Nefs İlmi

Üstün
Katılım
30 Ocak 2024
Mesajlar
3.967
Makaleler
81
Çözümler
14
Beğeniler
4.798
WhatsApp-Image-2023-12-07-at-16.56.29-1024x1024.webp


Kitabın arka kapak yazısı:

Hekatonkheires (Hekaton), Yunan mitolojisindeki titanlardan Gaia ile Uranüs’ün elli başlı, yüz kollu oğulları olan Kottos, Briareus ve Gyes’in bir temsilidir. Uranüs, Hekatonkheires’ten hem iğrenir hem de iktidarını ona kaptırmaktan korkar. Hâlbuki bu figür, çok başlı ve stabil olmayan yapısıyla hem katildir hem de maktuldür.
“Son tango”nun Hekaton’u ise küresel çapta sürdürülen çeşitli propaganda ve eşik altı mesaj uygulamalarıyla “Aileyi İfsad Etme ve İnsanlığı Yeniden Yapılandırma Küresel Proje Savaşı”nın bir temsilidir. Günümüzün Web 2.0 ve yeni medya dünyasında kadim terbiye sisteminin çökertilmesi, kadın hakları adı altında bir “erkek kadın” figürü yaratılması, baba otoritesinin kasıtlı olarak yıktırılması, her türlü cinsel sapkınlığın eş zamanlı olarak arttırılması ve “toplumsal cinsiyet” adı altında kadın ve erkek farkının ortadan kaldırılması gibi beş ana cephede süren bu savaşa ulusal ve global anlamda, ayağı yere basan çözüm önerileriyle dur demenin vakti gelmiştir. Psikiyatrist Dr. Mustafa Merter, Hekaton’la Son Tango: Aileyi İfsad Etme ve İnsanlığı Yeniden Yapılandırma Küresel Projesi’nin Bir Meta-Analizi’nde, küresel boyutta ilerleyen ailenin ifsadı ve yeni bir insanlık inşası çalışmalarını akademisyenler, filozoflar, psikoloji-psikiyatri uzmanları ve sosyologlar üzerinden verileriyle inceleyip hem dünya hem de ülkemiz adına geniş çaplı bir araştırmanın sonuçlarını aktarırken meseleye devlet ve toplum bazlı çözüm önerileri getiriyor. Bunu yaparken dört başı mamur bir “Yüksek Sosyal Stratejik Araştırmalar Enstitüsü”nün gerekliliğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Ketebe Yayınları olarak, yeni materyalizm, cinsel kimlik, nefret söylemi, akademik objektiflik ve insan hakları gibi içi boş/boşaltılan terimlere ve söylemlere dair, alanında yetkin bir psikiyatrist tarafından, bu zamana kadar yapılmış en kapsamlı bilimsel araştırmalardan biri olan bu çalışmayı okurumuza sunmakla iftihar ediyoruz.

Kitaptan 1000kitap'ta gördüğüm bir alıntı:

2021 yılında Dünya Çocuk ve Aile Koruma Platformu'nun konuşmacı olarak davetlisiydim. Bizimle beraber sunum yapan bir İrlandalıya şu soruyu yönelttim: "Siz İrlandalılar bildiğim kadarıyla dindar Katoliksiniz; nasıl oldu da eşcinsel evliliğine izin verdiniz?" Muhatabım bir müddet susup anlamlı bir ifade ile gözlerimin içine baktıktan sonra şu cevabı verdi: "George Soros gelip bu iş için bir buçuk milyar dolar yatırırsa olur..." Bir Macar Yahudisinin İrlanda'da ne işi var, kendimize bir soralım.

1000kitap'tan bir inceleme yazısı:

Siyonist aklın ABD'de İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra başlattığı 'İnsanlığın Yeniden Yapılandırma Küresel Projesi’ni tarihçesinden başlayıp günümüzdeki son duruma kadar anlatmış yazar.

Amaç; Goyimleri yani Yahudi ırkı dışında olan halkları, gelecekte kendileri için zararsız hale getirmektir.(s.39)

Tüm dünyaya karşı yapılan çok cepheli bu saldırının en önemli kollarını birkaç başlık halinde sunup açıklamış, sonrasında da çözüm önerileri sunmuştur. Kitapta çok çarpıcı örnekler ve istatistiksel veriler de mevcuttur.

