creazy
Başarılı
- Katılım
- 13 Şubat 2025
- Mesajlar
- 1.204
- Çözümler
- 2
- Beğeniler
- 979
Tanrı gençlerimize bu hayatı yaşatmasında pay olan herkesi ne cennete, ne cehenneme almasın. Boşlukta çürürler umarım. Özellikle 22K'ya bu çocukları köle gibi kullanmaya çalışan ahlaksızlara sözüm.
Ama bir konuda ortak payda üzerinde toplanmamız lazım. Evet iş şartları berbat, şartlar kötü. Ama gencimiz de kendini geliştirmek, iş sahibi olmak, zanaat sahibi olmak gibi şeylere takılmadan iyi bir işin ayağına geleceğini ve para kazanacağını düşünüyor.
Gençlerimiz sabırsız, her şey bir anda olsun ve bitsin istiyorlar. Yok öyle bir dünya. Tüm gün Valorant oynuyor, yabancı dil sıfır, kültür sıfır, gelmiş bana "ya Avrupa'ya gideceğim, Türkiye'de harcanıyoruz." diyor. Ne harcanması be? Sen nesin ki Avrupa seni alsın?
Sözüm o ki, durduğunuz yerde kimse sizi kurtarmayacak arkadaşlar. Bir yerden başlamazsanız göz açıp kapayıncaya kadar 30 yaşınıza geleceksiniz.
Ben 18 yaşımdan beri çalışıyorum, gecemi gündüzüme katıp iş kurup iş batırdığım, yeri geldi 3 ayda 4 iş değiştirdiğim oldu. Bir keresinde eve giderken altıma yapıyordum ama günün sonunda artık işimde iyiyim, çok iyi bir kazancım var. Benim ailem öyle varlıklı değil ama evimiz var, maaşları var. Ben bilmez miydim asgari bir yere girip sonsuza kadar öyle devam etmeyi?
Ne olursa olsun çabalayın.
Yazık yukarıda biri "çok çalışan başarılı olsaydı eşeğin çiftliği olurdu." demiş, bunu yanlış yorumlayacak binlerce genç biliyorum ben. Sakın bu tavsiyeye uymayın, bir şeyi seviyorsanız, o işte başarılı olabileceğinizi düşünüyorsanız o işe dört kolla, eşek gibi sarılın. Meyvesini yersiniz. Siz sadece bu yolda kullanılmayın, değersiz hissetmeyin.
Niyetinizin kötü olmadığını, aksine tecrübenizle yol göstermeye çalıştığınızı anlıyorum. Mücadele etmek gerektiği fikrinize kesinlikle katılıyorum, kimse bizi kurtarmayacak bu çok doğru. Ancak 'gençler oyun oynuyor, dilleri yok' genellemesi, çabalayan kesim için biraz haksızlık oluyor. Elbette tembellik eden, sabırsız olan veya kısa yoldan kazanmak isteyen bir kitle var. Bunları görmezden gelmiyorum. Ama bir yandan da kendini geliştiren, dil öğrenen ve çalışan gençler de var. Benim itirazım, bu çabalayan gençlerin de 'tembel' etiketiyle aynı kefeye konulmasına. Sizin döneminizdeki alım gücü dengeleri ile bugünkü şartlar maalesef aynı değil. O zaman 'çok çalışan kazanır' formülü daha net işliyordu ama bugün bazen yanlış yerde çok çalışmak insanı sadece yıpratıyor. Bence çözüm çalışmayı bırakmak ya da küsmek değil. Asıl çözüm, emeğimizin karşılığını alabileceğimiz doğru alanlara yönelmek, stratejik davranmak ve şartları iyileştirmek için talepkar olmak. Sizin tecrübeniz çok değerli ama bizim yaşadığımız bu 'gelecek kaygısı'da gerçek. Bunu bir bahane üretmek değil, çözülmesi gereken bir durum olarak görürsek birbirimizi daha iyi anlarız. Teşekkürler, saygılar.