Burada yaşanan asıl şey aslında sürü psikolojisini biraz aşıyor. Aslında bu durum daha derin ve bireyseldir: toplumdan dışlanma korkusu. Büyük bir hedef dile getiren kişi, dinleyenin kendi sıradan hayatını, konfor alanını ve seçimlerini dolaylı yoldan sorgulatıyor. Bu, dinleyende kıskançlık, güvensizlik ve “ya bu mümkünse benim hayatım ne anlama geliyor?” sorusunu tetikliyor. En kolay savunma ise o kişiyi küçümsemek, dalga geçmek ve “gerçekçi değil, deli” diye etiketlemek oluyor.
Sürü davranışı burada sadece ikincil bir rol oynar. Birkaç kişi gülmeye başlayınca diğerleri de katılır, çünkü “ben de karşı çıkarsam dışlanırım” korkusu devreye girer. Yani asıl itici güç bireysel dışlanma korkusudur; sürü psikolojisi ise bu korkunun yarattığı ortamda ortaya çıkan sonuçtur.