Ali De Niro

Üstün
Katılım
7 Şubat 2024
Mesajlar
942
Makaleler
10
Çözümler
13
Beğeniler
1.262
Yer
Ankara
Merhaba arkadaşlar,

3 yıllık mesleki tecrübeye sahip bir iç mimarım. Son 2-3 aydır IKEA bünyesinde yaşadığım, kurumsal profesyonellikle tamamen çelişen ve adayın zamanını hiçe sayan işe alım sürecini benzer süreçlerden geçecek meslektaşlarıma ve adaylara ışık tutması adına tüm şeffaflığıyla paylaşmak istiyorum.

Süreç kronolojik olarak şu şekilde ilerledi:

1. VM (Visual Merchandising) Aşaması:

Yaklaşık 2 ay önce açılan VM ilanına başvurdum. Sırasıyla telefon mülakatı, distance test, ilk mülakat ve mağazada tam gün süren Assessment Day aşamalarını tamamladım. Süreç sonunda tarafıma olumsuz dönüldü. Gerekçe olarak; "IKEA kültürüne çok uygun bir aday olduğum fakat VM pozisyonu için deneyimsiz kaldığım, son bir yılda zaten 3 deneyimsiz personel aldıkları ve bu kez tecrübeli birini aradıkları" belirtildi. İlk dakikadan beri benim bu alanda deneyimsiz olduğumu zaten biliyorlardı ve bu konuyu daha ilk mülakatta görüşmüştük. Buna rağmen beni 1,5 ay beklettiler ve bu 1,5 ay boyunca her 2 haftada bir: "herhangi olumsuz bir durum yok, sürecin netleşmesini bekliyoruz." diyerek beni sürekli umutlandırdılar desem yeridir. Neyse olan oldu ve sebebi farklı da olsa buraya kadar her şey kurumsal bir karardır diyerek süreci kapattım.

2. Geri Dönüş ve 4. Kadro Teklifi:

Süreç olumsuz kapandıktan tam 1 hafta sonra İK tarafından bizzat telefonla arandım. Bana özetle şu söylendi:

"Sana şirket kültürüne çok uygun olduğunu ve seninle çalışmak istediğimizi söylemiştik. VM için deneyimsiz kaldığını biliyoruz ancak senin asıl mesleğin olan Com&In (Communication & Interior Design) pozisyonu için çok uygun olduğunu düşünüyoruz. Şu an 3 kişilik bir Com&In ekibimiz var ve kadroyu 4'e çıkarmak istiyoruz. Başka bir yerle anlaştın mı, bu teklifimizle ilgilenir misin?"

Başka bir yerle kesinleşmiş bir durumum olmadığını, mesleğimi IKEA bünyesinde icra etmeyi çok istediğimi belirttim. Bu süreç boyunca dışarıya hiçbir şekilde Com&In iş ilanı açılmadı; süreç doğrudan benim üzerimden yürütüldü. Hatta departman müdürünün yıllık izne çıkacak olması gerekçe gösterilerek, şehir dışında olmama rağmen süreç 2 hafta uzamasın diye apar topar aynı hafta içerisindeki cuma gününe ikinci bir Assessment Day organize ettiler.

3. İkinci Assessment Day ve Yaşananlar:

Görüşme günü departman müdürü tarafından oldukça sıcak karşılandım. Kendisi bana "Normalde IKEA'da böyle bir durumun pek yaşanmadığını, beni ekiplerinde görmek istedikleri ve bu işin bana daha uygun olduğunu düşündükleri için tekrar çağırdıklarını" açıkça ifade etti. Hatta serbest çalıştığım dönemde yaşadığım tahsilat zorluklarından bahsettiğimde kendi geçmişinden örnek verip "Kurumsal hayata geçince rahatladık, senin de kurumsal hayata geçebilmen için elimizden geleni yapıyoruz" diyerek son derece umut verici bir tavır sergiledi.

Gün boyunca bana iki kapsamlı vaka analizi yaptırdılar:

Vaka 1: Bir otel lobisi planlaması, 3D perspektif el eskizleri, sirkülasyon, ıslak hacim kurgusu ve moodboard. Eskizlerim müdür tarafından "Sanat eserlerini inceliyorum" denilerek açıkça takdir edildi.

Vaka 2: Küçük alan kurgulu detaylı bir İskandinav mutfak çözümü, teknik imalat detayları (dikme kapama payları vb.) ve ergonomi çözümleri.

Spontane Değerlendirme: Değerlendirme sonunda müdür "Sen çok özgür bir tasarımcısın, IKEA kuralları seni sıkar mı?" endişesini paylaştığında, IKEA'nın sunduğu binlerce kombinasyon olasılığını rasyonel bir dille anlattım. Hemen ardından bulunduğumuz mülakat odasının mimari, aydınlatma ve akustik problemlerini analiz etmem istendi; yaptığım tespitler ve çözüm önerileri ekip tarafından tebessümler eşliğinde onaylanarak karşılandı.

