Kullanıma göre değişiyor. Windows-GNU/Linux-MacOS ikisi de birbirinden iyi değil.
Değişiyor zaten. Her işletim sistemi kendi alanında rakipsiz olabiliyor.

Mesela sunucu tarafında Linux çok yaygın. Windows tabanlı sunucular o kadar fazla sayıda kullanılmıyor.

Ama son kullanıcı pazarında da Windows çok kullanılıyor. Hatta ABD gibi ülkelerde macOS kullanımı da fazla.

Ancak Microsoft'un da Windows'a para makinesi olarak bakmak yerine gerçek manada performansa, kararlılığa ve genel olarak sistemin olumlu davranmasına etki edecek değişiklikler yapması gerektiğini düşünüyorum. Ben de ana sistem olarak Windows 11 kullanıyorum fakat Windows 11 tepkisellik konusunda bırakın Linux'u, Windows 10'a bile yaklaşamıyor. Maalesef Windows 10'un desteği Ekim 2025'te bitecek, ESU desteği de Ekim 2028'de bitecek. Bu yüzden Windows tarafında tek güncel seçenek Windows 11.

Mesela Windows 11'de bazen saçma bir şekilde dosyalar arası gezinti acayip yavaşlıyor. Bu olduğunda işlemcimin fanı hiçbir zaman en yavaş moda geçmiyor. En ufak bir işlem yapınca fan daha da hızlanıyor. Görev yöneticisinden baktığımda Windows Explorer'ın sabit olarak %8-12 CPU yediğini görüyorum. Windows Explorer'ı yeniden başlatınca sorun düzeliyor. Fakat bunu yapınca da NVIDIA simgesi sistem tepsisinden gidiyor, NVIDIA Display Container'ı yeniden başlatmam gerekiyor Services'a girip. Ayrıca TranslucentTB'yi kapatmadan Explorer'ı yeniden başlatınca görev çubuğunun rengi tamamen bozuluyor, TranslucentTB'yi kapatıp Explorer'ı tekrar yeniden başlatıp sonra TranslucentTB'yi bir daha açmam gerekiyor.

Hadi TranslucentTB üçüncü parti bir yazılım, eyvallah. Fakat Windows Explorer neden hiçbir şey yokken durduk yere %8-12 CPU yemeye başlayıp yavaşlıyor? Gerçekten anlamıyorum.

Bu arada 23H2 sürümünde bu yavaşlama ve fan hızlanması gerçekleştiğinde %8-12 CPU yiyen işlem Shell Infrastucture Host oluyordu, onu da sonlandırınca TranslucentTB direkt çöküyordu ve yeniden açmam gerekiyordu. 24H2'de hatayı çözememişler ama nasıl olduysa yavaşlamaya neden olan işlemi sihost.exe yerine explorer.exe yapmışlar :D
 
Umarım aynı hassasiyeti konu başlığına da gösterirsiniz.
Tamam, ama mevzu konu başlığı değil ki. Konu sahibi dolu dolu, satırlar halinde güzelce açıklamış, eline sağlık. Benim eleştirim şu: Bu güzel neden güzel bilinmiyor. Neden bilinmiyor? Çünkü 'bu güzel' diyen kişi, neden güzel olduğunu açıklamadığı için.
 
Tamam, ama mevzu konu başlığı değil ki. Konu sahibi dolu dolu, satırlar halinde güzelce açıklamış, eline sağlık. Benim eleştirim şu: Bu güzel neden güzel bilinmiyor. Neden bilinmiyor? Çünkü 'bu güzel' diyen kişi, neden güzel olduğunu açıklamadığı için.
Onda haklısınız.
 
Merhaba arkadaşlar. Ana işletim sistemi olarak Windows 11 kullanmama rağmen Linux'u çok seviyorum ve ikinci işletim sistemi olarak Arch Linux kullanıyorum. Ayrıca Windows 11'de bile WSL2 ile Ubuntu ve Fedora kullanabiliyorum. Hatta WSL2'de Arch bile denedim.

