Tarihte Çoğunlukla Allah ve millet üzerinden aldatıldığımız için ve bu durum gelişmeye çomak soktuğu için anayasa beni bağlamıyor, tek doğru yönetim biçimi faydacılık (pragmatizm).
Milliyetçilik tarihin hiçbir kisvesinde bize zarar getirmemiştir. Çünkü, Türk kültürü gelişimi amaçlar. Mesela, bizim tarihimizde dinlere karşı hoşgörü vardır, insanın ırkını değil kişiliğini anlamak vardır. Şu anki nesil Avrupai bir şekilde Faşizm kisvesi altında kendilerini yönetmeye çalıştıkları için bu şekilde bir durum mevcut. Misal, alt ve üst ırk terimi en bariz biçimde şu anda ortaya çıkmaktadır ve bu yanlış değildir ancak fazlalığı dolayısıyla kör etme ihtimali fazladır.
 
Son düzenleme:
X'tekileri boş ver. Tüm insanların görüşlerinin aynı olduğunu ve hepsinin X'te olduğunu sanıyorlar ve boş boş konuşuyorlar. Daha geçen seçimlerden ne olduğunu gördük :D Klavye delikanlısı veya prensesi çok orada. Etkileşim almak için yapanlar da cabası.
Bu ülkede, sosyal medyada yansıtılan siyasi görüşlerin hiçbir anlamı yok. Bir oraya bakınız bir de gerçek Anadolu halkının tepkilerine ve verdiği kararlara.

Ayrıca @Sye gülen emoji atmişsin ama seni ütopyandan uyandirayim kardeşim. Milliyetçilik bütün gelişmiş ülkelerde olan bir sey, bir ülkenin hem pozitif politikalar yürütüp hem de milliyetçi olabileceği bir gerçek. Milliyetçilik dediğinde militarizm gibi bir sacmaliktan bahsetmiyorsan tabii. Milliyetçiliğin en azından %10 civarlarinda olması yeterli.

Örneğin ülkemizde olduğu gibi, Ermeni asıllı vekiller Türkiye çıkarlarını gözetmek yerine Ermenistan çıkarlarını gözetiyorsa demek ki bu ülkede bir milliyetçilik eksiği vardır. Halihazırda milliyetçi bir yönetim de yok, gelmedi de.

Mutlak ateist birisi olarak bir sey demek istiyorum. Ütopik düşünceniz bana kahkaha attırıyor. Mevzu pragmatizm, ve de dinle yönetim olmazmış :D oğlum, siz siyaseti hangi kitaptan okuyorsunuz? Siyasi ortam, siyaset neredeyse tamamen dinle ortaya çıkmıştır. Kurallar, tartışmalar, yasalar genellikle din sayesinde tanimlanir. Bugüne kadar yaşanmış büyük savaşlar ve bunu güden politik planlar hep din peşinde olmuştur. Hukukun oluşmasında da din etki etmiştir. Gelişmiş Batı ulkeleri ne kadar gelişmiş olsalar da toplumlarında din aktiftir, din ülkelerinin sekillenmesini etkilemiştir.

ABD'de Trump hükumetine bakın, Cumhuriyetçilere bir bakın. Adamlar kürtaja bile karşı, meclislerinde incile el basıyorlar, her laflarına tanrısal ögeler ekliyorlar. Bu hayallerinizi elbette anlıyorum ama biraz gerçekçi olmak lazım. Ister kabul edin ister etmeyin sizi bu ortamdan kimse kurtaramaz, CHP'de ayni noktada devam edecektir.

Milliyetçilik tarihin hiçbir kisvesinde bize tarar getirmemiştir. Çünkü, Türk kültürü gelişimi amaçlar. Mesela, bizim tarihimizde dinlere karşı hoşgörü vardır, insanın ırkını değil kişiliğini anlamak vardır. Şu anki nesil Avrupai bir şekilde Faşizm kisvesi altında kendilerini yönetmeye çalıştıkları için bu şekilde bir durum mevcut. Misal, alt ve üst ırk terimi en bariz biçimde şu anda ortaya çıkmaktadır ve bu yanlış değildir ancak fazlalığı dolayısıyla kör etme ihtimali fazladır.
Milliyetçilik dediğimizde bunlar Nazi Almanyası falan sanıyor herhalde. ABD bugün klasik liberal ilkeler üzerine kurulmuş bir ülke olsa bile milliyetçilik yapıyorlar. Özellikle bazı eyaletlerinde milliyetçilik belirgin. Hans Khon'u tanıyor musunuz bilmem ama bu konularla ilgili bir düşüncesi vardı ki bana mantıklı geliyor.

"Kohn, milliyetçiliği Batı ve Doğu olarak ikiye ayırır. Batı'da milliyetçiliğin daha demokratik, vatandaşlığa dayalı bir biçimde geliştiğini, Doğu'da ise daha etnik ve kültürel temellere dayalı olduğunu savunur."

Öz yapılan milliyetçilik cok faydalidir, hele ki Orta Doğu ülkesinde bundan mahrum kalırsan zarari cok olur. Bunu ırk tartışmasından ziyade gelişmiş bir vatanseverlik olarak yorumlayabiliriz. Bu ülkede milliyetçiligi birakirsan karşına kendi topraklarını dayatmaya çalışan örgütler cikar.
 
Son düzenleme:
Tek neden şu; insanlar "kötü-kötü", faydacılık vesair; insanlar kötü olmaya devam ettikçe faydacılık esasen bencillik olur yine değişen bir şey olmaz. Herkes keseri kendine yontar zaten hep öyle oldu.
 
Ne zaman Twitter'da dolaşsam dinciler ve milliyetçilerin birbiri ile didişmesini görüyorum. Milliyetçi olan tengrici İslam'la dalga geçiyor, dinci olanda cumhuriyetin kurucusu ile dalga geçiyor. Hep daha beter bir kutuplaşma oluyor. Aslında iki taraf da bu kutuplaştırıcı tavırdan zarar görüyor. Aslında tarih boyunca hep din ve millet adı altında sorunlar yaşamışız.

Şimdi bunun felsefe ile ne alakası var diyorsunuz, şimdi geçiyorum: İdeal bir devlet yönetimi pragmatizm (faydacılık) ile olur. Tüm çıkar ve fayda neyse onun için çalışılmalı. Din, millet tarzı argümanlar devlet yönetiminden kaldırılmalı. Dinci biri geldiğinde sizleri Allah ile aldatıyor, milliyetçi biri geldiğinde Atatürk'ya da milliyet duyguları ile aldatıyor. Sırf ırkdaşımız diye Azerbaycan'a sırf aynı dindeniz diye araplara sahip çıkmamız ve sürekli kendi çıkarlarımızdan ödün vermeyi bırakmamız lazım. Örnek olarak kuzey Kıbrıs Türk cumhuriyetini kimse tanımıyor ancak gidip de oradan bir ev alamıyorsunuz.
Çin ve Tayvan aynı ırk ancak çıkarları uyuşmadığı için birbirleri ile dost değiller. Hepsi kendi yoluna bakıyor. Biz de artık kendi yolumuza bakmalıyız.

Evet, devletin minimal ve duygulardan arındırılmış olması gerekir.