Her ne kadar babanızdan sonra işten çıkarılmışsa da babanızla benzer çalıştığı dönemler mutlaka mevcuttur. Davayı açan kişinin avukatı veya kendisi o sebeple babanızı tanık olarak bildirmek istemiştir.
Her ne kadar hiçbir şey bilmiyoruz deseniz de aslında babanızın bildiği şeyler illaki vardır. Çünkü iş mahkemesi demişsiniz, işten ayrılmış demişsiniz, muhtemelen açılan dava bir işçilik alacağı davası. Bu davalarda hakim iş yerindeki birtakım genel uygulamaları bilmek isteyecek. Örneğin çalışma saatleri, gün içinde yemek molası veya çay molası gibi ara dinlenmelerin yapılıp yapılmadığı, ücretlerin banka aracılığıyla mı yoksa elden mi ödendiği, iş yerinde fazla mesai yapılıp yapılmadığı vs. gibi.
Bunların dışında davacı özelinde onun çalışma koşullarının ne olduğu ve dava açarken özellikle ne gibi şeyler iddia edildiyse onlar hakkında bilgi sahibi olup olmadığı sorulacak.
Yani en azından iş yerindeki genel uygulama konusunda illaki babanızın bildikleri vardır. O yüzden hakimin ve tarafların/taraf avukatlarının sorduğu sorulara bildiği kadarıyla cevap versin. Bilmediği bir şey olduğunda açıkça "bilmiyorum" desin. Bu kadarı kâfi.
Duruşmadan sonra duruşma tutanağı yazdırılacak ve babanız duruşma tutanağında beyanlarının bulunduğu kısma imza atıp mübaşirden kimliğini teslim alacak. Sonra iş bitmiş olacak.
Madem mecbur kaldınız, tanıklık ücretini istesin bence babanız. Bir gününü ayıracak istemeyerek de olsa. Para yattığında bir yemek yer işte.