Bu kadar büyük bir toplumsal meseleyi, “sürgün” fikriyle çözmeye çalışmak, açıkçası sorunları anlamaktan ne kadar uzak olunduğunuzu gösteriyor. Böyle bir yaklaşım, sadece ahlaki açıdan değil, mantıksal açıdan da savunulamaz. Tarih boyunca defalarca denenmiş, her seferinde daha büyük felaketlere yol açmış bir yöntemden medet umuyorsunuz.
Kürtlerin hepsini bir tutmak, hepsini “propaganda yapan” ya da “bölücü” olarak görmek, hem büyük bir cehalet örneği, hem de tam olarak bu işin neden yıllardır çözülmediğinin göstergesi. Her Kürt'ü PKK ile aynı kefeye koyan yaklaşım, aslında PKK'nin en çok işine yarayan şeydir. Çünkü bu şekilde devletin tüm Kürtlerle kavgalı olduğu algısı yaratılır, o boşluğu da terör örgütleri kolayca doldurur.
“Hangi Çerkez, Laz, Bulgar böyle yapıyor?” demişsiniz. Onların böyle yapmamasının nedeni, belki de kimlikleri yüzünden uzun yıllar boyunca bastırılmamış, dillerinden, kültürlerinden ötürü tehdit olarak görülmemiş olmalarıdır. Kürtlerin yaşadığı tarihsel deneyimi diğer halklarla birebir kıyaslamak, eksik bir analiz olur. Herkes aynı şartlarda büyümedi, aynı muameleye maruz kalmadı.
Sorunun kaynağını insanlar değil, onlara nasıl davranıldığında aramak gerek. Yoksa vatandaşı “sürerek” değil, kazanarak güçlü olunur. Ama tabii, sorunu çözmek isteyen için geçerli bir bakış bu.
Not: Kürt değilim; her azınlık haklarını savunan kişi mutlaka Kürt olmak zorunda değil.