Erkekler 18-25 yaşlarında evlenmeyin de ne yaparsanız yapın o yaşlarda aklınız kıt olur daha ergensinizdir. Yaşım 28'e geldi biraz daha olgun hissediyorum.
 
Çocukken insanı anne babası sevebiliyor doğrudur belki. Ancak gençlik ve büyüklük döneminde işler farklı hal alıyor. Beklentiler işin içine giriyor. Bir şey başarman bekleniyor. Bir baltaya sap olman bekleniyor. Ben bunların hepsini yasadim maalesef. Matematik yapamiyosan değerin kalmıyor mesela. Ki ben sözel yatkınlığı olan biriydim. Babamla bu ve başka pek çok konuda çatışma yaşadım. İnsan aynı kalmıyor. Kim olursa olsun. Ben babamı kaybettim ve 2 seneyi geçti ancak kendinden en çok bıktıran yine oydu. Bazen kendisinin beni sevmediğini bile düşünüyorum. Yine bir imkan olsa hayatta olmasını istemekle beraber kendisiyle yasamayı istemezdim. Neyse. Günümüzde insan ilişkileri bozuk bir durumda. Temel değerler çiğnendi gitti. Ben evlenmeyi biraz da bu sebepler yüzünden düşünmüyorum diyeyim. Bütün sebepleri bunlara indirgemek de yanlış olur. Şu an özel hayatımda kimse yok karşı cins olarak. Bir beklentim de yok. Mecbur kaldığım bir işi yapıyorum onun da yorucu tarafları var. Öyle yani durum. Kendime de kızdığım noktalar var tabi. Lise yıllarımda bilgisayar oyunlarına dalacagima daha çok ders çalışabilirdim... Her kızdığı noktada haksız değildi tabi kendisi. Sonuç olarak durum böyle.
Sadece anne babanın değil, toplumun tamamının sizden beklentileri daima olur ve bu çok normaldir. Biraz önce bahsettiğim Havighurst da tam olarak buna yönelik bir kuram geliştirmiş hatta. Eğer bu beklentiler olmasaydı, ne toplum gelişebilirdi ne de biz. Ama beklentilerin her zaman bir karşılığı vardır ve bu doğrudan hayal kırıklığı ile ilişkilidir. Yani beklentiler ne kadar yüksek olursa hayal kırıklığı da o kadar yüksek olur. Bu da bir gerçek.

İnsan ilişkileri birkaç örnek dışında şu an tüm dünyada çıkmaza girmiş durumda. Bu yüzden bir şeylerden vazgeçmek biraz basite kaçmak olmaz mı? Ayrıca size göre geçmişte yapmış olduğunuz hatalardan dolayı kendinize kızmamanız gerekir. Bunlardan dolayı kendinize kızmaktan çok eleştirmeli ve üzerine olgun bir şekilde düşünmelisiniz. Geçmişte yaşananlar yüzünden kendinizi suçlamamalısınız.
 
Bunun kararı öyle “evleneceğim”, “evlenmeyeceğim” diye verilmez. İki verilen kararı da çiğnemek çok kolay. Zaman gösterir birisinin evlenip evlenmeyeceğini, kendisi göremez.
 
Sadece anne babanın değil, toplumun tamamının sizden beklentileri daima olur ve bu çok normaldir. Biraz önce bahsettiğim Havighurst da tam olarak buna yönelik bir kuram geliştirmiş hatta. Eğer bu beklentiler olmasaydı, ne toplum gelişebilirdi ne de biz. Ama beklentilerin her zaman bir karşılığı vardır ve bu doğrudan hayal kırıklığı ile ilişkilidir. Yani beklentiler ne kadar yüksek olursa hayal kırıklığı da o kadar yüksek olur. Bu da bir gerçek.

İnsan ilişkileri birkaç örnek dışında şu an tüm dünyada çıkmaza girmiş durumda. Bu yüzden bir şeylerden vazgeçmek biraz basite kaçmak olmaz mı? Ayrıca size göre geçmişte yapmış olduğunuz hatalardan dolayı kendinize kızmamanız gerekir. Bunlardan dolayı kendinize kızmaktan çok eleştirmeli ve üzerine olgun bir şekilde düşünmelisiniz. Geçmişte yaşananlar yüzünden kendinizi suçlamamalısınız.
Haklısınız da ben yine de evliliğe ve ebeveyn olmaya hazır değilim diyeyim.
 
Yurtdışında yaşamadığım sürece evlenme planım yok, evlensem bile böyle bir ülkeye bir insan evladı dünyaya getirmemi sağlayacak sosyal ve ekonomik anlamda bir sebep yok. Gerek yok. Fikrim Efe beyle tamamen aynı.
Hele ki böyle bir dünya için 🙄

Mesem de iş kazası geçirir ölür, yolda yürürken elektrik çarpar ölür, sınıf arkadaşı ayağına bastı diye yumruk atar felç bırakır. Say say bitmez. Bir ev bir de araba için ömür boyu çalışmasına neden olmak ona en büyük kötülük. Babamın zamanında hayat çok daha farklıymış, şimdi yaşanılası gibi değil.