MiniRayss
Uzman
Selam, yaşadıklarımdan sonra artık duygusuzlaştım, hissizleştim, uyuşturulmuş gibi sakinim. Asla sinirlenmiyorum ve olan her kötü şeye ölmedim sorun yok deyip ilerliyorum. Ve bu durum beni üzdüğünden dolayı geçmişe dönüp bakmak istemiyorum, korkuyorum. Bana göre hayatımın dönüm noktasında bile olabilirim ama hissizim. Bir şey hissedemiyorum bu duygusal değil, her açıdan aynı. Eskiden mesela birisi bana laf atınca kara kara geceleri saatlerce neden öyle dedi bana? Diyerek düşünürdüm. Ancak artık birisi beni övse, sövse hissizleştim. Hayatım boyunca hep iyi bir insan olmaya çalıştım ve başardığımı düşünüyorum. Sürekli bir şeyler öğrenmeye çalıştım ve bana bir şey yap denildiğinde hallederiz der yapardım asla aksatmazdım. Sorumluluklarımı da tutardım, tek kötü yanım bana göre en azından okuldan nefret etmemdi. Okuldaki ödevlerimi hep son güne bırakırdım ve notlarım hep 50-55 idi çünkü sevmiyordum. Liseyi bu sene bitirdim ve 1 sene üniversite başlayayım dedim.
Hazırlık okuyorum fakat biraz geçmişi anlatmak istiyorum. Ben 14 yaşımda ilk oyun sunucumu açmış ve başarılı olmuş birisiyim fakat ben ne yaptıysam ailem hep engel oldu. Sunucumu kapattım ve 16 yaşımda tekrar açtım bu kez gerçekten tuttu sunucum. Bu sefer de eve DDoS attıkları için abim gelip kasamın üzerine yumruğu ile vurmuştu. Asla unutmam, yine kapattım. Arkadaşım ile video editörlüğü yapmaya başladık ve güzel para kazandım. Bu durumu aileme söylemedim sadece 150-200 kazanıyorum dedim fakat dışarıda arkadaşım ile eğlenmekten hiç ödün vermedim. O parayı gerçekten güzel harcıyordum, bu durumu aileme söylememin sebebi ise yaptığım işi başkalarına söyleyip övüneceklerdi ve özellikle bana bakış açıları değişecekti. Benim tek istediğim şey sevilmekti, diğer çocuklar gibi olmaktı. Bilgisayara değil de babamla futbol sahasında koşturmayı, lunaparka gitmeyi, arabayla boş bile olsa bir küçük çocuk aklı ile kola alıp arabayla turlamaktı. Çok şey istemedim, sadece gençliğimi ve çocukluğumu iyi olarak geçirmek istedim.
Yaşım 17 ve 2 ay sonra 18 olacağım ancak hayat beni çok erken olgunlaştırdı. Mesela staj yaptığım zaman bir eleman demek istiyorum adını söylemek bile istemiyorum, bu eleman 3 dolar kazanmış ve bana öve öve kendisini anlatıyor. Bilmiyor ki ben video yaparak günde 3-4 bin TL kazanıyordum o dönemler. Tabii bu elemana geri geleyeceğim, bu dönemleri atlattım yaşadığım tonla ama tonla kötü şey var fakat es geçmek istiyorum. Anlatsam kitap olabilir çünkü, benim babam dışarıya da izin vermez bu arada. Evde otur der başına iş gelir der ve kız çocuklarından daha sıkı ve kısıtlayıcıdır. Bu sebepten sosyal çevrem çok dar, özgür olsaydım aslında çok genişti ve ben arkadaşlarımı seçen bir insanım. Beni salmayınca tabii insanlar ile aram çok uzadı.
En son olan olaydan sonra zaten hissizleştim, isterseniz o olayı anlatmak isterim. Çünkü bu yazı daha uzarsa kimse okumaya tenezzül etmeyecek bunu biliyorum. Değer verilen bir insan olmadım zaten hiçbir zaman ve muhtemelen benden çıkar alamayacak insanlar için de olmayacağım. Son olay şu, çocukluk arkadaşım ile oturuyordum çay içiyorduk. Bir anda çıkardı sigara yaktı. Benim tüm arkadaş çevrem, ailem dahil sigara içiyor ve ben rahatsızlık duyarım. En son benim beynime kan sıçradı ne buluyorsunuz deyip aldım ve 1 fırt çektim. Tadını alır almaz öksürdüm zaten gözüm yaşlandı öksürmekten. O sırada bu "Eleman" görmüş bunu ve babama "oğlun çok sigara içiyor" diyerek söylemiş. Bu eleman o amip zekalı insanlar gibi gördüğünü anlatır hiçbir şekilde sır tutamaz, zaten şirket de karısının hastalığını bile anlatıyordu detaylı hiç özeli yok. Abarta abarta hep anlatır dedikodu. Yuvası zekası geri olan bir adamdır. Bu olaydan sonra babam bir anda sigara içtiğimi düşünmüş ve bilgisayarımı alıp kırdı.
