Çok gördüğüm ve duyduğum "her erkek belli yaşa kadar dayak yemeli, ne yapıp yapmayacağını dayak yiyip öğrenir, erkek dayak yiyince adam olur." Gibi laflar sizce doğru mu? Doğruysa siz dayak yediniz mi?
Çok gördüğüm ve duyduğum "her erkek belli yaşa kadar dayak yemeli, ne yapıp yapmayacağını dayak yiyip öğrenir, erkek dayak yiyince adam olur." Gibi laflar sizce doğru mu? Doğruysa siz dayak yediniz mi?
Dayak atınca değil düzgün eğitim verdiğinde çocuk insan olmayı öğrenir. Sürekli döversen ya psikopat ya da mazoşist olur geberir gider. Dediğini yapmadığı için döversen kin besler, seni bitirmek ister.
Tipik cemaatçi-tarikatçı lafı. Bu lafları yaratan, söyleyen ve düstur edinen kim varsa alayının kökü kurutulmalı. Şaka yapmıyorum. Bir çocuğa dayakla ders vermek veya ders vermeye çalışmak, "Ben mağara adamıyım" demekten farksız.
Ha ben de çocukken dayak yedim, ki birçoğunuz yemişsinizdir. Olay bu değil. Kastettiğim şey, çocuğu dövmek. Bunu da anlayın bir zahmet.
"... askere gidince adam olur, evlenince adam olur, karısı adam eder, işe girince adam olur..."
Kültürümüzde bu ve türevi lafların evrilip çevrilip bükülmüş hali çok, bir şeye yaradığı da yok ama ne hikmetse.
Bizim nesil dayak yedi de n'oldu? Travmalarla, eziklikle büyüdük.
Bundan 7-8 sene önce ben binalara şeker, üzüm, çöp falan atıyordum. Balkondan aşağı tükürüyordum. Başka yaptığım şeyler de vardı. Bir gün babam işte yakaladı aynı bana böyle deyip beni dövmeye başladı. Aklıma oradan geldi o yüzden merak edip konuyu açtım. Ben de değişiklik var mı derseniz vallahi bilemem
Okulda ben de hiç ders dinlemiyordum. Yine diyorlardı sen dayak yememişsin. Dayak yersen dersleri dinlerdin diyordu. Alakayı anlamadım ama diyen vardı ya.
Cinsiyet yönüyle değil insan olarak konuyu ele almak daha doğru. İnsan zeki,düşünebilen,sorgulayabilen ve çıkarımda bulunabilen canlı. Konuşarak bilgi aktırılabilir, kişiye yön verilebilir. Bazı durumları anlaması için acı tecrübelerde yaşaması gerekebilir. Örneğin "çocuğa saboya dokunma yoksa cız olursun" derseniz çocuk inatla dokunmak isteyecektir ve dokunana kadar durmayacaktır. Lakin bir kere dokuntuktan sonra tecrübe ederek sobaya neden dokunmaması gerektiğini öğrenecektir. Şiddet yoluyla engellemiş olsaydınız çocukta travma yaratmış olacaktınız ve gelecekte hayatı boyunca bunun izini taşıyacak, sosyal yaşımına yansıtacaktı. Ayrıca neden dokunmaması gerektiğini tecrübe etmediği için neden dokunmaması gerektiğininin asıl sebebini bilmemiş olacaktı.
Laftan anlamayan birini dayakla değil ceza yöntemiyle de terbiye etmek mümkün. Burada cezadan kastım Ceza/ödül sistemi değil. Bu sistem çok yanlış buna sonra değineceğim. Mesela dersini çalışmayan çocuğa TV izlemeyi yasaklayarak terbiye edebilirisiniz. Bir oyuncağı ısrarla istediğini hayal edin.Ağlayarak almanızı istiyor ve üstünü başını parçalıyor. Sadece bir köşeye oturun, pes etmesini bekleyin. Sıkılacak ve pes edecek. Zorla istediği her şeyi aldıramayacağını öğrenecektir.
Gelelim Ceza/ödül sistemine. Uzaktan gözlemlediğim kadarıyla bu sistemle büyütülen çocuklar ebeveynleri onlardan bir şey istediği vakit herdaim karşılığını bekler oluyorlar. Ödevini yap diyorsun karşılığını bekliyor ve çikolata vercem desen bile pazarlığa girişiyor. Hayatı boyunca karşılığını hemen almazsa bir işi yapmayı anlamsız buluyor. Çocukta sorumluluk bilincinin gelişmesine engel oluyor.
Okulda ben de hiç ders dinlemiyordum. Yine diyorlardı sen dayak yememişsin. Dayak yersen dersleri dinlerdin diyordu. Alakayı anlamadım ama diyen vardı ya.
Önce okulun ve eğitimin amacı çocuğa anlatılmalı. Sonra ödevlerini takip ederek sorumluluk bilinci oluşturulmalı. Dersleri dinlemesinin gelecekte hayatına nasıl yön vereceği aktarılmalı. Hala daha ders dinlemiyor veya odaklanamıyorsa altında yatan bir psikolojik sebep olmalı. Dayakla çözülecek mesele değil bu.