Eğer Kur'an, gerçekten bir tanrı tarafından gönderilseydi kusursuz bir kitap olmak zorundaydı. Kur'an kusursuz bir kitap olmadığı gibi evrensel bir kitap da değildir. Bu yüzden bir tanrı tarafından gönderilmiş diyemeyiz.

Ben ikinci dediğinize katılıyorum. Zaten semavi dinleri incelerseniz birbirlerine çok benzediğini görürsünüz.

Bir şeyin kusursuz veya kusurlu olduğunu nerden anlayabiliriz ki? Dünya üzerindeki herhangi bir insan şimdiye kadar kusursuz bir şeye tanık olmuş mudur? Kusursuz bir olgu var mı? Kıyaslama yapabileceğimiz herhangi bir şey var mı?
 
Bir şeyin kusursuz veya kusurlu olduğunu nerden anlayabiliriz ki? Dünya üzerindeki herhangi bir insan şimdiye kadar kusursuz bir şeye tanık olmuş mudur?
Bir şeyin kusurlu ya da kusursuz olup olmadığı konusunda ikileme düşüyorsanız zaten o şey kusursuz değildir.
Kusursuz bir olgu var mı? Kıyaslama yapabileceğimiz herhangi bir şey var mı?
Her şeye güce yeten bir varlığın kusursuz olması gerekir. Bu bağlamda onun hareketlerinin de kusursuz olması gerekir. Allah, hiç şüphesiz egoistin tekidir. Bu da onu kusurlu kılar.
 
Bir şeyin kusursuz veya kusurlu olduğunu nereden anlayabiliriz ki? Dünya üzerindeki herhangi bir insan şimdiye kadar kusursuz bir şeye tanık olmuş mudur? Kusursuz bir olgu var mı? Kıyaslama yapabileceğimiz herhangi bir şey var mı?

Kusur tam olarak nedirden girersek bu konu sabaha anca kapanır. İnsanın kendi belirlediği bir olgu mudur yoksa hep var mıdır? Derin mevzular. Kuran zamanın şartlarına göre tefsir edilip kıyamete (ya da siz ne demek isterseniz) kadar sürekli olarak örnek alınabilecek bir kitap.
 
Bir şeyin kusurlu ya da kusursuz olup olmadığı konusunda ikileme düşüyorsanız zaten o şey kusursuz değildir.

Tamam, ben de diyorum ki bir şeyin varlığı ancak zıttının varlığıyla mümkün oluyor. O halde her şey kusurlu ise biz kusursuz diye bir kavramı nerden biliyoruz?

Her şeye güce yeten bir varlığın kusursuz olması gerekir. Bu bağlamda onun hareketlerinin de kusursuz olması gerekir.

Yaratıcının neden belli bir kalıba uyması gerekiyor? Kaldı ki bahsettiğim üzere evrendeki her şey kusurlu ise kusursuz olan bir şeyi nasıl algılayabiliriz?
 
Hiç bir şekilde hiç bir dini mantıklı bulmuyorum. Hele hele evrenin büyülüğünü, karmaşıklığını içine aldığımızda koskoca evrende bir hiç olduğumuz ortada. Kaldı ki tanrı hiç bir şeye muhtaç değilse neden insanı yaratsın? Buna verilebilecek mantıklı bir cevap olamaz. Daha çok uzun uzun yazarım ama en nihayetinde bildiğimiz tek gerçek var oda bu dünya, bu evren. Ve yokluktan geldik yokluğa gideceğiz. Nasıl ki 100 yıl öncesi ile 1 milyar yıl öncesi arasında bizim için bir fark yok ve bir anlam ifade etmiyorsa öldükten sonra da böyle olacak.
 
Kusur tam olarak nedirden girersek bu konu sabaha anca kapanır.

Kapanmaz. Çünkü bir cevabı yok. İnsanlık kendi kafasına göre bir kusurluluk ve kusursuzluk kavramı yaratmış. Bir şeyin bir kusuru bile varsa o şey kusursuz olamıyor. Hiçbir şey kusursuz değilse o zaman kusursuz diye bir kavram nasıl var olabiliyor? Kusursuz diye bir şey yoksa o halde kusurlu diye bir şey de yok. Çünkü zıttı yok. Varsa bile algılayamıyoruz. Ya da kusur kavramının başka bir zıttı var ve biz bilmiyoruz.
 
Kapanmaz. Çünkü bir cevabı yok. İnsanlık kendi kafasına göre bir kusurluluk ve kusursuzluk kavramı yaratmış. Bir şeyin bir kusuru bile varsa o şey kusursuz olamıyor. Hiçbir şey kusursuz değilse o zaman kusursuz diye bir kavram nasıl var olabiliyor? Kusursuz diye bir şey yoksa o halde kusurlu diye bir şey de yok. Çünkü zıttı yok. Varsa bile algılayamıyoruz. Ya da kusur kavramının başka bir zıttı var ve biz bilmiyoruz.

Konu buradan uzuyor zaten. İnsan algısının belirli bir yeterlilik düzeyi var. Üstüne çıkmaya çalışınca büyük belirsizlikler cereyan ediyor.