Hiçbir kız - erkek taciz gibi durumlarla karşı karşıya kalmamalı elbet. Ancak bile bile lades denmez hocam. Sabahtan beri aynı şeyi anlatıyoruz.
Sana bir soru; Kendini geliştirmemiş, öz saygısı olmayan, kültürü olmayan, maddiyat ve manasız şeylerle uğraşan. Oturup iki kelime edemeyen bir kızla sevgili olmak ister miydin?

Kaliteli adamım dedin, senin yerine ben cevap vereyim istemezdin. Kendin gibi birini bulmak isterdin değil mi?

Şimdi, yukarıda saydığım özellikte ki bir kadın yanlışı, doğruyu nasıl ayırt edebilir? Etse de doğru yapar mı bunu? Peki bu durum bu kızın öldürülmesi, dayak yemesi, taciz veya tecavüze uğraması için lades kısmına girer mi?

Bana bunun cevabını ver.

Ayrıca cevaplamayı unuttuğunuz bir şey daha var; Yukarıda sordum, bir daha sorayım. "Yarın bir gün kendi anneniz, bacınız, kız arkadaşınız suçsuz yere taciz edilir, darp edilirse ne diyeceksiniz? Yine aynı savunmayı mı yapacaksınız?"
 
Bana bunun cevabını ver.

Ayrıca cevaplamayı unuttuğunuz bir şey daha var; Yukarıda sordum, bir daha sorayım. "Yarın bir gün kendi anneniz, bacınız, kız arkadaşınız suçsuz yere taciz edilir, darp edilirse ne diyeceksiniz? Yine aynı savunmayı mı yapacaksınız?"
Bak sevgili dostum, bile bile lades demek ne demektir biliyor musun? Kötü bir adama bile bile göz yummak demektir. Sen dediğimi inatla reddediyorsun ama gerçekler bu.

Kötü bir adama bile bile göz yumuyorsan olacak az buçuk bellidir. Kimsenin başına gelmesin ancak bile bile lades denmemeli.
Yüz yıl da anlatsam, bin yıl da anlatsam anlamayacaksın anlaşılan.

Evet, bir kadın doğruyu yanlışı bal gibi de ayırt eder ancak tabiri caizse "havalı" olarak buldukları erkeklerin peşlerine takılıp kuyruk oluyorlar. Buna da bile bile lades denir.

Ben kimsenin, başta kendi çevremin, taciz edilmesini istemem ancak bile bile lades olayına karşıyım.
 
Son düzenleme:
Bak sevgili dostum, bile bile lades demek ne demektir biliyor musun? Kötü bir adama bile bile göz yummak demektir. Sen dediğimi inatla reddediyorsun ama gerçekler bu.

Kötü bir adama bile bile göz yumuyorsan olacak az buçuk bellidir. Kimsenin başına gelmesin ancak bile bile lades denmemeli.
Yüz yıl da anlatsam, bin yıl da anlatsam anlamayacaksın anlaşılan.

Evet, bir kadın doğruyu yanlışı bal gibi de ayırt eder ancak tabiri caizse "havalı" olarak buldukları erkeklerin peşlerine takılıp kuyruk oluyorlar. Buna da bile bile lades denir.

Ben kimsenin, başta kendi çevremin, taciz edilmesini istemem ancak bile bile lades olayına karşıyım.
Ben cevabımı alamadım, konu bütünlüğü daha fazla bozulmasın zira tacizcinin, tecavüzcünün her türlüsünü karşıda en ufak suç bulabilecek kadar meşrulaştırabilecek adamla tartışmam.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
@Oltran olay, ne? Tam anlamadım da. Teşekkürler, saygılar.

@Oltran

Yani o arkadaşın dediklerine baktım da “hepsi canavardır” falan demiş. Evet, haklı; faillerin hepsi zaten canavardır, kimse bunun aksini iddia etmiyor. Ama bir kadın kekoyla, sorunlu biriyle sevgili oldu diye hiçbir şekilde taciz edilmeyi, öldürülmeyi hak etmiyor. Bunu sen de ben de demiyoruz; kimse böyle bir şey savunmuyor. Faili mağdur da yapmıyoruz.

