35 yaşındayım. Mali müşavirim, en büyük pişmanlığın ne deseler: Üniversite okumak derim (hayatımın en boktan 4,5 yılı- boşa harcanmış 6-7 yıl). Sonraki meslek lisesi, sonrası ise okumak...
Bu ülkede 70-80'li yıllarda okumuş, memur adama kız vermezlerdi, (misal babam öğretmenlik ve polisliğe gitmeyip çiftçi olarak kalmış) sonra 2000'li yıllar geldi orta direk kesim revaçta oldu. Memur okuyan kesimin yüzü gülüyordu. Kazanıyor ve yaşıyorlardı. herkes memur olmak için yarıştı, yada özel sektörde beyaz yaka.
Ve geldik 2020'li yıllara son 5-6 yılda orta kesimin içinden geçtiler. İşçi, memur, müdür vs isen rezilsin. Bu devirde fabrikatör olmana gerek yok sanayide tamirci veya toptancı vs bile olsan iyi kazanıyorsundur.
Zamanın ne getireceğini bilemezsin ama bu ülkede kapital her zaman kazandı, kazanacak. Kendi işini kurmaya bak. Ülkedeki fabrika sahiplerinin %50'den fazlasının üniversite diploması yok, ismini bile düzgün yazamayan / doğru dürüst konuşamayan / giyinmesini beceremeyen vs vs insanlardan oluşuyor. Ama sistemin üstündeler.
bir hedefin olsun; hangi bölümü, hangi okulu istiyorsan amacına hizmet etsin. Memurluk, mühendislik, teknikerlik vs yapacağım, hizmet edeceğim diye hayatını heba etme.