Metal Gear Solid
Üyecik
- Katılım
- 9 Şubat 2025
- Mesajlar
- 1
- Beğeniler
- 9
Grand Theft Auto 4 kimi kesim tarafından çok sevilen kimi kesim tarafındansa nefret edilen bir oyun oldu. 2008'de çıktığından bu yana GTA oyunları içinde hem en yüksek metacritic puanını aldı hem de en kötü olarak anılan portun sahipliğini yaptı. İlginç bir geçmişi vardır 4'ün. Ama bu inceleme sadece oyun üzerinden gidecektir. İsterseniz başlayalım.
hikaye
Niko bellic sırp uyruklu bir savaş gazisidir. Bir gün birlikte omuz omuza savaştığı müfreze pusuya düşürülür ve 12 kişi ölür. Bu pusudan sadece 3 kişi sağ çıkar. Bunlar niko bellic, florian cravic, darko Brevic'dir. Niko bu olayın intikamını almaya yemin eder. Düşüncesine göre ya florian ya da darko müfrezeye ihanet etmiştir. Lakin hayat onun için kolay geçmez. Hem bu iki kişiyi arar hem de gittikçe suça batar ve hapse girer. Hapisten çıktıktan sonra insan kaçakçılığı yapar. Yine bir gün insan kaçakçılığı sırasında bot kayalara çarpıp batar. Niko yüzerek kurtulmayı başarır. Lakin patronu bulgarin onun ihanet ettiğini, paraları alıp kaçtığını düşünür. Niko başka bir gemide işe başlar. 7 ay bu gemide çalıştıktan sonra sonunda liberty City'e gelir. Liberty City kuzeni romanın yaşadığı şehirdir ve kuzeninin yazdığı mektuplara göre Amerikan rüyasının yaşanabileceği en iyi yerdir. Mektuplarına göre roman her gün manken gibi kızlarla takılmakta ve lüks evlerde oturup, arabalara binmektedir. Niko hem bunlar için hem de müfrezeye ihanet edenlerden birinin liberty City de haşadığına dair duyum aldığı için liberty City'e gelir. Lakin onu bir sürpriz beklemektedir. Roman mektuplarında bahsettiği şaşalı hayatın aksi bir yaşam sürmektedir. Ne güzel kızlar ne de lüks arabalar vardır. Niko Amerikan rüyasını yaşamak için geldiği liberty City de Amerikan kabusunu yaşayacaktır.
Bu anlattığım kısım hikayenin kronolojik olarak girişi. Şimdi hikaye eleştirisine geçersek
Öncelikle şu klasik iddiaya karşı çıkarak başlamak istiyorum. GTA 4'ün hikayesi ciddi bir hikaye falan değildir. Aksine ciddi olmaktan çok uzak, Amerikan kültürü eleştirisinin sembolu olarak yazılan uçuk kaçık veya cıvık karakterlerle doludur. Karakterler ciddi olmadığı gibi anlatış da ciddi değildir. Ara sahneler oldukça eğlenceli yazılmış diyaloglar barındırmaktadır. Konsept itibarıyla ciddi olsa da en azından benim nazarımda bunu hissettirememiştir. Lakin bu demek değildir ki GTA 4'ün hikayesi kötü.
Aksine benim için GTA 4'ün hikayesi yazılmış en iyi GTA hikayesidir. İçinde intikam, nefret, Amerikan kabusu, ihanet, mafyalar, antlaşmalar, polisler ve federaller, gizli ajanlar olan güzel bir hikayedir 4'ün hikayesi. Lakin ciddi bir hikaye asla değildir. Ha bire kafayı çekip uçuk kaçık takılan ve komik aksanlı bir karakterle, oldukça korkak, ürkek ve kimi zaman gülünç olan bir karakterle, karükatirize edilmiş mafya babaları ile ciddi hikaye yazılmaz. Olsa olsa diğer GTA oyunlarına göre daha ciddi olabilir ki bence o da değil. GTA 4'ün hikayesi ciddi abi diyenlerin ya oyunu oynamadığını ya da ciddiyet anlayışlarının benimkine göre çok daha farklı olduğunu düşünüyorum. Cidden Roman'ın, faustinin, little Jacop'un, Manny'nin olduğu bir hikaye ciddi olabilir mi? Bence hayır.
oynanış
GTA 4 oynanış bakımından oldukça iyi bir oyun. İlginç bir bağımlılık yaratıyor. Ateş etmek, araba sürmek sağa sola koşuşturmak, yakın dövüşe girmek iyi hissettiriyor. Tek tek gidersek.
