Selam, biraz da cinsellikten bahsedeyim dedim. Aslinda bu cinsellik ve romantik duygular hakkinda anlatmak istedigim tek konu degil ama hepsini tek bir konuda anlatsam biraz yuzeysel kalabilir. Bu sebeple 2 ayri konu olarak acacagim. Hazirsaniz baslayalim.
Insan cinselligi, insan davranisini etkileyen en guclu biyolojik ve psikolojik durtulerden birisi olarak kabul edilir. Tarih boyunca insanlar cinselligi sadece ureme davranisi olarak degil; haz, baglanma, romantizm, yakinlik, guc, kimlik, statu, sevgi ve hatta bazen anlam arayisiyla iliskilendirmistir. Cunku cinsellik yalnizca fiziksel bir davranis degildir. Ayni zamanda beynin odul sistemleri, hormonlar, evrimsel mekanizmalar, psikolojik surecler ve sosyal yapilarla ic ice calisan karmasik bir biyolojik sistemdir. "Insan beyni neden cinsellige bu kadar guclu tepki veriyor?", "Cinsel durtuler bazen nasil mantigin onune gecebiliyor?", "Insanlar neden bazen sonradan pisman olacaklari kararlar veriyor?" gibi sorulara evrimsel biyoloji, norobilim ve psikolojinin kesisimiyle cevap bulunmaya calisiliyor.
Evrimsel Temel: Beyin Neden Cinselligi "Onemli" Goruyor?
Simdi beyin hakkinda bilmeniz gereken onemli bir gercek var. Beyin buyuk oranda modern dunyaya gore degil, evrimsel gecmisimize gore sekillenmistir. Modern dunyaya optimize olacak sekilde evrimlesmemistir. Noroplastisite sayesinde modern dunyaya adapte olabilmektedir, fakat tam olarak optimize degildir.
Insan turu yuz binler yil boyunca kitlik, yuksek olum oranlari, sinirli kaynaklar, yogun rekabet, fiziksel tehlikeler altinda evrimlesti. Bu ortamda genlerini sonraki nesillere daha basarili sekilde aktarabilen bireylerin ozellikleri yayilma egiliminde oldu. Yani baska bir deyisle; ureme basarisini artiran davranislar evrimsel acidan avantaj sagladi.
Bu nedenle insan beyninin odul sistemleri, hayatta kalma ve ureme acisindan onemli davranislari guclu sekilde motive edecek bicimde evrimlesmis olabilir. Yemek yemek, sosyal bag kurmak, aidiyet hissetmek ve cinsellik gibi davranislarin guclu hissettirmesinin temel nedenlerinden birisi de budur. Cunku evrimsel surec acisindan baktigimizda canlilarin hayatta kalmasi ve uremesi kritik bir oneme sahipti. Bu sebeple insan beyni cinselligi onemsiz bir faaliyet olarak gormez, aksine cok guclu motivasyon olusturan bir davranis haline getirir.
Odul Sistemi ve Dopamin
Insan cinselliginin guclu hissedilmesindeki en onemli sistemlerden biri beynin odul sistemidir. Dopamin konusu da cok yanlis anlasilmaktadir. Dopamin mutluluk hormonudur dersek bu fazla indirgemeci ve eksik bir anlatim olur. Dopamin;
Burada anlamaniz gereken onemli sey; dopamin'in temel gorevi haz degil, "Bu onemli bir davranisti, sen bunu tekrar yap" sinyalidir.
Bu sebeple cinsellik hos hissettiren bir deneyimden ibaret degildir, davranis ogrenmesini guclendiren biyolojik bir mekanizmadir.
Wanting ve Liking Farki
Norobilimde onemli kavramlardir. Bir seyi istemek (wanting) ile, o seyden keyif almak (liking) ayni sistemler degildir. Insan bazen bir davranisi cok guclu sekilde isteyebilir ama aldigi haz zamanla azalabilir. Bu iki sistemin farkini bagimlilikta, kompulsif davranislarda, yogun dijital uyarilmada gayet net sekilde goruruz. Beyin bazen odulu sevmekten cok, onu aramaya sartlanir. Bu sebeple bazi durtuler otomatik hale gelebilir. Buna cok net anlasilir bir ornek vereyim;
Sigara bagimlilarinin buyuk bir kesimi bir yerden sonra artik sigara icmekten keyif almadigini fakat yine de icmeye devam ettigini, birakamadigini soyler. Iste bu da anlattigim durumu tam olarak aciklamaktadir.