Bizim demek istediğimiz şu: Kadın karşı tarafın keko olduğunu, suç kaydı olduğunu, geçmişini biliyorsa yani her şeyin farkındaysa ve buna rağmen sevgili oluyorsa burada bir tercih durumu oluşuyor. Çünkü bile bile bu ilişkiye giriyor. Bu, yine de suçun faile ait olduğu gerçeğini asla değiştirmiyor. Suç yüzde yüz faile aittir, kadın suçlu olmaz. Ama tamamen masum da demiyoruz; çünkü bile bile bu riski almış oluyor. Olayın sadece “sebep-sonuç ilişkisi” açısından bir payı var, o kadar.

Tabii ki kadın öldürülmeyi, taciz edilmeyi, şiddeti asla hak etmez; kesinlikle böyle bir şey söylemiyoruz. Ama maalesef bazı erkekler böyle insanlar ve kadın bunu bilerek bir ilişkiye giriyorsa, olası sonuçları tahmin etmek o kadar da zor değil. Yine söylüyorum: En büyük suç faile aittir. Kadının suçu faille kıyaslanacak bir şey değildir, sadece durumun tamamen masumiyet çerçevesinde olmadığını söylüyoruz.

Bizim anlatmak istediğimiz buydu ama o arkadaş yanlış anlamış herhalde.

O zaman niye genelleme yapıyorsun?

Ortalıkta tacizci, katil, sapık erkek var diye hepimiz öyle miyiz? Kadınlar böyle dese ne diyeceksin?

Haklısın, genelleme yapılmaması gerek. Kendisi de bu durum için özür diledi. Ki o videoda bile genelleme yapılıyor, o da yanlış.

Şu "kekolarla çıkıyorlar ya." diye tacizci, katil, sapık birinin %'liğini düşürme ve sonuna "suç kadınlarda değil." demekte moda oldu. Olum kaliteli, kendini bilen, öz saygısı olan kadın bu dediğiniz elemanları ne yapsın? Saçmalamayın. Hiçbir kadın, durumu ne olursa olsun taciz edilmeyi, öldürülmeyi, dövülmeyi hak etmez.

Bunlar hep öz güvensiz, çıkarım yapamayan erkek bahaneleridir.

Bu konu üzerinde olan "sessiz kalan da suça ortaktır." abartı, gerçek dışı bir şey orası ayrı.

Yarın bir gün kendi anneniz, bacınız, kız arkadaşınız suçsuz yere taciz edilir, darp edilirse ne diyeceksiniz? Yine aynı savunmayı mı yapacaksınız? Yapmayın, bu gözler kimlerin tacize uğradığını gördü. Görseniz önünde iliklerini iliklersiniz saygıdan kadının.

Yapmayın, tacizcinin, tecavüzcünün, katilin, sapığın kekosu, moderni, normali veya anormali yoktur hepsi canavardır.

Ne tacizci sapık birinin suç yüzdesini düşürüyoruz, ne de normalleştirmeye çalışan biri varsa onları savunuyoruz. Zaten öyle tipler ayrı bir kafada, onlar da ayrı birer canavar. Biz de diyoruz ki suç kadında değil. Failin suç yüzdesi hiçbir şekilde düşürülemez, normalleştirilemez. Her halükarda fail %100 suçludur.

Biz “kaliteli, kendini bilen, saygılı kadınlar gidip keko erkeklerle sevgili oluyor” demedik. Neden buna başka bir anlam yüklediniz gerçekten anlayamadım. “öz güvensiz” dememizin de bizim söylediklerimizle bir alakası yok, onu tam olarak nereden çıkardınız çözemiyorum. Evet, abartı kısmı doğrudur, orası ayrı bir konu, zaten konuyu açmamın sebebi de oydu.

Ama siz olayı tamamen çarpıtmışsınız. Sanki biz failı savunuyormuşuz, faili mağdur gösteriyormuşuz gibi konuşmuşsunuz. Böyle bir şey yok. Annem, bacım, kız arkadaşım veya hiç tanımadığım biri. Kim olursa olsun tacize uğruyorsa fail %100 suçludur. Biz “fail mağdurdur, suça sürüklenmiştir” falan demiyoruz. Faili normalleştirmiyoruz. Dediğim gibi, hepsi canavardır; kimse bunun aksini iddia etmiyor.

Yine de hiçbir insan taciz edilmemeli, dövülmemeli, öldürülmemeli bu kadar basit.

