- Katılım
- 22 Aralık 2023
- Mesajlar
- 2.016
- Çözümler
- 1
- Beğeniler
- 854
Merhaba,
Bazı tekrarlayan hatalı davranışlarım var. Mesela veri konusunu çok kafaya taktım. Aslında o kadar önemli verilerim yok ama yine de aşırı kafaya takıyorum. Bunu şimdilik es geçiyorum ve asıl konuya gelmek istiyorum.
Çok sık insanları arama huyum var. Her zaman aynı konular üzerinde dönüp duruyorum. Beyhan Budak'ın bir videosunu izlemiştim; insanlara karşı sır açma konusunda. O videoda “onaylatma ihtiyacı, ilgi isteği ve kendi hakkımda bir şeyler anlatma” konusu bende oldukça iz bıraktı.
Mesela bir olay oluyor ve her zaman birine gidip bunu onaylatmaya çalışıyorum. İllaki biri bir şey desin, yeterli oluyor. Çabuk kanan bir yapım var. Birilerine her zaman hesap verir gibi yaşadığım şeyleri anlatıyorum. Bu durum da etrafımdakilerin benim üzerimde hesap sormasına ve beni yargılamasına yol açıyor.
Artık dogmatik olmaya başladım. “Yoksa başkası beni manipüle etmeye kalkıyor” diye düşünüp, “Doğru benim doğrumdur” demeye başladım. Tabii her zaman değil. Örneğin bilgisayar konusunda aklıma bir şey takıldığında bunu bilen bir hocaya soruyorum. Ama başkası bilgisayar hakkında yarım yamalak bir bilgi verdiğinde kendimi geri çekiyorum. Sizler bu konuda uzmansınız, ona lafım yok. Bu tür konuları etrafımdakilere değil, sizlere aktarmak istiyorum.
Beyhan Budak'a geri dönecek olursam… yaptığım davranışların hatalı olduğunu fark ettim. Artık kimseye bir şey kanıtlama niyetim kalmadı. Kendi hakkımda insanlara “bilmesi gereken şeyleri söyle, gerisini söyleme” diyorum. Güvendiğim insan sayısını da bir elin parmaklarını geçmeyecek şekilde sınırlamaya başladım ve bu konuda yavaş yavaş önlem alıyorum.
Velhasıl kelam; bu anlattıklarıma göre nasıl davranmalıyım?
İyi sosyaller.
Bazı tekrarlayan hatalı davranışlarım var. Mesela veri konusunu çok kafaya taktım. Aslında o kadar önemli verilerim yok ama yine de aşırı kafaya takıyorum. Bunu şimdilik es geçiyorum ve asıl konuya gelmek istiyorum.
Çok sık insanları arama huyum var. Her zaman aynı konular üzerinde dönüp duruyorum. Beyhan Budak'ın bir videosunu izlemiştim; insanlara karşı sır açma konusunda. O videoda “onaylatma ihtiyacı, ilgi isteği ve kendi hakkımda bir şeyler anlatma” konusu bende oldukça iz bıraktı.
Mesela bir olay oluyor ve her zaman birine gidip bunu onaylatmaya çalışıyorum. İllaki biri bir şey desin, yeterli oluyor. Çabuk kanan bir yapım var. Birilerine her zaman hesap verir gibi yaşadığım şeyleri anlatıyorum. Bu durum da etrafımdakilerin benim üzerimde hesap sormasına ve beni yargılamasına yol açıyor.
Artık dogmatik olmaya başladım. “Yoksa başkası beni manipüle etmeye kalkıyor” diye düşünüp, “Doğru benim doğrumdur” demeye başladım. Tabii her zaman değil. Örneğin bilgisayar konusunda aklıma bir şey takıldığında bunu bilen bir hocaya soruyorum. Ama başkası bilgisayar hakkında yarım yamalak bir bilgi verdiğinde kendimi geri çekiyorum. Sizler bu konuda uzmansınız, ona lafım yok. Bu tür konuları etrafımdakilere değil, sizlere aktarmak istiyorum.
Beyhan Budak'a geri dönecek olursam… yaptığım davranışların hatalı olduğunu fark ettim. Artık kimseye bir şey kanıtlama niyetim kalmadı. Kendi hakkımda insanlara “bilmesi gereken şeyleri söyle, gerisini söyleme” diyorum. Güvendiğim insan sayısını da bir elin parmaklarını geçmeyecek şekilde sınırlamaya başladım ve bu konuda yavaş yavaş önlem alıyorum.
Velhasıl kelam; bu anlattıklarıma göre nasıl davranmalıyım?
İyi sosyaller.