Katılım
2 Haziran 2024
Mesajlar
6.508
Çözümler
19
Beğeniler
3.752
Yer
Cintra
Evet, başlığı doğru okudunuz. Hepimiz aslında Witcher evreninde tasvir edilen Geralt karakterine benzeriz. Tabii bu sadece tasvir maksatlı yapılmıştır. Neyse ben konuma geçeyim: Arkadaşlar hepimiz ne iyi ne kötü ne de bir tarafı deslekleyerek doğmayız. Büyürken tarafımız belirmeye başlar ancak bu belirme süreci sancılıdır. Bir normu kabul edeceksek "neden?" diye çoğunlukla ufakken sormayız. Ancak bu vaktin gelmesi gençliğe adım atmamız ile olur. Bu adımda bakarız ki; "insanlar sert ve acımasızlar". Bu sebeple evvelinde "Bu neden?" diye sorarız. Bunun sebebini araştırmak veya anlamak isteriz ancak yapamayız çünkü bazı şeyler anlaşılmazdır. Ne kadar düşünürsek düşünelim bazı şeyleri kavrayamayız. Bu doğrultuda da bazılarımız tarafsızlık rotasına kayarlar. Ne din ne felsefi görüşü ne de toplum normlarını düşünmektense mantıksal olarak değerlendirerek o şeyi kendine belirgeç unsur olarak belirler. Bu olduğu vakit süreçte misal, "neden yardım edeyim?" gibi genel ahlaki sorular sorulur. Bu kişiler tarafsızlığı seçseler dahi bu sadece görüş olarak vardır. Toplumun belirli normları az önce anlattığım üzere onlar için mantık değerlendirmesiyle oluşur. Bu doğrultuda yardım etmek veya etmemek kişinin inisiyatifindedir. Bu küçük süreç dahi kişiyi diğer taraflara kaydırmaya yeter ancak bu süreci aynı şekilde devam ettirenler daha farklı sorunlar ile karşılaşabilirler. Misal, insanlar birbirlerini katlediyor ve bundan zevk alanlar dahi var. Bu doğrultuda düşüncelerini üstte anlattığım üzere belirgeç unsuru ile belirler. Bu belirgeç unsur herkes için farklıdır. Tarafsızlık politikası sadece yapılan davranışları 'kötü' veya 'iyi' olarak nitelendirmek değildir. Bu politika bir beyin savunma mekanizmasıdır. Bir nevi normalleştirme çabasına benzerdir ancak sadece çabalar. Kavrayamasa dahi bunlardan etkilenmemeye çalışır. Bu da bana bir kısmımızın hayatının Geralt'ın düşünce prensibi ile ne kadar yakın olduğunu fark ettirdi.

Created By Geralt'ın Kılıcı
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Sanılanın aksine, Witcher serisinin en iyi yaptığı şey evreni, hikayesi, güç sistemi, aksiyonu veya rol yapması vs. değil, iyi yaptığı şey bu ikilemdir. Serinin her yerinde bu ikilem hakim. Hiçbir şekilde "en iyi" seçenek yok. Bir tarafta kötü, diğer tarafta da daha da kötüsü var. Kötünün iyisinin bile seçmemek için birçok dikeni var. Hem oyunlarda hem de kitaplarda. Serinin yazarının da yapmak istediği şey buydu ve gerçekten bunu yapmayı başardığını söyleyebilirim.
 
Kısacası Geralt, paralel evrende insan özelliklerinin en gerçekçi şekilde yaklaşılarak oluşturulmuş karakterdir.

Bence "Geralt Felsefesi" diye apayrı bir konu da açabilirsiniz hocam.
 
Evet, başlığı doğru okudunuz. Hepimiz aslında Witcher evreninde tasvir edilen Geralt karakterine benzeriz. Tabii bu sadece tasvir maksatlı yapılmıştır. Neyse ben konuma geçeyim: Arkadaşlar hepimiz ne iyi ne kötü ne de bir tarafı deslekleyerek doğmayız. Büyürken tarafımız belirmeye başlar ancak bu belirme süreci sancılıdır. Bir normu kabul edeceksek "neden?" diye çoğunlukla ufakken sormayız. Ancak bu vaktin gelmesi gençliğe adım atmamız ile olur. Bu adımda bakarız ki; "insanlar sert ve acımasızlar". Bu sebeple evvelinde "Bu neden?" diye sorarız. Bunun sebebini araştırmak veya anlamak isteriz ancak yapamayız çünkü bazı şeyler anlaşılmazdır. Ne kadar düşünürsek düşünelim bazı şeyleri kavrayamayız. Bu doğrultuda da bazılarımız tarafsızlık rotasına kayarlar. Ne din ne felsefi görüşü ne de toplum normlarını düşünmektense mantıksal olarak değerlendirerek o şeyi kendine belirgeç unsur olarak belirler. Bu olduğu vakit süreçte misal, "neden yardım edeyim?" gibi genel ahlaki sorular sorulur. Bu kişiler tarafsızlığı seçseler dahi bu sadece görüş olarak vardır. Toplumun belirli normları az önce anlattığım üzere onlar için mantık değerlendirmesiyle oluşur. Bu doğrultuda yardım etmek veya etmemek kişinin inisiyatifindedir. Bu küçük süreç dahi kişiyi diğer taraflara kaydırmaya yeter ancak bu süreci aynı şekilde devam ettirenler daha farklı sorunlar ile karşılaşabilirler. Misal, insanlar birbirlerini katlediyor ve bundan zevk alanlar dahi var. Bu doğrultuda düşüncelerini üstte anlattığım üzere belirgeç unsuru ile belirler. Bu belirgeç unsur herkes için farklıdır. Tarafsızlık politikası sadece yapılan davranışları 'kötü' veya 'iyi' olarak nitelendirmek değildir. Bu politika bir beyin savunma mekanizmasıdır. Bir nevi normalleştirme çabasına benzerdir ancak sadece çabalar. Kavrayamasa dahi bunlardan etkilenmemeye çalışır. Bu da bana bir kısmımızın hayatının Geralt'ın düşünce prensibi ile ne kadar yakın olduğunu fark ettirdi.

Created By Geralt'ın Kılıcı
Karım Yennefer olacaksa hiç sorun değil.
 
Son düzenleme: