Harbiden ya, özellikle toplu taşımada falan ilk önce birine bakarlar sonra kendi aralarında komik olduklarını düşünüp çok sesli olacak şekilde gülmeye başlarlar ve gülmeleri 5 saniye sonra birden kesilir ama kıkırdamalar devam eder. Hep bu olaya denk geldiğimde düşünürüm acaba akıllarından ne geçiyor, ne var bu kadar gülünecek diye. Hep bu 14-15-16 yaşlarındaki kızlar yapıyor bunu acaba neye gülüyorlar bu kadar komik olacak.
Yemin ediyorum kendimi eve kapatma sebebim bu!
 
Bunlardan kurtulmak için napmalıyız? İnsanları yok say, umursama o tür insanlardan uzaklaş falan demeyin. Kastettiğim bu tür düşüncelere sahip insanların beynini nasıl temizleyebiliriz?
Açıkçası ben de tam olarak ne yapmamız gerektiğini bilmiyorum. 15-16 yaşından sonra birini ne kadar değiştirebiliriz ki... Bunları Fuji Dağı’na götürüp meditasyon da yaptırsan, çok şey değişmez gibi halleri var. Geçenlerde birisine bir akıl vereyim dedim tersleyip ... söyledi ve gitti.
 
Bunu yapan pek erkek görmedim, genelde kızlar yapar. Sebebi de ego, saf ego. Bir kıza ortalama 25 erkek asıldığı için (onlarda az ahmak değil) yeni nesildeki bu kızlarda çok ego var. Afedersiniz, kendini bir b*k sanma durumu.

Birde geçmiş jenerasyonlarda ergenlerde hep bi kendini ön plana atma, "biri" olma hali olur ama bu jenerasyonda bu durum ekstra yaşanıyor.
 
Şimdi, benimle aynı nesilden olanlar başlığı görünce laf edebilir ama bu zamana kadar nedense benim neslimden olan insanları gördüğümde biriyle dalga geçiyorlar.

Bunun sebebi ne? Benim boyum kısa. Her lise, ortaokul, okuyan birini gördüğümde biriyle dalga geçme yarışındalar. Özellikle kızlar ve kız grupları. Yeni nesil neden bu kadar herkesi farklılaştırıyor? Neden farklı insanlarla dalga geçiyorlar? Bu sadece bende değil diğer kilolu veya kısa arkadaşlarım da yaşıyor.

Şef aynı jenerasyonuz ve bende bu sorundan muzdaribim. Ama şunu bilmeni isterim bu sadece bize özel bir durum değil, büyüklerine karşı da aşırı saygısızlar. Hocaların karşında hafif önüme bakar şekilde beklediğimde hoca şaşırdı gerisini sen düşün :D kendilerini çok önemli zannediyorlar ve gözlemlediğim kadarıyla en büyük sebebi de aileden şımartılmış veya ilgisiz yetiştirilmeleri. Boş ver sen, biz doğru yoldayız :)
 
Şef aynı jenerasyonuz ve bende bu sorundan muzdaribim. Ama şunu bilmeni isterim bu sadece bize özel bir durum değil, büyüklerine karşı da aşırı saygısızlar. Hocaların karşında hafif önüme bakar şekilde beklediğimde hoca şaşırdı gerisini sen düşün :D kendilerini çok önemli zannediyorlar ve gözlemlediğim kadarıyla en büyük sebebi de aileden şımartılmış veya ilgisiz yetiştirilmeleri. Boş ver sen, biz doğru yoldayız :)

Yaşınız kaç hocam? Ben de Uncharted severim :D
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Şimdi, benimle aynı nesilden olanlar başlığı görünce laf edebilir ama bu zamana kadar nedense benim neslimden olan insanları gördüğümde biriyle dalga geçiyorlar.

Bunun sebebi ne? Benim boyum kısa. Her lise, ortaokul, okuyan birini gördüğümde biriyle dalga geçme yarışındalar. Özellikle kızlar ve kız grupları. Yeni nesil neden bu kadar herkesi farklılaştırıyor? Neden farklı insanlarla dalga geçiyorlar? Bu sadece bende değil diğer kilolu veya kısa arkadaşlarım da yaşıyor.

Çünkü aileleri tarafından ya başıboş bırakılıyorlar, ya da her istedikleri yapılıyor. Bu da onları haliyle şımartıyor. Ayrıca, onların yalnız kalacakları günler de gelecek elbet. Bakalım o zaman da böyle rahatça herkesle dalga geçebilecekler mi?
 
Şimdi, benimle aynı nesilden olanlar başlığı görünce laf edebilir ama bu zamana kadar nedense benim neslimden olan insanları gördüğümde biriyle dalga geçiyorlar.

Bunun sebebi ne? Benim boyum kısa. Her lise, ortaokul, okuyan birini gördüğümde biriyle dalga geçme yarışındalar. Özellikle kızlar ve kız grupları. Yeni nesil neden bu kadar herkesi farklılaştırıyor? Neden farklı insanlarla dalga geçiyorlar? Bu sadece bende değil diğer kilolu veya kısa arkadaşlarım da yaşıyor.
27 yaşında, yeni tabirle Y kuşağından biri olarak şunu söyleyebilirim. Bu durum sadece sizin nesliniz ile ilgili değil. Bu bahsettiğin durum bizim dönemimizde de vardı. Çocukluk ve ergenlik döneminde insanlar farklı olana saldırmayı kolay yol olarak seçiyor. Kendilerini güçlü hissetmek için başkalarının üzerine çıkmaya çalışıyorlar. İlkokul ve ortaokulda zorbalık en yüksek seviyededir. Lise yıllarında bu biraz azalır, üniversiteye geçince ise tamamen biter. İnsan yaş aldıkça hem kendisi olgunlaşıyor hem de etrafındaki insanların bakış açısı değişiyor. Olgunlaşınca kimin kısa, uzun, kilolu ya da zayıf olduğuna zerre kadar umurunda olmuyor.

