Merhaba,
Verdiğiniz detaylara göre konuşursak mevcut durumda bu kaygınızın önüne geçemezsiniz. Ürününüzü mevcut özellikleriyle, yani mevcut kusurları veya sağlamlığıyla alıcıya teslim ettiğinizi kanıtlayan bir video, yazışma veya bir sözleşme yoksa eğer alıcının sonradan ortaya çıkıp kaygılandığınız şeyleri iddia etmesinin önüne geçemezsiniz maalesef.
Evet, normalde bu konuya özel bir sözleşme yok. Yani bir "ikinci el satış sözleşmesi" ismiyle bir sözleşme yok. Ancak olması da zorunlu değil.
@The Man From Earth'ün kastettiği şey sıradan bir A4'e yazılmış bir sözleşme. Yani hangi marka/model ürünün, hangi tarihte, hangi fiyata ve hangi mevcut özellikleriyle ve/veya kusurlarıyla satıldığına dair bir sözleşme. Özel bir ismi yok bu işin. Kaygılandığınız durumun önüne geçmenin en garanti yolu yapılan satışı kağıda dökmek.
Herkesin aklında olsun, ikinci el satışlarda olabildiğince bu satışı kağıda dökün. Ürünün mevcut bütün özellikleri, yapıldıysa test sonuçlarını, fiyatını ve tarihi mutlaka belirtin. Sonradan alıcıların farklı iddialarla karşınıza çıkmasının önüne geçmiş olursunuz.
Bu ifade doğru değil, o sebeple üstünü çizdim. İster sıfır ürün olsun ister ikinci el ürün olsun alıcının normal şartlarda salt satın alımdan kaynaklı olarak üründeki ayıptan bir sorumluluğu yoktur. Yalnızca satın alım sırasında objektif bir şekilde gözle görülür bir ayıp var ise ve alıcının bunu fark etmesi kendisinden beklenecek seviyede ise o zaman alıcı bu ayıbı bilerek satın almıştır denilir ve satıcı ayıptan sorumlu olmaz. Bu sebeple bu şekilde keskin bir ifade doğru değil. Konu sahibinin ürünü sattığı kişi kötü niyetli ise gözle görülemeyen birçok sebepten dolayı iddialarda bulunabilir.
Tükecinin korunması hakkındaki kanunun hükümleri yalnızca sıfır ürün satışlarında değil, ikinci el ürün satışlarında da geçerlidir.