Cinsellik Mantigin Onune Nasil Gecebiliyor?
Insan beyninin tek parcali bir yapi olmadigini, devasa bir aglar sistemi oldugunu bilirsiniz. Kabaca soylemek gerekirse; daha ilkel olan duygusal sistemler ile, planlama ve oz denetim sistemleri birlikte calisir. Durtuler, odul beklentisi ve tehdit gibi konular beynin daha hizli calisan sistemleriyle iliskilidir.
Buna karsilik olarak: Uzun vadeli dusunme, planlama, sonuc hesaplama, durtu kontrolu gibi islevlerde beynin prefrontal korteksi onemli rol oynar. Fakat yogun duygusal uyarilma sirasinda insanlar daha durtusel, daha riskli, daha kisa vadeli kararlar verebilmektedir. Bu cinsellikle sinirli degildir; ofke, korku, bagimlilik, yogun stres gibi durumlarda da gorulur. Insan psikolojisinin onemli bir kismi; anlik oduller ile uzun vadeli hedefler arasindaki mucadeledir.
Ergenlik Doneminde Neden Bu Kadar Yogun Hissedilir?
Ergenlikte bildiginiz gibi cinsel durtuler oldukca yogun olur. Hatta istisnalar haric bircok kiside cinselligin en yogun ve dalgali yasandigi donem bu donemdir. Elbette bu %100 herkeste boyle olan biyolojik bir zorunluluk degildir. Sadece istatistiki bir yorum yaptim.
Simdi bunun temel ve en onemli nedenlerinden birisi aslinda hormonel degisimler. Ergenlik doneminde testosteron, ostrojen ve diger hormonel sistemler onemli degisimler gecirir. Bu sebeple bu donemde yaygin olarak cinsel dusunceler, merak, durtu yogunlugu ve risk alma davranislari artar.
Onemli bir nokta: Beynin durtu ve odul sistemleri nispeten erken olgunlasirken, uzun vadeli planlama ve oz denetimle iliskili bolgeler ise cok daha gec olgunlasir.
Ergenlik doneminin yogun durtuler, duygusal inis cikislar, kimlik arayisi, riskli davranislar acisindan daha hassas bir donem olmasinin nedenleri de bunlardir. Hormonel degisimler, ve prefrontal korteksin tam olgunluga ulasmamis olmasi.
Yine de bu biyolojik gerceklerin arkasina siginarak sacma ve hem kendinize hem de topluma zarar verecek mantiksiz davranislarda bulunmayin ergen dostlarim. Zira prefrontal korteksiniz her ne kadar tam olgunluga ulasmasa da yok degil, hala var.
Insan Cinselligi Neden Sadece Fiziksel Degildir?
Cunku insan cinselligi uremeden ibaret degildir. Baglanma, yakinlik, aidiyet, sevgi, kabul gorme, romantik bag kurma gibi psikolojik sureclerle de yakindan iliskilidir.
Insan yavrusu uzun sure bakim gerektiren bir canlidir. Bu nedenle insan turunde sosyal baglar evrimsel acidan onemli hale gelmistir. Cinsellikte duygusal baglanma, romantik yakinlik ve sosyal iliski surdurme mekanizmalarinin birlikte calismasinin sebebinin de bu oldugu dusunulmektedir.
Modern Dunyanin Insan Beyninin Evrimlestigi Ortam Olmamasi
Yukarida da belirttigim gibi, beynimiz bu modern dijital dunya icin evrimlesmedi.
Gecmiste simdiki gibi sonsuz gorsel uyarana, yuksek hizli internet pornografisine, algoritmik icerik akisina, surekli yenilik bombardimanina sahip degildik.
Bugun ise ozellikle internet sayesinde insan beyni
Pornografide sunu aranizda elbet gozlemlemis olanlar vardir: Yogun pornografi tuketiminde odul sistemi surekli daha ust duzey, daha ekstrem icerik arayisinda oluyor. Dun haz ve heyecan yasatan bir deneyim bugun artik aynisini yasatmiyor, beyin surekli dahasini istiyor ve bu korkunc bir donguye giriyor. Yogun pornografinin tehlikelerinden biri de bu. Odul sistemimiz tabiri caizse hackleniyor cunku.