Öncelikle ateş etmekle başlayalım. Ateş etmek harika hissettiriyor. Çünkü oyunda gelişmiş ragdoll fizikleri var ve düşmanlar neresinden vurulursa ona göre bir tepki veriyor. Silahlarda tokluk hissi biraz eksik olsa da yine de tatmin edici bir ateş etme hissiyatı sağlıyor
Araba sürmek ise başka bir konu. Çoğu kişinin aksine ben GTA 4 de araba sürmeyi çok seviyorum. Araçların tok ve ağır hissettirmesi, hız yapınca dönmenin zorlaşması, viraj almak için frene basmak zorunda olmak ve el frenini çekince aracın cidden kayması falan cidden çok ama çok seviyorum ben bu araç gameplayini. Ayrıca buradan araba dönmüyor diyenlere sesleniyorum. Dönüyor kardeşim dönüyor, sadece viraja gelmeden önce frene basıp düzgünce dönmen lazım.
Koşma animasyonu, yürüme animasyonları da oldukça iyi. Hele de önceki oyun San Andreas'a göre çağ atlamış vaziyette. Yakın dövüş ise GTA serisi içinde ki en iyisi bence. Ben dövüsürken gerçekten ne zaman dodge attığımı dikkat ettiğim ve farklı kombolar yapmaya çalıştığım bir GTA oyunu hatırlamıyorum. Yakın dövüsler biraz hantal ama beğendim.
açık dünya
GTA 4'ün en çok eleştirilen noktası açık dünyası olmuştu çıktığı sene. 2004 de PS2 de GTA san gibi aşırı çeşitli bir oyun oynayan oyuncular elbette beğenmedi ve bunu dile getirdiler. GTA 4'ün haritası geniş ve büyük ama maalesef çeşitli değil. Saç sakal bile kestiremiyoruz öyle diyeyim. Ayrıca bir de haritanın gri tonlarda olma mevzusu var. Vallahi arkadaşlar sizin aksinize bu tema benim aşırı hoşuma gidiyor. Liberty City'nin karanlık ve derin atmosferini iyi yansitiyor. Mafyatik temada ki bir oyun için Vice City gibi bir harita gitmezmiş. İyikide harita bu olmuş.
İncelemeyi noktalamak gerekirse. GTA 4 benim için serinin en iyi oyunu olmasa da oldukça iyi bir GTA oyunu. PC portunun kötü olması ise hala devam ediyor. Hala 2008'den kalma ve grafikleri oldukça eskimiş bir oyundan stabil 60 FPS alamıyorsunuz. Ben 60 FPS bir şekilde GTA 5 oynayabiliyorum ama 4 bana mısın demiyor. Ayarları istediğiniz kadar kısın herhangi bir etkisi yok. Direkt olarak port kötü. Oyun boyunca 40 45 FPS'e katlanmak zorunda kaldım. Muhtemelen bunun da modunu yapmışlardır.
hikaye
Niko bellic sırp uyruklu bir savaş gazisidir. Bir gün birlikte omuz omuza savaştığı müfreze pusuya düşürülür ve 12 kişi ölür. Bu pusudan sadece 3 kişi sağ çıkar. Bunlar niko bellic, florian cravic, darko Brevic'dir. Niko bu olayın intikamını almaya yemin eder. Düşüncesine göre ya florian ya da darko müfrezeye ihanet etmiştir. Lakin hayat onun için kolay geçmez. Hem bu iki kişiyi arar hem de gittikçe suça batar ve hapse girer. Hapisten çıktıktan sonra insan kaçakçılığı yapar. Yine bir gün insan kaçakçılığı sırasında bot kayalara çarpıp batar. Niko yüzerek kurtulmayı başarır. Lakin patronu bulgarin onun ihanet ettiğini, paraları alıp kaçtığını düşünür. Niko başka bir gemide işe başlar. 7 ay bu gemide çalıştıktan sonra sonunda liberty City'e gelir. Liberty City kuzeni romanın yaşadığı şehirdir ve kuzeninin yazdığı mektuplara göre Amerikan rüyasının yaşanabileceği en iyi yerdir. Mektuplarına göre roman her gün manken gibi kızlarla takılmakta ve lüks evlerde oturup, arabalara binmektedir. Niko hem bunlar için hem de müfrezeye ihanet edenlerden birinin liberty City de haşadığına dair duyum aldığı için liberty City'e gelir. Lakin onu bir sürpriz beklemektedir. Roman mektuplarında bahsettiği şaşalı hayatın aksi bir yaşam sürmektedir. Ne güzel kızlar ne de lüks arabalar vardır. Niko Amerikan rüyasını yaşamak için geldiği liberty City de Amerikan kabusunu yaşayacaktır.
