Tabii ki yükü genellikle Fransa ve Almanya gibi ülkeler üstleniyor.
AB'deki payı nerdeeyse %80 olan Almanya'nın çektiği yükle diğer ülkelerin çektiği yük kıyaslanamaz bile. Fransa'nın AB içindeki market pazarındaki payı %7 civarlarındaydı en son baktığımda. İtalya'nın çektiği yük bile %12 pay ile daha fazla.
Günümüzdeki Fransa yine tarihte yaptığı gibi izlemekle geçiniyor.
Market payını bulamadım ama sanayi konusunda pasta dilimi şu şekilde:
Barış için ufak bir bedel sayılabilir ama ileride pek sorun olacağını sanmıyorum.
Avrupa Birliğinin ana amacı barış değil ekonomidir. İktisadi çıkarlarını düşünen insanlar zaten sulhçu olmak zorundadır. Savaş olan yerlere sermaye gelmez dolayısıyla Avrupa Birliği olmasa da fakirleşmemek için beraber yaşamayı öğrenmeleri gerekecekti eninde sonunda. AB, saçma sapan göç politikaları dışında bir işe yaramayan bir uluslarüstüdür.
Fransa, laikliğe oldukça uyuyor bence. Devleti temsil eden hiçbir yerde din ile alakalı sembole izin vermiyorlar ve dini de yönetime karıştırmıyorlar. JO 2024 için diğer milletler dini semboller giyebilecekken Fransız bayrağı taşıyanlar bunu yapamayacak. Okulda ve devlet kurumlarında da aynı şekilde. Herhangi bir açıklama yaparken dinden bahsedilmiyor ama daha dün 15 Temmuz konuşmasında burada dinden bahsediliyordu.
Madem laikliğe çok önem veriliyor Afrika'daki müslüman ülkeleri niye sömürüyorlar? Fransızlar aptal mı da, sömürdükleri ülkelerden köktendinci ve muhafazakar insanların Fransa'ya gelip şeriat isteyeceklerini falan akıl etmedi?
Bana göre laik bir ülkenin ilk kuralı: Köleliğin ve sömürgeciliğin yasaklanması çünkü bir milleti sömürebiliyorsanız zaten onlar laikliği benimseyecek kadar gelişmemiştir.
Sonuç olarak, Fransa kendi içinde laik bir devlet olabilir fakat bu gerçekliğe baktığımızda ilüzyondan öteye gitmiyor. Vatandaşlarının ve sizin gibi orada yaşayanların gözlerini boyuyorlar. Halen daha Afrika'daki devletleri sömürüyorlar.
İnsan hakları konusunda çok ilerideler fakat geliştirmeye hâlâ imkanları var.
İnsan Hakları konusunda Cape Verde, Barbados gibi bazılarının adını bile duymadığı ülkelerden gerideler.
Ksynak:
Based on the expert estimates and index by V-Dem. It captures the extent to which people are free from government torture, political killings, and forced labor; they have property rights; and enjoy the freedoms of movement, religion, expression, and association. The variable ranges from 0 to 1...
Bu olaya da Fransız kalmışlar.
Tarihi açısından 1789 gibi olaylardan bahsediyordum. İngiltere ile birlikte sömürülmedik yer bırakmamaları pek hoş değildi tabii ama en azından Kanada ve Amerika gibi ülkelerin kurulmasına benzer iyi yanları da oldu. Amerika her ne kadar bağımsızlık için kendi savaşsa ve Fransa destek verse de günümüze gelmemizin en önemli olaylarından birisiydi.
Tarihteki tüm ülkeler iyi, kötü bir şeyler yaşamışlardır ancak Fransa günümüzde olduğu gibi tarih boyunca da hep beleşçiliğe konmuş hep birilerini sömürmüş bir ülke, tek iyi bir vasfı yok. Amerika ve Kanada gibi ülkelerin kurulmasını iyiye yorumluyorsun ama bu devletlerin Orta Doğu coğrafyasına yaptıklarını geçtim kendi halkları bile sağlıklı değil. Obez ve aynı zamanda eğitim, sağlık borçlarında boğulan bir halk.
1789'e gelirsek yine bir ilüzyon söz konusu. Aynı laiklik konusunda gözünüzü boyadıkları gibi bu konuda da sizi kandırıyorlar. Fransız Devriminin çok fazla karanlık tarafı var.
Kaynak:
The French Revolution began in 1789. Soon, the Bastille was stormed and the monarchy eliminated. After the Reign of Terror, France established a new government.
Did you know? Over 17,000 people were officially tried and executed during the Reign of Terror, and an unknown number of others died in prison or without trial.
İnsanları yargılamadan öldürme vahşeti sergileyen hukuksuzluk tatsızlığında ne gibi hayranlık duyulacak taraf olabilir.
Belki de masum insanlar öldürüldü?
Sonuç olarak, Fransa ile ilgili olumlu şeyler sayabilirim; özellikle mimari ve edebi eserler ancak bunlar temelde bireysel bir başarı. Toplumsal ve ulus olarak bakıldığında Fransa, her ne kadar aşağılık, karanlık ve hatta bir baltaya sap olamayan ülke olsa da yaşam koşulları Türkiye'den çok daha iyi... Kısacası üzümü yiyin bağını sormayın.