Pornografi Demisken,
"Pornografi tamamen zararsiz" demek de dogru olmaz, "beyni geri dondurulemez hasarlarla mahveder" demek de dogru olmaz. Bilimsel olarak baktigimizda gercek bu kadar basit degil, daha karmasik. Bazi insanlarda problemli kullanim gelisebilirken, etkiler;
Ben; "pornografiyi kendinize yasaklayin" demeyecegim fakat, eger mumkunse kullanmamayi ve olabildigince daha dogal yollarla cinsellik yasamanizi oneririm. Pornografik icerikler tuketecekseniz de bunun belirli bir siniri olmali ve kontrollu bir tuketim olmali. Kontrolu kaybederseniz cidden cok illet bir batakligin icine dusebilirsiniz.
"Pornografi batakligina dusen kisilerin beyni kalici hasar mi aldi?" elbette hayir. Beyin plastik bir organdir. Dustugunuz batakligin ne kadar berbat oldugunun farkina varip ondan cikmak icin cabalamaya baslarsaniz, beyniniz elbet kendini zamanla yeniden sekillenip adeta tamir olacaktir. Arada tokezlemeler normal olabilir, kendinize guvenin ve hatalarinizdan ders cikara cikara pes etmeden yola devam edin.
Elbette bu cok ciddi sekilde sizi zorlayacak bir dereceye geldiyse profesyonel yardim almak da iyi bir tercih olacaktir.
Kultur ve Toplumun Etkisi
Insan cinselligi sadece biyolojiyle sinirli da degildir.
Bu sebeple insan cinselligini sadece hayvansal icgududen ibaret gormek pek dogru olmaz. Insan cinselligi biyolojik, psikolojik, sosyal, kulturel ve duygusal boyutlar yasiyan karmasik bir sistemdir.
Herkesin Cinselligi Ayni Degildir
Libido duzeyi insanlar arasinda ciddi degiskenlik gosterir. Bazi insanlar cok daha yogun cinsel durtuler yasarken bazilarinin da libidosu daha dusuk olabilir. Hatta bazi insanlar aseksuel olabilir ve cinsellige ilgileri cok az/hic olabilir. Bunu etkileyen seyler;
Cinsellik Biyolojik Olarak Bir Ihtiyac Mi?
Hangi acidan sorulduguna bagli. Oksijen, su, yemek gibi dogrudan olmadan hayatta kalamadigimiz yasamsal ihtiyac degildir. Cinsel iliski olmadan da hayatini surdurebilir bir insan. Yani; hayatta kalmak icin zorunlu degildir.
Ama konuyu bu sekilde kapatamayiz. Cunku evrimsel acidan mesele bireyin hayatta kalmasindan ibaret degil, genlerin sonraki nesile aktarilmasi da onemlidir. Bu nedenle canli turlerinde uremeyle iliskili davranislar cogunlukla guclu durtulerle desteklenir.
Yani cinsellik, bireysel olarak hayatta kalma ihtiyaci olmayabilir, ama turun devami acisindan biyolojik olarak onemli bir davranistir.
Konuyu burada da kapatamayiz.
Insan cinselliginde cinsellik, yukarilarda da bahsettigim gibi ureme davranisindan ibaret de degildir. Haz, baglanma, yakinlik, romantizm, stres azaltma, duygusal tatmin gibi psikolojik surecler de insan cinselliginde onemlidir.
Bu nedenle bazi insanlarda uzun sure yakinlik ve cinsel temas eksikligi yasandiginda yalnizlik, stres, duygusal eksiklik, ozguven sorunlari olabilir.
Fakat dedigim gibi, cinsellik olmadan insan biyolojik olarak coker diye bir durum da yoktur.
Sonuc
Insan cinselliginin guclu bir durtu olmasinin temel nedeni; beynin odul sistemleri, evrimsel mekanizmalar, hormonlar, baglanma surecleri ve psikolojik ihtiyaclarin birlesimidir. Uremeden ibaret olmayan, cok katmanli bir deneyimdir.
Ayrica, beynimizin onemli ozelliklerinden birisi: Kisa vadeli odulleri uzun vadeli hedeflerden daha acil hissettirmesi. Bu sebeple davranislarimiz durtuler, duygular, odul beklentisi ve oz denetim sistemleri arasindaki karmasik dengenin sonucunda ortaya cikar.
Okudugunuz icin tesekkur ederim. Saglikli gunler dilerim.