O bilgisayarı almak için ben 2 sene kendimi yırttım onu hedef olarak koymuştum ve aldıktan 7 ay sonra kırdı. Benim gözüme gelmedi kırması sadece, hayalim ve emeğimi kırması gelmişti. Tamamen kendi alın terim ile ticaret yaparak milletin evine masaüstü kasa taşıyarak vb. Almıştım. Bu yaşadıklarımdan sonra Edebiyat kitapları okuyorum ve hayat artık gerçekten anlamsız geliyor. Yaşadıklarımız sadece anlık şeyler, tabii babamın kısıtlamalarından ötürü 1.5 yıllık sevgilim bile benden ayrıldı. Ayrılmasaydı aralık 20 de 2. yıl dönümümüzdü hatta, ayrılma sebebi ise doğal olarak kız ile 6 aydır çıkmadık ve aldatıyorum sandı. Ailem dedim fakat kendisi hiçbir babanın 17-18 yaşlarında bir çocuğa bu derece kısıtlama uygulamaz dedi. Mesaj atmayı bıraktı yavaş yavaş soğuk yaparak ayrıldı. Tüm bunların üstüne babam bir de kırmadan önce kendi yaşadıklarını anlatmıştı. Fakat bilmediği şey şuydu, yaşadıklarını bana 2 misli yaşatıyor ve farkında değildi.
Artık hissiz bir insanım, eskiden kızlar ile konuşurken kelimelerimi seçiyordum. Birisi ile konuşurken kalbi kırılmasın kafayı takmasın deyip düşünüyordum. Ancak artık sadece yaşamak için yürüyorum, gidiyorum, okuyorum, çalışıyorum. Beni böyle yapan şey ne bilmiyorum fakat insanlık olduğunu biliyorum ve nefret ediiyorum. Duygusal olarak boşlukta falan değil, tamamen hissizim artık. Ve beni böyle yapanlar umarım mutlulardır, mutlu olmalılar da. Bir insanı bu hale çevirmek bana göre kolay değil. Konuşurken artık ağzıma geleni söylüyorum, çok düşünüp az konuşuyorum. Ancak düşündüğüm şey kelimeler değil, bugün ölmezsem yarın ne yapacağım düşüncesi.
Her gün acı geçiyor ve artık kendimi aileme karşı gurur duymaları gereken bir çocuk olmak için zorlamıyorum hatta kimseye karşı. Birisi arkamdan sövsün yine umurumda olmaz. Bu hayat da öğrendiğim şey bu, görüyorum bu formda sürekli "Anksiyete" konularını. Hayat gerçekten boş gelip boş geçiyor, hissiz olmak en iyisi bence. Kendimi hiç bu kadar hissiz tıpkı bir cisim gibi hissetmemiştim, dışarıdan bakıldığında şu sıralar takıldığım 3-5 insan beni çok iyi görüyor, masalarda gülüyorum ancak içimden kalksam eve gidip uyusam diyorum. Ayılar gibi uyuyarak vakit geçirmek istiyorum çünkü enerji veren bir şey kalmadı bu hayat da. Sevgilim ayrıldığında yarı hissiz oldum, bilgisayar da vakit geçiriyordum. O da elimden gidince ölü gibiyim ve insanların yaptıklarını görmüyorum artık. Birisi benden yardım istiyor etmiyorum. Nasıl mı yardım? Ben hesap satarak harçlık çıkarıyordum akrabalarıma sürekli diyorum. Bilgisayarım yok git sen yap diyerek, hani her anne çocuğunu över ya günlerde falan sağda solda. Ben övme diyordum hep, hiç övmüyordu canım annem. Ve gün geldi, annelerine diyorum, çocuğun boş boş sigara içip geziyorsa benim sorunum değil. Benim gibi her daldan bir yaprak bilgi öğrenseydi deyip kapatıyorum. Bu hayat acımasız ve hep de öyle olacak, kendime tutunacak dal seçmek bile istemiyorum. İlk giden ben olurum umarım, isteyerek doğmadım ama isteyerek öleceğim ölürsem de.
