Fikrin tutması önemli. Mesela babam hiç sermayesi olmadan rusların videosunda gördüğü bir ürünü Türkiye de üretmeyi düşünüp 0 sermayeyle binanın bodrum katında başladı şu an sistem 3 kalıp ve yakında 7-8 kalıp'a çıkarmayı düşünüyor sattıklarıyla cihazları amorti ede ede kendine firma kurmuş iyi de kazanmaya başladı ufaktan çok şükür. Yani onunki de garaj vakası gibi artık bina bodrumu yetmeyince ve tır yanaşamıyor diye geçici olarak bir fabrika katına geçti orası da ufak geliyor diye yılbaşın da daha iyi bir yere geçmeyi planlıyor. He yaptığı şeyde piyasada olan ürünü farklı bir malzemeyle yöntem farklı olsa da çok daha dayanıklı ve işlevsel üretip o ürünle aynı fiyattan satmak.
Kimsenin ne dediğine bakmayacaksın aslında, insanoğlu bencildir.
Evet. Çok sevdiğim bir söz var;
"İf you are in hell, keep walking" yani diyor ki cehennemdeysen, yürümeye devam et. Cehennemde durmak için hiçbir sebebin yok.
Seviyeli cahillik mutluluktur. Mesela hiçbir şey bilmeyip ahraz olup Atatürk'ten nefret edecek kadar cahillik iyi değildir. Ama brokolinin içinde mikro/küçük düzeyde böceklerin bulunduğunu bilmeyecek kadar cahillik iyidir.
Fikrin tutması önemli. Mesela babam hiç sermayesi olmadan rusların videosunda gördüğü bir ürünü Türkiye de üretmeyi düşünüp 0 sermayeyle binanın bodrum katında başladı şu an sistem 3 kalıp ve yakında 7-8 kalıp'a çıkarmayı düşünüyor sattıklarıyla cihazları amorti ede ede kendine firma kurmuş iyi de kazanmaya başladı ufaktan çok şükür. Yani onunki de garaj vakası gibi artık bina bodrumu yetmeyince ve tır yanaşamıyor diye geçici olarak bir fabrika katına geçti orası da ufak geliyor diye yılbaşın da daha iyi bir yere geçmeyi planlıyor. He yaptığı şeyde piyasada olan ürünü farklı bir malzemeyle yöntem farklı olsa da çok daha dayanıklı ve işlevsel üretip o ürünle aynı fiyattan satmak.
Kimsenin ne dediğine bakmayacaksın aslında, insanoğlu bencildir.
Evet. Çok sevdiğim bir söz var;
"İf you are in hell, keep walking" yani diyor ki cehennemdeysen, yürümeye devam et. Cehennemde durmak için hiçbir sebebin yok.
Seviyeli cahillik mutluluktur. Mesela hiçbir şey bilmeyip ahraz olup Atatürk'ten nefret edecek kadar cahillik iyi değildir. Ama brokolinin içinde mikro/küçük düzeyde böceklerin bulunduğunu bilmeyecek kadar cahillik iyidir.
Kanalı bilmiyorsan da tavsiye ederim; lakin attığım 2 Video'da buna örnek, özellikle mikroskop için olan olayda 3 adamın bunu başaramayacağına herkes o kadar emindi ki insanlara göstericekleri zaman onlara küçük bir oda verildi ve gerçek olduğu görülünce o oda önünde sıra oluşması komik bir durum.
Kanalı bilmiyorsan da tavsiye ederim; lakin attığım 2 Video'da buna örnek, özellikle mikroskop için olan olayda 3 adamın bunu başaramayacağına herkes o kadar emindi ki insanlara göstericekleri zaman onlara küçük bir oda verildi ve gerçek olduğu görülünce o oda önünde sıra oluşması komik bir durum.
Klasik insan psikolojisinde, toplumdan farklı davranan kişiler çoğu zaman alay konusu olur. Bazılarına göre bu alay, aslında kişinin farklılığına veya cesaretine karşı duyulan gizli bir saygıyı bastırma yöntemidir. Bu durum, "yengeç mantığı" olarak bilinen benzetmeyle de açıklanabilir: Bir kovadaki yengeçlerden biri yukarı tırmanıp kurtulmaya çalışırken, diğerleri onu aşağı çekmeye çalışır.
Özellikle yeni nesilde (gerçi bence bu durum tüm nesillerde vardır), toplumun genelinden farklı davranan birini gördüklerinde onunla hemen dalga geçme eğilimi ortaya çıkabiliyor. Örneğin, günümüzde neredeyse herkes sosyal medya kullanırken, kullanmayan biriyle karşılaştıklarında bunu garip karşılayıp alay edebiliyorlar.