İlk Cephe: Kadim terbiye Sisteminin Çökertilmesi
İkinci Cephe: Kadın Hakları Derken "Erkek Kadın" Yaratma Projesi
Üçüncü Cephe: Baba Otoritesinin Kasıtlı Olarak Yıktırılması
Dördüncü Cephe: Eşcinsel Hayat Tarzının, Her Türlü Cinsel Sapkınlığın ve Sübyancılığın Küresel Çapta Eş Zamanlı Olarak Arttırılması
Beşinci Cephe: "Toplumsal Cinsiyet" İdeolojisi/ Kadın ve Erkek Farkını Ortadan Kaldırma Projesi
Altıncı Cephe: Tabii Duyguların Kasıtlı Olarak Başka Alanlara Yönlendirilmesi/Üstel Bir Hızla Arttırılmış Hayvan Sevgisi Kitapta kullanılan terim ile ifade edersek, hepimiz tüm dünyaya her koldan saldıran bir ahtapotun kollarının arasında savrulmaktayız.

Kitabı almayı düşündüm ama bir burada konuşalım dedim.
Öncelikle 1000kitap'tan olan incelemelerde gördüğüm şu yazar bu kitabı bilimsel verilerle vs. destekleyerek yazmış. Yani "altı boş komplo teorisi" olarak nitelemek yahut okumadan incelemeden düşünmeden direkt bunu söylemek birkaçış yahut basit, dar görüşlü olmak olur.

Açıkçası kitabın ele aldığı konular kafamı karıştıracak cinsten.

Alıntılardaki yazıları okuyup tek tek, mantıklı ve geniş düşünce ile konuşursak memnun olurum.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
"İlk Cephe: Kadim terbiye Sisteminin Çökertilmesi
İkinci Cephe: Kadın Hakları Derken "Erkek Kadın" Yaratma Projesi
Üçüncü Cephe: Baba Otoritesinin Kasıtlı Olarak Yıktırılması
Dördüncü Cephe: Eşcinsel Hayat Tarzının, Her Türlü Cinsel Sapkınlığın ve Sübyancılığın Küresel Çapta Eş Zamanlı Olarak Arttırılması
Beşinci Cephe: "Toplumsal Cinsiyet" İdeolojisi/ Kadın ve Erkek Farkını Ortadan Kaldırma Projesi"

Şu konular hakkında Proudhon da zamanında, "Pornokrasi ya da Modern Zamanlarda Kadınlar" ismiyle bir kitap kaleme almıştı. Benzer iddialara sahipti. Toplumun varlığına etken en önemli unsur, ailenin sürekliliğidir. Mutlu ve bilinçli aileye sahip çocuklar, çok daha sağlıklı düşüncelere ve dengeli bir hayata sahip olur. Bir insanın psikopat olmasinı istiyorsanız, ona çocukluktan itibaren sistematik bir şekilde şiddet uygulamanız gayet yeterlli olacaktır.

Cinsiyet eşitliğini, hakların korunumu noktasında aramamız gerekirken; birbirinin yerine geçmek zannedilmesi. Cinsiyetlerin zaaflarını anlayıp da çözümler üzerine düşünmek gerekirken; ben, onu da yapabilirim, bu da olabilirim diyerek zihnin pek çok düşünce ile yorulması ve alınan kararlarda özensizliğe sebep olunması vs.

Pek çok farklı unsur söz konusu. Lakin bizim; her şeyi yapabilen, her şey olabilen ya da her zaman önde olmaya programlanmış insanlara ihtiyacımız yok. Yaptığını ve yaptıklarının tesiri bilen insanlara ihtiyacımız var.

Pek tabii burada yapılan işlere bir önem atfedilmesi ve bunlara kademe verilmesi de devreye giriyor. Lakin toplum içindeki her iş, bir başkasının işini kolaylaştirmak maksadıyladır. Yani herkes astronot olursa, çöpleri kim temizleyecek?
 
Son düzenleme:
@Andar Han, peki sence bu konular, bu kitabın anlattıkları dikkate alınmalı mı yoksa sadece bir komplo teorisi mi?

İkinci olarak spesifik olarak farklı bir noktada bir soru daha soracaksam eğer şunu sorabilirim: eşcinsellik hepten patolojik ve değiştirilmeye çalışılmalı mı, bu durumda Antik Yunan gibi medeniyetlerde de eşcinselliğin var olduğu ve saygın görüldüğü, ayrımcılık olmadığı gibi tarihi geçmişi de göz önünde bulundurur isek ne denmeli? Ya da eşcinsellik kendi başına sağlıklı bir durum iken o derin kişilerce farklı amaçlar uğruna farklı bir boyuta mı sürüldü?
 
@Andar Han, peki sence bu konular, bu kitabın anlattıkları dikkate alınmalı mı yoksa sadece bir komplo teorisi mi?

Kitap hakkında ya da ne şekilde değindiği, nereye bağladığı hususunda bir bilgim yok. Sadece paylaştığınız alıntı ve yorumlara göre bir cevap yazmıştım. Zannımca, okuduktan sonra değerlendirilmesi daha doğru olur.

İkinci olarak spesifik olarak farklı bir noktada bir soru daha soracaksam eğer şunu sorabilirim: eşcinsellik hepten patolojik ve değiştirilmeye çalışılmalı mı, bu durumda Antik Yunan gibi medeniyetlerde de eşcinselliğin var olduğu ve saygın görüldüğü, ayrımcılık olmadığı gibi tarihi geçmişi de göz önünde bulundurur isek ne denmeli? Ya da eşcinsellik kendi başına sağlıklı bir durum iken o derin kişilerce farklı amaçlar uğruna farklı bir boyuta mı sürüldü?

Üreme, insanlarda içgüdüsel bir olgu ise insan ne oldu da üreyemeyeceğini bilerek buna bulaştı? Doğal hâlden getirilmesi de pek de bir şey ifade etmiyor. Sonuçta, kişisel fayda; pek çok seçimde ya da seçilimde ön plana çıkmış. Sebepleri hakkında hâlâ kesin bir veri olmayan bir konu. Değiştirilecekse, nasıl değiştirilecek? Belli değil. Etiket atıp da insanın içindekini görmezden gelmeye vesile mi? Tabii ki. Yapısal sorunları doğurması da mümkün. Karar verilmesi benim açımdan zor.
 
Son düzenleme:
@Andar Han, evrimsel süreçte baktığımızda eşcinselliğin var olması insanlığın devamı için rol oynamış olabilir.

Fazlalık olanları evlat edinme, sosyal bağları kuvvetlendirme, yaratıcılık, başka ailelere çocuk bakımında destek olma, eşcinselliğe yatkın olan genlerin anne babada pasif çocukta aktif olması vs vs. gibi açıklamalar var. Bu açıklamaların aslında neden eşcinselliğin evrimsel süreçte elenmediğini gösteriyor gibi.

Diğer yandan bu yazar eşcinselliği tamamen patolojik olarak gören bir psikiyatr. Tabii ben bir bilgi kümesinde 1 hata görürsem komple kümeyi yok sayan biri olmadığım için kitap dikkatimi çekti.

Farklı bir konu ise Pornokrasi ya da Modern Zamanlarda Kadınlar kitabının 1000kitap sayfasına baktım da o adamın fikirleri garipmiş ya. Hani kadını direkt daha aşağı bir pozisyonda görüyor gibi geldi bana.
 
Fazlalık olanları evlat edinme, sosyal bağları kuvvetlendirme, yaratıcılık, başka ailelere çocuk bakımında destek olma,

Bunlar nasıl eşcinsellik ile bağdaştırılabilir? Ya da onunla ilgili bir noktaya dönebilir? Bir şekilde iler tutar yanı olmayan iddialarla desteklenebilir belki. Sosyal bağların kuvvetlendirilmesi için, davranışlar yeterli değil mi? Çocuk, zaten anlam konusunda eksiği olan bir varlık. Siz onu nasıl inşa ederseniz, o da onu tekrarlar.

Hani kadını direkt daha aşağı bir pozisyonda görüyor gibi geldi bana.

Kitap aslında bir cevap ve agresif bir dile sahip. Zaman zaman, bu şekilde ifade edilmese daha iyi olurdu dediğim noktalar var tabii fakat yazım maksadı da şurada belirtilmektedir;

20241118_024829.webp


Olgular ve bunların değerlendirilmesi elzemdir. Maddiyatın ötesindeki tanımlar, düzgün anlaşılmadan oluşturulacak anlamlar; hatalara vesile olacaktır.
 
Son düzenleme:
Evrim Ağacı sitesinden bakmıştım eskiden. Orada daha derli toplu yazı görebilirsin.
Olgular ve bunların değerlendirilmesi elzemdir. Maddiyatın ötesindeki tanımlar, düzgün anlaşılmadan oluşturulacak anlamlar; hatalara vesile olacaktır.
E pek tabii doğru. Fakat işte dil daha kapsayıcı olsa belki vermek istediği mesajı 1 kişi değil de 3 kişi alır. E tabii onun perspektifinden ve sürgün hayatını düşündüğümüzde dilinin agresif olması vs. anlaşılabilir. (sen ilk söylediğinde kitabın adını biraz bakındım, Vikipedi falan.)
 
Eşcinselliğin kadın yokluğunda, ya da ulaşılamazlığında çıkması çok farklı, varlığında ve çok kolay ulaşıldığında çıkması çok farklı bir konudur.