En azından yapmak istediğim 1-2 şey var, onları da yapsam ve ölsem gözüm arkada kalmaz. Tabutumu tutacak 1-2 tane dostum var zaten, babam sağ olsun, sayesinde geniş bir çevrem var tabutumu kendisi ve 1-2 kişi kaldırıp koyarlar. Evet şimdi diyeceksiniz daha uzun yaşayacaksın diye fakat ben inanmıyorum. Bir deprem olsa tavan çökse ölürüm, bir sarhoş şoför bana çarpsa ölürüm, yürürken bir anda ağaç düşse üstüme ve kafama beyin kanaması vs. Ölürüm. Kısaca ölüm her an yanımda hissediyorum, umarım kısa ömürlü olurum. Uzun ömürlü olacaksam da şu hissizlik ve kötü yaşanmışlıkları unutup sürekli olarak iyi şeyler yaşayacağım bir hayat olur. Herkesi seviyorum bu formdaki, keşke real de burada ki samimiyet ve sohbeti taşıyarak buluşabilsek. <3
Gülemiyorum. Keşke her şey masum olsa.
Biraz tartışmak istiyorum, içinizdekini yazabilirsiniz.
Hazırlık okuyorum fakat biraz geçmişi anlatmak istiyorum. Ben 14 yaşımda ilk oyun sunucumu açmış ve başarılı olmuş birisiyim fakat ben ne yaptıysam ailem hep engel oldu. Sunucumu kapattım ve 16 yaşımda tekrar açtım bu kez gerçekten tuttu sunucum. Bu sefer de eve DDoS attıkları için abim gelip kasamın üzerine yumruğu ile vurmuştu. Asla unutmam, yine kapattım. Arkadaşım ile video editörlüğü yapmaya başladık ve güzel para kazandım. Bu durumu aileme söylemedim sadece 150-200 kazanıyorum dedim fakat dışarıda arkadaşım ile eğlenmekten hiç ödün vermedim. O parayı gerçekten güzel harcıyordum, bu durumu aileme söylememin sebebi ise yaptığım işi başkalarına söyleyip övüneceklerdi ve özellikle bana bakış açıları değişecekti. Benim tek istediğim şey sevilmekti, diğer çocuklar gibi olmaktı. Bilgisayara değil de babamla futbol sahasında koşturmayı, lunaparka gitmeyi, arabayla boş bile olsa bir küçük çocuk aklı ile kola alıp arabayla turlamaktı. Çok şey istemedim, sadece gençliğimi ve çocukluğumu iyi olarak geçirmek istedim.
Yaşım 17 ve 2 ay sonra 18 olacağım ancak hayat beni çok erken olgunlaştırdı. Mesela staj yaptığım zaman bir eleman demek istiyorum adını söylemek bile istemiyorum, bu eleman 3 dolar kazanmış ve bana öve öve kendisini anlatıyor. Bilmiyor ki ben video yaparak günde 3-4 bin TL kazanıyordum o dönemler. Tabii bu elemana geri geleyeceğim, bu dönemleri atlattım yaşadığım tonla ama tonla kötü şey var fakat es geçmek istiyorum. Anlatsam kitap olabilir çünkü, benim babam dışarıya da izin vermez bu arada. Evde otur der başına iş gelir der ve kız çocuklarından daha sıkı ve kısıtlayıcıdır. Bu sebepten sosyal çevrem çok dar, özgür olsaydım aslında çok genişti ve ben arkadaşlarımı seçen bir insanım. Beni salmayınca tabii insanlar ile aram çok uzadı.
En son olan olaydan sonra zaten hissizleştim, isterseniz o olayı anlatmak isterim. Çünkü bu yazı daha uzarsa kimse okumaya tenezzül etmeyecek bunu biliyorum. Değer verilen bir insan olmadım zaten hiçbir zaman ve muhtemelen benden çıkar alamayacak insanlar için de olmayacağım. Son olay şu, çocukluk arkadaşım ile oturuyordum çay içiyorduk. Bir anda çıkardı sigara yaktı. Benim tüm arkadaş çevrem, ailem dahil sigara içiyor ve ben rahatsızlık duyarım. En son benim beynime kan sıçradı ne buluyorsunuz deyip aldım ve 1 fırt çektim. Tadını alır almaz öksürdüm zaten gözüm yaşlandı öksürmekten. O sırada bu "Eleman" görmüş bunu ve babama "oğlun çok sigara içiyor" diyerek söylemiş. Bu eleman o amip zekalı insanlar gibi gördüğünü anlatır hiçbir şekilde sır tutamaz, zaten şirket de karısının hastalığını bile anlatıyordu detaylı hiç özeli yok. Abarta abarta hep anlatır dedikodu. Yuvası zekası geri olan bir adamdır. Bu olaydan sonra babam bir anda sigara içtiğimi düşünmüş ve bilgisayarımı alıp kırdı.