Evet, ister bilerek faille sevgili olsun ister bile bile fail ile takılsın, hiç fark etmez; ne olursa olsun fail tarafından öldürülmemeli, şiddet görmemeli, taciz edilmemeli. Haklısınız, hiçbir insan bunu hak etmez. Aksini iddia eden de yok. Eğer böyle düşünenler varsa onlara diyecek bir sözüm yok, sadece acıyorum o tür insanlara.
 
Son düzenleme:
@Oltran olay, ne? Tam anlamadım da. Teşekkürler, saygılar.

@Oltran

Yani o arkadaşın dediklerine baktım da “hepsi canavardır” falan demiş. Evet, haklı; faillerin hepsi zaten canavardır, kimse bunun aksini iddia etmiyor. Ama bir kadın kekoyla, sorunlu biriyle sevgili oldu diye hiçbir şekilde taciz edilmeyi, öldürülmeyi hak etmiyor. Bunu sen de ben de demiyoruz; kimse böyle bir şey savunmuyor. Faili mağdur da yapmıyoruz.

Bizim demek istediğimiz şu: Kadın karşı tarafın keko olduğunu, suç kaydı olduğunu, geçmişini biliyorsa yani her şeyin farkındaysa ve buna rağmen sevgili oluyorsa burada bir tercih durumu oluşuyor. Çünkü bile bile bu ilişkiye giriyor. Bu, yine de suçun faile ait olduğu gerçeğini asla değiştirmiyor. Suç yüzde yüz faile aittir, kadın suçlu olmaz. Ama tamamen masum da demiyoruz; çünkü bile bile bu riski almış oluyor. Olayın sadece “sebep-sonuç ilişkisi” açısından bir payı var, o kadar.

Tabii ki kadın öldürülmeyi, taciz edilmeyi, şiddeti asla hak etmez; kesinlikle böyle bir şey söylemiyoruz. Ama maalesef bazı erkekler böyle insanlar ve kadın bunu bilerek bir ilişkiye giriyorsa, olası sonuçları tahmin etmek o kadar da zor değil. Yine söylüyorum: En büyük suç faile aittir. Kadının suçu faille kıyaslanacak bir şey değildir, sadece durumun tamamen masumiyet çerçevesinde olmadığını söylüyoruz.

Bizim anlatmak istediğimiz buydu ama o arkadaş yanlış anlamış herhalde.



Haklısın, genelleme yapılmaması gerek. Kendisi de bu durum için özür diledi. Ki o videoda bile genelleme yapılıyor, o da yanlış.



Ne tacizci sapık birinin suç yüzdesini düşürüyoruz, ne de normalleştirmeye çalışan biri varsa onları savunuyoruz. Zaten öyle tipler ayrı bir kafada, onlar da ayrı birer canavar. Biz de diyoruz ki suç kadında değil. Failin suç yüzdesi hiçbir şekilde düşürülemez, normalleştirilemez. Her halükarda fail %100 suçludur.

Biz “kaliteli, kendini bilen, saygılı kadınlar gidip keko erkeklerle sevgili oluyor” demedik. Neden buna başka bir anlam yüklediniz gerçekten anlayamadım. “öz güvensiz” dememizin de bizim söylediklerimizle bir alakası yok, onu tam olarak nereden çıkardınız çözemiyorum. Evet, abartı kısmı doğrudur, orası ayrı bir konu, zaten konuyu açmamın sebebi de oydu.

Ama siz olayı tamamen çarpıtmışsınız. Sanki biz failı savunuyormuşuz, faili mağdur gösteriyormuşuz gibi konuşmuşsunuz. Böyle bir şey yok. Annem, bacım, kız arkadaşım veya hiç tanımadığım biri. Kim olursa olsun tacize uğruyorsa fail %100 suçludur. Biz “fail mağdurdur, suça sürüklenmiştir” falan demiyoruz. Faili normalleştirmiyoruz. Dediğim gibi, hepsi canavardır; kimse bunun aksini iddia etmiyor.



Evet, ister bilerek faille sevgili olsun ister bile bile fail ile takılsın, hiç fark etmez; ne olursa olsun fail tarafından öldürülmemeli, şiddet görmemeli, taciz edilmemeli. Haklısınız, hiçbir insan bunu hak etmez. Aksini iddia eden de yok. Eğer böyle düşünenler varsa onlara diyecek bir sözüm yok, sadece acıyorum o tür insanlara.
Tekrar uzun uzun açıklamama gerek yok, ortada bir taciz, tecavüz varsa onun suçlusu senin de katıldığın gibi tacizi ve tecavüzü yapan yaratıktır, kadının en ufak suçu bile yoktur.