Ama bizim dönemimizle şimdiki dönem arasında önemli bir fark var. Biz öğrenciyken öğretmenlerden gerçekten çekinirdik. Bir hata yaptığımızda öğretmen gözümüzün yaşına bakmazdı ve ailemize söylesek bile “Öğretmen yaptıysa vardır bir bildiği.” denip konu kapanırdı. Bu da bizde istemeden de olsa belli bir disiplin oluşturuyordu. Kendimizi dizginleyip düzeltiyorduk. Şimdiki nesilde ise durum tam tersi. Öğretmenlerin çoğu artık öğrenciyi uyarmaya çekiniyor. Çünkü uyardıkları anda aileyle uğraşmak zorunda kalıyorlar. Aileler de doğal olarak çocuklarını koruma içgüdüsüyle öğretmenle tartışıyor hatta kavga noktasına bile gelebiliyor. Bu da haliyle çocuklarda gerçekçi olmayan bir özgüven oluşturuyor. Sağlıklı sınırlar koyulmayan bir ortamda büyüyen çocuk, empatiyi ve saygıyı öğrenemiyor. Kendini eleştirilmez, dokunulmaz sanıyor. Aileler bu tutumlarını değiştirmezse, bu çocuklar ileride kendi ayakları üzerinde durmakta zorlanacak. Çünkü en küçük meselede bile ailesini arkasına almayı alışkanlık haline getiriyorlar. Bu da onların sorumluluk almasını, kendi sorunlarını çözmeyi ve gerçek hayatın gerektirdiği olgunluğu kazanmasını engellemeye devam ettirecek.
 
27 yaşında, yeni tabirle Y kuşağından biri olarak şunu söyleyebilirim. Bu durum sadece sizin nesliniz ile ilgili değil. Bu bahsettiğin durum bizim dönemimizde de vardı. Çocukluk ve ergenlik döneminde insanlar farklı olana saldırmayı kolay yol olarak seçiyor. Kendilerini güçlü hissetmek için başkalarının üzerine çıkmaya çalışıyorlar. İlkokul ve ortaokulda zorbalık en yüksek seviyededir. Lise yıllarında bu biraz azalır, üniversiteye geçince ise tamamen biter. İnsan yaş aldıkça hem kendisi olgunlaşıyor hem de etrafındaki insanların bakış açısı değişiyor. Olgunlaşınca kimin kısa, uzun, kilolu ya da zayıf olduğuna zerre kadar umurunda olmuyor.

Ama bizim dönemimizle şimdiki dönem arasında önemli bir fark var. Biz öğrenciyken öğretmenlerden gerçekten çekinirdik. Bir hata yaptığımızda öğretmen gözümüzün yaşına bakmazdı ve ailemize söylesek bile “Öğretmen yaptıysa vardır bir bildiği.” denip konu kapanırdı. Bu da bizde istemeden de olsa belli bir disiplin oluşturuyordu. Kendimizi dizginleyip düzeltiyorduk. Şimdiki nesilde ise durum tam tersi. Öğretmenlerin çoğu artık öğrenciyi uyarmaya çekiniyor. Çünkü uyardıkları anda aileyle uğraşmak zorunda kalıyorlar. Aileler de doğal olarak çocuklarını koruma içgüdüsüyle öğretmenle tartışıyor hatta kavga noktasına bile gelebiliyor. Bu da haliyle çocuklarda gerçekçi olmayan bir özgüven oluşturuyor. Sağlıklı sınırlar koyulmayan bir ortamda büyüyen çocuk, empatiyi ve saygıyı öğrenemiyor. Kendini eleştirilmez, dokunulmaz sanıyor. Aileler bu tutumlarını değiştirmezse, bu çocuklar ileride kendi ayakları üzerinde durmakta zorlanacak. Çünkü en küçük meselede bile ailesini arkasına almayı alışkanlık haline getiriyorlar. Bu da onların sorumluluk almasını, kendi sorunlarını çözmeyi ve gerçek hayatın gerektirdiği olgunluğu kazanmasını engellemeye devam ettirecek.

Çünkü bizim dönemde büyüğe saygı vardı. Ayrıca, biz o korkuyla da yetişen bir nesildik. Yeri geldi ailemizden dayak da yedik, azar da işittik, ama bunlara rağmen büyüklere saygımızı da hiçbir zaman eksik etmedik. Bir de, şimdiki nesilden bir başka farkımız da, bizim dönemde teknoloji bu kadar gelişmiş ve yaygın değildi. Özellikle sosyal medyada insanlar birbirini asla tehdit etmezdi. Ama gel gör ki, şimdi ise işler tersine döndü. Herkes birbirini sosyal medyadan tehdit eder hâle gelmiş durumda.