Büyük hedefti konu ne alaka diyeceksiniz işte olay burası topluma aykırı bir durum.
Klasik insan psikolojisinde, toplumdan farklı davranan kişiler çoğu zaman alay konusu olur. Bazılarına göre bu alay, aslında kişinin farklılığına veya cesaretine karşı duyulan gizli bir saygıyı bastırma yöntemidir? Bu durum, "yengeç mantığı" olarak bilinen benzetmeyle de açıklanabilir: Bir kovadaki yengeçlerden biri yukarı tırmanıp kurtulmaya çalışırken, diğerleri onu aşağı çekmeye çalışır.
Özellikle yeni nesilde (gerçi bence bu durum tüm nesillerde vardır), toplumun genelinden farklı davranan birini gördüklerinde onunla hemen dalga geçme eğilimi ortaya çıkabiliyor. Örneğin, günümüzde neredeyse herkes sosyal medya kullanırken, kullanmayan biriyle karşılaştıklarında bunu garip karşılayıp alay edebiliyorlar.
Büyük hedefti konu ne alaka diyeceksiniz işte olay burası topluma aykırı bir durum.
Sürü psikolojisi de diyoruz buna. Bak, pilot, cerrah, avukat, psikolog olmak isteyen biri yaşıtları tarafından yargılanmaz çünkü normaldir. Ama dersen "Aya koloni kuracağım" ya da "İnsan ömrünü uzatacağım, SSTO yapacağım" derseniz gülerler ve dalga geçerler. Bunun nedeni ise yolda bir çocuğun hedefi bu olamaz; işte bu yüzden normal olmadığı için gülerler.
Bunun gençlerle de alakası yok genel olarak toplum böyle. Sosyolojik bir durum. Başarılı insanların röportajlarını ya da hayat hikayelerini dinlerseniz/okursanız, yüzde doksanında direkt şu ifadeyi ya da benzer bir ifadeyi görürsünüz:
'tüm zorluklara, bana inanmayanlara ve olmaz, yapamazsın diyenlere inat başardım!'.
Bu hikayeler tesadüf değil, dünyanın acı gerçekleri maalesef.
Bunun gençlerle de alakası yok genel olarak toplum böyle. Sosyolojik bir durum. Başarılı insanların röportajlarını ya da hayat hikayelerini dinlerseniz/okursanız, yüzde doksanında direkt şu ifadeyi ya da benzer bir ifadeyi görürsünüz:
'tüm zorluklara, bana inanmayanlara ve olmaz, yapamazsın diyenlere inat başardım!'.
Bu hikayeler tesadüf değil, dünyanın acı gerçekleri maalesef.
Ya mesela benim idolüm Elon Musk, tamam mı? Adam için diyorlar "çocuk kaçırıcı" ya da "insan kanı içen" gibi ibareler. Musk asla Epstein adasında bulunmadı, sadece mesajlaşmalar vardı. Yani çekememezlik falan çok var dünyada.
Sürü psikolojisi de diyoruz buna. Bak, pilot, cerrah, avukat, psikolog olmak isteyen biri yaşıtları tarafından yargılanmaz çünkü normaldir. Ama dersen "aya koloni kuracağım" ya da "insan ömrünü uzatacağım, ssto yapacağım" derseniz gülerler ve dalga geçerler. Bunun nedeni ise yolda bir çocuğun hedefi bu olamaz; işte bu yüzden normal olmadığı için gülerler.
Burada yaşanan asıl şey aslında sürü psikolojisini biraz aşıyor. Aslında bu durum daha derin ve bireyseldir: toplumdan dışlanma korkusu. Büyük bir hedef dile getiren kişi, dinleyenin kendi sıradan hayatını, konfor alanını ve seçimlerini dolaylı yoldan sorgulatıyor. Bu, dinleyende kıskançlık, güvensizlik ve “ya bu mümkünse benim hayatım ne anlama geliyor?” sorusunu tetikliyor. En kolay savunma ise o kişiyi küçümsemek, dalga geçmek ve “gerçekçi değil, deli” diye etiketlemek oluyor.
Sürü davranışı burada sadece ikincil bir rol oynar. Birkaç kişi gülmeye başlayınca diğerleri de katılır, çünkü “ben de karşı çıkarsam dışlanırım” korkusu devreye girer. Yani asıl itici güç bireysel dışlanma korkusudur; sürü psikolojisi ise bu korkunun yarattığı ortamda ortaya çıkan sonuçtur.