Ben şahsen Linux'un birçok konuda Windows'tan daha iyi olduğunu düşünüyorum. Şahsi nedenlerimden bahsetmek istiyorum.
  1. Linux çekirdeği gerçekten taş gibi. Çok performanslı, oldukça stabil ve sık sık güncelleme alıyor. Linux 6.0 çekirdeği 2022'de çıktı. Şu anda en güncel Linux çekirdeği 6.14 ve 24 Mart 2025'te çıktı. Sadece 6.0 ve 6.14 arasında bile büyük değişiklikler getiren sürümler var (6.7, 6.9 ve 6.12 gibi).
    Windows ise yıllardır Vista döneminden kalma NT 6.0 çekirdeğini kullanıyor. Bu çekirdek artık yaşlılığını aşırı derecede belli ediyor maalesef. Windows 10 ve 11'deki birçok özellik hatalı çalışıyor, sistem deli gibi RAM tüketiyor, SSD olmadan kullanınca aşırı derecede yavaş çalışıyor, Windows 11'in arayüz tepkiselliği eski Windows sürümlerinin yanına yaklaşamıyor, bunun gibi birçok sorun var. Microsoft çekirdeği baştan yenilemek yerine mevcut çekirdek ve komponentlerin üzerine katman eklemeye devam ediyor. Yeni özellikleri eski komponentlerin üzerine katman olarak ekliyorlar. Bu da yavaşlığa neden oluyor.

  2. Linux'ta birçok farklı dosya sistemi seçeneğiniz var. Btrfs, ext4, XFS, JFS, F2FS... Bu dosya sistemleri epey performanslı ve bazıları gelişmiş özellikler sunuyor. Mesela Btrfs'in en büyük özelliği otomatik Snapshot alabilmesi. Bu sayede sisteminizde yaptığınız bir güncelleme sonrası sisteminiz açılmadığında eski Snapshot'tan bilgisayarınızı başlatıp yaptığınız değişikliği geri alabiliyorsunuz.
    Windows'ta ise yıllardır NTFS 3.1 dosya sistemi kullanılıyor. Bu dosya sistemi XP'den beri kullanılan bir dosya sistemi, yani 2001'den beri kullanıyoruz. NTFS artık epey yetersiz kalıyor. NTFS'in en büyük sorunu HDD'lerde aşırı derecede disk parçalanmasına neden olması. NTFS yazılan her yeni dosyayı en son silinen dosyanın sonrasına yazar. Yani asla daha önceden sildiğiniz bir dosyaya ait sektörlere yazma işlemi yapmaz. Bu da aşırı derecede disk parçalanmasına neden olur. Disk parçalanması da HDD'lerin en büyük baş belasıdır. Windows 10 ve 11'in kendisi de aşırı derecede disk işlemi yapmaya çalışınca sonuç felaket oluyor.

  3. Windows maalesef ki kapalı kaynaklı (closed-source) özel mülkiyet (proprietary) bir sistem. Üstüne bir de lisans satın almanız gerekiyor ve hiç ucuz değil. Windows 11 Pro sürümü 199 dolar, Home sürümü ise 139 dolar.
    Kapalı kaynak olduğu için sistemde ne çalıştığını bilmiyoruz. Ayrıca yine kapalı kaynak olduğu için bir açık çıktığında hiçbir şey yapamıyoruz. Microsoft'un o açığı kapatmasını beklememiz gerekiyor ve o zaman da Microsoft'un "Açığı kapattık" sözüne güvenmekten başka bir şey yapamıyoruz. Daha önceden Microsoft bir açığı kapatmak isteyip de sözde açığın kapatıldığı güncellemede bile açığın hala var olduğu durumlar olmuştu.
    Linux ise tamamen açık kaynaklı olduğu için bir açığın kapatılıp kapatılmadığını kaynak kodundan kesin bir şekilde görebiliyoruz. Ayrıca açık kaynaklı olması sayesinde ne çalıştığını da biliyoruz.

  4. Windows, Microsoft'a tonla veri gönderiyor. Windows 10 ve 11'in gizlilik ayarlarını varsayılanda bırakırsanız klavye verileri gibi veriler bile Microsoft'a gönderiliyor. Bunların birçoğu kapatılabiliyor fakat hata raporlama verilerini göndermeyi kapatmak için Windows 10/11 Enterprise kullanmak zorundasınız. Pro sürümünde dahi hata raporlama verilerini göndermeyi kapatamıyorsunuz. Enterprise sürümü ise sadece şirketlere Volume Licensing ile lisanslanıyor ve Enterprise lisansı almak için bir şirketinizin olması gerekiyor. Ya da malum yollarla elde edeceksiniz :)
    Linux tarafında ise birçok dağıtımda EULA bile yok ve çoğunlukla hiç veri toplamıyorlar. Linux'ta ağırlıklı olarak masaüstü ortamlarında isteğe bağlı veri toplama seçenekleri var, onlar da kapalı geliyor.

  5. Linux aşırı derecede özelleştirme imkanı verir. Linux'u ister Windows gibi bir arayüzle kullanabilir, ister macOS benzeri bir arayüzle kullanabilir, isterseniz de tamamen tertemiz bir görünümle kullanabilirsiniz. Windows'ta ise Microsoft ne sunuyorsa onu kullanmak zorundasınız, bir yere kadar özelleştirme yapabilseniz de mesela Hyprland, Sway veya i3wm deneyimi elde edemezsiniz.

  6. Windows'un bloatware'lerinden ve gereksiz dayatmalarından bahsetmek istemiyorum bile.
Windows'un şu anda tek avantajı yazılım ve oyun desteği. Ancak onun da tek nedeni Windows'un tekel olması, Linux'un bu tarz yazılımlar için uygun olmaması değil. Kaldı ki Linux'ta birçok Windows oyununu oynayabiliyorsunuz. Sadece anti-hile kullanan oyunlar çalışmayabiliyor. Sırf Linux kullanıcıları oyunlarını oynayamasın ve sırf Microsoft tekel olmaya devam etsin diye Riot Games gibi firmalar inatla Linux desteği vermiyor.

Sizce Linux neden Windows'tan daha iyi?
Hocam bir şey soracağım bu "Fedora Workstation" nedir?
 
Hocam bir şey soracağım bu "Fedora Workstation" nedir?
Fedora Workstation sürümü Fedora'nın GNOME masaüstü ortamını kullanan ana sürümünün adıdır. Fedora 42'den önce tek masaüstü odaklı resmi sürüm Workstation sürümüydü. KDE Plasma gibi masaüstü ortamları ise Spin olarak sunuluyordu ve IBM Power (ppc64le) gibi mimarilerde desteklenmiyordu.

Fedora Linux 42 ile Workstation'a ek olarak KDE Plasma Desktop sürümü yayınlandı. Yani artık KDE Plasma masaüstü ortamını barındıran sürüm bir Spin değil, Edition olarak geçiyor. Bu sayede KDE Plasma masaüstü ortamlı Fedora IBM Power (ppc64le) mimarisinde de kullanılabiliyor.
 
O ona gömer o ona geçirir muhabbetine gerek yok.

Oyun oynayacak birisi Windows seçer. Bilgisayarı açıp kullanmayı bilen Windows seçer.

Az biraz daha kurcalamayı seven uğraşacak insan Linux seçer, kendine göre özelleştirmek isteyen Linux seçer, oyun harici işlerini kafası rahat yapmak isteyen Linux seçer.

Basit kullanıcı Windows, daha gelişmiş kullanıcı Linux seçer bitti gitti.

Şahsen kasamda Windows ve Fedora yüklü ama yoğunluklu Windows kullanıyorum. Laptopta ise genel olarak kod yazdığım için Fedora kurulu onu kullanıyorum. 2-3 terminal yazıp tüm işlemleri hallediyorum. Bazen Windows'a döndüresim geliyor ama kullandırtıyor da kendini.

En basitinden windowsta 1,5 saat şarjı giden laptop Linux ile 3, 5-4 saati zorlayabiliyor.
 
Merhaba arkadaşlar. Ana işletim sistemi olarak Windows 11 kullanmama rağmen Linux'u çok seviyorum ve ikinci işletim sistemi olarak Arch Linux kullanıyorum. Ayrıca Windows 11'de bile WSL2 ile Ubuntu ve Fedora kullanabiliyorum. Hatta WSL2'de Arch bile denedim.

Ben şahsen Linux'un birçok konuda Windows'tan daha iyi olduğunu düşünüyorum. Şahsi nedenlerimden bahsetmek istiyorum.
  1. Linux çekirdeği gerçekten taş gibi. Çok performanslı, oldukça stabil ve sık sık güncelleme alıyor. Linux 6.0 çekirdeği 2022'de çıktı. Şu anda en güncel Linux çekirdeği 6.14 ve 24 Mart 2025'te çıktı. Sadece 6.0 ve 6.14 arasında bile büyük değişiklikler getiren sürümler var (6.7, 6.9 ve 6.12 gibi).
    Windows ise yıllardır Vista döneminden kalma NT 6.0 çekirdeğini kullanıyor. Bu çekirdek artık yaşlılığını aşırı derecede belli ediyor maalesef. Windows 10 ve 11'deki birçok özellik hatalı çalışıyor, sistem deli gibi RAM tüketiyor, SSD olmadan kullanınca aşırı derecede yavaş çalışıyor, Windows 11'in arayüz tepkiselliği eski Windows sürümlerinin yanına yaklaşamıyor, bunun gibi birçok sorun var. Microsoft çekirdeği baştan yenilemek yerine mevcut çekirdek ve komponentlerin üzerine katman eklemeye devam ediyor. Yeni özellikleri eski komponentlerin üzerine katman olarak ekliyorlar. Bu da yavaşlığa neden oluyor.
  2. Linux'ta birçok farklı dosya sistemi seçeneğiniz var. Btrfs, ext4, XFS, JFS, F2FS... Bu dosya sistemleri epey performanslı ve bazıları gelişmiş özellikler sunuyor. Mesela Btrfs'in en büyük özelliği otomatik Snapshot alabilmesi. Bu sayede sisteminizde yaptığınız bir güncelleme sonrası sisteminiz açılmadığında eski Snapshot'tan bilgisayarınızı başlatıp yaptığınız değişikliği geri alabiliyorsunuz.
    Windows'ta ise yıllardır NTFS 3.1 dosya sistemi kullanılıyor. Bu dosya sistemi XP'den beri kullanılan bir dosya sistemi, yani 2001'den beri kullanıyoruz. NTFS artık epey yetersiz kalıyor. NTFS'in en büyük sorunu HDD'lerde aşırı derecede disk parçalanmasına neden olması. NTFS yazılan her yeni dosyayı en son silinen dosyanın sonrasına yazar. Yani asla daha önceden sildiğiniz bir dosyaya ait sektörlere yazma işlemi yapmaz. Bu da aşırı derecede disk parçalanmasına neden olur? Disk parçalanması da HDD'lerin en büyük baş belasıdır. Windows 10 ve 11'in kendisi de aşırı derecede disk işlemi yapmaya çalışınca sonuç felaket oluyor.
  3. Windows maalesef ki kapalı kaynaklı (closed-Source) özel mülkiyet (proprietary) bir sistem. Üstüne bir de lisans satın almanız gerekiyor ve hiç ucuz değil. Windows 11 Pro sürümü 199 dolar, Home sürümü ise 139 dolar.
    Kapalı kaynak olduğu için sistemde ne çalıştığını bilmiyoruz. Ayrıca yine kapalı kaynak olduğu için bir açık çıktığında hiçbir şey yapamıyoruz. Microsoft'un o açığı kapatmasını beklememiz gerekiyor ve o zaman da Microsoft'un "Açığı kapattık" sözüne güvenmekten başka bir şey yapamıyoruz. Daha önceden Microsoft bir açığı kapatmak isteyip de sözde açığın kapatıldığı güncellemede bile açığın hala var olduğu durumlar olmuştu.
    Linux ise tamamen açık kaynaklı olduğu için bir açığın kapatılıp kapatılmadığını kaynak kodundan kesin bir şekilde görebiliyoruz. Ayrıca açık kaynaklı olması sayesinde ne çalıştığını da biliyoruz.
  4. Windows, Microsoft'a tonla veri gönderiyor. Windows 10 ve 11'in gizlilik ayarlarını varsayılanda bırakırsanız klavye verileri gibi veriler bile Microsoft'a gönderiliyor. Bunların birçoğu kapatılabiliyor fakat hata raporlama verilerini göndermeyi kapatmak için Windows 10/11 Enterprise kullanmak zorundasınız. Pro sürümünde dahi hata raporlama verilerini göndermeyi kapatamıyorsunuz. Enterprise sürümü ise sadece şirketlere Volume Licensing ile lisanslanıyor ve Enterprise lisansı almak için bir şirketinizin olması gerekiyor. Ya da malum yollarla elde edeceksiniz :)
    Linux tarafında ise birçok dağıtımda EULA bile yok ve çoğunlukla hiç veri toplamıyorlar. Linux'ta ağırlıklı olarak masaüstü ortamlarında isteğe bağlı veri toplama seçenekleri var, onlar da kapalı geliyor.
  5. Linux aşırı derecede özelleştirme imkanı verir. Linux'u ister Windows gibi bir arayüzle kullanabilir, ister macOS benzeri bir arayüzle kullanabilir, isterseniz de tamamen tertemiz bir görünümle kullanabilirsiniz. Windows'ta ise Microsoft ne sunuyorsa onu kullanmak zorundasınız, bir yere kadar özelleştirme yapabilseniz de mesela Hyprland, Sway veya i3WM deneyimi elde edemezsiniz.
  6. Windows'un bloatware'lerinden ve gereksiz dayatmalarından bahsetmek istemiyorum bile.
Windows'un şu anda tek avantajı yazılım ve oyun desteği. Ancak onun da tek nedeni Windows'un tekel olması, Linux'un bu tarz yazılımlar için uygun olmaması değil. Kaldı ki Linux'ta birçok Windows oyununu oynayabiliyorsunuz. Sadece anti-hile kullanan oyunlar çalışmayabiliyor. Sırf Linux kullanıcıları oyunlarını oynayamasın ve sırf Microsoft tekel olmaya devam etsin diye Riot Games gibi firmalar inatla Linux desteği vermiyor.