4. Sonuç ve Çelişki:

Kendi alanım olmayan bir rolde elendikten sonra bizzat aranarak "Seni kurumda görmek istiyoruz, kadro açıyoruz" denilen, apar topar tatile yetişsin diye şehre çağrıldığım, dışarıya hiçbir ilanı verilmeyen ve değerlendirme gününde takdir toplayan bir sürecin ardından geçtiğimiz gün bir telefon aldım:

"Süreç olumsuz sonuçlandı, başka bir aday ile devam etme kararı aldık."

Dışarıda tek bir Com&In ilanı yokken, "kadroyu genişletiyoruz, direkt adayımız sensin" denilerek ikinci kez tam gün teste sokulan bir adaya günler sonra "başka adayla devam ediyoruz" denmesi; ya adayla tamamen alay edildiğini ya şirket içi liyakat ve planlama mekanizmalarının ne kadar tutarsız olduğunu ya da sürecin en başından beri şeffaf yönetilmediğini gösterir.

Tüm bu ciddiyetsizlik üzerine, başvuru formunda vermiş olduğum "ilerideki kariyer fırsatları için iletişim kurulması" iznimi ve KVKK onayımı resmi bir bildirimle tamamen geri çekerek kurumla olan bütün bağımı sonlandırdım.

IKEA gibi global bir markanın kurumsal ciddiyetine güvenerek haftalarca zaman, emek ve motivasyon ayıran biri olarak yaşadığım deneyim budur. Süreçlere girecek arkadaşların kurumsal nezaket veya "seni çok beğendik" söylemlerine temkinli yaklaşmasını tavsiye ederim.
 
Yabancı şirketlerin çalışanları Türk olunca kurumsallık aranmamalıdır.

Birilerinin tanıdığı falan girmiştir hepsi sirk gösterisi.
Dıdısının dıdısı usulü, birbirlerini alarak kapatmışlardır bütün kadroları. Konu sahibi arkadaş da iş ilanına başvurunca onun yerine başka bir tanıdıkla doldurmuşlar. Profesyonellikten çok uzak bir davranış. Batı'nın her şeyini alıyoruz ama iyi olan hiçbir şeyini uygulamıyoruz.
 
Ben 1 senedir bir şirkette çalışıyordum öve öve beni işe almışlardı, sonra direktörüm bana en sevdiğim elemanım sensin senden başka eleman ile çalışmayız diyerek ertesi gün işime son verilmişti. Sebepsiz he sebebini sorduğumda söylemediler bende hem tazminat hem işsizlik maaşı almıştım. İyikide olmamış boş ver her şeyde vardır bir hayır. Belki girseydin daha farklı şeyler olabilirdi.
 
Ulan ülkede zaten hayat zor, bir de insanların psikolojisiyle dalga geçiyorlar resmen. Bu ülkenin yasalarının zayıflığı ve onlara güvenerek herkese her şeyi yapabileceğini düşünen herkesin canı cehenneme.
 
Dıdısının dıdısı usulü, birbirlerini alarak kapatmışlardır bütün kadroları. Konu sahibi arkadaş da iş ilanına başvurunca onun yerine başka bir tanıdıkla doldurmuşlar. Profesyonellikten çok uzak bir davranış. Batı'nın her şeyini alıyoruz ama iyi olan hiçbir şeyini uygulamıyoruz.

Bak, çok basit bir içgüdü aslında bu.

Ülkede para azaldıkça, paranın kaynağına yakın kimler varsa, o kişiler kendi ailesini/akrabalarını/dostlarını sokar ve kollar.

Koruma içgüdüsü devrede ülkede, Alone Warrior/Lone Wolf muhabbeti bitti, 3-5 tane niş örneğe değil genele bakmanız gerekiyor. Azınlıklar bizi ilgilendirmez.

Adamın perspektifinden bakalım : Yahu zaten kaç kişi çalışıyoruz burada tanımadık adamı sokacaksın in midir-cin midir-terörist midir- hırsız mıdır bilemeyiz bak benim emmioğlu var okulu daha yeni bitirdi onu alalım ben başında durur onu hizaya çekerim, kerata da yeni evlenecek zaten merak etmeyin diye yürüyor işler.

Ya da sınav mınav varsa arada, sınava gerçekten girersin/teknik mülakat vs. de yaparlar ama koftiden işte, senle aynı puanı alan veya daha düşük alan tanıdık işe alınır. En iyi skoru da alsan olmaz olur.

İşiniz ile bilgi birikimi konusunda özünüz/vicdanınız rahat ise suçu kendinizde aramayın.

En iyisinin en iyisi, sen ne fark koyacaksın vs. kavramların sonu yoktur. Önemli olan süreç/dönem sonundaki gelişimdir çünkü yaşam da bir süreçten ibarettir.

Ülkede kazanılan paralar-kazandırılan karlar yeni iş ve istihdam yaratmıyor çünkü faizler yüksek. Faiz'e yatırılan para enflasyona bile yetmiyor orası ayrı da belirli sektörler veya niş alanlar dışında iş büyütmek çok zor, para ya istifleniyor(başka menkullerde/gayrimenkullerde değerlendirilmek üzere) ya yurtdışına kaçırılıyor ya da lüks tüketime harcanıyor.