O bilgisayarı almak için ben 2 sene kendimi yırttım onu hedef olarak koymuştum ve aldıktan 7 ay sonra kırdı. Benim gözüme gelmedi kırması sadece, hayalim ve emeğimi kırması gelmişti. Tamamen kendi alın terim ile ticaret yaparak milletin evine masaüstü kasa taşıyarak vb. Almıştım. Bu yaşadıklarımdan sonra Edebiyat kitapları okuyorum ve hayat artık gerçekten anlamsız geliyor. Yaşadıklarımız sadece anlık şeyler, tabii babamın kısıtlamalarından ötürü 1.5 yıllık sevgilim bile benden ayrıldı. Ayrılmasaydı aralık 20 de 2. yıl dönümümüzdü hatta, ayrılma sebebi ise doğal olarak kız ile 6 aydır çıkmadık ve aldatıyorum sandı. Ailem dedim fakat kendisi hiçbir babanın 17-18 yaşlarında bir çocuğa bu derece kısıtlama uygulamaz dedi. Mesaj atmayı bıraktı yavaş yavaş soğuk yaparak ayrıldı. Tüm bunların üstüne babam bir de kırmadan önce kendi yaşadıklarını anlatmıştı. Fakat bilmediği şey şuydu, yaşadıklarını bana 2 misli yaşatıyor ve farkında değildi.
Artık hissiz bir insanım, eskiden kızlar ile konuşurken kelimelerimi seçiyordum. Birisi ile konuşurken kalbi kırılmasın kafayı takmasın deyip düşünüyordum. Ancak artık sadece yaşamak için yürüyorum, gidiyorum, okuyorum, çalışıyorum. Beni böyle yapan şey ne bilmiyorum fakat insanlık olduğunu biliyorum ve nefret ediiyorum. Duygusal olarak boşlukta falan değil, tamamen hissizim artık. Ve beni böyle yapanlar umarım mutlulardır, mutlu olmalılar da. Bir insanı bu hale çevirmek bana göre kolay değil. Konuşurken artık ağzıma geleni söylüyorum, çok düşünüp az konuşuyorum. Ancak düşündüğüm şey kelimeler değil, bugün ölmezsem yarın ne yapacağım düşüncesi.
Her gün acı geçiyor ve artık kendimi aileme karşı gurur duymaları gereken bir çocuk olmak için zorlamıyorum hatta kimseye karşı. Birisi arkamdan sövsün yine umurumda olmaz. Bu hayat da öğrendiğim şey bu, görüyorum bu formda sürekli "Anksiyete" konularını. Hayat gerçekten boş gelip boş geçiyor, hissiz olmak en iyisi bence. Kendimi hiç bu kadar hissiz tıpkı bir cisim gibi hissetmemiştim, dışarıdan bakıldığında şu sıralar takıldığım 3-5 insan beni çok iyi görüyor, masalarda gülüyorum ancak içimden kalksam eve gidip uyusam diyorum. Ayılar gibi uyuyarak vakit geçirmek istiyorum çünkü enerji veren bir şey kalmadı bu hayat da. Sevgilim ayrıldığında yarı hissiz oldum, bilgisayar da vakit geçiriyordum. O da elimden gidince ölü gibiyim ve insanların yaptıklarını görmüyorum artık. Birisi benden yardım istiyor etmiyorum. Nasıl mı yardım? Ben hesap satarak harçlık çıkarıyordum akrabalarıma sürekli diyorum. Bilgisayarım yok git sen yap diyerek, hani her anne çocuğunu över ya günlerde falan sağda solda. Ben övme diyordum hep, hiç övmüyordu canım annem. Ve gün geldi, annelerine diyorum, çocuğun boş boş sigara içip geziyorsa benim sorunum değil. Benim gibi her daldan bir yaprak bilgi öğrenseydi deyip kapatıyorum. Bu hayat acımasız ve hep de öyle olacak, kendime tutunacak dal seçmek bile istemiyorum. İlk giden ben olurum umarım, isteyerek doğmadım ama isteyerek öleceğim ölürsem de.
En azından yapmak istediğim 1-2 şey var, onları da yapsam ve ölsem gözüm arkada kalmaz. Tabutumu tutacak 1-2 tane dostum var zaten, babam sağ olsun, sayesinde geniş bir çevrem var tabutumu kendisi ve 1-2 kişi kaldırıp koyarlar. Evet şimdi diyeceksiniz daha uzun yaşayacaksın diye fakat ben inanmıyorum. Bir deprem olsa tavan çökse ölürüm, bir sarhoş şoför bana çarpsa ölürüm, yürürken bir anda ağaç düşse üstüme ve kafama beyin kanaması vs. Ölürüm. Kısaca ölüm her an yanımda hissediyorum, umarım kısa ömürlü olurum. Uzun ömürlü olacaksam da şu hissizlik ve kötü yaşanmışlıkları unutup sürekli olarak iyi şeyler yaşayacağım bir hayat olur. Herkesi seviyorum bu formdaki, keşke real de burada ki samimiyet ve sohbeti taşıyarak buluşabilsek. <3
Gülemiyorum. Keşke her şey masum olsa.
Biraz tartışmak istiyorum, içinizdekini yazabilirsiniz.
Son düzenleme: