Türk98

Üyecik
Katılım
2 Ağustos 2026
Mesajlar
20
Beğeniler
11
Yer
izmir
Bu yaz İzmir futbolunda enteresan hadiselere şahit olduk. Yılların kulübü Altay'a başkan çıkmadı. 2021/22 sezonu için Süper Lig hakkı kazandıklarından beri, 2021/22'de Süper Lig'den 1. Lig'e düştükleri ilk sezon ve 3. Lig'e düştükleri ilk sezon hariç, her sezon küme düşen Altay kayyum yönetime devredildi.

Geçen sezon U16'dan U19'a kadarki altyaş takımlarını liglerden çeken ve sezonu tecrübeli oyuncularla zar zor 2. Lig'de kalarak tamamlayan Türk futboluna birçok yetenek sunmuş Altınordu; gelecek sezon için TFF 2. Lig'den çekildiklerini, A takımın faaliyetlerinin durduğunu ve kulübün U7-U15 kategorileri arasındaki futbolcuları yetiştirmeye yönelik hareket edeceğini duyurdu.

Geçen sezon TFF 3. Lig'de kendi grubunu orta sıralarda tamamlayan Tire 2021 Futbol Kulübü, yarışmacı haklarını Gaziemirspor'a devretti. Bu devirin ardından Tireli iş insanları yeni kulüp arayışına başlamışlardı ve rotayı Menemen futbol kulübüne kırmışlardı. Menemen futbol kulübü başkanı Bilgin Tokul ve Tire cephesi arasında görüşmeler gerçekleştiği iddia edilmiş, bunun üzerine taraftar grubu Menemen Gençlik, Menemen İlçe Stadyumu'na yürümüştü ve protesto gerçekleşmişti; fakat olaylar bayram zamanına denk geldiği için çok duyulmamıştı. Ardından Menemen Futbol Kulübü, olayı resmi açıklamayla yalanlamıştı. Olayın üzerinden 2 ay civarı bir süre geçtikten sonra başkan Bilgin Tokul, kulübün yerel aktörlerden yeterli maddi ve manevi desteği göremediğini, kulübün yalnız bırakıldığını ve kulübün ligden çekildiğini duyurdu. Şu anda İzmir'de elle tutulur kulüp olarak Süper Lig'deki Göztepe ve 1. Lig kapısını zorlayan Aliağa Futbol Kulübü dışında neredeyse elle tutulur takım kalmadı.

Son yıllarda Karşıyaka ve Altay'ın düşüşü, Bucaspor'un kapanıp yeniden açılıp yeniden dibe doğru sürüklenmeye başlaması ve yakın zamanda yaşanan olaylar hakkındaki düşünceleriniz neler?
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Spor kültürümüz yok, spor eğitimine sahip bir ekibimiz yok. Sporu seven taraftarımız yok. Sporcu yetiştirmekten anlayan aile zihniyetimiz yok. Dolayısıyla yarım bilgisi ile bir felsefe, sistem yaratmaya çalışan takımlar ya yetersiz altyapı ve bilgiden kaynaklı başarısız hamleler ile çöküyor ya menajerlerin eline düşüp finansal olarak bitiyor ya da taraftar baskısına dayanamayıp "yıldız" transfer adında bitmiş oyunculara servet döküp finansal olarak bitiyorlar.

Bu takımların hayatlarına devam etmesinin tek yolu göztepe gibi kendilerini uluslararası bir futbol ekibine ya tamamen ya da dirsek teması olarak lehimlemek.
 
Spor kültürümüz yok, spor eğitimine sahip bir ekibimiz yok. Sporu seven taraftarımız yok. Sporcu yetiştirmekten anlayan aile zihniyetimiz yok. Dolayısıyla yarım bilgisi ile bir felsefe, sistem yaratmaya çalışan takımlar ya yetersiz altyapı ve bilgiden kaynaklı başarısız hamleler ile çöküyor ya menajerlerin eline düşüp finansal olarak bitiyor ya da taraftar baskısına dayanamayıp "yıldız" transfer adında bitmiş oyunculara servet döküp finansal olarak bitiyorlar.

Bu takımların hayatlarına devam etmesinin tek yolu göztepe gibi kendilerini uluslararası bir futbol ekibine ya tamamen ya da dirsek teması olarak lehimlemek.
Söyledikleriniz genel itibarı ile doğru olduğunu söyleyebilirim fakat İzmir -Türkiye geneliyle kıyaslandığında- iyi bir spor kültürü olan bir şehir. Stadyumlarımız vs.lerimiz var, tesislerde de büyük aşama kaydettik ama antrenör eğitimi çok zayıf. En mantıklı hamle spor eğitimi okullarına yabancı hocalar getirerek spor eğitimini iyileştirmek ve spor eğitimine yönlendiren bir devlet programı başlatmak. "Uluslararası bir futbol ekibine dirsek dayamak" olayı için şunları söylemem lazım. İzmir'de köklü kulüp sayısı çok fazla, profesyonel kulüplerin %90'ı 1940 öncesi kurulmuş veya 1940 öncesi kurulmuş kulüplerin devamı niteliğindeki kulüpler. Bu yabancı yatırımcıların bu kulüplerin değerlerini kavraması lazım. Mesela Göztepe'nin sahibi Sports Republic bunu çok iyi yaptı ama diğer yatırımcılar yapar mı bilemem. Bunun haricinde Türkiye'de kulüp sahibi olmak çok riskli. Rant meselesi var, lobicilik çok, federasyon dar görüşlü, lig formatları 2-3 sezonda bir değişiyor, hocalar çok despot vs. vs.
 
Söyledikleriniz genel itibarı ile doğru olduğunu söyleyebilirim fakat İzmir -Türkiye geneliyle kıyaslandığında- iyi bir spor kültürü olan bir şehir. Stadyumlarımız vs.lerimiz var, tesislerde de büyük aşama kaydettik ama antrenör eğitimi çok zayıf. En mantıklı hamle spor eğitimi okullarına yabancı hocalar getirerek spor eğitimini iyileştirmek ve spor eğitimine yönlendiren bir devlet programı başlatmak. "Uluslararası bir futbol ekibine dirsek dayamak" olayı için şunları söylemem lazım. İzmir'de köklü kulüp sayısı çok fazla, profesyonel kulüplerin %90'ı 1940 öncesi kurulmuş veya 1940 öncesi kurulmuş kulüplerin devamı niteliğindeki kulüpler. Bu yabancı yatırımcıların bu kulüplerin değerlerini kavraması lazım. Mesela Göztepe'nin sahibi Sports Republic bunu çok iyi yaptı ama diğer yatırımcılar yapar mı bilemem. Bunun haricinde Türkiye'de kulüp sahibi olmak çok riskli. Rant meselesi var, lobicilik çok, federasyon dar görüşlü, lig formatları 2-3 sezonda bir değişiyor, hocalar çok despot vs. vs.
Hocam söyledikleriniz çok güzel ancak size katılmadığım birkaç şey var. Bunu bir fenerbahçe taraftarı olarak kendimi üstte görerek söylemiyorum sakın yanlış anlamayın ancak İstanbul'da insanların futbol aşkı aynı Londra'daki insanların ki gibi. İstanbul kulupleri onlar kadar gelişmemiş olsa da taraftar olarak insanların çoğunluğu takımları ile yatıp takımları ile kalkıyorlar. Nüfus olarak çoğunluk elde edilince de tesisleşme ve kurumsallaşma sürekli oluyor. Ancak İzmir kulüplerinde bu durum yerel olarak belirli insanların tutku olarak nitelendirebileceği bir ilgi boyutunda sadece. İzmirli iş insanlarının çok azı kulüplere destek oluyor. Bunun yanında taraftarların desteği de aynı şekilde kulüp biraz umut vaat ettikçe canlanıyormuş gibi duruyor. Tabii ki bazı taraftarları tenzih ediyorum. Uzun lafın kısası bence İzmir kulüplerinin geleceği devlet desteği ile olmamalı. Ben İstanbul takımlarının bile devletten bu kadar destek almasına karşı çıkıyorum. Lakin Göztepe'ye yapıldığı gibi bir şirketleşme projesinin kulüpler için faydalı olacağını düşünüyorum. Bunun yanında genç oyuncuların yetişmesi için de başta ailelerin desteğine sonra maddi imkanlara bakılması gerekiyor. İnsanların zihniyeti değişmeden bir adım yol kat edemeyiz maalesef.