Insan cinselligi, insan davranisini etkileyen en guclu biyolojik ve psikolojik durtulerden birisi olarak kabul edilir. Tarih boyunca insanlar cinselligi sadece ureme davranisi olarak degil; haz, baglanma, romantizm, yakinlik, guc, kimlik, statu, sevgi ve hatta bazen anlam arayisiyla iliskilendirmistir. Cunku cinsellik yalnizca fiziksel bir davranis degildir. Ayni zamanda beynin odul sistemleri, hormonlar, evrimsel mekanizmalar, psikolojik surecler ve sosyal yapilarla ic ice calisan karmasik bir biyolojik sistemdir. "Insan beyni neden cinsellige bu kadar guclu tepki veriyor?", "Cinsel durtuler bazen nasil mantigin onune gecebiliyor?", "Insanlar neden bazen sonradan pisman olacaklari kararlar veriyor?" gibi sorulara evrimsel biyoloji, norobilim ve psikolojinin kesisimiyle cevap bulunmaya calisiliyor.
Evrimsel Temel: Beyin Neden Cinselligi "Onemli" Goruyor?
Simdi beyin hakkinda bilmeniz gereken onemli bir gercek var. Beyin buyuk oranda modern dunyaya gore degil, evrimsel gecmisimize gore sekillenmistir. Modern dunyaya optimize olacak sekilde evrimlesmemistir. Noroplastisite sayesinde modern dunyaya adapte olabilmektedir, fakat tam olarak optimize degildir.
Insan turu yuz binler yil boyunca kitlik, yuksek olum oranlari, sinirli kaynaklar, yogun rekabet, fiziksel tehlikeler altinda evrimlesti. Bu ortamda genlerini sonraki nesillere daha basarili sekilde aktarabilen bireylerin ozellikleri yayilma egiliminde oldu. Yani baska bir deyisle; ureme basarisini artiran davranislar evrimsel acidan avantaj sagladi.
Bu nedenle insan beyninin odul sistemleri, hayatta kalma ve ureme acisindan onemli davranislari guclu sekilde motive edecek bicimde evrimlesmis olabilir. Yemek yemek, sosyal bag kurmak, aidiyet hissetmek ve cinsellik gibi davranislarin guclu hissettirmesinin temel nedenlerinden birisi de budur. Cunku evrimsel surec acisindan baktigimizda canlilarin hayatta kalmasi ve uremesi kritik bir oneme sahipti. Bu sebeple insan beyni cinselligi onemsiz bir faaliyet olarak gormez, aksine cok guclu motivasyon olusturan bir davranis haline getirir.
Odul Sistemi ve Dopamin
Insan cinselliginin guclu hissedilmesindeki en onemli sistemlerden biri beynin odul sistemidir. Dopamin konusu da cok yanlis anlasilmaktadir. Dopamin mutluluk hormonudur dersek bu fazla indirgemeci ve eksik bir anlatim olur. Dopamin;
- motivasyon,
- odul beklentisi,
- ogrenme,
- dikkat yonlendirme,
- davranisi tekrar etmeye tesvik etme
Burada anlamaniz gereken onemli sey; dopamin'in temel gorevi haz degil, "Bu onemli bir davranisti, sen bunu tekrar yap" sinyalidir.
Bu sebeple cinsellik hos hissettiren bir deneyimden ibaret degildir, davranis ogrenmesini guclendiren biyolojik bir mekanizmadir.
Wanting ve Liking Farki
Norobilimde onemli kavramlardir. Bir seyi istemek (wanting) ile, o seyden keyif almak (liking) ayni sistemler degildir. Insan bazen bir davranisi cok guclu sekilde isteyebilir ama aldigi haz zamanla azalabilir. Bu iki sistemin farkini bagimlilikta, kompulsif davranislarda, yogun dijital uyarilmada gayet net sekilde goruruz. Beyin bazen odulu sevmekten cok, onu aramaya sartlanir. Bu sebeple bazi durtuler otomatik hale gelebilir. Buna cok net anlasilir bir ornek vereyim;
Sigara bagimlilarinin buyuk bir kesimi bir yerden sonra artik sigara icmekten keyif almadigini fakat yine de icmeye devam ettigini, birakamadigini soyler. Iste bu da anlattigim durumu tam olarak aciklamaktadir.
Cinsellik Mantigin Onune Nasil Gecebiliyor?