Bu anlattığım kısım hikayenin kronolojik olarak girişi. Şimdi hikaye eleştirisine geçersek
Öncelikle şu klasik iddiaya karşı çıkarak başlamak istiyorum. GTA 4'ün hikayesi ciddi bir hikaye falan değildir. Aksine ciddi olmaktan çok uzak, Amerikan kültürü eleştirisinin sembolu olarak yazılan uçuk kaçık veya cıvık karakterlerle doludur. Karakterler ciddi olmadığı gibi anlatış da ciddi değildir. Ara sahneler oldukça eğlenceli yazılmış diyaloglar barındırmaktadır. Konsept itibarıyla ciddi olsa da en azından benim nazarımda bunu hissettirememiştir. Lakin bu demek değildir ki GTA 4'ün hikayesi kötü.
Aksine benim için GTA 4'ün hikayesi yazılmış en iyi GTA hikayesidir. İçinde intikam, nefret, Amerikan kabusu, ihanet, mafyalar, antlaşmalar, polisler ve federaller, gizli ajanlar olan güzel bir hikayedir 4'ün hikayesi. Lakin ciddi bir hikaye asla değildir. Ha bire kafayı çekip uçuk kaçık takılan ve komik aksanlı bir karakterle, oldukça korkak, ürkek ve kimi zaman gülünç olan bir karakterle, karükatirize edilmiş mafya babaları ile ciddi hikaye yazılmaz. Olsa olsa diğer GTA oyunlarına göre daha ciddi olabilir ki bence o da değil. GTA 4'ün hikayesi ciddi abi diyenlerin ya oyunu oynamadığını ya da ciddiyet anlayışlarının benimkine göre çok daha farklı olduğunu düşünüyorum. Cidden Roman'ın, faustinin, little Jacop'un, Manny'nin olduğu bir hikaye ciddi olabilir mi? Bence hayır.
oynanış
GTA 4 oynanış bakımından oldukça iyi bir oyun. İlginç bir bağımlılık yaratıyor. Ateş etmek, araba sürmek sağa sola koşuşturmak, yakın dövüşe girmek iyi hissettiriyor. Tek tek gidersek.
Öncelikle ateş etmekle başlayalım. Ateş etmek harika hissettiriyor. Çünkü oyunda gelişmiş ragdoll fizikleri var ve düşmanlar neresinden vurulursa ona göre bir tepki veriyor. Silahlarda tokluk hissi biraz eksik olsa da yine de tatmin edici bir ateş etme hissiyatı sağlıyor
Araba sürmek ise başka bir konu. Çoğu kişinin aksine ben GTA 4 de araba sürmeyi çok seviyorum. Araçların tok ve ağır hissettirmesi, hız yapınca dönmenin zorlaşması, viraj almak için frene basmak zorunda olmak ve el frenini çekince aracın cidden kayması falan cidden çok ama çok seviyorum ben bu araç gameplayini. Ayrıca buradan araba dönmüyor diyenlere sesleniyorum. Dönüyor kardeşim dönüyor, sadece viraja gelmeden önce frene basıp düzgünce dönmen lazım.
Koşma animasyonu, yürüme animasyonları da oldukça iyi. Hele de önceki oyun San Andreas'a göre çağ atlamış vaziyette. Yakın dövüş ise GTA serisi içinde ki en iyisi bence. Ben dövüsürken gerçekten ne zaman dodge attığımı dikkat ettiğim ve farklı kombolar yapmaya çalıştığım bir GTA oyunu hatırlamıyorum. Yakın dövüsler biraz hantal ama beğendim.
açık dünya
GTA 4'ün en çok eleştirilen noktası açık dünyası olmuştu çıktığı sene. 2004 de PS2 de GTA san gibi aşırı çeşitli bir oyun oynayan oyuncular elbette beğenmedi ve bunu dile getirdiler. GTA 4'ün haritası geniş ve büyük ama maalesef çeşitli değil. Saç sakal bile kestiremiyoruz öyle diyeyim. Ayrıca bir de haritanın gri tonlarda olma mevzusu var. Vallahi arkadaşlar sizin aksinize bu tema benim aşırı hoşuma gidiyor. Liberty City'nin karanlık ve derin atmosferini iyi yansitiyor. Mafyatik temada ki bir oyun için Vice City gibi bir harita gitmezmiş. İyikide harita bu olmuş.
İncelemeyi noktalamak gerekirse. GTA 4 benim için serinin en iyi oyunu olmasa da oldukça iyi bir GTA oyunu. PC portunun kötü olması ise hala devam ediyor. Hala 2008'den kalma ve grafikleri oldukça eskimiş bir oyundan stabil 60 FPS alamıyorsunuz. Ben 60 FPS bir şekilde GTA 5 oynayabiliyorum ama 4 bana mısın demiyor. Ayarları istediğiniz kadar kısın herhangi bir etkisi yok. Direkt olarak port kötü. Oyun boyunca 40 45 FPS'e katlanmak zorunda kaldım. Muhtemelen bunun da modunu yapmışlardır.