İnsan politikayı sevdiği için değil, ona maruz bırakıldığı için siyasal bir pozisyon almak zorunda kalır. Eğer toplum seni şekillendirmeye çalışıyorsa, sen de ya uyum sağlarsın ya da karşı durursun; her ikisi de “siyasi duruş” olarak okunur. Dolayısıyla siyaset, insanın özgür iradesiyle değil, zorlamayla ilişki kurduğu bir alan. Benim için bir insanın “hiç siyasi görüşüm yok” demesinin tek anlamı, ya dünyayı düşünmeyi reddediyor ya da düşünme kapasitesi sınırlı. Hayatın kendisi politiktir. Sen ister istemez bir şeyleri seçiyorsun: kime saygı duyduğunu, neye katlanmayacağını, nasıl yaşamak istediğini. Bunların hepsi birer siyasi pozisyon.