Insan beyninin tek parcali bir yapi olmadigini, devasa bir aglar sistemi oldugunu bilirsiniz. Kabaca soylemek gerekirse; daha ilkel olan duygusal sistemler ile, planlama ve oz denetim sistemleri birlikte calisir. Durtuler, odul beklentisi ve tehdit gibi konular beynin daha hizli calisan sistemleriyle iliskilidir.
Buna karsilik olarak: Uzun vadeli dusunme, planlama, sonuc hesaplama, durtu kontrolu gibi islevlerde beynin prefrontal korteksi onemli rol oynar. Fakat yogun duygusal uyarilma sirasinda insanlar daha durtusel, daha riskli, daha kisa vadeli kararlar verebilmektedir. Bu cinsellikle sinirli degildir; ofke, korku, bagimlilik, yogun stres gibi durumlarda da gorulur. Insan psikolojisinin onemli bir kismi; anlik oduller ile uzun vadeli hedefler arasindaki mucadeledir.
Ergenlik Doneminde Neden Bu Kadar Yogun Hissedilir?
Ergenlikte bildiginiz gibi cinsel durtuler oldukca yogun olur. Hatta istisnalar haric bircok kiside cinselligin en yogun ve dalgali yasandigi donem bu donemdir. Elbette bu %100 herkeste boyle olan biyolojik bir zorunluluk degildir. Sadece istatistiki bir yorum yaptim.
Simdi bunun temel ve en onemli nedenlerinden birisi aslinda hormonel degisimler. Ergenlik doneminde testosteron, ostrojen ve diger hormonel sistemler onemli degisimler gecirir. Bu sebeple bu donemde yaygin olarak cinsel dusunceler, merak, durtu yogunlugu ve risk alma davranislari artar.
Onemli bir nokta: Beynin durtu ve odul sistemleri nispeten erken olgunlasirken, uzun vadeli planlama ve oz denetimle iliskili bolgeler ise cok daha gec olgunlasir.
Ergenlik doneminin yogun durtuler, duygusal inis cikislar, kimlik arayisi, riskli davranislar acisindan daha hassas bir donem olmasinin nedenleri de bunlardir. Hormonel degisimler, ve prefrontal korteksin tam olgunluga ulasmamis olmasi.
Yine de bu biyolojik gerceklerin arkasina siginarak sacma ve hem kendinize hem de topluma zarar verecek mantiksiz davranislarda bulunmayin ergen dostlarim. Zira prefrontal korteksiniz her ne kadar tam olgunluga ulasmasa da yok degil, hala var.
Insan Cinselligi Neden Sadece Fiziksel Degildir?
Cunku insan cinselligi uremeden ibaret degildir. Baglanma, yakinlik, aidiyet, sevgi, kabul gorme, romantik bag kurma gibi psikolojik sureclerle de yakindan iliskilidir.
Insan yavrusu uzun sure bakim gerektiren bir canlidir. Bu nedenle insan turunde sosyal baglar evrimsel acidan onemli hale gelmistir. Cinsellikte duygusal baglanma, romantik yakinlik ve sosyal iliski surdurme mekanizmalarinin birlikte calismasinin sebebinin de bu oldugu dusunulmektedir.
Modern Dunyanin Insan Beyninin Evrimlestigi Ortam Olmamasi
Yukarida da belirttigim gibi, beynimiz bu modern dijital dunya icin evrimlesmedi.
Gecmiste simdiki gibi sonsuz gorsel uyarana, yuksek hizli internet pornografisine, algoritmik icerik akisina, surekli yenilik bombardimanina sahip degildik.
Bugun ise ozellikle internet sayesinde insan beyni
- sinirsiz yenilik,
- hizli odul donguleri,
- surekli gorsel uyarim ile karsi karsiya kaliyor.
Pornografide sunu aranizda elbet gozlemlemis olanlar vardir: Yogun pornografi tuketiminde odul sistemi surekli daha ust duzey, daha ekstrem icerik arayisinda oluyor. Dun haz ve heyecan yasatan bir deneyim bugun artik aynisini yasatmiyor, beyin surekli dahasini istiyor ve bu korkunc bir donguye giriyor. Yogun pornografinin tehlikelerinden biri de bu. Odul sistemimiz tabiri caizse hackleniyor cunku.