Sizce Linux neden Windows'tan daha iyi?

Hız ve güvenlik sorunlarını debloat ve bazı ayarlarla düzeltebiliyoruz. Performans sorunlarını son güncelleme ile çözdüler galiba. Şu anda bilgisayar bayağı hızlı çalışıyor.

Bence, Linux'un daha fazla gelişmesi lazım. Oyunların çoğu kötü portlanıyor (CS 2 bile) ve işletim sistemini kurarken daha fazla seçenek olması güzel olurdu. NVIDIA driverlarının tam anlamıyla açık kaynak olmamasıda bir sorun. Oyunlarda %10-20 arası performans kaybı yaşıyorsun. Ayrıca komut girmeden FreeSync açmak neredeyse berbat bi' şey. Bu tarz sorunlardan kaynaklı Linux'un daha fazla gelişmesi lazım.
 
Oyun oynayacak birisi Windows seçer. Bilgisayarı açıp kullanmayı bilen Windows seçer.
Ben ortada bir seçme durumu olduğunu sanmıyorum. Aktif olarak bilgisayar kullanıcısının büyük bir çoğunluğu, bilgisayarı tarayıcıyı kullanmak için kullanıyor. Bu durumda, kullanıcının önüne Windows yüklü bir bilgisayar verirsen onu kullanır; Linux yüklü bir bilgisayar verirsen onu kullanır. Yani şunu demeye çalışıyorum: Zaten seçme durumu yok. Ne geliyorsa insanlar onu kullanıyor ve onunla devam ediyor. Bu dediğim, bilgisayarı hiç kullanmamış, ilk defa kullanacak kişi için geçerlidir.
 
O ona gömer o ona geçirir muhabbetine gerek yok.

Oyun oynayacak birisi Windows seçer. Bilgisayarı açıp kullanmayı bilen Windows seçer.

Az biraz daha kurcalamayı seven uğraşacak insan Linux seçer, kendine göre özelleştirmek isteyen Linux seçer, oyun harici işlerini kafası rahat yapmak isteyen Linux seçer.

Basit kullanıcı Windows, daha gelişmiş kullanıcı Linux seçer bitti gitti.
Aslında başlık gerçekten de biraz fazla tartışma yaratabilecek bir başlık olmuş, onu fark ettim.

Yazılım desteği ve kullanım amacı demişken, size bir şeyden bahsetmek istiyorum.

Nasıl ki birçok oyun Linux'ta direkt hiç çalıştırılamıyorsa benim de çalıştırmam gereken bazı şeyler Windows'ta çalışmıyor. 42 Kocaeli öğrencisiyim ve tüm projelerimiz Linux tabanlı olarak yapılıyor. Doğal olarak bu projeler Windows'ta native olarak çalışmıyor, WSL2 ile çalışıyor sadece. WSL2 de yine Hyper-V sanal makinesinde Linux çekirdeği çalıştırıyor. Yani bir şekilde Linux olacak ki projelerim çalışsın. Aynı birçok Online oyunun Linux'ta çalışmaması gibi.

O yüzden ne sadece Windows yetiyor, ne de sadece Linux yetiyor benim için. Mecburen ikisini de kullanmak zorundayım.