL: Ne Yapmanız Gerekecek?
1 - Sorunun Tam Olarak Ne Olduğunu Belirlemeye Çalışın
Öncelikle kendinize şu soruyu sorun: ''Gerçek problem nedir?''
Çünkü kasma kelimesi herkes için farklı bir anlam taşır.
Örneğin:
- Ortalama FPS düşük olabilir
- FPS yüksek olmasına rağmen oyun takılıyor olabilir
- Sadece belirli sahnelerde donma yaşanıyor olabilir
- Oyun aniden kapanıyor olabilir
- Bilgisayar yeniden başlıyor olabilir
- Dokular geç yükleniyor olabilir
Doğru teşhis, doğru belirtiyi tanımlamakla başlar.
2 - Oyun Sırasında Sistemi İzleyin
Sorunu anlamanın en iyi yolu, oyun çalışırken sistem verilerini takip etmektir. Sorun yaşandığı anda değerlerde olağan dışı bir değişiklik olup olmadığına dikkat edin. Çoğu zaman problem tam da o anda kendini belli eder.
3 - 3. Darboğaz Olup Olmadığını Kontrol Edin
Şu sorular size önemli ipuçları verebilir:
- GPU sürekli %95-99 arasında mı çalışıyor?
- İşlemci çekirdeklerinden biri sürekli tam yükte mi?
- GPU kullanımında ani düşüşler oluyor mu?
- Güç tüketimi beklenen seviyede mi?
Darboğaz ile ilgili rehberim burada, detaylı:
Giriş:
Selamlar, esenlikler.
Teknik bir konu ile yine birlikteyiz. Bu konuda Darboğaz'ın ne olduğunu, nelerin Darboğaz'a yol açabileceğini konuşacağız. Bilinmesi gereken önemli bir konu olduğunu düşünmem ile birlikte umarım kafalardaki soru işaretlerinin giderilmesinde yardımcı olur. Keyifli okumalar dilerim.
Donanım dünyasında son yıllarda en çok duyduğumuz kelimelerden biri muhtemelen "Darboğaz'' değil mi?
Tabiri caizse ipini koparan her türlü sorunun kaynağını Darboğaz'a bağlıyor:
Selamlar, esenlikler.
Teknik bir konu ile yine birlikteyiz. Bu konuda Darboğaz'ın ne olduğunu, nelerin Darboğaz'a yol açabileceğini konuşacağız. Bilinmesi gereken önemli bir konu olduğunu düşünmem ile birlikte umarım kafalardaki soru işaretlerinin giderilmesinde yardımcı olur. Keyifli okumalar dilerim.
Donanım dünyasında son yıllarda en çok duyduğumuz kelimelerden biri muhtemelen "Darboğaz'' değil mi?
Tabiri caizse ipini koparan her türlü sorunun kaynağını Darboğaz'a bağlıyor:
- İşlemci kullanımı yükselince Darboğaz deniyor.
- Yeni bir ekran...
4 - Bellek Kullanımını İnceleyin
RAM veya VRAM kapasitesinin sınırına ulaşıp ulaşmadığını kontrol edin.
Şu belirtiler bellek tarafına işaret edebilir:
- Kamera çevrilirken takılmalar
- Dokuların geç yüklenmesi
- Alt + Tab sırasında uzun bekleme
- Disk kullanımında ani artış
5 - Sıcaklık ve Güç Tüketimini Değerlendirin
Yüksek sıcaklık gördüğünüz anda paniğe kapılmayın, relax.
Önce şu soruların cevabını arayın:
- İşlemci frekansı düşüyor mu?
- GPU saat hızı azalıyor mu?
- Güç tüketimi beklenen seviyede mi?
- Thermal Throttling oluşuyor mu?
6 - Windows Kayıtlarını Kontrol Edin
Eğer ki sorun yalnızca performansla sınırlı değilse, oyun kapanıyorsa, bilgisayar yeniden başlıyorsa, mavi ekran oluşuyorsa, Olay Görüntüleyici ve Güvenilirlik Geçmişi mutlaka incelenmeli. Bu kayıtlar çoğu zaman sürücü veya donanım kaynaklı problemlerin izini sürmeyi kolaylaştırır.
7 - Stres Testi Uygulayın
Sorunun hangi bileşenden kaynaklandığını belirleyemediyseniz, kontrollü stres testleri faydalı olabilir. İşlemci, ekran kartı veya belleği ayrı ayrı test ederek sistemin kararlı çalışıp çalışmadığı gözlemlenebilir. Ancak stres testlerinin amacı performans artırmak değil, mevcut bir sorunu ortaya çıkarmaktır.
DEĞERLENDİRME
Performans sorunlarını çözmenin en önemli kuralı:
Donanım arızalarının ve performans problemlerinin büyük kısmı belirli belirtiler verir. Önemli olan bu belirtileri doğru yorumlayabilmek, bunu uzun uzun konuştuk. Birçok kullanıcı çözümü, format atmakta veya yeni donanım satın almakta ararken; deneyimli kullanıcılar önce verileri inceler, ardından sorunun kaynağını belirler. İşte bu yaklaşım hem zamandan hem de gereksiz masraftan tasarruf sağlar.
SONUÇ
Bilgisayar performansı; işlemci, ekran kartı, RAM, depolama birimi, sıcaklıklar, güç yönetimi ve yazılım tarafının birlikte çalışmasıyla oluşur. Bu bileşenlerden herhangi birinde yaşanan sorun, benzer belirtiler gösterebilir. Bu nedenle yalnızca tek bir değere bakarak kesin sonuca ulaşmak çoğu zaman mümkün değildir.
Doğru teşhis için sistemi bir bütün olarak değerlendirmek gerekir. FPS'in yanında frametime grafiğini incelemek, işlemci kullanımının yanı sıra çekirdek frekanslarını takip etmek, sıcaklıklarla birlikte güç tüketimini değerlendirmek ve gerektiğinde Windows'un sunduğu tanılama araçlarından yararlanmak, sorunun kaynağını büyük ölçüde ortaya çıkaracaktır.
Unutulmamalıdır ki iyi bir teknik destek süreci, çözümle değil teşhisle başlar. Sorunun nedenini doğru tespit ettiğinizde, doğru çözüme ulaşmanız da çok daha kolay olacaktır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Umarım katkı sağlamıştır. Teşekkür ederim. İyi forumlar dilerim.
Son düzenleme: