Gayet güzel derlenmiş bir makale, kime güveneceğimiz hakkında net bilgiyi veriyor.
Son düzenleyen: Moderatör:
Kime güveneceğiz sorusu saçmalıktan ibaret gözümde, hep de öyle oldu. Neden? Çok basit. Depreme dayanıklı bina yapmak ve depreme hazır olmak İstanbul ve çevresi için bir zorunluluk. Deprem ülkesi olarak, fay hattının geçtiği bir şehir olarak İstanbul zaten depreme hazır olmak zorunda, depreme dayanıklı olmak zorunda. Hala neyin tartışması bu?
Hadi diyelim uluslararası tanınırlık ve saygınlık sahibi Prof. Dr. Celal Şengör ve Prof. Dr. Naci Görür yanılıyorlar, yakın zamanda deprem olmayacak. Olabilir tabi, insan onlarda ama eninde sonunda İstanbul'da deprem olacak. Nokta. Bu kadar basit. Altında fay hattı geçiyor mu? Geçiyor. 99 depremi dahil tarihte pek çok şiddetli deprem yaşadı mı? Yaşadı. Bitti. Bu kadar. İstanbul'da eninde sonunda şiddetli bir deprem o-la-cak.
Otur hazırlığını yap işte, hala salak salak neyin tartışmasını yapıyorsunuz? Olursa gebermemiş olursun, olmazsa da depreme hazır olmuş olursun. Çok mu kötü bir şey hazır olmak? Altından fay hattı geçiyor yahu, delirtmeyin adamı.
Kesinlikle katılıyorum; güvenip güvenmemek pek de önemli bir konu olduğunu sanmıyorum. Hatta, deprem olacak veya olmayacak, bu da bizim gibi normal vatandaşlar için önemli değil. Normal vatandaş için önemli olan konu, depremin olma riskini bilip buna karşı hazırlıklı olmak, sağlam bir binada oturmak, deprem riskinin yüksek olduğu ve kalabalık şehirlerde yaşamamak falan gerekiyor.Kimseye güvenmek zorunda değiliz. En büyük deprem olacakmış gibi hazırlanıp hiç olmamasını ummak en doğrusu.