Pornografi Demisken,
"Pornografi tamamen zararsiz" demek de dogru olmaz, "beyni geri dondurulemez hasarlarla mahveder" demek de dogru olmaz. Bilimsel olarak baktigimizda gercek bu kadar basit degil, daha karmasik. Bazi insanlarda problemli kullanim gelisebilirken, etkiler;
- kullanim yogunlugu,
- yas,
- psikolojik durum,
- yalnizlik,
- durtu kontrolu,
- kisisel farkliliklar
Ben; "pornografiyi kendinize yasaklayin" demeyecegim fakat, eger mumkunse kullanmamayi ve olabildigince daha dogal yollarla cinsellik yasamanizi oneririm. Pornografik icerikler tuketecekseniz de bunun belirli bir siniri olmali ve kontrollu bir tuketim olmali. Kontrolu kaybederseniz cidden cok illet bir batakligin icine dusebilirsiniz.
"Pornografi batakligina dusen kisilerin beyni kalici hasar mi aldi?" elbette hayir. Beyin plastik bir organdir. Dustugunuz batakligin ne kadar berbat oldugunun farkina varip ondan cikmak icin cabalamaya baslarsaniz, beyniniz elbet kendini zamanla yeniden sekillenip adeta tamir olacaktir. Arada tokezlemeler normal olabilir, kendinize guvenin ve hatalarinizdan ders cikara cikara pes etmeden yola devam edin.
Kultur ve Toplumun Etkisi
Insan cinselligi sadece biyolojiyle sinirli da degildir.
- Toplum,
- Kultur,
- Din,
- Aile Yapisi,
- Utanc Algisi,
- Ahlaki Normlar
Bu sebeple insan cinselligini sadece hayvansal icgududen ibaret gormek pek dogru olmaz. Insan cinselligi biyolojik, psikolojik, sosyal, kulturel ve duygusal boyutlar yasiyan karmasik bir sistemdir.
Herkesin Cinselligi Ayni Degildir
Libido duzeyi insanlar arasinda ciddi degiskenlik gosterir. Bazi insanlar cok daha yogun cinsel durtuler yasarken bazilarinin da libidosu daha dusuk olabilir. Hatta bazi insanlar aseksuel olabilir ve cinsellige ilgileri cok az/hic olabilir. Bunu etkileyen seyler;
- Hormonlar,
- Psikoloji,
- Kisilik,
- Stres Duzeyi,
- Saglik Durumu,
- Yasam Deneyimleri
Cinsellik Biyolojik Olarak Bir Ihtiyac Mi?
Hangi acidan sorulduguna bagli. Oksijen, su, yemek gibi dogrudan olmadan hayatta kalamadigimiz yasamsal ihtiyac degildir. Cinsel iliski olmadan da hayatini surdurebilir bir insan. Yani; hayatta kalmak icin zorunlu degildir.
Ama konuyu bu sekilde kapatamayiz. Cunku evrimsel acidan mesele bireyin hayatta kalmasindan ibaret degil, genlerin sonraki nesile aktarilmasi da onemlidir. Bu nedenle canli turlerinde uremeyle iliskili davranislar cogunlukla guclu durtulerle desteklenir.
Yani cinsellik, bireysel olarak hayatta kalma ihtiyaci olmayabilir, ama turun devami acisindan biyolojik olarak onemli bir davranistir.
Konuyu burada da kapatamayiz.
Insan cinselliginde cinsellik, yukarilarda da bahsettigim gibi ureme davranisindan ibaret de degildir. Haz, baglanma, yakinlik, romantizm, stres azaltma, duygusal tatmin gibi psikolojik surecler de insan cinselliginde onemlidir.
Bu nedenle bazi insanlarda uzun sure yakinlik ve cinsel temas eksikligi yasandiginda yalnizlik, stres, duygusal eksiklik, ozguven sorunlari olabilir.
Fakat dedigim gibi, cinsellik olmadan insan biyolojik olarak coker diye bir durum da yoktur.
Sonuc
Insan cinselliginin guclu bir durtu olmasinin temel nedeni; beynin odul sistemleri, evrimsel mekanizmalar, hormonlar, baglanma surecleri ve psikolojik ihtiyaclarin birlesimidir. Uremeden ibaret olmayan, cok katmanli bir deneyimdir.
Ayrica, beynimizin onemli ozelliklerinden birisi: Kisa vadeli odulleri uzun vadeli hedeflerden daha acil hissettirmesi. Bu sebeple davranislarimiz durtuler, duygular, odul beklentisi ve oz denetim sistemleri arasindaki karmasik dengenin sonucunda ortaya cikar.
Okudugunuz icin tesekkur ederim. Saglikli gunler dilerim.