Çizgi Studio: Kami | Çizgi roman, hikaye & webtoon. Kurgu evrenine hoş geldiniz! Türkiye'nin ilk çizgi roman ve hikayecilik platformu. Oku, paylaş ve sınırsızca eğlen!
Şu an basılan 3391 KM, 0 KM, Karantina gibi kitaplar bir zamanlar Wattpad'de yazıldı. Ünlü olunca zaten yayınevi iletişime geçiyor senle basalım vs. diye.
Çizgi Studio da zaten şimdiden yayınevleri ile iletişimde. Ha benim öyle bir iddiam ve beklentim yok ama neden olmasın? İyi yazdıktan sonra...
Hocam Tyrant birini hatırlattı... Sanırım ülkemizden esinlenmişsiniz.
Şaka bir yana ellerinize sağlık. Bazı yerlerde birkaç harf hatası falan vardı ama pek sorun değil, sadece biraz daha dikkat edilmesi gerek. Olur öyle şeyler.
Hocam Tyrant birini hatırlattı... Sanırım ülkemizden esinlenmişsiniz.
Şaka bir yana ellerinize sağlık. Bazı yerlerde birkaç harf hatası falan vardı ama pek sorun değil, sadece biraz daha dikkat edilmesi gerek. Olur öyle şeyler.
Aaa okudun mu? Oha! Çok mutlu oldum şu an.
Şöyle, ülkemizden esinlenmedim aslında, rüyamdaki atmosferi betimledim sadece. İşte hayal gücü desen var, yaratıcılık desen var.
Aaa okudun mu? Oha! Çok mutlu oldum şu an.
Şöyle, ülkemizden esinlenmedim aslında, rüyamdaki atmosferi betimledim sadece. İşte hayal gücü desen var, yaratıcılık desen var.
Hocam bilerek öyle dedim çocuk Tyrant'a tam laf edecekken ağızını tutuyor, çünkü bir laf etse hapise girecek veya işkenceye mağruz kalacak. Tyrant= Tayyip.
Hocam bilerek öyle dedim çocuk Tyrant'a tam laf edecekken ağızını tutuyor, çünkü bir laf etse hapise girecek veya işkenceye mağruz kalacak. Tyrant= Tayyip.
Hocam uykusuzluktan mı anlamıyorum fakat cümlelerin kuruluş şekli okuyucuyu yoruyor biraz, bu konuda bazı öneriler vereceğim.
Sadece 3 sayfada bir hikaye anlatılmasını beklemiyorum elbette ama olmuyorsa da ertelemek lazım. Altın Yumurtlayan Tavuk gibi kitaplar bile 30 sayfa oluyor. Demeye çalıştığım akıcı ve tatlı bir dille yazılmış, en azından 15 sayfalık hikayeler çıkartsan çok daha tatlı olur ve hikayeyi de oturtabilirsin en azından.
Senin yazdığın: Fırın ustası on yaşlarında kestaneye çalan dağınık saçlı, üstündeki kirden belli zebra gibi görünmesine sebebiyet veren beyaz tenli hırsızlık yapan küçük çocuğu kirli ve yamalı bez parçası gömleğinin arkasından kavradığı gibi kaldırdı.
Benim yazdığım 1: Fırın ustası, beyaz teniyle siyah kiri birbirine karışmış olmasından mütevellit görünüşü zebrayı anımsatan ve dağınık saçları kestane rengine çalan on yaşındaki çocuğu paçavraya dönmüş gömleğinden tuttuğu gibi kaldırdı.
Benim yazdığım 2: Fırıncı, yüzü kömür karasına bulanmadan önceki günler ay ışığı gibi parlayan ve tarçın rengindeki saçı kabarık pis veledi giydiği çaputun sökük noktasından yakaladığı gibi kaldırdı.
Uzun zamandır kitap okumuyorum ama kurduğun cümleler biraz devşirme denebilir galiba hocam, düzeni yabancı geldi. Bu arada takılma bana, hiç kimse eleştiri yapmadığı için bunları yazayım diyorum.
Senin yazdığın: Çocuk daha önceleri de aynı fırına gizlice çok kez girmişti yalnız son girişinde fırın ustasının dikkatinden kaçmamıştı. Çocuğun yüzü aşırı korktuğunu belli ediyordu ama gözleri de bir o kadar keskin bakışlıydı.
Benim yazdığım: Çocuk bu fırına daha önceleri de çok defa girmiş fakat az önceki teşebbüsüyle fırın ustasına yakayı ele vermişti. Çocuğun beti benzi atmıştı fakat bunu müteakiben gözleri dik bir duruş sergiliyordu.
Senin yazdığın: Olay, çocuk büyük farketmeksizin kızlar için daha sorunlu, hasar verici ve hayat karartıcı olabilir. Çünkü eğer bir kız iseniz ceza olarak şehrin baronlarıyla 1 gece geçirmek ardından idam ediliyorsunuz. Eğer yeterince doyurabildiyseniz ikinci gün için hayatta kalabiliyorsunuz. Baronlar sıkıldığında ise genelevlere işçi olarak verilip çalıştırılarak vergi alınır.
Benim yazdığım: Kız güruhundansanız vay halinize! Artık yazgınızda kasabanın baronlarının tek gecelik eğlencesi olduktan sonra toprağın altına gönderilmek var. Olur ki sizi beğenirlerse sıkılana kadar onların oyuncağı olur, ardından ucuz hanlarda metreslik yapmaya gönderilirsiniz.
Benim yazdığım 2: Oğlancılık yasaklandığı için onlar acısız ölümle sıyrılıyor fakat kızları gerçek bir cehennem bekliyor. Yazgılarında toprağın altına gönderilmeden önce baronların hastalık dolu hareketlerine maruz kalmak var. Birçok kız iş bu raddeye gelmeden kendini öldürse de aralarında ölümü kabullenmeyip genelevlerde çürüyenleri de bulunuyor. (Alakasız olmuş olabilir kafam çalışmıyor şu an) Ben uyumaya gidecektim tam o yüzden biraz hızlıca okudum. Bu yüzden kesin yorum yapamıyorum hocam. Fakat genel olarak hoşuma gitti diyebilirim şöyle 80-100 sayfası falan var bunun. Biraz hayal gücü gerekiyor bol bol kitap (felsefeden hikayeye geç azıcık) okumanı öneriyorum. Kolay gelsin. Uyuyayım bende artık.