Geraltın kılıcı 57
Üstün
Hiç içinizde bir karanlığın büyüdüğünü hissettiniz mi? Tabii bu soru biraz saçma olabilir. En nihayetinde çoğumuz "Ben kötü biri değilim? O zaman neden karanlık benim içimde büyüsün?" diye sorabilir/meraklanabilir. O zaman bu tarz düşünen insanlara şunu söyleyeyim; hiç kötü bir şey düşünmediniz mi? Mesela hiç sevmediğiniz birinin ölmesini istemediniz? Kendi çıkarınız uğruna herhangi bir insanı üzmediniz mi? Elbette çoğumuz bunu yapmışızdır. Öyle değil mi? Eğer yaptıysak kendi gölgemizi neden inkar ediyoruz? Sırf semavi bir şeye bağlamak için kendimizi neden iyileştirirmiş gibi yapmaya çalışıyoruz? Çünkü; "Bu-bu düşünce bana ait olamaz." diyoruz. Ki hem haklısınız hem de haklı değilsiniz. İnsan kendi içinde adlandıramadığı bir öfke taşır. Bu öfke kaçınılmazdır. Eğer bu öfkeye yenilirseniz fevkalade bir katile veya hırsıza dönüşebilirsiniz. Ancak öfkeye yenilmemek için onu zapt ederseniz aptallaşırsınız. Bu iki durumuda hiçbirimiz istemeyiz öyle değil mi? Eğer istemiyorsak gölgemizi kontrol etmeliyiz. Mesela gölgemiz insan ilişkilerinde kötü olabilir ancak birebir bir düelloda işlev kazanabilir. Mesela bir asker teröristi öldürdüğünde hiçbir şey olmamış gibi evine dönebiliyor öyle değil mi? Eğer öyleyse bizde kendimizi belirli alanlarda zapt ederken belirli alanlarda etmeyebiliriz. Bu dediklerime en iyi uyan karakter Punisher karakteridir. Neden mi Punisher? Çünkü Punisher sokağa çıkıyor tonlarca insanı onun ailesini katlettiği için katlediyor. Ki bundan da zevk alıyor. Ancak bu zevki masum birine karşı kullanmıyor. Bu zevki t*, tac*zci veya katillere yönlerdirerek yaşıyor. Ayrıca bence iyi bir insan her şeye evet diyen veya yardımcı olan insan değildir. Bence iyi insan doğruya doğru diyen çok tehlikeli bir insandır.