Kadınlarımıza, kızlarımıza kalan tek şey dikkatli olmaları, seçici olmalarıdır. İlla suç arayacaksak kızına doğruyu, yanlışı öğretemeyen ailelere de %5'lik bir suç yükleyebiliriz o kadar.
 
Sana bir soru; kendini geliştirmemiş, öz saygısı olmayan, kültürü olmayan, maddiyat ve manasız şeylerle uğraşan. Oturup iki kelime edemeyen bir kızla sevgili olmak ister miydin?

Kaliteli adamım dedin, senin yerine ben cevap vereyim istemezdin. Kendin gibi birini bulmak isterdin değil mi?

Şimdi, yukarıda saydığım özellikte ki bir kadın yanlışı, doğruyu nasıl ayırt edebilir? Etse de doğru yapar mı bunu? Peki bu durum bu kızın öldürülmesi, dayak yemesi, taciz veya tecavüze uğraması için lades kısmına girer mi?

Bana bunun cevabını ver.

Ayrıca cevaplamayı unuttuğunuz bir şey daha var; yukarıda sordum, bir daha sorayım. "yarın bir gün kendi anneniz, bacınız, kız arkadaşınız suçsuz yere taciz edilir, darp edilirse ne diyeceksiniz? Yine aynı savunmayı mı yapacaksınız?"

Yani “kendini geliştirmekten, kültürden, maddiyattan manasız şeylerden” kastın tam olarak ne, önce bunu bilmemiz gerekiyor. Belki onun yaptığı şey sana manasız geliyor ama kendi içinde gayet anlamlı olabilir. İki kelime edip edemeyeceğini de bilemezsin; belki de o kişi seninle iki kelime etmek istemiyordur. Sorduğunuz sorunun sizin için ne ifade ettiğini, ne anlama geldiğini bilmemiz gerek.

Örnek vereyim: “geliştirmemiş” dediniz. X kişisi kendini voleybolda geliştirmiş olabilir. Ama bu senin için “geliştirmek” anlamı taşımıyor olabilir. Sana göre geliştirmek başka bir şey ifade ederken, o X kişisine göre bambaşka bir anlama gelebilir. O yüzden bunu söyledim.

Aynı şekilde “öz saygıdan” kastınız ne, o da kişiden kişiye göre değişir. Bunları açıklarsanız ona göre düşüncemi yazarım.

İnsanlar yanlış ile doğruyu ayırt edebilir ama bu her zaman net olmaz; sana göre yanlış olan ona göre doğru olabilir. Ama yine de kız doğru da yapsa yanlış da yapsa hiçbir şekilde dayak yemeyi, taciz/tecavüzü, öldürülmeyi hak etmiyordur. Ne olursa olsun fail %100 suçludur. Asla ve asla faile empati yapılamaz, bahane üretilemez, normalleştirilemez.
 
Yani “kendini geliştirmekten, kültürden, maddiyattan manasız şeylerden” kastın tam olarak ne, önce bunu bilmemiz gerekiyor. Belki onun yaptığı şey sana manasız geliyor ama kendi içinde gayet anlamlı olabilir. İki kelime edip edemeyeceğini de bilemezsin; belki de o kişi seninle iki kelime etmek istemiyordur. Sorduğunuz sorunun sizin için ne ifade ettiğini, ne anlama geldiğini bilmemiz gerek.
Ne anlama geldiği gayet belli, herkes kendi dengine gider. Her davul kendi dengine çalar. O kız öyle birini kendine yakıştırabiliyorsa bu sadece o tipleri sevdiğinden değil, o tiplerden başka kaliteli erkeklerin ona bakmayacağı için de.

Voleybol örneği ne dostum ne anlatıyorsun sen ya gözünü seveyim? Basit bir örnek vermişim, her şeyi açıklamamı istemekten başka hiçbir şey yazmamışsın, dediklerim zor şeyler değil.

Öz saygı kişinin kendisine duyduğu saygıdır, kendine bunu yakıştıran öz saygıdan yoksundur. Buna yapabileceğimiz bir şey yok. Yanlışı doğruyu ayırt etme durumu spesifik bir şeyle alakalıdır. Burada ilişkiden ve tehlikeli bir erkek seçme mevzusundan konuşuyoruz, konuyu allandırıp budaklandırma lütfen.

Demek istediğim, birinin ilişki seçimi onun öldürülmesi demek değildir. Sadece dikkatli olmak ana olaydır.

Aynı şeyleri konuşuyoruz, sen niye bana açıklama yapıyorsun ki? Her zaman tecavüzcü ve katil suçludur, fail her zaman suçsuzdur bu kadar basit.
 
Tekrar uzun uzun açıklamama gerek yok, ortada bir taciz, tecavüz varsa onun suçlusu senin de katıldığın gibi tacizi ve tecavüzü yapan yaratıktır, kadının en ufak suçu bile yoktur.

Kadınlarımıza, kızlarımıza kalan tek şey dikkatli olmaları, seçici olmalarıdır. İlla suç arayacaksak kızına doğruyu, yanlışı öğretemeyen ailelere de %5'lik bir suç yükleyebiliriz o kadar.

Tamam, fail kadar suçu olamaz, fail kadar canavar da olamaz. Bunun aksini iddia eden olursa gerçekten acınacak bir durum olur, üzülürüm o kişiye. Zaten kadında suç aramıyoruz, sadece “payı” olabileceğinden bahsediyoruz; o da sebep–sonuç açısından.

Şöyle açıklayayım: Eğer bir kadın sevgili yaptıysa ve o sevgilisi onu kandırdıysa, gözünü boyadıysa, karakterini gizlediyse ve sonrasında fail tarafından öldürüldüyse burada kadında suç aramak tamamen mantıksızdır. Akıl kârı değildir, saçmalıktır. Fail %100 suçludur, bu net.

Ama başka bir senaryoda: Bir kız ilişki yaşayacak diyelim. Bu kız, sevgili olacağı erkeğin sabıkası olduğunu biliyor, keko olduğunu biliyor, belalı biri olduğunu biliyor. Yani her şeyi biliyor ve buna rağmen onunla sevgili oluyor. Bu durumda bile failin suçu azalmaz, yüzdesi düşmez, kızın ölmesini de asla haklı çıkarmaz. Ne olursa olsun, bile bile bile olsa hak etmez. En büyük suç her zaman faildedir ve failin suçu asla zayıflamaz.

Ancak bu olayda kızın da bir “payı” vardır dememizin sebebi, tamamen “bile bile seçmiş olması”dır. Yoksa suçlu demiyoruz, hak etti demiyoruz, failı savunmuyoruz. Fail yine %100 suçludur ve bir canavardır. Biz sadece sebep–sonuç açısından kızın “yanlış tercih” yaptığını söylüyoruz.

Demek istediğim bu. Umarım doğru şekilde anlatabilmişimdir hocam. Keşke herkes daha dikkatli olsa. Böyle haberleri gördükçe üzülüyorum, kötü hissediyorum. Keşke hiç yaşanmasa bu olaylar. Haklısınız, keşke aileler hem erkeklere hem kızlara doğru şekilde eğitim verse. Keşke. ☹️

Ne anlama geldiği gayet belli, herkes kendi dengine gider. Her davul kendi dengine çalar. O kız öyle birini kendine yakıştırabiliyorsa bu sadece o tipleri sevdiğinden değil, o tiplerden başka kaliteli erkeklerin ona bakmayacağı için de.

Voleybol örneği ne dostum ne anlatıyorsun sen ya gözünü seveyim? Basit bir örnek vermişim, her şeyi açıklamamı istemekten başka hiçbir şey yazmamışsın, dediklerim zor şeyler değil.

Öz saygı kişinin kendisine duyduğu saygıdır, kendine bunu yakıştıran öz saygıdan yoksundur. Buna yapabileceğimiz bir şey yok. Yanlışı doğruyu ayırt etme durumu spesifik bir şeyle alakalıdır. Burada ilişkiden ve tehlikeli bir erkek seçme mevzusundan konuşuyoruz, konuyu allandırıp budaklandırma lütfen.

Demek istediğim, birinin ilişki seçimi onun öldürülmesi demek değildir. Sadece dikkatli olmak ana olaydır.

Aynı şeyleri konuşuyoruz, sen niye bana açıklama yapıyorsun ki? Her zaman tecavüzcü ve katil suçludur, fail her zaman suçsuzdur bu kadar basit.

