Köken itibariyle; "demos" yani halk, "kratos" yani otorite kelimelerinin birleşiminden oluşur ve halk otoritesi ya da halkın kararı olarak basitleştirilebilir. Lakin bu basitleştirme halk denilen popülasyonu tek bir vücut zannetmesi sebebiyle eksik kalır.
Demokrasinin, eğitim ile iştirakini 2000 yıldan fazla süre önce yaşamışlardan biliyoruz ve gerekleri içinde eğitimli bir halk zarureti doğuyor. Bu zaruretin, halk otoritesinin sağlıklı devamlılığını sağlama üzerine olması sebebiyle; eğitimin, doğrulanabilir bilimler üzerine olmadığını da anlayabiliyoruz. Herhangi bir matematik ya da kimya uzmanının sahip olduğundan farklı bir bilginin gerekliliği aşikârdır.
Bu minvalde, demokrasiye sahip olmayanların cehaletinin kaynağı ne olabilir? Yüksek ihtimalle vatandaşlık, toplum, birey ve bunlar ile ilişkili olan sosyoloji bilgisi ki sosyoloji; denenmesi ya da deneylerden elde edilen sonuçların kişilere ve toplumlara göre değişmesi sebebiyle biraz daha derin incelenmesi gereken ama yeteri kadar uzerine düşülmeyen ya da bir şekilde önemsenmeyen bir bilimdir.
Eldekilere tekrar bakınca görülen; pek çok değişken ve bu değişkenlere sahip olması sebebiyle bilim sıfatı verilmeyen ama insan ve yönetim ya da düzenleme ihtiyacı sebebiyle bilgiye, veriye ve değerlendirmeye ihtiyaç duyan bir olgunun, basmakalıp hâllere göre değerlendirilmesindeki açmazların oluşumudur ve bu gayet anlaşılabilir. Anlaşılmaz olan ise; bu çabanın, bu sonuca ulaşmasındaki öngörüsüzlük olabilir.
Yukarıda belirtilen pek çok zırvadan sonra elde şu kalır ki demokrasi denilen, yalnızca ait olunan toplumda sesini duyurabilmek ile ilgilidir. Halkın herhangi bir bireyinin, yasalar çerçevesinde ihtiyacının karşılanması ya da bireyin yasa ile korunumudur. Bu azınlık ya da çoğunluk gözetmez ki her birey, halkın bir parçasıdır.