Hocam, benim demek istediğim şu. Senin “geliştirmemiş, öz saygısı olmayan, kültürü olmayan, maddiyat ve manasız şeylerle uğraşan” diye verdiğin tanımlar tamamen kişiden kişiye göre değişir. Sana manasız gelen bir şey başkası için gayet anlamlı olabilir. “öz saygı”, “kültür”, “kendini geliştirmek” gibi kavramlar bile herkes için aynı anlamı taşımıyor. O yüzden neye göre söylediğini netleştirmek istemem gayet normaldi.

Voleybol örneğini de bu yüzden verdim. Geliştirmek dediğin şeyin herkes için aynı kapıya çıkmadığını göstermek için. Konuyu uzatmak veya dallandırmak için değil yani, yanlış anlaşılmasın.

Ama bak, şu konuda hemfikiriz.
Birinin ilişki tercihi, karakter seçimi ne olursa olsun. Bu hiçbir şekilde öldürülme, taciz, tecavüz veya darp gibi şeylerin bahanesi olamaz. Fail her zaman %100 suçludur.

Benim söylediğim tek şey şu.
Bir kadın bile bile riskli birine gidiyorsa, bu “hak etti” anlamına gelmez. Suç hala tamamen failindir. Sadece sebep–sonuç açısından bir “pay” olur diyorum. O da yanlış tercih anlamında. Yoksa suç değildir, hak etme değildir, failin suçundan da tek gram eksiltmez. Fail yine canavar, yine %100 suçlu.

Yani aslında aynı şeyi konuşuyoruz.
Ben konuyu dallandırmadım. Senin kullandığın ifadelerin neye göre söylendiğini netleştirmeye çalıştım ki yanlış bir yorum çıkmasın.

Fail %100 suçludur, kadın ne yaparsa yapsın şiddeti hak etmez.
Bu konuda zaten aynı noktadayız.

Neyse, konu uzamasın, burada kapatalım. Teşekkürler, zamanını ayırdığın için. Saygılar.
 
Son düzenleme:
sadece “payı” olabileceğinden bahsediyoruz; o da sebep–sonuç açısından.
Pay demek suçun yüzdesini almaktır, dolandırmayalım lafı dediğim yer burasıdır.

Ölen, taciz ve tecavüz edilen, şiddet gören kadının kadının bunda hiçbir payı yok. Eğitilememiş erkek ve dikkatsiz kadın vardır. Pay denmez, pay dersen kendi ölümüne, tacizine, tecavüzüne pay biçersin o kişinin.

Burada kimde pay biçebiliriz ekstra olarak? Kesinlikle ailelerde ve özellikle kız babalarında. Kızını eğiteceksin, ona sevgi vereceksin, doğruyu yanlışı göstereceksin ki bir kadın erkekte en çok babasının sevgisini arar. O erkeğin ona davranışını babasıyla karşılaştırır.
 
Pay demek suçun yüzdesini almaktır, dolandırmayalım lafı dediğim yer burasıdır.

Ölen, taciz ve tecavüz edilen, şiddet gören kadının kadının bunda hiçbir payı yok. Eğitilememiş erkek ve dikkatsiz kadın vardır. Pay denmez, pay dersen kendi ölümüne, tacizine, tecavüzüne pay biçersin o kişinin.

Burada kimde pay biçebiliriz ekstra olarak? Kesinlikle ailelerde ve özellikle kız babalarında. Kızını eğiteceksin, ona sevgi vereceksin, doğruyu yanlışı göstereceksin ki bir kadın erkekte en çok babasının sevgisini arar. O erkeğin ona davranışını babasıyla karşılaştırır.

Hocam, önceki mesajlarda “pay” kelimesini kullandım fakat bunun yanlış bir çağrışım yarattığını fark ettim. Ben “pay” derken hiçbir zaman suçun bölünmesi, failin sorumluluğunun azaltılması ya da mağdurun suçlu gösterilmesi anlamını kastetmedim. Aslında günlük konuşmalarımda da “pay” kelimesini bu tarz suç dağıtımı anlamında kullanmam. Benim için “pay” genellikle bir olayın oluşmasına giden süreçteki bir etkeni veya sebep–sonuç ilişkisindeki bir faktörü ifade eder. Yani kusur anlamında değil, sürece etki eden bir unsur olarak kullanırım.

Ama Türkçede bu kelimenin hem sosyal hem hukuki dilde çok farklı ve daha sert bir çağrışımı var. İnsanlar “pay” kelimesini duyduğunda genellikle otomatik olarak “suç yüzdesi” gibi algılıyor. Bu nedenle benim farklı bir anlamla kullandığım kelime, karşı tarafta tamamen yanlış bir izlenime yol açtı. Bu yanlış anlamayı önlemek için artık “pay” kelimesi yerine niyetimi daha doğru anlatan, kelime olarak da daha az yanlış anlaşılmaya açık olan “kişisel risk tercihi”, “risk faktörü” gibi ifadeleri kullanacağım. Böylece hem neyi kastettiğim netleşiyor hem de failin suçunun asla yüzde yüzün altına inmediği daha açık bir şekilde ortaya konuyor. Suç her koşulda ve istisnasız olarak faildedir; bunda en ufak bir tereddüt yoktur.

Bu tür trajik olaylarda yapılması gereken ilk şey, ahlaki ve hukuki sorumluluğun mutlak surette failin üzerine yüklenmesidir. Bu ilke tartışılamaz. Fail, cinayet, şiddet, taciz veya tecavüz eylemini gerçekleştiren kişi olarak her durumda yüzde yüz suçludur. Hiçbir gerekçe, hiçbir davranış, hiçbir tercih bu suçu hafifletmez.

Ancak bu temel kabul, olayın gerçekleşmesine giden süreçteki kişisel tercihlerden hiç bahsedilmeyeceği anlamına gelmez. Suçun dağılımı ayrı bir konudur. Risk yönetimi ve bireyin aldığı kararların hayatına etkisi ayrı bir konudur. Benim önce “pay” kelimesiyle anlatmaya çalıştığım nokta tam da buydu. Suç ortaklığı değil, riskin farkındalığıdır.

Bir birey, ilişki kuracağı kişinin sabıkalı olduğunu, şiddete meyilli olduğunu, tehlikeli bir çevresi olduğunu, sorunlu biri olduğunu gösteren işaretleri biliyor ve buna rağmen bilinçli olarak o ilişkiye giriyorsa, bu alınan kişisel bir risk tercihidir. Bu durum suç değildir, kadın suçlu değildir, hak etmiş değildir. Sadece tercih ettiği ortam yüksek risk taşımaktadır. Her yetişkin bireyin kendi hayatını tehlikeye atacak riskleri minimize etme sorumluluğu vardır. Bu, kişisel güvenlik bilincinin doğal bir gereğidir. Kişi tehlikenin farkında olarak ilişkiye girdiğinde bu durum olayın nedensel zincirinde bir faktör olabilir, fakat kusur zincirinde asla yer almaz.

Doğal seçilim kavramı da bu noktada biyolojik anlamıyla değil, sosyal ve davranışsal sonuçlar çerçevesinde kullanılmalıdır. Toplumda şiddete eğilimli, eğitimsiz, kontrolsüz erkeklerin varlığı büyük bir sosyolojik problemdir. Bu tür bireylerle ilişkiye girmenin yüksek risk içerdiği çok açıktır. Ve bazen, bilerek yüksek riskli ortamların tercih edilmesi, sosyal davranışlarda doğal bir seçilim etkisi yaratır. Yüksek riskli tercihler olumsuz sonuç ihtimalini artırır. Bu “hak etti” anlamına gelmez. Bu sadece riskin doğal sonucudur. Tıpkı kış lastiği takmamanın kazayı haklı çıkarmaması. Ama riskini artırması gibi. Burada suç kiminse odur. Yani faildir.

Tüm bunların yanında değişmeyen temel etik kural şudur. Kadın hangi tercihi yaparsa yapsın, ne karar verirse versin, kiminle sevgili olursa olsun hiçbir şekilde şiddeti, tacizi veya öldürülmeyi hak etmez. Kadının risk alması failin suçunu bir milim bile hafifletmez. Failin suçu yüzde yüzdür ve kadının davranışlarından tamamen bağımsızdır.

Benim vurgulamaya çalıştığım şey, kadınların yüksek risk içeren ilişkilerde karşılaşabilecekleri sonuçların farkındalığıdır. Yoksa suçun dağılımı değildir. Bu farkındalık, faile hiçbir sorumluluk yüklemez. Bireyin kendi güvenliğini koruma ve riskleri yönetme sorumluluğunu artırır. Hepsi bu.